İletişim


N.E.Ü. TIP FAKÜLTESİ

TÜM DERSLERE AİT DERS OTURUMLARI

Konu Başlığı Süre Ders Anlatım Tipi Sıra No Eğitmen Özet
Bilimin Nitelikleri, Tıbbi araştırma ile ilişkisi 2 Akademik Yazım 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Mehmet Uyar Bilimin ortaya çıkışı, bilim ile felsefenin ilişkisi nedir? Bilimin özellikleri nelerdir?
Tıp araştırmalarında kullanılan yöntemler 2 Akademik Yazım 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Mehmet Uyar Kilinikte ve sahada kullanılan epidemiyolojik araştırma yöntemleri. Bu araştırma yöntemlerin özellikleri. Araştırma yöntemlerinden elde edilen epidemiyolojik ölçütler
Bilimsel araştırma süreci, bilimsel proje hazırlama basamakları 2 Akademik Yazım 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. Mehmet Uyar Bilimin tanımı, bilimsel yöntemin özellikleri, bşlşmsel yöntemin basamakları ve bilimsel araştırma projesi hazırlamayı öğrenmek
Anatomiye giriş 2 Anatomi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. İsmihan İlknur Uysal Anatomi, insan vücudunun normal şeklini ve yapısını vücudu oluşturan organlar ve bu organlar arasındaki yapısal ve işlevsel ilişkiler temelinde inceleyen bilim dalıdır. Makroskopik, mikroskopik, gelişimsel, patolojik anatomi yanısıra öğretim yöntemlerine göre sistematik, topoğrafik, karşılaştırmalı, cerrahi, klinik, kesitsel (radyolojik), estetik, fonksiyonel ve spor anatomisi olmak üzere alt grupları vardır.
Terminoloji I 2 Anatomi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Aynur Emine Çiçekcibaşı Tıbbi Terminoloji; tıbbın tüm alanlarında ortak bir dili kullanabilmek adına oluşturulmuş standart sözcüklerdir. Terminologia Anatomica; Anatomi’de kullanılan terimleri içeren uluslararası bir listedir. Anatomi terimlerinin tamamı Nomina Anatomica başlığını taşıyan kitapta toplanmıştır. Anatomi terimleri genellikle Latince ve Grekçe kökenlidir. Uluslararası özellik kazanmış olan Anatomi terimleri aynı zamanda hekimlik dilinin de temelini oluşturur. Vücudun normal şekil ve yapısı, vücudu meydana getiren oluşumların lokalizasyonları (yerleri), komşulukları, fonksiyonları ve klinikle ilişkilerini ortaya koyan Anatomi’de kullanılan uluslararası terimleri içerir. Terminoloji tanımı ve kaynakları, Latin alfabesinin fenotik özellikleri, Latince isimler ve çekimleri, Latincede küçültme şekilleri, Latince sıfatlar ve kıyas dereceleri, sayı sıfatları, birleşik isimler ve sıfatlar, Latincede tanımlar ve karma tamlamalar, Grekçe ve Latince kökenli türetme örnekleri ile ilgili bilgilerin öğrenilmesi, sık kullanılan anatomik kökler, önekler ve sonekler, nomenklatürde lokalizasyonu belirten kelimeler, hareket sistemi ile ilgili terimler, tıbbi terimler, tıp literatüründe kısaltmalar ve klinik terminoloji ile ilgili bilgileri içerir.
Terminoloji II 2 Anatomi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Aynur Emine Çiçekcibaşı Tıbbi Terminoloji; tıbbın tüm alanlarında ortak bir dili kullanabilmek adına oluşturulmuş standart sözcüklerdir. Terminologia Anatomica; Anatomi’de kullanılan terimleri içeren uluslararası bir listedir. Anatomi terimlerinin tamamı Nomina Anatomica başlığını taşıyan kitapta toplanmıştır. Anatomi terimleri genellikle Latince ve Grekçe kökenlidir. Uluslararası özellik kazanmış olan Anatomi terimleri aynı zamanda hekimlik dilinin de temelini oluşturur. Vücudun normal şekil ve yapısı, vücudu meydana getiren oluşumların lokalizasyonları (yerleri), komşulukları, fonksiyonları ve klinikle ilişkilerini ortaya koyan Anatomi’de kullanılan uluslararası terimleri içerir. Terminoloji tanımı ve kaynakları, Latin alfabesinin fenotik özellikleri, Latince isimler ve çekimleri, Latincede küçültme şekilleri, Latince sıfatlar ve kıyas dereceleri, sayı sıfatları, Birleşik isimler ve sıfatlar, Latincede tanımlar ve karma tamlamalar, Grekçe ve Latince kökenli türetme örnekleri ile ilgili bilgilerin öğrenilmesi, Sık kullanılan anatomik kökler, önekler ve sonekler, Nomenklatürde lokalizasyonu belirten kelimeler, hareket sistemi ile ilgili terimler, tıbbi terimler, tıp literatüründe kısaltmalar ve klinik terminoloji ile ilgili bilgileri içerir.
Sistemler hakkında genel bilgi I 2 Anatomi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. İsmihan İlknur Uysal İnsan vücudunu hareket, dolaşım, solunum, sindirim, idrar, üreme, sinir ve endokrin sistemler ile duyu organlarından oluşur. Her bir sistemi oluşturan organlar hakkında genel bilgi verilir ve latince isimleri kavratılır.
Sistemler hakkında genel bilgi II 2 Anatomi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. İsmihan İlknur Uysal İnsan vücudunu hareket, dolaşım, solunum, sindirim, idrar, üreme, sinir ve endokrin sistemler ile duyu organlarından oluşur. Her bir sistemi oluşturan organlar hakkında genel bilgi verilir ve latince isimleri kavratılır.
İnsan vücudu ve bölgeleri 2 Anatomi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 6 Doç. Dr. Anıl Didem Aydın Kabakçı İnsan vücudu, 5 bölüm altında incelenir. Her bir bölüm kendi içerisinde regio'lara ayrılmaktadır. Vücudumuzda yer alan anatomik oluşumlar sınırları belirlenmiş bu bölgelşer yardımı ile rahatlıkla tarif edilebilmektedir.
Laboratuvar Kuralları 2 Anatomi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Pratik) 51 Prof. Dr. Aynur Emine Çiçekcibaşı Laboratuvar Kuralları
Ruh sağlığının tanımı, tarihçesi ve tıptaki yeri 1 Davranış Bilimleri 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Semih Erden Biyopsikososyal model beyin ve periferal organların karşılıklı olarak ilişki içinde olmaları ve fiziksel uyarılara olduğu gibi sosyal değişikliklere de duyarlı oldukları temeline dayanır. Sadece biyolojik faktörleri ele almak yerine, psikolojik ve sosyal faktörlerin de göz önüne alınması hastalıkların tamamen anlaşılmasını sağlar
Psikosoyal gelişim kuramına göre gelişimin evreleri 1 Davranış Bilimleri 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Ömer Faruk Akça x
Psikoanalitik/psikoseksüel kurama göre gelişim, Davranışçı Öğrenme Kuramı 2 Davranış Bilimleri 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Ömer Faruk Akça x
Bilişsel gelişim ve Piaget kuramı 1 Davranış Bilimleri 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Ömer Faruk Akça Piaget 'in gelişiminin temel ilkeleri: Evrenseldir, Aynı sırada geçilir, Hiyerarşik düzendedir, Atlama, geriye dönme yoktur, Dönemler arası geçiş bir süreçtir, Aynı anda iki dönemin özellikleri görülebilir. Şeme, şemaların örgütlenmesi ve uyum sağlama basamakların gelişiminde önemlidir.
Öğrenme ve öğrenme kuramları 1 Davranış Bilimleri 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 5 Doç. Dr. Necati Uzun Öğrenme, tekrarlayan uygulamaların sonucunda davranış değişikliğidir. Öğrenme insan davranışlarını yönlendirir ve etkiler.
Psikiyatri ve psikolojide temel kavramlar, Bilişsel Kuram 2 Davranış Bilimleri 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Ömer Faruk Akça x
Davranışın nörobiyolojisi 1 Davranış Bilimleri 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Ömer Faruk Akça Daranışlarımızın nörobiyolojik temelleri ile ilgili ilk kanıtlar 1800 lü yıllarda ABD'de bir trenyolu işçisi olan Phineas Cage'in başından geçen kaza sonucu davranışlarının değiştiğinin görülmesi ile anlaşılmaya başlanmıştır. Daha sonra psikoterapotik ilaçların keşfi de bu sürecin ilerlemesine ve nörobiyoloji biliminin gelişmesine yol açmıştır.
Psikiyatride terapi kavramı 1 Davranış Bilimleri 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 8 Doç. Dr. Semih Erden Çocuk ve ergen psikiyatrisindeki terapiler; bireysel, grup, aile ve oyun terapilerinden oluşmaktadır. Psikoterapi, birçok psikiyatrik bozuklukta hem akut atak esnasında hem de atakların önlenmesinde etkili bir tedavi seçeneğidir. Grup terapisi; bu eğitimi almış grup psikoterapistleri tarafından yönetilen, 3- 20 kişiden oluşan, uygun şekilde seçilmiş hasta ve/veya danışanlara uygulanan bir tedavi biçimidir.
Ailenin yaşam öyküsü 1 Davranış Bilimleri 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Ömer Faruk Akça Aile; "biyolojik ve kurumsallaşmış sosyal roller oynayan, inanç ve değerleri birbirlerinden beklentilerini belirleyen kişilerden oluşan topluluk" olarak tanımlanmaktadır. Ailenin işlevleri; aile bireylerinin yaşamsal temel ihtiyaçların karşılanması, Üreme (yeni bireylerin katılması), Yetişkin rolleri için çocukların sosyalizasyonu, Ahlak ve amaçların sürekliliğini sağlama, Düzeni sürdürme ve Toplum için üretimde bulunma olarak tanımlanmaktadır.
Biyopsikososyal yaklaşım modeli 1 Davranış Bilimleri 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 10 Doç. Dr. Semih Erden Biyopsikososyal model beyin ve periferal organların karşılıklı olarak ilişki içinde olmaları ve fiziksel uyarılara olduğu gibi sosyal değişikliklere de duyarlı oldukları temeline dayanır. Sadece biyolojik faktörleri ele almak yerine, psikolojik ve sosyal faktörlerin de göz önüne alınması hastalıkların tamamen anlaşılmasını sağlar
Ego işlevleri ve ego savunma mekanizmaları, Psikiyatride bilimsel araştırma yöntemleri 2 Davranış Bilimleri 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 11 Prof. Dr. Ömer Faruk Akça x
Bağlanma kuramı ve gelişim 1 Davranış Bilimleri 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 12 Doç. Dr. Necati Uzun Bağlanma çocuk ve bakımveren arasındaki duyusal tınıdır. Ana güdümleyici güçlerden biridir. Gelişim ve kişilik işlev belirlenmesi ile ilişkilidir. Bağlanma aşamalıdır.
Duygu ve Davranışın Genetiği 1 Davranış Bilimleri 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 13 Doç. Dr. Semih Erden Psikolojide davranış, bir organizmanın çevreye verdiği dış tepkilerdir. Duygu, düşünce ve diğer içsel zihinsel süreçler gibi psikolojinin diğer yönleri genellikle davranış kategorisine girmez. Bununla ilgili aile çalışmaları, ikiz çalışmaları ve evlat edinme çalışmaları bize önemli bilgiler sağlar
Bilişsel gelişim ve Piaget kuramı 100 Davranış Bilimleri 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Ömer Faruk Akça Piaget 'in gelişiminin temel ilkeleri: Evrenseldir, Aynı sırada geçilir, Hiyerarşik düzendedir, Atlama, geriye dönme yoktur, Dönemler arası geçiş bir süreçtir, Aynı anda iki dönemin özellikleri görülebilir. Şeme, şemaların örgütlenmesi ve uyum sağlama basamakların gelişiminde önemlidir.
Biyopsikososyal yaklaşım modeli 100 Davranış Bilimleri 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Semih Erden Biyopsikososyal model beyin ve periferal organların karşılıklı olarak ilişki içinde olmaları ve fiziksel uyarılara olduğu gibi sosyal değişikliklere de duyarlı oldukları temeline dayanır. Sadece biyolojik faktörleri ele almak yerine, psikolojik ve sosyal faktörlerin de göz önüne alınması hastalıkların tamamen anlaşılmasını sağlar
Psikososyal gelişim kuramına göre gelişimin evreleri 100 Davranış Bilimleri 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Ömer Faruk Akça Psikososyal gelişim kuramının kurucusu Eric Ericson'dur. Doğumdan ölüme kadar yaşamın tüm evrelerini sınıflandıran ve özelliklerini tanımlayan bir kuramdır. Tmel güven ile başlayan bu sınıflandırma, yaşamın son aşamasındaki ego bütünlüğü ile tamamlanmaktadır.
Davranışın nörobiyolojisi 100 Davranış Bilimleri 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Ömer Faruk Akça Daranışlarımızın nörobiyolojik temelleri ile ilgili ilk kanıtlar 1800 lü yıllarda ABD'de bir trenyolu işçisi olan Phineas Cage'in başından geçen kaza sonucu davranışlarının değiştiğinin görülmesi ile anlaşılmaya başlanmıştır. Daha sonra psikoterapotik ilaçların keşfi de bu sürecin ilerlemesine ve nörobiyoloji biliminin gelişmesine yol açmıştır.
Öğrenme ve öğrenme kuramları 100 Davranış Bilimleri 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Necati Uzun Öğrenme, tekrarlayan uygulamaların sonucunda davranış değişikliğidir. Öğrenme insan davranışlarını yönlendirir ve etkiler.
Bağlanma kuramı ve gelişim 100 Davranış Bilimleri 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Necati Uzun Bağlanma çocuk ve bakımveren arasındaki duyusal tınıdır. Ana güdümleyici güçlerden biridir. Gelişim ve kişilik işlev belirlenmesi ile ilişkilidir. Bağlanma aşamalıdır.
Ailenin yaşam öyküsü 100 Davranış Bilimleri 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Ömer Faruk Akça Aile; "biyolojik ve kurumsallaşmış sosyal roller oynayan, inanç ve değerleri birbirlerinden beklentilerini belirleyen kişilerden oluşan topluluk" olarak tanımlanmaktadır. Ailenin işlevleri; aile bireylerinin yaşamsal temel ihtiyaçların karşılanması, Üreme (yeni bireylerin katılması), Yetişkin rolleri için çocukların sosyalizasyonu, Ahlak ve amaçların sürekliliğini sağlama, Düzeni sürdürme ve Toplum için üretimde bulunma olarak tanımlanmaktadır.
Ruh sağlığının tanımı, tarihçesi ve tıptaki yeri 100 Davranış Bilimleri 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Semih Erden Biyopsikososyal model beyin ve periferal organların karşılıklı olarak ilişki içinde olmaları ve fiziksel uyarılara olduğu gibi sosyal değişikliklere de duyarlı oldukları temeline dayanır. Sadece biyolojik faktörleri ele almak yerine, psikolojik ve sosyal faktörlerin de göz önüne alınması hastalıkların tamamen anlaşılmasını sağlar
Biyokimya Takdimi ve Biyokimyaya Giriş 1 Tıbbi Biyokimya 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 1 Öğr. Üyeleri Tıbbi Biyokimya Biyokimya Takdimi ve Biyokimyaya Giriş
Organik Kimya I 1 Tıbbi Biyokimya 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 2 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu Elektronegatif atom, elektropozitif atom, dipol, bağ uzunluğu, bağ açısı, hidrofobik etkileşimler, Van der waals etkileşimleri, kovalent bağlar, polar ve apolar bağlar, iyonik bağlar, hidrojen bağları, konfigürasyon konformasyon,yapı izomerliği, steroizomerler, stereoözgüllük, enantiyomerler, diyastomerler.
Organik Kimya II 2 Tıbbi Biyokimya 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 3 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu Alkanlar, alkenler ,alkinler, alkil halojenürler, alkoller, karbonil bileşikler, eterler ve organik kükürt bileşikleri, aminler, amidler, aromatik bileşiklerin adlandırılmaları, moleküler yapıları, foksiyonel grupları, elde edilişleri ve reaksiyonları
Organik Kimya III 2 Tıbbi Biyokimya 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 4 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu Alkanlar, alkenler ,alkinler, alkil halojenürler, alkoller, karbonil bileşikler, eterler ve organik kükürt bileşikleri, aminler, amidler, aromatik bileşiklerin adlandırılmaları, moleküler yapıları, foksiyonel grupları, elde edilişleri ve reaksiyonları
Konsantrasyon Kavramları 2 Tıbbi Biyokimya 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 5 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu 1.Kütle, hacim, mol gibi özelliklerin çözelti hacmine oranlarının incelenmesi. 2.Yüzde çözeltiler 3.Molarite, Molalite, Eşdeğer ağırlık, Normalite 4.Molekül suyu bulunan maddelerden çözelti hazırlanması 5. Serum fizyolojik çözeltisi hazırlanması 6. İzotonik glukoz çözeltisi hazırlanması
Çözelti ve Solüsyon Hazırlama 2 Tıbbi Biyokimya 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 6 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu Çözelti ve Solüsyon Hazırlama
Tamponlar 2 Tıbbi Biyokimya 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Tamponlar
Rutin Laboratuvar Ölçüm Teknikleri 1 Tıbbi Biyokimya 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Laboratuvar ölçüm metodları 1- ışık şiddetinden faydalanılarak yapılan ölçümler 2- iyon selektif elektrotlar (ISE) 3- türbidimetri 4- nefelometri 5- florometri 6- düşük konsantrasyonlu maddelerin ölçümü 7- elektroforez 8- kromotografi
Saflaştırma Yöntemleri 1 Tıbbi Biyokimya 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Pratik) 9 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Saflaştırma Yöntemleri
Serbest Radikaller 2 Tıbbi Biyokimya 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 10 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Serbest radikallerin tanımı, fizyopatolojik etkileri, antioksidanların çeşitleri, etki tarzları ve serbest radikallerin zararlı etkileri, antioksidan sistemden oluşmaktadır
Tıbbi Biyokimya Pratiği 1/4 2 Tıbbi Biyokimya 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Pratik) 51 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Malzeme Tanıtımı I
Tıbbi Biyokimya Pratiği 2/4 2 Tıbbi Biyokimya 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Pratik) 52 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Malzeme Tanıtımı II
Tıbbi Biyokimya Pratiği 3/4 2 Tıbbi Biyokimya 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Pratik) 53 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Çözeltiler ve Tamponlar I
Tıbbi Biyokimya Pratiği 4/4 2 Tıbbi Biyokimya 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Pratik) 54 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Çözeltiler ve Tamponlar II
Hücre Bilimi ve Hücre İnceleme Metotları 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Ercan Kurar Hücreyi incelemek amacıyla laboratuvarlarda rutin olarak kullanılan mikroskobi, hücre kültürü ve moleküler yöntemler hakkında bilgiler sunulmaktadır.
Hücrenin Genel Özellikleri 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Ercan Kurar Hücrenin Genel Özellikleri
Hücre Membranını Oluşturan Moleküller 2 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Hasibe Vural Hücre temel bileşeni olan hücre zarı/biyolojik membranın görevi, glikokaliks (reseptörlerin önemi), hücre zarları arası etkileşim mekanizmaları ile hücre zarı, hücre içi iyon ve molekül derişimini düzenleyerek haberleşme ve sinyal iletiminden sorumlu olan zar yapısı hakkında detaylı bilgi sahibi olunmaktadır. Örneğin İnce barsaklar ve böbreğin proksimal tübül hücreleri, glikokaliksin en kalın olduğu bölgelerdir, aynı zamanda hücre zarı yapısının bozulması sonucunda karşılaşılacak patolojik olaylar da açıklanmaktadır.
Hücre Membranında Taşınma 2 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Hasibe Vural Maddelerin hücre zarından taşınması sırasında hücre zarı aktif olarak rol alır ve hücresel enerjiye gereksinim vardır. Maddelerin taşınmasında bir taşıyıcı moleküle gerek vardır ve bu sırada enerji harcanır. Enerji ATP molekülünden sağlanır. Endositoz, ekzositoz ve reseptör bağımlı endositoz olayları, Aquaporinler, taşınmada görevli olan pompalar vs...
Prokaryotik ve Ökaryotik Hücreler 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Ercan Kurar Prokaryotik ve ökaryatik hücreler ve hücre mebranının genel özelliklerini hakkında bilgi verilmektedir.
Hücre membranının yapısı 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Ercan Kurar Hücre membranının yapısı
Küçük Moleküllerin Hücre Zarından Geçişi 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Hasibe Vural Hücre zarında; osmoz, difüzyon, kolaylaştırılmış difüzyon ve aktif taşıma mekanizmaları son derece önemlidir.İntegral transmembran proteinleri (kanal ve taşıyıcılar) spesifik moleküllerin zarı geçmelerine izin verirler. Memeli karaciğer hücrelerinde glukoz taşınması; Na-K ATPaz pompası ve etkinliği, zar potansiyeli, kolesterolün hücre içine alınması ve reseptör ilişkisi, Ailesel hiperkolesterolemia hastalığı; iyonoforlar, zar taşınma sistemi sorunlarına bağlı gelişen hastalıklar vs. detaylandırılmaktadır.
Makromolekül ve Partiküllerin Hücre Zarından Geçişi 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Hasibe Vural Makromolekül ve Partiküllerin Hücre Zarından Geçişi
Hücre Membran Reseptörleri 2 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Hasibe Vural Reseptörler organizmanın iç ve dış ortamından haberdar olan iletişimi ve hücresel cevabı sağlayan oluşumlardır. Hücrenin membranında stoplazma ve nükleusunda bulunan bu yapılar genellikle protein yapıda olup bağlanan ajana özgü agonist veya antagonist etki yaratabilirler. Nüklear reseptörler özellikle ökaryotik canlılardaki transkripsiyon faktörleridir. Gelişim, farklılaşma ve metabolizma ile ilgili fonksiyonları düzenlerler, membran akışkanlığı ile ilişkili hastalıklar, membran transport sistemi ile ilişkili hastalıklar ve resptör ilişkili hastalıklara da konu bütünlüğü içerisinde yer verilmektedir.
Sitoplazma ve Organeller 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 10 Prof. Dr. Hasibe Vural Hücrenin yapısal elemanları stoplazma, inklüzyon cisimler, organellerin önemi ve neden organellere hücre gerek duyar konuları anlatılır. ER ve ribozom hakkında detaylı bilgi verilir.Örneğin; DER, Kas hücrelerinde veziküler ve tubuller kasılma süreci sırasında açığa çıkan Ca depolarken, karaciğer hücresinde glikojen depolayarak kolesterol yapımı ve toksik maddelerin eliminasyonunu sağlamaktadır. GER ise; plasma membran proteinlerinin sentezi için gereklidir. Şaperon moleküller, kalneksin, kalretikulum, ER stresi vs. Ribozom ların oluşum mekanizmaları, ökaryotik ve prokaryotik canlılardaki yapıları, protein sentezi ve önemi, konuları detaylı olarak anlatılmaktadır.
Endoplazmik Retikulum ve Ribozom 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 11 Prof. Dr. Hasibe Vural Endoplazmik Retikulum ve Ribozom
Golgi Aygıtı ve Veziküler Trafik 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 12 Prof. Dr. Hasibe Vural Golginin yapısal ve fonksiyonel özellikleri ve veziküler trafik konuları; Sentrozom, Lizozomal içerik ve zar yapısı, lizozomun fonksiyonu, Peroksizom ve lizozomal enzimlerin bozulması sonucu hücresel patolojik olaylar detaylı olarak anlatılır. Ayrıca organeller arası trafik; endositoz eksositoz olayları, klatrin vs moleküller, ve COPI, COPII ve klatrin kaplı veziküllerin fonksiyonları açıklanmaktdır.
Lizozom, Peroksizom ve Sentrozom 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 13 Prof. Dr. Hasibe Vural Lizozom, Peroksizom ve Sentrozom
Mitokondri ve Maternal Kalıtım 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 14 Prof. Dr. Hasibe Vural Hücredeki önemli organellerden olan mitokondrinin özellikleri, iç ve dış zar, fonksiyonları mitokondri genomunun nükleer genomdan farkı ve maternal kalıtım ve organel bazlı hücresel patolojik olayları anlatılır. Endosimbiyoz teorisi açıklanır ayrıca; mitokondri, oksijenin işlenmesi ve tüketilen gıdalardaki yağ asitleri, karbohidrat ve proteinleri oksitadif fosforilasyon işlemiyle ATP’ye dönüştürülen kullanılabilir enerjiyi üreten organel olması açısından da önemlidir. Mitoribozomlar, mitokondriyal genom, Wobble hipotezi, maternal kalıtım, homoplazmik ve heteroplazmik hücre, Kearns-Sayne sendromu, Leber sendromu ve mit. gen mutasyonları gibi Mitokondrial fonksiyon bozuklukları tüm sistemleri etkilediğinden multisistemik bir hastalık olarak karşımıza çıkabilmektedir.
Organellere Bağlı Gelişen Hastalıklar 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 15 Prof. Dr. Hasibe Vural Organellere Bağlı Gelişen Hastalıklar
Hücre İskeleti ve Hücre İskeleti Elemanları 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 16 Prof. Dr. Hasibe Vural Hücre iskeletinin bileşenleri olan mikrofilamentlerin ve mikrotübüllerin fonksiyonları detaylı olarak açıklanmaktadır.
Mikrofilamentler ve Mikrotübüller 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 17 Prof. Dr. Hasibe Vural Mikrotübüler oldukça stabil yapılardır ve kolşisin gibi özel antimitotik ilaçlara hassastırlar, mitotik mekiği bloke ederek ilaç verilmediğinde mitoz yeniden başlar, ve böylece kanser tedavisinde kullanılabilir. Mikrotübül proteinlerinden olan kinesin, dynein, dinamin ve miyozinler moleküler motorlardır. Örneğin Dynein yokluğunda Kartagener sendromu vb. MAP1, MAPII, mikrotübül ve sentrozom; keratin, vimentin desmin vs. ara filamanların hücre için önemi ve fonksiyonları patolojik durumları detaylı olarak açıklanmaktadır.
Ara filamanlar ve moleküler motorlar 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 18 Prof. Dr. Hasibe Vural Hücre iskeletii ve hastalık ilişkileri, mikrofilament, ara filamanlar ve ilişkili motor proteinleri hakkında detaylı bilgi verilmektedir.
Mikrofilamentler ve aktin bağlayıcı proteinler 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 19 Prof. Dr. Hasibe Vural Mikrofilamentler ve aktin bağlayıcı proteinler
Hücre bağlantıları 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 20 Prof. Dr. Hasibe Vural Gap junctionlar komşu hücreyle sinyal bilgilerinin paylaşılmasına izin veren özelleşmiş hücre-hücre bağlantılarıdır.Konnekson proteinlerinin fonksiyonu, beyin dokusunda sıkı bağlantı (tight junction) bölgelerinin önemi, desmozom, hemidezmozom ve sinaptik bağlantılar ve fonksiyonlarının yanısıra patolojileri örneklerle açıklanmaktadır. Örneğin desmozomun önemi, öldürücü otoimmün deri hastalığı olan pemfigus’da görülür. Bu hastalığa yakalanan kişiler kendi desmozomal kaderin proteinlerine karşı antikor oluştururlar. İntegrin, selektin, kaderin, laminin, kollajen gibi özelleşmiş protein bazlı önemli adezyon moleküller detaylı olarak anlatılmaktadır.
Ekstrasellüler Matriks ve Adezyon Moleküller 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 21 Prof. Dr. Hasibe Vural Ekstrasellüler Matriks ve Adezyon Moleküller
Hücrede Haberleşme ve Sinyal Yolakları 2 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 22 Prof. Dr. Hasibe Vural Ligand (sinyal molekülü), reseptör, intrasellüler sinyal kaskadı ve hücresel yanıt; sinyal yolakları ve sinyalin herbir hücreye özgün iletilme şekilleri açıklanmaktadır. Ayrıca G proteine bağlı sinyal yolağı, RTK, Notch, Ras, Raf gibi sinyal yolakları ve iletilme şekilleri; c-AMP, c-GMP Ca-Kalmodulin, Fosfotidil İnositol vb. ikincil sinyal yapılarını ve moleküler sinyal mekanizmalarını ögrenerek sinyal iletim bozukluklarına bağlı gelişen patolojileri tanımlanmaktadır.
Hücre Metabolizması 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 23 Prof. Dr. Hasibe Vural Hücre Metabolizması
Enzimler ve Vitaminler 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 24 Prof. Dr. Hasibe Vural Enzimler ve Vitaminler
Nükleusun Yapısı 2 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 25 Prof. Dr. Hatice Gül Dursun İnterfaz nukleusu dört kısımdan oluşur: 1. Nüklear zarf, 2. Kromatin ağı, 3. Nukleolus, 4. Nüklear matriks. Nüklear zarf; nüklear zarları, nüklear laminayı ve nüklear por kompleksini içerir. Lamin organizasyonunundaki bozukluklar bağlı olarak Laminopatiler gelişir. Nukleus-sitoplazma arasında büyük moleküllerin taşınmasında Karyoferrin adı verilen taşıyıcı reseptörler ve Run proteini rol oynar.
Nükleik Asitler 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 26 Prof. Dr. Hatice Gül Dursun Canlılarda kalıtsal molekül olarak rol oynayan nükleik asitler (DNA ve RNA) nükleotid ünitelerinin polimerizasyonu ile oluşur. Nükleotidler 3 kısımdan oluşur: 1. Beş karbonlu şeker, 2. Organik bir baz, 3. Fosfat grubu. Nükleotid üniteleri birbirlerine 3'→5' fosfodiester bağı ile bağlanır.
DNA'nın Yapısı ve Özellikleri 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 27 Prof. Dr. Hatice Gül Dursun Canlıların büyük çoğunluğunda kalıtsal molekül olan DNA, birbirine antiparalel uzanan iki nükleotid zincirinin ortak bir eksen etrafında birbirine sarılmasıyla oluşan çift sarmal bir yapı gösterir. Zincirler birbirinin tamamlayıcısıdır.
DNA'nın organizasyonu 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 28 Prof. Dr. Hatice Gül Dursun N.asidin tipi, biçimi, miktarı ve yerleşim özellikleri organizmalar arasında farklılık gösterir. Ancak kalıtsal molekülün hücre içindeki yerleşimi ile ilgili genel ilke bulunduğu bölgede yoğunlaşmış bir kütle oluşturmasıdır. Kalıtsal molekül içinde bulunduğu bölme ya da hücreye sığabilmek için sıkı bir şekilde paketlenir ve organize olur. Derste kalıtsal molekülün farklı organizma gruplarındaki biçimi, yerleşimi ve organizasyonundan bahsedilmektedir.
Kromatin ve Kromozom Yapısı 1 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 29 Prof. Dr. Hatice Gül Dursun Kromatin ve Kromozom Yapısı
DNA sentezi 2 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 30 Prof. Dr. Hatice Gül Dursun DNA'nın replikasyonu semikonservatif tarzda gerçekleşir. Zincirlerden herbiri kalıp olarak kullanılarak karşısına tamamlayıcı yeni zincir sentezlenir. Polimerizasyonu katalizleye enzim DNA Polimeraz olup, sentezi 5'→3' yönünde gerçekleştirir. Sentez için kalıp DNA, dNTP'ler ve primer diziye ihtiyaç vardır. Replikasyon çatalında polimeraz dışında primaz, kayan kelepçe, kelepçe yükleyici protein, topoizomerazlar, helikaz, helikaz yükleyici protein, SSB proteinler görev alır. Primerlerin uzaklaştırılmasında ise RNazH, ExoI ya da FEN1 ve Ligaz iş görür.
DNA Hasarı ve Tamiri 2 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 31 Prof. Dr. Hatice Gül Dursun Genetik materyalin yapısında meydana gelen spontan ya da uyarılabilir değişikliklere mutasyon, mutasyona neden olan fiziksel, kimyasal ya da biyolojik ajanlara da mutajen denir. Mutasyonlar "meydana geldikleri yere göre", "meydana geldikleri düzeye göre" ve "protein fonksiyonu üzerinde olan etkilerine" göre farklı şekillerde sınıflandırılabilir. Mutasyonların iki ana kaynağı vardır: Replikasyon hataları ve DNA'ya yönelik hasarlar. DNA onarımından sorumlu mekanizmalar ise: 1. Hatalı eşleşme tamiri, 2.Doğrudan tamir, 3.Kesip çıkararak tamir, 4.Rekombinasyonel tamir, ve 5.SOS yanıt. Bu mekanizmalardaki defektler, görevli proteinleri kodlayan genlerdeki mutasyonlar çeşitli hastalıklara yol açar.
RNA Sentezi ve İşlenmesi 2 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 32 Prof. Dr. Hatice Gül Dursun Transkripsiyonda, RNA polimeraz promotora bağlanarak nükleotid polimerizasyonununu gerçekleştirir. Süreç; Prokaryotlarda ve ökaryotlarda benzer easaslar üzerinden işler. Prokaryotlarda tek tip RNA Pol tüm RNA moleküllerini sentezlerken; ökaryotlarda 3 tip RNA Pol farklı RNA'ların sentezini yapar. Ökaryotlarda transkripsiyonun başlayabilmsi için ayrıca transkripsiyon faktörleri adı verilen proteinlere de ihtiyaç vardır. Başlama, uzama ve sonlanma şeklinde birbirinden ayrılan üç evrede gerçekleşir. Pol, Prokaryotlarda Terminatör adı verilen özel dizilere, ökaryotlarda da CPSF ve CstF proteinleri bağlanma dizileri ve yarılma bölgesine ulaştığına transkripsiyon sonlanır. Sentezlenen mRNA'lar (Prokaryotikler hariç), tRNA'lar ve rRNA'lar kesim, baz modifikasyonu ve ilaveler gibi bazı işlemlerle olgunlaşma sürecinden geçirilirler.
Tıbbi Biyoloji Laboratuvar Pratiği 1/6 2 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Pratik) 51 Prof. Dr. Ercan Kurar Tıbbi Biyoloji Araştırma Alanlarının Değerlendirilmesi
Tıbbi Biyoloji Laboratuvar Pratiği 2/6 2 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Pratik) 52 Prof. Dr. Ercan Kurar Tıbbi Biyoloji Laboratuvarında Kullanılan Malzemeler, Cihazlar ve Ekipmanlar
Tıbbi Biyoloji Laboratuvar Pratiği 3/6 2 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Pratik) 53 Prof. Dr. Hasibe Vural Mikroskop Kullanımı
Tıbbi Biyoloji Laboratuvar Pratiği 4/6 2 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Pratik) 54 Prof. Dr. Hasibe Vural Prokaryotik ve Ökaryotik Hücreler
Tıbbi Biyoloji Laboratuvar Pratiği 5/6 2 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Pratik) 55 Prof. Dr. Hasibe Vural Özelleşmiş Hücreler
Tıbbi Biyoloji Laboratuvar Pratiği 6/6 2 Tıbbi Biyoloji 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Pratik) 56 Prof. Dr. Hasibe Vural Plazmoliz, Deplazmoliz ve Hemoliz
Tıp Eğitiminin Gelişimi, Değişimi 1 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Yasemin Durduran Tıp eğitiminin gelişim, değişim çerçevesi ve evreleri, program modelleri, mezuniyet öncesi tıp eğitimi ulusal çekirdek eğitim programı hakkında bilgi sahibi olmak temel hedeflerdendir.
Tıp Eğitiminin Evreleri ve Program Modelleri 1 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Yasemin Durduran Tıp Eğitiminin Evreleri ve Program Modelleri
Tıpta Müziğin Yeri 2 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. Atakan Tekinalp Tıpta Müziğin Yeri
Sağlık Eğitimi ve Danışmanlık (PDÖ ve Mesleki Beceri Eğitimlerine Giriş), Sağlıklılık Durumu (Sağlık Okuryazarlığı) 2 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Yasemin Durduran Probleme dayalı öğrenme, mesleki beceri eğitim süreci ve sağlık okuryazarlığı konularında bilgi sahibi olmak ve bu konularda uygulama örneklerinin gösterimi temel hedeflerdendir.
Hekim Hasta Etkileşiminde Güçlükler 2, 3 100 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci Hekim ile hasta arasında yaşanan iletişim ve diğer güçlükler hakkında bilgiler verilir
İletişim ve İşbirliği 1 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Pembe Oltulu Bir hekim olarak kendi iletişim kanallarını belirleyecek, sosyal ağları mesleki kariyer gelişimi için kullanabilecek yöntemleri öğretmek
Tıp ve Sanat 2 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Faik Özdengül Tıp bazen bir bilim, bazen bir sanat olarak kabul edilir; tıp biliminin amacı aslında hastalıkları incelemektir. Tıp uygulamalı bir bilimdir ve onu uygulamak bir sanattır. Tıbbi sarkaç, sanattan bilim tarafına doğru sallansa da en iyi klinisyen, bilimsel bilgiyle donanmış, mükemmel klinik muhakeme (tabii ki sanatıdır) kullanarak pratik yapandır. Merhamet ve anlayış ise bu sanatın büyük bir parçasıdır.
Teknoloji ve Sağlık Etkileşimi 1 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Barkın İlhan Teknoloji ve Sağlık Etkileşimi
Sistemik lupus eritematozus 1 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Recep Dursun Sistemik lupus eritematozus (SLE) daha çok doğurganlık çağındaki kadınlarda görülen multisistemik bir hastalıktır. İleri yaşta başlayan lupus tanımlaması, hastalığı 50 yaşından sonra başlayan SLE’li hastaları içerir. Bu grubun tüm SLE’li hastalar içindeki oranı % 4-20’dir. SLE’nin başlangıç yaşı hastalığın seyrini, klinik, laboratuar ve tedavi özelliklerini etkileyebilir.
Behçet hastalığı 1 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Recep Dursun Behçet Hastalığı (BH) ilk olarak 1937 yılında Türk Dermatolog Hulusi Behçet (1889-1948) tarafından tanımlanan kronik vasküler-enflamatuar multisistemik bir hastalıktır. Oto-immün olduğu düşünülen hastalık, ataklarla seyreden oral ve genital aftlar, artrit, kutanöz lezyonlar, göz lezyonları, gastrointestinal sistem ve merkezi sinir sistem tutulumuyla karakterizedir. BH’nin etyolojisi günümüzde hala bilinmemekle birlikte olası etyolojik faktörler arasında enfeksiyöz, psikolojik, genetik ve immünolojik faktörler sayılabilmektedir.
İyi hekimlik uygulamaları (Etkili iletişim becerileri), Hekim Hasta Etkileşiminde Güçlükler 1 2 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Yasemin Durduran Etkili iletişim nedir, nasıl olmalıdır konularında farkındalık oluşturmak ve Kültürler Arası İletişime İlişkin Zorluklar, Somatizasyon Psiko Sosyal Etkenlerle Etkilenen Hasta, Temaruz Çıkar Elde Etmek için Hasta Rolü gibi iletişimde sorun oluşturabilecek hasta-hekim ilişkileri üzerinde tartışabilmek, temel hedeflerdendir.
Teknolojik İletişim Araçları ve Kanalları 1 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Pembe Oltulu Bir hekim olarak kendi iletişim kanallarını belirleyecek, sosyal ağları mesleki kariyer gelişimi için kullanabilecek teknolojikiletişim araçları bilinmelidir
Hekim Hasta Etkileşiminde Güçlükler 4, 5 1 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Yasemin Durduran Aşırı Talepkar Hasta, Maniplatif Hasta, Koruyucu ve Tedavi Edici Uygulamaları Red “Uyumsuzluk”, Sık Başvuran Hasta, Yastaki Hasta, Dirençli Hasta, Temaruz Çıkar Elde Etmek için Hasta Rolü gibi iletişimde sorun oluşturabilecek hasta-hekim ilişkileri üzerinde tartışabilmek, temel hedeflerdendir.
Hekim Hasta Etkileşiminde Güçlükler 2, 3 1 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci Hekim ile hasta arasında yaşanan iletişim ve diğer güçlükler hakkında bilgiler verilir
Mesleki Beceri Eğitimi 1/1 4 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) Mesleki Beceri 101 Öğr. Üyeleri MTF Eğitim Koordinatörlüğü Girişimsel ve Girişimsel Olmayan Uygulamalar
Ahlak, Deontoloji ve Tıbbi Etik Kavramlarının Tanımı 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Berrin Okka Ahlak, insandaki manevi değer ve davranışlara verilen bir addır. Deontoloji terimi yükümlülükler bilgisi anlamındadır. Tıp etiği, tıbbi ilişkiler çerçevesinde sağlık profesyonellerinin iyi davranmak adına neleri yapmaları, nelerden kaçınmaları ile ilgilidir.
Tıp Etiğinin Felsefi Temelleri 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Berrin Okka Filozofların benimsediği eylem kuramları; Utiliteryan/yararcı etik, Kantiyen (ödev) etiği, Erdem etiği ve Komuniteryan etik olarak sınıflandırılmıştır. Tıbbi etik alanında en çok Kant’çı ve Utiliteryan görüşler benimsenmektedir.
Tıp etiği açısından hekim-hasta ilişkisi 2 Tıp Tarihi ve Etik 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. Berrin Okka Hekim-hasta ilişkileri: 1. Babacı model 2. Bilgilendirici model 3. Açıklayıcı model 4. Görüşmeci model olarak tanımlanmıştır.
Tıp Etiği İlkeleri 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 4 Doç. Dr. Berrin Okka Tıp etiği ilkeleri tıbbi eylemlerde yol göstericidir. İlk çağlarda Hipokrat zarar vermeme ve yararlılık ilkelerinden söz etmiştir. Tom L. Beauchamp ve James F.Childress, etik ilkeleri belirlemişlerdir.
Klinik Uygulamalarda Etik 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 5 Doç. Dr. Berrin Okka Günümüz tıbbında klinik yaklaşım hastalığın kişiden kişiye farklılıklar gösterebileceği ve tedavinin kişiye özgü düzenlenmesi gerektiğidir. Klinik uygulamalarda etik yaklaşımlar sorunları çözmek için öneriler getirmektedir.
Organ Transplantasyonu ve Etik Sorunlar 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 6 Doç. Dr. Berrin Okka Organ nakli eski çağlardan itibaren tıp mesleği uygulama alanları içerisinde yer almıştır. Organ nakli konusu tıp etiği içinde önemli bir yere sahiptir. Bu alanda etik sorunlar ve ikilemlerle karşılaşılmaktadır. Dünyada ve Türkiye’de konu ile ilgili hukuki düzenlemeler de bulunmaktadır.
Yaşamın Sonu ile ilgili Etik Konular ve Ötenazi 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 7 Doç. Dr. Berrin Okka Bilim ve teknoloji alanında sağlanan gelişmelerin tıp alanına yansıması ile yaşamı destekleyen tedavi ve /veya araçların sağlanması/esirgenmesi ile ilgili kararlar hekimlerin karşılaştığı sorunlardan birisi olmaktadır. Ötenazi de günümüzde etik olarak tartışılan bir konudur.
Hekim-Endüstri İlişkileri 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 8 Doç. Dr. Berrin Okka Sağlıkta ticarileşme ile birlikte hekim-ilaç endüstrisi ilişkileri, sağlıkta reklam, tıbbın otoritesini ticaret için kullanmak vb. sorunlar gündeme gelmiştir.
Hekim Sorumluluğunun Tanımı 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 9 Doç. Dr. Berrin Okka Tıbbi uygulamalarda sorumluluk kavramı hukuki ve mesleki sorumluluk olarak iki kapsamda ele alınabilir. Sorumluluk Medeni Hukuk, İdare Hukuku, Ceza Hukuku yasalarına dayanır.
Hasta Hakları ve Etik 2 Tıp Tarihi ve Etik 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 10 Doç. Dr. Berrin Okka İnsan hakları gelişimine ve niteliğine göre üç kuşakta tanımlanmaktadır. 1. Kuşak insan hakları bireyin doğduğu anda elde ettiği yaşama hakkı ve özgür doğma hakkıdır. 2. Kuşak insan hakları eğitim hakkı, sağlıklı yaşama hakkı, çalışma hakkıdır. 3. Kuşak insan hakları çevre hakkı, tüketici hakları ve hasta haklarıdır. Hastanede hasta hakları açısından tıp etiği ilkelerinin uygulanmasında hekimin yanı sıra hastane yönetimini sorumlulukları vardır.
Hekimlikte Sır Saklama ve Etik 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 11 Doç. Dr. Berrin Okka Sır saklama ilkesi Tıbbi Deontoloji Tüzüğü'nde önemle vurgulanmıştır.Türk Ceza Kanunu 198. Maddesinde de yükümlülük olarak belirtilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü hasta mahremiyeti kavramını “ bireyin kişisel sağlık bilgilerine erişilebilmeyi belirleme hakkı’’ şeklinde tanımlamıştır. Sağlık hizmetlerinde mahremiyet hakkı, bireyin sağlık hizmetlerinden yararlandığı süreçte sağlık durumu, aile yaşamı vb. bilgi ve belgelerin gizliliğini sağlamaktır.
Genetik Uygulamaların Etik Boyutu 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 12 Doç. Dr. Berrin Okka 21. yüzyılda yeni gen teknolojileri, kısa sürede insanlığın geleceğini etkileyecek önemli konulardan biri haline gelecektir.
Klinikte Etik Konsültasyon 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Berrin Okka Etik konsültasyon, tanı ve tedavi sırasında ortaya çıkabilen etik sorunların tanımlanması ve analiz edilerek çözüm bulunması için yapılan bir uygulamadır.
İnsan ve sorumluluk, Sosyal sorumluluk üniversite STK ve örnek uygulama 2 Üniversite Hayatına Giriş ve Toplumsal Sorumluluk 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 1 Dr. Öğr. Üy. Nur Demirbaş Üniversite hayatına yeni başlayan genç erişkinlerin hak ve sorumluluk kavramını öğrenmesi ve hayatına uygulayabilmesi gereklidir. Bununla birlikte üniversitelerin ve sosyal toplum kuruluşlarının sosyal hayata karşı bazı sorumlulukları vardır. Üniversite öğrencilerinin STK'ların gerçekleştirdiği projelerden haberdar olması önemlidir.
Tıbbi insani ve mesleki değerler(profesyonellik), Toplumsal sorumluluk ve hekim 2 Üniversite Hayatına Giriş ve Toplumsal Sorumluluk 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Nazan Karaoğlu Tıbbi profesyonalizm, mesleği icra edecek kişinin, mesleğini uygularken sahip olması gereken niteliklerini ve profesyonelleşme sürecini tanımlayan bir kavramdır.Bu kavram dünyada ve ülkemizde kabul görmüş en önemli hekim yetkinlikleri arasında yer almakta, hatta etik, lider, eğitici gibi diğer yetkinlikleri içinde barındıran şemsiye bir kavram olduğu görülmektedir
Aile Hekimliğinde çocuk sağlığı hizmetleri, Birinci basamakta obeziteye yaklaşım ve sağlıklı yaşam 2 Üniversite Hayatına Giriş ve Toplumsal Sorumluluk 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Ruhuşen Kutlu x
Tıbbi insani ve mesleki değerler(profesyonellik), Toplumsal sorumluluk ve hekim 100 Üniversite Hayatına Giriş ve Toplumsal Sorumluluk 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Nazan Karaoğlu Tıbbi profesyonalizm, mesleği icra edecek kişinin, mesleğini uygularken sahip olması gereken niteliklerini ve profesyonelleşme sürecini tanımlayan bir kavramdır.Bu kavram dünyada ve ülkemizde kabul görmüş en önemli hekim yetkinlikleri arasında yer almakta, hatta etik, lider, eğitici gibi diğer yetkinlikleri içinde barındıran şemsiye bir kavram olduğu görülmektedir
İnsan ve sorumluluk, Sosyal sorumluluk üniversite STK ve örnek uygulama 100 Üniversite Hayatına Giriş ve Toplumsal Sorumluluk 1-1 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. Nur Demirbaş Üniversite hayatına yeni başlayan genç erişkinlerin hak ve sorumluluk kavramını öğrenmesi ve hayatına uygulayabilmesi gereklidir. Bununla birlikte üniversitelerin ve sosyal toplum kuruluşlarının sosyal hayata karşı bazı sorumlulukları vardır. Üniversite öğrencilerinin STK'ların gerçekleştirdiği projelerden haberdar olması önemlidir.
Bilimsel bilgiye ulaşma yolları 2 Akademik Yazım 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Mehmet Uyar Bilimsel bilgi nedir ve bilimsel bilgiye nasıl ulaşılır, bilimsel bilgi hangi kaynaklardan elde edilir
Makale tarama- amaca uygun makale seçimi 2 Akademik Yazım 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Mehmet Uyar Literatür taraması nasıl yapılmalıdır. Anahtar kelimeler nediri nasıl seçilmelidir?
Makale yazma prensipleri 2 Akademik Yazım 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. Mehmet Uyar Bilimsel makalenin bölümleri nelerdir, makale yazımında uyulması gereken kurallar nelerdir, makale yazılırken dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?
Yayınlarda etik kurallar ve etik kurullar 2 Akademik Yazım 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 4 Doç. Dr. Mehmet Uyar Etik nedir? Etik ile ahlak ilişkisi nasıldır? Bilimsel yayınlarda uyulması gereken etik kurallar nelerdir?
İstatistiğin tanımı, önemi, gerekliliği ve tıbbi istatistiğin gelişimi 1 Biyoistatistik 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci İstatistiğin ve araştırmanın önemini öncelikle bilimsel bakımdan, sonrada devlet yönetimi, iş hayatı ve birey açısından incelemek, tanımak ve uygulama alanlrına göz atmak.
Araştırma nedir, nasıl yapılır? İstatistiğin sağlık hizmetlerinde kullanımı 1 Biyoistatistik 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci İstatistik ve kanıta dayalı tıbbın amacını öğretirken hastaya yaklaşımda yayımlanmış literatürün etkin kullanımını sağlamakla birlikte hasta uyumunu maksimuma taşımak için gerekli bilgi ve donanımı sağlamak
Araştırma amaç ve hipotezinin belirlenmesi ve önemi 1 Biyoistatistik 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci Araştırma amacı ile istatistikte Ho ve H1 hipotezler anlatılmaktadır
Örnekleme seçimi, yöntemleri ve örnek büyüklüğü hesaplama 1 Biyoistatistik 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 4 Doç. Dr. Yasemin Durduran Örnek büyüklüğü hesaplama, örnekleme yöntemleri ve seçimi konularında bilgiler verilir
Veri tipleri, değişkenler ve Veritabanı hazırlanması 1 Biyoistatistik 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 5 Doç. Dr. Yasemin Durduran Değişkenler ve veri tipleri açıklanır. İstatistik analiz için veri tabanı hazırlama konusunda bilgler verilir
Tanımlayıcı istatistik: Merkezi ölçütler 1 Biyoistatistik 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 6 Doç. Dr. Yasemin Durduran Tanımlayıcı merkezi ölçütler açıklanır. Ortalama, ortanca, tepe değeri gibi konular aktarılır
Tanımlayıcı istatistik: Yaygınlık ölçütleri 1 Biyoistatistik 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 7 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci Tanımlayıcı yaygınlık ölçütleri açıklanır. Standart sapma, dağılım aralığı, çeyrekler arası dağılım aralığı gibi konular aktarılır
Olasılık, teorik dağılımlar, normal dağılım ve normallik analizi 1 Biyoistatistik 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 8 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir Dağılımlar konusunda bilgiler sunulur. Normal dağılım ve yapılması gereken analizler hakkında bilgiler verilir
Tablo, grafik yapımı ve yorumlanması 1 Biyoistatistik 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 9 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir Tablo ve grafik yapımında kurallar, tablo ve grafik türleri hakkında genel bilgiye sahip olunması temel hedefler arasındadır.
Hipotezler, Bağımlı ve Bağımsız Gruplar, Hipotez Testlerinin Çeşitleri 1 Biyoistatistik 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 10 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir Araştırmada hipotez kurmanın önemini kavrayabilme, doğru H0, H1 hipotezi kurabilme, α ve p değerleri ve hipotez testi sonucunda ortaya çıkabilecek hatalar konusunda bilgi sahibi olma, tip 1-tip 2 hata tanımlarını yapabilme, testin gücü-güven düzeyi kavramları.
İstatistikte Kullanılan Yazılımlar 1 Biyoistatistik 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 11 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir İstatistik paket programında veri tabanı hazırlama ve veri tabanının hazırlığında kullanılabilecek Microsoft Office programında Excel, Jamovi, PSPP, SPSS gibi programlar hakkında genel bilgiye sahip olunması temel hedefler arasındadır.
İki bağımsız sayısal değişkenden oluşan grupta uygulanan hipotez testleri 1 Biyoistatistik 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 12 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir Student t-testi ve Mann-Whitney-U testi nedir? Test süreci nasıldır?
İki bağımlı sayısal değişkenlerden oluşan grupta uygulanan hipotez testleri 1 Biyoistatistik 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 13 Doç. Dr. Mehmet Uyar Paired Samples test nedir? Hangi durumlarda uygulanır. Test süreci nasıldır. Wilcoxon testi nedir? Test süreci nasıldır?
Ki-kare Testi ve McNemar Analizi 1 Biyoistatistik 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 14 Doç. Dr. Mehmet Uyar Ki kare analizi hangi durumlarda uygulanır. Bağımlı ve bağımsız gruplarda ki kare nasıl uygulanır. Test süreci nasıldır?
Üç ve üzeri gruptan oluşan sayısal değişkenlerde uygulanan hipotez testleri 1 Biyoistatistik 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 15 Doç. Dr. Mehmet Uyar Varyans analizi nedir? Hangi durumlarda Varyans analizi uygulanır?
İleri İstatistik Analizler 1 Biyoistatistik 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 16 Doç. Dr. Mehmet Uyar Korelasyon ve regresyon analizi nedir? Nasıl uygulanır?
Karbonhidratlara Giriş 1 Tıbbi Biyokimya 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 1 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu Karbonhidratlara Giriş
Karbonhidratların biyokimyasal önemi 1 Tıbbi Biyokimya 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 2 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu Karbonhidratların biyokimyasal önemi
Monosakkaritler, Glikozid bağı ve Disakkaridlerler 2 Tıbbi Biyokimya 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 3 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu Monosakkaritler, Glikozid bağı ve Disakkaridlerler
Polisakkaridler ve Diğer Karbonhidratlar 2 Tıbbi Biyokimya 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 4 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu Polisakkaridler ve Diğer Karbonhidratlar
Proteinlere giriş ve Aminoasitler 1 Tıbbi Biyokimya 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Sevil Kurban Proteinler bütün canlı varlıkların en önemli ve hücrelerinde en bol bulunan bileşikleridir. Bütün biyolojik olaylarda hayati fonk vardır. Bir hücrede binlerce farklı özellik gösteren protein bulunabilir. Proteinler, amino asitlerin polimerleridir. Bir veya daha fazla polipeptid zincirinden oluşmuşlardır. Proteinler küçük peptidlerden (birkaç amino asid) yada büyük moleküler ağırlığa sahip polimerlerden oluşabilir. Basit proteinler asit, baz veya enzimler tarafından hidroliz edildikleri zaman yapıtaşları α-amino asitlere (aa) parçalanırlar. Bakterilerden en kompleks canlılara kadar tüm organizmalar 20 amino asit ve bu 20 amino asidin türevlerinden yapılmış proteinlerden oluşmaktadır.
Aminoasitlerin yapısı 1 Tıbbi Biyokimya 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Sevil Kurban Proteinler amino asitlerden oluşmuştur. Amino asitlerin karboksil grubunun hemen yanında bulunan karbona α-karbon adı verilir. Bu karbona bir karboksil (-COOH) ve bir amino grubu (-NH3) kovalent olarak bağlıdır. Bu karbon 3. bağı daima hidrojen atomu ile yapar. bağda ise R ile gösterilen ve değişebilen bir yan zincir yer almaktadır. proteinlerin yapısına katılan 20 amino asit (prolin hariç), aynı karbona bağlı COOH ve NH2 ve H grubuna sahiptirler.Ve her aa’e göre değişen bir yan dal (R grubu) içermektedir. Aminoasitlerin tüm fiziksel ve kimyasal özelliklerini bu R grupları belirler. Amino Asitlerin Sınıflandırılmaları: Amino asitler sahip oldukları yan (R) grupların özelliklerine göre sınıflandırılırlar. amino asitlerin sınıflaması: 1. Alifatik yan zincirliler: Glisin,alanin,valin,lösin,izolösin. (Prolin). 2. Yapısında hidroksil (-OH) grubu bulunanlar: Serin,treonin,tirozin. 3. Yapısında kükürt atomları bulunanlar: Sistein,metionin. 4. İçinde asit grupları veya onların amidlerini taşıyan yan zincirliler: Aspartik asik,asparajin,glutamik asit,glutamin. 5. İçinde bazik gruplar taşıyan yan zincirliler: Arjinin,lizin,histidin. 6. İçinde aromatik halkalar taşıyanlar: fenilalanin,tirozin,triptofan. 7. İmino asitler: Prolin.
Aminoasit reaksiyonları 1 Tıbbi Biyokimya 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Sevil Kurban Amino asitlerin karboksil grupları ile verdikleri tepkimeler Amino asitlerin amino grupları ile verdikleri tepkimeler Amino asitlerin amino ve karboksil gruplarının birlikte verdikleri tepkimeler Amino asitlerin R grupları ile verdikleri tepkimeler (renk tepkimeleri) Amino asitlerin tüm gruplarının katılımı ile verdikleri tepkime Karboksil grupları ile verdikleri tepkimeler: peptit oluşturma, amid oluşturma, ester oluşturma, tuz oluşturma. Amino asitlerin karboksil grubundan karbondioksit çıkmasıyla biyojen aminler oluşur. Amino asitlerin amino grupları ile verdikleri tepkimeler: Asitamid (peptit) oluşumu Metillenme ile betainlerin oluşumu Sanger ve edman tepkimesi Van Slyke reaksiyonu Sörensen titrasyonu Aldehitlerle Schiff bazı oluşması Deaminasyon ile -keto asitlerin oluşması Amino asitlerin amino ve karboksil gruplarının birlikte verdikleri tepkime: Ninhidrin tepkimesi. Amino asitlerin R grupları ile verdikleri tepkimeler: Ksantoprotein tepkimesi, millon tepkimesi, pauly tepkimesi
Petid bağı ve proteinlerin yapısı 2 Tıbbi Biyokimya 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Sevil Kurban Birincil yapı: bir proteindeki amino asitlerin dizilişidir. İkincil yapı: hidrojen bağları ile kararlı kılınan, genellikle düzenli tekrarlanan yerel yapılardır. Bunların en yaygın örnekleri alfa sarmalı (alpha helix) ve beta yaprağıdır (beta sheet). Bir proteinin içinde farklı ikincil yapılara sahip pek çok bölge olabilir. Üçüncül yapı: tek bir proteinin tamamının şekli, ikincil yapı-ların birbirleriyle olan uzaysal ilişkisi. Üçüncül yapı genelde en yaygın olarak bir hidrofobik çekirdeğin oluşmasıyla olur ama tuz köprüleri, hidrojen bağları, disülfit bağları ve hatta translasyon sonrası değişimler (post-translational modifica-tions) de olur. Dördüncül yapı: Birden fazla protein molekülünün birbiriye etkileşmesiyle oluşan yapıdır. Kısmi çift bağ karakterindedir (tek bağ ile çizilmesine karşın) proteinlerin birincil yapısını oluşturan ve özel bir bağ olan peptid bağı kendi başına 2 rezonans yapının bir hibrididir (biri çift bağ). C-N atomları arasındaki mesafe normalde görülen tek bağ mesafesinden daha kısadır. Primer yapıda birbirine yakın (genellikle) olan AAlerin, molekül içindeki düzenli ya da düzensiz ilişkileri sonucunda sekonder yapı oluşur. en çok alfa heliks ve beta kırmalı tabaka görürülür. sekonder yapı hidrojen bağları ile stabilize edilir. “Tersiyer” yapı hem bölgelerin katlanmasını hem de bölgelerin polipeptid içindeki son düzenini ifade eder. Hidrofobik yan zincirler iç kısımda gömülü iken hidrofilik yan zincirler dış kısımdadır. Bölgeler polipeptidlerin temel fonksiyonel ve üç boyutlu yapısal birimleridir. Bölgelerin çekirdeği süpersekonder yapısal elemanların bir kombinasyonundan mg. Her bölge polipeptid zincirindeki diğer bölgelerden göreceli (aslında bağlı) yapısal olarak bağımsız küçük bir protein özelliğine sahip olabilir—domen. Primer, sekonder ve tersiyer yapıları bulunan polipeptid zincirlerini (birden fazla) n non-kovalent bağlarla bir arada tutulmas ile kuarterner yapı oluşur.
Yapısal proteinler 2 Tıbbi Biyokimya 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Sevil Kurban vücudumuzda yapısal olarak en çok bulunan protein kollajendir. Önemli önemli yapısal proteinlerimizden olan kollajenin ve elastinin yapı ve fonksiyonu ile albumin başta olmak üzere önemli plazma proteinlerinin yapı ve fonksiyonu hakkında bilgi verilecektir.
Hemoglobin ve miyoglobinin yapısı 2 Tıbbi Biyokimya 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 10 Prof. Dr. Sevil Kurban hemoglabin ikisi idantik dört monomerden oluşmuş akciğerlerden dokulara oksijen taşıma fonksiyonu olan bir proteindir. Miyoglobin hemoglobinden aldığı oksijeni dokulara taşır. Tek monomerden oluşmuş bir proteindir. Bu derste hemoglobinin ve miyoglobinin yapısı ve akciğerlerde oksijen bağlayıp dokuda bırakabilmesinin ve fetal eritrositlerin erişkin eritrositlerinden oksijeni alıp fötal dokuya taşımasının mekanızması tartışılacaktır. hemoglobinin oksijen taşımasını etkileyen faktörler konuşulacaktır.
Lipitlere giriş ve yağ asitleri 2 Tıbbi Biyokimya 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 11 Prof. Dr. Sevil Kurban Organizmanın en önemli enerji kaynağını ve bu enerjinin başlıca depolanma şeklini oluştururlar. Enerji depolama, hücre membranında bulunma gibi yapısal fonksiyonları yanında vücutta pek çok önemli fonksiyonları vardır. Lipidlerin genel özellikleri, sınıflamasıi yağ asitlerinin yapı, isimlendirme ve sınıflaması HAKKINDA BİLGİ VERİLECEKTİR.
Triacilgliserol, glikolipid ve fosfolipidler 2 Tıbbi Biyokimya 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 12 Prof. Dr. Sevil Kurban Triacilgliseroller lipitlerin depo şeklidir, hücrelerin sitozolünde yağ damlacıkları halinde bulunurlar.Gliserolün üç yağ asidi ile esterleşmesi ile meydana gelmişlerdir. Gliserofosfolipitler ise gliserolün bir ve ikinci hidroksil grubuna uzun zincirli iki yağ asidi üçüncü hidroksil grubuna ise kolin, etanolamin, gibi pozitif yüklü bir alkol veya gliserol, inozitol, serin gibi yüksüz bir grubun fosfodiester bağı ile bağlanmasından oluşmuşlardır.Gliserofosfolipitlerin hücre membranının yapısında yer alma, akciğer surfaktanının yapısına katılma, hücre içi ikincil haberci olma gibi değişik fonksiyonları vardır.
Biyolojik membranlar ve transport sistemleri 2 Tıbbi Biyokimya 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 13 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Hücre ve organellerin fonksiyonlarının, temel yapılarının tanımlanması, ve bunlar arasındaki ilişkinin anlaşılması
Sterol, terpen ve kolesterol 2 Tıbbi Biyokimya 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 14 Prof. Dr. Sevil Kurban Terpenler ve sterol türevleri (kolesterol, safra asitleri, D vitamini ve steroid hormonları) bu grubu oluştururlar 5 C ve 2 çift bağ içeriren izopren birimlerinin ardarda dizilimiyle oluşmuşlardır. Sterol türevlerinde yapılarındaki izopren türevleri ileri derecede halkalaşmıştır. kolesterol 3 adet 6 C’lu fenontren halkası ile 5 C’lu siklopentan halkası, Steran halka (siklopentanoperhidrofenantren halka) dan oluşmuş 27 karbonlu bir alkoldur.
Tıbbi Biyokimya Laboratuvar Pratiği 1/2 4 Tıbbi Biyokimya 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 51 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu Karbonhidratlar
Tıbbi Biyokimya Laboratuvar Pratiği 2/2 4 Tıbbi Biyokimya 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 52 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu Proteinler
Genetik Kod ve Protein Sentezi 2 Tıbbi Biyoloji 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Hatice Gül Dursun Proteinlerin birincil yapılarının DNA molekülündeki yapısal genlerin (dolayısıyla mRNA’ların) nükleotid dizileri tarafından tayin edilmesi ile ilgili şifreye Genetik Kod denir. mRNA'daki mesaj üçerli nükleotidler halinde okunur. Bu üçerli nükleotidlere Kodon denir ve her bir kodon bir aminoasidi tanımlar. Her aminoasidi tanımlayan birden fazla kodon bulunur. Genetik kod ile ilgili özelliklerin bazı istisnalar hariç evrensel olduğu kabul edilir. Translasyonun başlıca bileşenleri mRNA, tRNA'lar, rRNA'lar/Ribozom, Aminoaçil tRNA Sntetaz enzimleri, Yardımcı proteinler ve GTP'dir.
Translasyon sonrası modifikasyonlar 2 Tıbbi Biyoloji 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Hatice Gül Dursun Sitozolik proteinler, nüklear proteinler, mitokondriyal ve peroksizomal proteinler sitozoldeki serbest ribozomlarda sentezlenirler ve sentezleri tamamlandıktan sonra N-uçlarındaki sinyal diziler sayesinde görev alacakları bölgeye ya da organele yönlendirilirler. Retiküloendotelyal sistem proteinleri ile salgı proteinleri ise yine N-uçlarındaki sinyal dizi sayesinde ER'e bağlı ribozomlarda sentezlenirler. Bu proteinlerin bir yandan sentezleri devam ederken diğer yandan da ER lümenine alınmaları gerçekleşir. ER'e geçen proteinler ER lümeninde çeşitli işlemlerden geçerler ve eğer ER'de görev yapan proteinler değillerse sonraki rotalarına vezikül aracılı taşınmayla iletilirler. Proteinlerin olgunlaşma sürecinde yaşadıkları olaylar: 1.Glikozilasyon, 2.disülfit bağlarının oluşması, 3.katlanma, 4.Aminoasit modifikasyonları, 5.Açilasyon ve 6.Proteolitik kesimler
Gen ifadesinin düzenlenmesi 2 Tıbbi Biyoloji 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Hatice Gül Dursun Organizmaların sahip olduğu genetik bilginin hangi kısmının, ne zaman/hangi hücrede ve ne kadar eksprese edileceği gen ifadesi kontrol mekanizmalarının denetimindedir. Transkripsiyon faktörlerinin nukleusa alımından/transkripsiyonun başlangıç aşamasından proteinlerin yıkımına kadar ekspresyonun her aşamasında devreye giren bir denetleme mekanizması vardır. Transkripsiyonel aşama, hakkında en çok bilgimizin olduğu ve daha çok denetimin gerçekleştiği aşamadır. Bu aşamada DNA üzerindeki düzenleyici diziler ve bu dizilere spesifik olarak tanıyıp bağlanan proteinler denetim mekanizmasının esasını oluşturur. Derste bu proteinler ve diziler tanımlanmakta, diğer ekspresyon aşamalarındaki denetim sistemleri anlatılmaktadır.
Hücre Döngüsü ve Kontrolü 2 Tıbbi Biyoloji 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Hatice Gül Dursun Hücre döngüsü 4 ana evreden oluşur: G1, S,G2 ve M. Döngünün başlıca olaylarının gerçekleşmesi ve tek yönlü ilerlemesi hücre içi protein fosforilasyonları ve protein yıkımları ile sağlanır. Döngünün bileşenleri Protein Kinazlar, Ubikuitin Ligazlar, fosfatazlar ve kontrol noktalarıdır. Asıl denetleyici anahtar molekül CDK'lardır. CDK etkinliğindeki artış-azalışlar, hücre içi proteinlerin fosforilasyonunda döngüsel değişikliklere yol açmakta ve bu değişiklikler de döngünün belli başlı olaylarını başlatmakta ve sürmesini sağlamaktadır. Döngünün bir olayı tamamlanmadan sonraki olayın başlamaması kontrol noktaları tarafından sağlanır. Döngünün önemli proteinlerinden biri olan Retinoblastoma (Rb) proteini G1 evresinde fren vazifesi görür. Diğer önemli protein p53 DNA hasarı varlığında döngünün ilerlemesini engeller.
Mitoz, Mayoz 2 Tıbbi Biyoloji 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Hatice Gül Dursun Mitoz bölünme hücre siklusunun M evresinde gerçekleşir. Detayları organizmalar arasında değişmekle birlikte kardeş kromatidlerin güvenilir şekilde ayrılmalarını sağlayan temel süreç tüm ökaryotlarda korunmuştur. Mitoz 5 evrede gerçekleşir: 1. Profaz, 2. Metafaz, a) Prometafaz, b) Metafaz, 3. Anafaz, 4.Telofaz, 5.Sitokinez. Bu süreçte meydana gelen temel olaylar: Kromozom yoğunlaşması, Mitotik iğ oluşumu, Kromozomların iğ ipliklerine tutunması,Kardeş kromatidlerin ayrılması ve zıt kutuplara hareketi, Yavru nukleusların oluşumu Mayoz bölünme Kromozom sayısını yarıya indirerek haploid yavru hücrelerin oluşumuyla sonlanan özelleşmiş bir tür hücre bölünmesidir. Çok hücreli bitki ve hayvanlarda sadece üreme hücreleriyle sınırlıdır. Evreleri: Mayoz I) Profaz I (Leptoten, Zigoten, Pakiten Diploten, Diyakinez) , Metafaz I, Anafaz I, Telofaz I; Mayoz II) Profaz II, Metafaz II, Anafaz II ve Telofaz II
Kanserin moleküler temelleri 2 Tıbbi Biyoloji 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Hatice Gül Dursun Kanser genellikle hücrelerin büyüme ve çoğalmasını kontrol eden mekanizmalardaki bozukluklar sonucu ortaya çıkan, sürekli ve kontrolsüz hücre çoğalması ile karakterize genetik bir grup hastalıktır. Kanser hücrelerinin karakteristik özellikleri :1. Hücre çoğalmasını düzenleyen iç-dış sinyallere duyarsızlık, 2. Apoptozdan kaçış, 3. Sınırsız büyüme potansiyeli ve ölümsüzlük, 4Genetik olarak kararsızlık, 5. Anjiyogenez yapabilme, 6. İnvazyon ve Metastaz yapabilme, 7. İmmün sistemden kaçış, 8. Kanserleşmeyi destekleyen enflamasyon, 9. Enerji metabolizmasını değiştirme başlıkları altında toplamak mümkündür. Mutasyonları ile kanser gelişiminde rol oynayan 3 gen sınıfı vardır: 1. Proto-onkogenler (örn:Ras), 2. Tümor-supressör genler (örn:Rb), 3. Koruyucu genler (örn:MSH)
Apoptoz 2 Tıbbi Biyoloji 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Ercan Kurar Hücre yaşlanmasın moleküler mekanizmalar ile apoptoz, nekroz ve otofaji moleküler yolakları ve fizyopatolojisi hakkında bilgi sunmak.
Rekombinant DNA teknolojisi 2 Tıbbi Biyoloji 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Ercan Kurar Moleküler biyoloji ve genetik çalışmalarda kullanılan DNA ve RNA izolasyonu, jel elekroforez, vektörler, PZR, RT-PZR DNA dizi analizi vb. yöntemler ve kullanım alanları hakkında bilgi kazandırılmaktadır.
Güncel Biyomedikal Yöntemler 2 Tıbbi Biyoloji 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Ercan Kurar Güncel Biyomedikal Yöntemler
Nükleer Transfer, Transgenez - Genetik Modifikasyonlar ve Kullanım Alanları 2 Tıbbi Biyoloji 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 10 Prof. Dr. Ercan Kurar Nükleer transfer, transgenezis, gen transferi genome editing yöntemleri ve kullanım alanları hakkında genel bilgi verilmektedir.
Kök Hücre Biyolojisi 1 Tıbbi Biyoloji 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 11 Prof. Dr. Ercan Kurar Kök hücre çeşitleri, kök hücre biyolojisi ve kullanım alanları hakkında genel bilgi sunulmaktadır.
Epigenetik 1 Tıbbi Biyoloji 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 12 Prof. Dr. Ercan Kurar Epigentik mekanizmlar ve fizyopatolojik süreçlerde etkisi hakkında degerlendirme yapılmaktadır.
Tıbbi Biyoloji Laboratuvar Pratiği 1/5 2 Tıbbi Biyoloji 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Pratik) 51 Prof. Dr. Hatice Gül Dursun Kan Hücreleri
Tıbbi Biyoloji Laboratuvar Pratiği 2/5 2 Tıbbi Biyoloji 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Pratik) 52 Prof. Dr. Hatice Gül Dursun Mitoz Bölünme
Tıbbi Biyoloji Laboratuvar Pratiği 3/5 2 Tıbbi Biyoloji 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Pratik) 53 Prof. Dr. Hatice Gül Dursun DNA İzolasyonu
Tıbbi Biyoloji Laboratuvar Pratiği 4/5 2 Tıbbi Biyoloji 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Pratik) 54 Prof. Dr. Hatice Gül Dursun DNA Analizi
Tıbbi Biyoloji Laboratuvar Pratiği 5/5 2 Tıbbi Biyoloji 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Pratik) 55 Prof. Dr. Hatice Gül Dursun Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PCR)
Moleküler Biyoloji Yöntemleri 2 Tıbbi Biyoloji 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyoloji (TBYL) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Ercan Kurar Rekombinant DNA teknolojisi ile rekombinant proteinleri üretimi, moleküler tanı, adli tıpta DNA analizleri, nükleik asit aşıları, gen tedavisi, vb. konular ve kullanım alanları hakkında bilgi kazandırılmaktadır.
Sağlıklılık Durumu (Sağlık Okuryazarlığı) 1 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Yasemin Durduran Sağlıklılık Durumu (Sağlık Okuryazarlığı)
Eleştirel Düşünme 2 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) Preklinik (Teorik) 51 Öğr. Üyeleri Tıp Eğitimi ve Bilişimi Eleştirel Düşünme
Mesleki Beceri Eğitimi 1/1 4 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) Mesleki Beceri 101 Öğr. Üyeleri Tıp Eğitimi ve Bilişimi Girişimsel ve Girişimsel Olmayan Uygulamalar
Ayrı günlerde üç oturumdan oluşsan PDÖ senaryosu 4 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) PDÖ Oturumu 151 Öğr. Üyeleri MTF Eğitim Koordinatörlüğü Ayrı günlerde üç oturumdan oluşsan PDÖ senaryosu
Aydınlatılmış Onam 2 Tıp Tarihi ve Etik 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Berrin Okka Aydınlatılmış onam hastanın kendisine uygulanacak tanı ve tedavi yöntemlerinin kapsamını, yararlarını, risklerini varsa seçeneklerini bilerek bir uygulamayı kabul etmesidir.
Afet triyajında etik ilkeler 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Berrin Okka Afet koşullarında sınırlı kaynakların kullanımı ve toplumu doğru yönlendirmek önemli bir konudur.
Tıp tarihi, Tarih öncesi Tıp ve Mezopotamya Tıbbı 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. Berrin Okka Tıp tarihine ilişkin bilgilerin ortaya konması çalışmalarını ilk insana kadar uzanan bir sürecin bulgularını değerlendirerek yapmak gerekir. Mezopotamya’da tıp büyüsel tıp anlayışı şeklindedir.
Antik Mısır, Hint ve Çin Tıbbı 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 4 Doç. Dr. Berrin Okka Mısır tıbbında mumyalama tekniği gelişmiştir ve papirüsler Mısır tıbbı için önemli birer kaynaktır. Hint tıbbında hastalıkların nedenleri hakkında sihirsel bir yaklaşım vardır. Çin tıbbında kullanılan en yaygın tanı biçimi nabız muayenesidir.
Antik Yunan Tıbbı ve Hipokratik Tıp 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 5 Doç. Dr. Berrin Okka Yunanlıların hastalık nedeni ve iyileştiricisi olarak kabul ettikleri birçok tanrısı vardı. Eski Yunan tıp okulları Kos ve Knidos’ da bulunmaktadır. Kos ekolünün tıptaki yaklaşımı Hipokrat’ın eserleri ile günümüze kadar gelmiştir.
Türk Tıbbı (İslam öncesi ve Sonrası) 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 6 Doç. Dr. Berrin Okka Türklerde tedaviyle uğraşan şamanlardan başka otacı ya da emçi adı verilen ilaçla tedavi yapan hekimler vardır. Uygurların hastalık ve ilaç bilgilerinin gelişmiş olduğu kabul edilmektedir.
Ortaçağ İslam Dünyasında Tıp ve Ünlü Hekimler 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 7 Doç. Dr. Berrin Okka İslam tıbbında bilimsel hareket Tercüme Dönemi ile başlayıp Telif Dönemi için iyi bir ortam oluşturmuştur. Telif döneminin ünlü hekimleri İbni Sina (980-1037) başta olmak üzere Biruni, Ebubekir Razi ,Zehravi ve Ali bin Abbas’tır.
Rönesans'ta tıp 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 8 Doç. Dr. Berrin Okka Salgın hastalıkların görüldüğü Ortaçağ Avrupa’sında manastırların hastalar için tek umut kaynağı olduğu söylenebilir.1244 yılında Salerno Tıp Okulu Avrupa’da tanınan ilk tıp okulu olmuştur. Rönesans’la başlayan süreçte sanat alanındaki çalışmalar özellikle anatomi alanında ilerlemelere neden olmuştur.
17.,18.,ve 19. Yüzyılda Tıp 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 9 Doç. Dr. Berrin Okka 17. yüzyılın buluşlarının başında kan dolaşımının bulunması gelmektedir. İbn al-Nefis 13. yüzyılda akciğer dolaşımını tarif etmişti. William Harvey kan dolaşımını tıp tarihine yerleştiren isim olmuştur. Anton van Leeuwenhoek mikroskopu geliştirmiştir.18. yüzyıl tıbbında Aydınlanma Felsefesi etkisi ile sosyal koşullar da mental hastalıkların nedenleri arasında görülmeye başlandı.19. yüzyılda (1819 yılında) Hyacinthe Laennec’ın stetoskopu bulmuştur. Pasteur kuduz aşısını başarılı bir şekilde denemiştir.
Tıbbi Araştırma Etiği 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Berrin Okka Araştırma etiği, bilimsel araştırma sürecinde ortaya çıkabilecek değer sorunlarının çözümünde önemlidir. Helsinki Deklerasyonu’nda konuya yer verilmiştir.
Toplumsal cinsiyet eşitlliği 1 Üniversite Hayatına Giriş ve Toplumsal Sorumluluk 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 1 Dr. Öğr. Üy. Nur Demirbaş Bir üniversite öğrencisi ve geleceğin hekimi olarak toplumsal cinsiyet kavramını bilmek önemlidir.Toplumsal cinsiyet rollerindeki dengelerin değişmesi, eşitsizliğin artması sağlık hizmetine ulaşılmasını da etkiliyebilmektedir.Hekimlerde cinsiyet farkındalığının oluşması ve sağlıkta cinsiyet eşitsizliğinin önüne geçilmesi önemlidir.
Hekim ve toplum 1 Üniversite Hayatına Giriş ve Toplumsal Sorumluluk 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 2 Dr. Öğr. Üy. Hatice Küçükceran x
Aile ve önemi, Aile içi iletişim 2 Üniversite Hayatına Giriş ve Toplumsal Sorumluluk 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Fatma Gökşin Cihan Aile; kan bağlılığı, evlilik ve diğer yasal yollardan, aralarında akrabalık ilişkisi bulunan ve çoğunlukla aynı evde yaşayan bireylerden oluşan; bireylerin psikolojik, cinsel, sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarının karşılandığı, topluma uyum ve katılımların sağlandığı ve düzenlendiği temel bir birimdir.Aile içi iletişim; aile üyelerinin birbirlerine sözel ve sözel olmayan davranışları ile verdikleri tepkileri, mesajları kapsar. Etkili iletişim sadece kendini ifade etmekten değil, aynı zamanda söylenenleri de dinleyebilmekten geçer. Anne-baba adayları, önce kendi içlerinde barışık, huzurlu birer birey ve sağlıklı birer özdeşim modeli olmalıdırlar.
Evlilik ve evliliğe sağlıklı başlangıç 2 Üniversite Hayatına Giriş ve Toplumsal Sorumluluk 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 4 Dr. Öğr. Üy. Hatice Küçükceran x
Aile ve önemi, Aile içi iletişim 100 Üniversite Hayatına Giriş ve Toplumsal Sorumluluk 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. Hatice Küçükceran Aile; kan bağlılığı, evlilik ve diğer yasal yollardan, aralarında akrabalık ilişkisi bulunan ve çoğunlukla aynı evde yaşayan bireylerden oluşan; bireylerin psikolojik, cinsel, sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarının karşılandığı, topluma uyum ve katılımların sağlandığı ve düzenlendiği temel bir birimdir.Aile içi iletişim; aile üyelerinin birbirlerine sözel ve sözel olmayan davranışları ile verdikleri tepkileri, mesajları kapsar. Etkili iletişim sadece kendini ifade etmekten değil, aynı zamanda söylenenleri de dinleyebilmekten geçer. Anne-baba adayları, önce kendi içlerinde barışık, huzurlu birer birey ve sağlıklı birer özdeşim modeli olmalıdırlar.
Toplumsal cinsiyet eşitlliği 100 Üniversite Hayatına Giriş ve Toplumsal Sorumluluk 1-2 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. Nur Demirbaş Bir üniversite öğrencisi ve geleceğin hekimi olarak toplumsal cinsiyet kavramını bilmek önemlidir.Toplumsal cinsiyet rollerindeki dengelerin değişmesi, eşitsizliğin artması sağlık hizmetine ulaşılmasını da etkiliyebilmektedir.Hekimlerde cinsiyet farkındalığının oluşması ve sağlıkta cinsiyet eşitsizliğinin önüne geçilmesi önemlidir.
Kemikler hakkında genel bilgi 2 Anatomi 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. İsmihan İlknur Uysal İnsan vücudunda bulunan kemikleri yapısal özelliklerine göre uzun, kısa, yassı, düzensiz, havalı kemikler şeklinde sınıflandırılır. Kemiklerin üzerinde delikler, oluklar, çukurluklar, kabarıklıklar, tümsekler ve çıkıntılar vardır. Tüm bu yapıların latince karşılıkları verilir. Kemiklerin fonksiyonları ile ilgili açıklamalar yapılır.
Ossa Membri Superioris I 2 Anatomi 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Ossa membri süperioris’u oluşturan Os scapula, Os clavicula, Os brachium, Ossa antebrachii, Ossa manus kemikleridir. Bunlardan Os scapula, Os clavicula Cingulum pectorale olarak isimlendirilir ve omuz kavşağını oluşturarak serbest kısım kemikleri olan Os brachium, Ossa antebrachii, Ossa manus kemiklerini gövdeye bağlarlar. Dolayısıyla bu kemik yapılar kasların tutunması için, eklem hareketleri için vazgeçilmez yapılardır. Ders boyunca bahsigeçen kemiklerin anatomik yerleşimleri, üzerlerinde yer alana anatomik yapılar, etraftaki önemli damar sinir yapıları aktarılacak olup bazı klinik durumlarla örnekler üzerinden açıklamalar yapılacaktır.
Ossa Membri Superioris II 2 Anatomi 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Ossa Membri Superioris II
Ossa Membri Superioris III 2 Anatomi 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Ossa Membri Superioris III
Thorax ve columna vertebralis I 2 Anatomi 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 5 Doç. Dr. Anıl Didem Aydın Kabakçı Hareket sisteminin pasif unsurunu iskelet sistemi oluşturmaktadır. İskelet sistemi ise appendiküler ve aksiyel olmak üzere 2 grup altında incelenir. Omurgayı ve göğüs kafesini oluşturan kemikler aksiyel iskelet sisteminin unsurlarıdır.
Thorax ve columna vertebralis II 2 Anatomi 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 6 Doç. Dr. Anıl Didem Aydın Kabakçı Hareket sisteminin pasif unsurunu iskelet sistemi oluşturmaktadır. İskelet sistemi ise appendiküler ve aksiyel olmak üzere 2 grup altında incelenir. Omurgayı ve göğüs kafesini oluşturan kemikler aksiyel iskelet sisteminin unsurlarıdır.
Ossa membri inferioris I 2 Anatomi 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. İsmihan İlknur Uysal Alt ekstremite os coxae, os femoris, os patella , os tibia, os fibula ve ossa pedis (os talus, os calcaneus, os naviculare, ossa cuneiforme, os cuboideum, ossa metatarsii, ossa digitorum)'den oluşturur. Os coxae pelvis yapısına katılırken os femoris uylukta, os patella diz ekleminin önünde yer alır. Her bir kemik üzerinde o kemiğe özgü damar ve sinirlerin geçtiği oluk ve delikler ile kasların ve bağların tutunduğu çıkıntı, tümsek, çukur gibi oluşumların yerleşimi ve latince isimlerini içerir. Klinik ilişkiler ile ilgili genel bilgiler verilir.
Ossa membri inferioris II 2 Anatomi 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. İsmihan İlknur Uysal Os tibia ve os fibula bacakta, ossa pedis ayak iskeletinde bulunur. Her bir kemik üzerinde o kemiğe özgü damar ve sinirlerin geçtiği oluk ve delikler ile kasların ve bağların tutunduğu çıkıntı, tümsek, çukur gibi oluşumların yerleşimi ve latince isimlerini içerir. Klinik ilişkiler ile ilgili genel bilgiler verilir.
Alt Ekstremite Kemikleri 2 Anatomi 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. İsmihan İlknur Uysal Alt Ekstremite Kemikleri
Anatomi Laboratuvar Pratiği 1/6 4 Anatomi 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Pratik) 51 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Ossa Membri Superioris I
Anatomi Laboratuvar Pratiği 2/6 4 Anatomi 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Pratik) 52 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Ossa Membri Superioris II
Anatomi Laboratuvar Pratiği 3/6 4 Anatomi 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Pratik) 53 Doç. Dr. Anıl Didem Aydın Kabakçı Thoraks Kolumna Vertebralis
Anatomi Laboratuvar Pratiği 4/6 4 Anatomi 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Pratik) 54 Prof. Dr. İsmihan İlknur Uysal Ossa Membri Inferioris I
Anatomi Laboratuvar Pratiği 5/6 4 Anatomi 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Pratik) 55 Prof. Dr. İsmihan İlknur Uysal Ossa Membri Inferioris II
Anatomi Laboratuvar Pratiği 6/6 4 Anatomi 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Pratik) 56 Prof. Dr. İsmihan İlknur Uysal Alt Ekstremite Kemikleri
Bilimsel Yöntem, Biyofizik nedir? Biyofiziğin Önemi, Fizik-Biyoloji İlişkisi 1 Biyofizik 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında bilimin problemlere nasıl yaklaştığı, biyofizik disiplinine gereksinimin nasıl oluştuğu, tarihçesi gibi giriş konularından bahsedilmektedir.
Ölçme nedir? Birim, uzunluk, büyüklük kavramları, Sistem Kavramı, Temel Taşınım Yasaları 1 Biyofizik 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında ölçme ve birim sistemlerinden bahsedilmekte, tıp ve biyolojik bilimlerin en temelinde geçerli olan sistem teorisi ve evrensel taşınım yasaları anlatılmaktadır.
Temel Biyomekanik 1 Biyofizik 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında üniversite öncesi eğitimden gelen temel mekanik ve dinamik kavramları tekrar edilmekte, insan vücudu üzerinde biyomekaniğe giriş yapılarak, denge, stabilite gibi kavramlardan bahsedilmektedir.
Temel Esneklik, Biyomateryallerin Özellikleri 1 Biyofizik 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında herhangi bir malzemenin uzayda rijit öteleme ve dönmesinin olmadığı durumlarda şekil değişikliklerinin nasıl gerçekleştiğine ilişkin altta yatan fizik kanunları ve prensipleri anlatılmaktadır. Bu ders malzeme bilimine giriş niteliği taşımanın yanında biyolojik materyallerin davranışının temel düzeyde anlaşılması açısından büyük önem taşımaktadır.
Akışkanlar I: Hidrostatik, Hidrodinamik; süreklilik ve Bernoulli ilkeleri 2 Biyofizik 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında özellikle solunum ve dolaşım sisteminde gerçekleşen tüm olayların altındaki durağan koşullara ilişkin prensipler detaylı olarak anlatılmaktadır.
Akışkanlar II: Hidrodinamik; içsürtünmeli akışkanlar, Poiseuille ve Laplace yasaları 2 Biyofizik 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında özellikle solunum ve dolaşım sisteminde gerçekleşen tüm olayların altındaki hareketli koşullara ilişkin prensipler ve sıvı iç sürtünmesi, akış direnci, laminer ve kaotik akış gibi kavramlar detaylı olarak anlatılmaktadır.
Elektrik I: Temel Kavramlar, Temel Biyoelektrik Kavramlar 2 Biyofizik 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında üniversite öncesi temel elektrik prensipleri tekrarlanmakta, biyoelektrisite ve elektrofizyoloji kavramlarına çok temel düzeyde giriş yapılmaktadır.
Elektrik II: Biyolojik Potansiyeller, Einthoven üçgen modeli, Temel Biyomanyetik Kavramlar 2 Biyofizik 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında biyolojik hacim iletkeni üzerinde akım özellikleri, dipol kavramı gibi elektrofizyolojiye temel oluşturan unsurlar anlatılmaktadır. Ek olarak manyetizma ile ilgili kavramlar da temel düzeyde tekrarlanmaktadır.
Biyoelektrik ölçü ve gözlem yöntemleri/araçları 2 Biyofizik 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında tıpta ve diğer her tür biyomedikal disiplinde karşılaşılabilecek olan yöntemler, altta yatan fizik kanunları, ölçü ve gözlem araçları temel olarak anlatılmaktadır.
Moleküler Biyofiziğin Temel Kavramları 2 Biyofizik 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 10 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında biyomoleküler düzeyde kuvvetler, bu kuvvetlerin etkileşimi, modellemesi gibi fizyolojik moleküler süreçlerin anlaşılmasından ilaç tasarımına kadar pek çok konuya temel teşkil eden biyofizik kavramları anlatılmakta/tanıtılmaktadır.
Kimlik ve Kişilik Gelişimi 1-3 I 2 Kimlik ve Kişilik Gelişimi 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Faik Özdengül Sinir sistemi yüksek fonksiyonları olarak ta adlandırılan daha çok kortikolimbik alanlarla ilgili Algı, Düşünce, İrade, Dikkat ve konsantrasyon, Duygulanım, davranış, dürtü, zeka, bilinç, konuşma, hafıza ve içgörü bu ders bağlamında ayrıntılarıyla tartışılmaktadır.
Kimlik ve Kişilik Gelişimi 1-3 II 2 Kimlik ve Kişilik Gelişimi 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Faik Özdengül Kişilik, bireyin belli uyaranlara karşı uyum sağlamak için geliştirdiği düzenli ve sürekli davranış örüntüleridir. Mizaç doğuştan getirilen özellikler olmakla birlikte bunun üstüne ilave edilen değişime dirençli davranış kalıplarına da karakter denilir. Kimlikse kişinin kendini nasıl idrak ettiğini ifade eder ve onu başkalarından ayırır. Kişilikler kategorize edilerek Şizoid, paranoid, şizotipal,narsisistik, borderline vb gibi sınıflamalara ayrılabilir.
Kolorimetri 2 Tıbbi Biyokimya 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Biyokimyanın temel ölçüm yöntemi olan kolorimetrik ve spektrofotometrik yöntemler hakkında bilgi. Kolorimetri ve spektrofotmetri ile ilgili tanımlar, kolorimetri ve spektrofotmetri yönteminin prensibi ve bölümleri, bazı biyolojik markırların kolorimetrik tayinlerinin incelenmesi
Enzimlerin yapısı ve sınıflaması 2 Tıbbi Biyokimya 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 2 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Enzimler protein, ribozim ve abzim yapıda olabilirler. Sınıflamasında enzim reaksiyonlarına göre ana ve alt sınıflama anlatılır.
Enzim Kinetiği 2 Tıbbi Biyokimya 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 3 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Enzim hızının ifadesinde IU ve katal ünite kavramları anlatılır. Enzim kinetiğine etkili pH, ısı, sıvı ortam, enzim miktarı, aktivatörler vb etkileşimi anlatılır. Enzim hızının ifadesinde substrat vmaksimum Km değerleri ve önemi anlatılır.
Enzim İnhibisyonu 2 Tıbbi Biyokimya 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 4 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Enzim inhibisyonunda reversible ve irreversible tipleri ve alt tipleri ile allosterik düzenlenmeler anlatılır
Yağda çözünen vitaminler 2 Tıbbi Biyokimya 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Sevil Kurban yağda çözünen vitaminler vücutta depolandıklarından eksiklikleri geç ortaya çıkar. Vitamin A Yapısı: A vitamini, retinoidler olarak adlandırılan bir grup maddedir. A vitamini yetersizliği gece körlüğü ve kseroftalmi yapar; D vitamininin genel adı “Kalsiferoller”dir. D vitamininin başlıca etkisi kan Ca ve P seviyesini artırmaktadır. Kemikleşmede rol alır. D vitamini yetersizliği küçük çocuklarda raşitizme ve erişkinlerde osteomalasiye yol açar; E vitamini kimyasal yapı olarak tokoferollerdir. E vitamini yetersizliğinde nörolojik bozukluklar ve yenidoğanın anemisi görülebilir; K vitamini pıhtılaşma faktörlerinin aktifleşmesinde rol alır. K vitamini yetersizliği, ki bu da erişkinlerde çok enderdir, yenidoğanda kanamalara yol açar.
Suda çözünen vitaminler 2 Tıbbi Biyokimya 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Sevil Kurban Vitaminler, çeşitli biyokimyasal işlevler için küçük miktarlarda varlığı gereken ve genel olarak vücut tarafından sentez edilmediği için diyetle alınması zorunlu olan organik maddelerdir. Suda çözünenler vitaminler C vitamini ve B grubu vitaminleridir. B grubu vitaminleri: 1. Tiamin (B1 vit.) 2. Riboflavin (B2 vit.) 3. Niyasin (Nikotinik asit) 4. Pantotenik asit (B5 vit.) 5. Piridoksin (B6 vit.) 6. Biotin 7. Kobalamin (B12 vit) 8. Folik asit B grubu vitaminlerinin hepsi koenzim olarak rol oynarlar. Suda çözündüklerinden dolayı vücuda alınan ihtiyaçtan fazlası idrar ile atılır ve toksisiteleri görülmez. Aynı sebepten dolayı B12 vitamini dışında vucutta depolanmazlar ve düzenli şekilde alınmaları zorunludur. Diyette bulunmadığı zaman, özgül metabolik bozukluklara neden olabilirler
Koenzimler 2 Tıbbi Biyokimya 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Koenzimler
Tıbbi Biyokimya Laboratuvar Pratiği 1/2 4 Tıbbi Biyokimya 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Pratik) 51 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Kolorimetri
Tıbbi Biyokimya Laboratuvar Pratiği 2/2 4 Tıbbi Biyokimya 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Pratik) 52 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Enzimle Hidroliz ve Enzim Kinetiği
Genetiğe Giriş 1 Tıbbi Genetik 1-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Mahmut Selman Yıldırım Genetiğe Giriş
Mendel kalıtımının insandaki açılımı 1 Tıbbi Genetik 1-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 2 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Mendel kalıtımının insandaki açılımı
Otozomal Dominant Kalıtım 2 Tıbbi Genetik 1-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 3 Dr. Öğr. Üy. Emine Göktaş Otozomal dominant tek gen hastalıklarının özellikleri, pedigri analizi, bu kalıtım kalıbından sapan durumlarım mekanizması dersin kapsamındadır.
Otozomal Resesif Kalıtım 1 Tıbbi Genetik 1-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 4 Dr. Öğr. Üy. Emine Göktaş Otozomal Resesif Kalıtım
Cinsiyete Bağlı Kalıtım 1 Tıbbi Genetik 1-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 5 Dr. Öğr. Üy. Emine Göktaş Cinsiyete Bağlı Kalıtım
Poligenik ve Multifaktoriyel Kalıtım 1 Tıbbi Genetik 1-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 6 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Poligenik aktarılan hastalıkların tek gen hastalıklardan farkı, çevresel faktörlerin rolü açıklanır.
Atipik Kalıtım 1 Tıbbi Genetik 1-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 7 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Atipik kalıtım gösteren genetik mekanizmalar tanımlanır. Atipik kalıtımın mendelian kalıtımdan farkı vurgulanır.
Popülasyon Genetiği 2 Tıbbi Genetik 1-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 8 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Popülasyon Genetiği
Kromozom Nedir, Temel Özellikleri 1 Tıbbi Genetik 1-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Mahmut Selman Yıldırım Kromozomun heterokromatin ve okramatin bölgeleri, sentromer yapısı, periferik kandan, kemik iliği ve solid dokudan kromozom analizi bu dersin kapsamındadır.
Kromozom Eldesi Ve Bantlama Teknikleri 1 Tıbbi Genetik 1-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 10 Prof. Dr. Mahmut Selman Yıldırım Sitogenetik bantlama teknikleri anlatılmaktadır.
Sayısal kromozom anomalileri ve oluş mekanizmaları 2 Tıbbi Genetik 1-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 11 Prof. Dr. Mahmut Selman Yıldırım Trizomi13,18,21 ve cimsisyet kromozom anomalilerinin nedenleri, hücre bölünmesi hataları üzerinden açıklanır. Olası segregasyon paterni anlatılarak, anomalili gametler açıklanır.
Yapısal kromozom anomalileri ve oluş mekanizmaları 2 Tıbbi Genetik 1-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 12 Prof. Dr. Mahmut Selman Yıldırım Delesyon, duplikasyon,translokasyon, izkromozom, inversiyon anomalileri sebepleri ile anlatılır. Taşıyıcılık durumunda olası gametler açıklanır.
Tıbbi Genetik Laboratuvar Pratiği 1/2 2 Tıbbi Genetik 1-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Pratik) 51 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Pedigri Analizi
Tıbbi Genetik Laboratuvar Pratiği 2/2 2 Tıbbi Genetik 1-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Pratik) 52 Dr. Öğr. Üy. Emine Göktaş Kromozom Preparasyonu
Popülasyon Genetiği 2 Tıbbi Genetik 1-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Populasyondaki akraba evliliği, göç, hastalıklar vb. durumlarda allel frekanslarının gen havuzu üzerinden etkisi ve ilişkisi tanımlanır. Allel frekans hesaplamalarının kavratılması dersin kapsamındadır.
Mendel kalıtımının insandaki açılımı 2 Tıbbi Genetik 1-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Mendel yasaları, Mendelin çaprazlamaları ve insan tek gen hastalıkları üzerine açılımı dersin içeriğinde yer alır.
TEBAD Pratik Dersi 1/2 2 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) Preklinik (Pratik) 51 Öğr. Üyeleri Tıp Eğitimi ve Bilişimi İyi Hekimlik Uygulamaları
TEBAD Pratik Dersi 2/2 2 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) Preklinik (Pratik) 52 Öğr. Üyeleri Tıp Eğitimi ve Bilişimi Hasta-Hekim Etkileşiminde Güçlükler
Mesleki Beceri Eğitimi 1/1 4 Tıp Eğitimi ve Bilişimi 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Eğitimi ve Bilişimi (TBAD) Mesleki Beceri 101 Öğr. Üyeleri MTF Eğitim Koordinatörlüğü Girişimsel ve Girişimsel Olmayan Uygulamalar
Anadolu Selçuklu Döneminde Tıp 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Berrin Okka Selçuklu döneminde benimsenen tıp anlayışı İslam tıbbının özelliklerini taşımaktadır. Klasik tıp anlayışı içinde Selçuklu hekimleri de dört humor (hılt) teorisine bağlı kalmışlardır. Selçuklu döneminde Anadolu’da inşa edilen darüşşifaların yönetimi vakıflar tarafından yapılırdı.
20. yüzyılda tıp alanındaki gelişmeler 2 Tıp Tarihi ve Etik 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Berrin Okka 20. yüzyıl keşiflerinin en önemlisi antibiyotiklerdir. Alexander Fleming penisilinin antibakteriyel etkisini gözlemlerini yayınladı. X ışınları hastalıkların tanı ve kanser tedavisinde etkin olarak kullanılmaya başlandı. Böbrek nakilleri yapılmaya başlandı. Christian Barnard ilk kalp naklini gerçekleştirdi. Çocuk felcine karşı aşı bulundu. Kızamıkçık, boğmaca ve hepatit A ve B aşıları geliştirildi.
Osmanlı Dönemi Tıbbı 1 Tıp Tarihi ve Etik 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Berrin Okka Osmanlı döneminde tıp eğitimi darüşşifa ve medreselerde verilmiştir. Eğitim tıbba özel değil genel eğitim şeklindedir.14 Mart 1827’de Tıphane ve Cerrahhane-i Amire’nin kurulması modern tıp eğitiminin başlangıcı olarak kabul edilmektedir.
Cumhuriyet Döneminde Tıp Alanında Gelişmeler 2 Tıp Tarihi ve Etik 1-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıp Tarihi ve Etik (ETIK) Preklinik (Teorik) 4 Doç. Dr. Berrin Okka Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ile sağlık alanında yeni bir dönem başlamıştır. Sağlık Bakanlığı’nın kurulması dünyadaki ilk örneklerden birisidir. Sağlık hizmetlerinin yeniden örgütlenmesi sağlanmıştır. Sıtma, frengi, trahom ve verem gibi hastalıklarla mücadele yasa ve programları yürürlüğe konularak bu hastalıklar kontrol altına alınmıştır. Numune hastaneleri kurulmuştur.
Neurocranium I: Os Frontale, Os Parietale, Os Occipitale 2 Anatomi 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Gülay Açar Neurocranium kemiklerinden os frontale, os parietale ve os occipitale calvaria (kafa kubbesi)'yı oluşturur. Ayrıca fossa cranii anterior ve posterior'un büyük bölümünü oluşturarak cerebrum (beyin)'un korunmasını sağlar ve önemli nörovasküler yapıların geçişine olanak verir. Bu kemiklerin anatomik yapısı özellikle klinik bulgu ve semptomların değerlendirilmesi ve ayırıcı tanıda gerklidir.
Neurocranium II: Os Frontale, Os Parietale, Os Occipitale 2 Anatomi 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Gülay Açar Neurocranium kemiklerinden os frontale, os parietale ve os occipitale calvaria (kafa kubbesi)'yı oluşturur. Ayrıca fossa cranii anterior ve posterior'un büyük bölümünü oluşturarak cerebrum (beyin)'un korunmasını sağlar ve önemli nörovasküler yapıların geçişine olanak verir. Bu kemiklerin anatomik yapısı özellikle klinik bulgu ve semptomların değerlendirilmesi ve ayırıcı tanıda gerklidir.
Neuorocranium III: Os Sphenoidale, Os Ethmoidale, Os Temporale 2 Anatomi 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Aynur Emine Çiçekcibaşı Neurocanium; beyni çevreleyen kafa kemikleridir. Os sphenoidale (temel kemik); kafatasını oluşturan kemiklerin birçoğu ile eklem yapan ve basis cranii (kafa tabanı)'nin ortasında bulunan kanatlarını açmış kuşa benzer tek kemiktir. Corpus sphenoidale, ala major, ala minor ve proc. pterygoideus bölümleri vardır. Os temporale (şakak kemiği); neurocranium taban ve yan duvarlarının oluşumuna katılan bir çift kemiktir. İşitme ve denge organı olan kulağı içermesinin yanısıra önemli bazı damar ve sinirlerin geçişini sağlar. Pars squamosa, pars tympanica, pars mastoidea ve pars petrosa olmak üzere 4 bölüme ayrılarak incelenir. Os ethmoidale (burun bölmesi kemiği - kalbur kemik); basis cranii (kafa tabanı) ön bölümünde bulunan tek kemiktir. Cavitas nasi (burun boşluğu) tavanı ve dışyan duvarları, orbita (göz çukuru) içyan duvarları ve septum nasi (burun bölmesi)'nin yapısına katılır. Lamina cribrosa, lamina perpendicularis ve labyrinthus ethmoidalis bölümleri vardır. Bu ders bu kemiklere ait tüm anatomik oluşumları, damar ve sinirlerin geçtiği kanal-oluk ve delikleri, kasların ve bağların tutunduğu oluşumların lokalizasyonlarını (yerleşimi) ve anatomi ile ilişkilendirilmiş klinik bilgileri içerir.
Neuorocranium IV: Os Sphenoidale, Os Ethmoidale, Os Temporale 2 Anatomi 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Aynur Emine Çiçekcibaşı Neurocanium; beyni çevreleyen kafa kemikleridir. Os sphenoidale (temel kemik); kafatasını oluşturan kemiklerin birçoğu ile eklem yapan ve basis cranii (kafa tabanı)'nin ortasında bulunan kanatlarını açmış kuşa benzer tek kemiktir. Corpus sphenoidale, ala major, ala minor ve proc. pterygoideus bölümleri vardır. Os temporale (şakak kemiği); neurocranium taban ve yan duvarlarının oluşumuna katılan bir çift kemiktir. İşitme ve denge organı olan kulağı içermesinin yanısıra önemli bazı damar ve sinirlerin geçişini sağlar. Pars squamosa, pars tympanica, pars mastoidea ve pars petrosa olmak üzere 4 bölüme ayrılarak incelenir. Os ethmoidale (burun bölmesi kemiği - kalbur kemik); basis cranii (kafa tabanı) ön bölümünde bulunan tek kemiktir. Cavitas nasi (burun boşluğu) tavanı ve dışyan duvarları, orbita (göz çukuru) içyan duvarları ve septum nasi (burun bölmesi)'nin yapısına katılır. Lamina cribrosa, lamina perpendicularis ve labyrinthus ethmoidalis bölümleri vardır. Bu ders bu kemiklere ait tüm anatomik oluşumları, damar ve sinirlerin geçtiği kanal-oluk ve delikleri, kasların ve bağların tutunduğu oluşumların lokalizasyonlarını (yerleşimi) ve anatomi ile ilişkilendirilmiş klinik bilgileri içerir.
Viscerocranium I: Mandibula, Os nasale, Concha nasalis inf, Vomer 2 Anatomi 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Aynur Emine Çiçekcibaşı Viscerocranium; ağız ve burun boşlukları çevresindeki yüzü oluşturan kemiklerdir. Mandibula (alt çene kemiği); yüz iskeletini oluşturan kemiklerin en büyüğü, en sağlamı ve baş iskeletinin de tek hareketli kemiğidir. Corpus mandibulae ve ramus mandibulae bölümlerinden oluşur. Os nasale (burun kemiği); Çift, yassı küçük kemikler olup maxilla'ların proc. frontalis'leri arasında yer alır. Concha nasalis inferior; cavitas nasi (burun boşluğu)'nin dış duvarı boyunca sagital olarak uzanır ve yukarıdan aşağıya kendi üzerine kıvrılmış kemik yaprak şeklindedir. Proc. lacrimalis, proc. ethmoidalis ve proc. maxillaris olmak üzere 3 çıkıntısı bulunur. Nazal konkalar normal nazal fonksiyonlar için çok önemlidir. Isıtma, nemlendirme, filtrasyon ve hava akımının regülasyonu konkaların başlıca fonksiyonlarıdır. Vomer (saban kemiği); septum nasi (burun bölmesi)’nin arka alt kısmının yapısına katılır. Bu ders bu kemiklere ait tüm anatomik oluşumları, damar ve sinirlerin geçtiği kanal-oluk ve delikleri, kasların ve bağların tutunduğu oluşumların lokalizasyonlarını (yerleşimi) ve anatomi ile ilişkilendirilmiş klinik bilgileri içerir.
Viscerocranium II: Maksilla, Os Palatinum, Os Zygomaticum, Os Lacrimale 2 Anatomi 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Aynur Emine Çiçekcibaşı Viscerocranium; ağız ve burun boşlukları çevresindeki yüzü oluşturan kemiklerdir. Maxilla (üst çene kemiği); cavitas oris (ağız boşluğu) tavanı, orbita (gözçukuru) tabanı ve cavitas nasi (burunboşluğu) tabanı ve dışyan duvarının oluşumuna katılır. İçinde paranazal sinüslerin en büyüğü olan sinus maxillaris bulunur. Sinus maxillaris ostium'unun yüksek lokalizasyonu nedeni ile drenajı zayıftır. Bu nedenle enfeksiyonları en çok görülen paranazal sinüstür. Bir cismi (corpus maxillae) ve dört adet çıkıntısı (proc. frontalis, proc. zygomaticus, proc. alveolaris, proc. palatinus) vardır. Os palatinum (damak kemiği); maxilla ve proc. pterygoideus ossis sphenoidalis arasında yer alan L şeklinde bir çift kemiktir. Kemiğin yatay duran bölümüne lamina horizontalis, dik duran bölümüne ise lamina perpendicularis denir. Lamina horizontalis, palatum durum (sert damak)'un 1/4 arka bölümünü; lamina perpendicularis ise cavitas nasi (burun boşluğu)'nin dışyan duvarının arka bölümünü oluşturur. Os zygomaticum (elmacık kemiği); orbita (göz çukuru)'nın altdış bölümünde yer alır. Proc. frontalis, proc. temporalis, proc. maxillaris olmak üzere 3 çıkıntısı vardır. Os lacrimale (gözyaşı kemiği); orbita (göz çukuru)'nın içyan duvarında, maxilla'nın proc. frontalis'inin arkasında yer alan ince sağlı sollu bir çift kemiktir. Bu ders bu kemiklere ait tüm anatomik oluşumları, damar ve sinirlerin geçtiği kanal-oluk ve delikleri, kasların ve bağların tutunduğu oluşumların lokalizasyonlarını (yerleşimi) ve anatomi ile ilişkilendirilmiş klinik bilgileri içerir.
Kafa İskeletinin Bütünü I 2 Anatomi 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 7 Doç. Dr. Duygu Akın Saygın Cranium; üç adet kulak kemikçiği ve mandibula hariç olmak üzere sutura tipi eklemler ile birbirine bağlanmış olan 22 adet kemikten oluşur. Kafatası;neurocranium ve viscerocranium olmak üzere iki kısımda incelenir. Bassis cranii içinde fossa cranii anterior, media ve posterior olarak adlandırılan üç adet düzensiz boşluk yer alır. Kafatasının tabanının dış yüzü bassis cranii externa denir.
Kafa İskeletinin Bütünü II 2 Anatomi 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 8 Doç. Dr. Duygu Akın Saygın Norma facialis'de yer alan orbita (göz çukuru), Nasus (Burun ) ağız yapısını oluşturan kemikler ve burda bulunan önemli yapılar yer alır. Fossa pterygopalatina, temporalis ve infratemporalis'ı oluşumuna katılan kemik yapılar ve buradan geçen sinirler ortaya konular.
Anatomi Laboratuvar Pratiği 1/6 2 Anatomi 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Pratik) 51 Doç. Dr. Gülay Açar Neurocranium: Os Frontale, Os Parietale, Os Occipitale
Anatomi Laboratuvar Pratiği 2/6 2 Anatomi 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Pratik) 52 Prof. Dr. Aynur Emine Çiçekcibaşı Neurocranium: Os Sphenoidale, Os Ethmoidale, Os Temporale
Anatomi Laboratuvar Pratiği 3/6 2 Anatomi 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Pratik) 53 Prof. Dr. Aynur Emine Çiçekcibaşı Viscerocranium: Maksilla, Os Palatinum, Os Zygomaticum, Os Lacrimale
Anatomi Laboratuvar Pratiği 4/6 2 Anatomi 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Pratik) 54 Doç. Dr. Duygu Akın Saygın Kafa İskeletinin Bütünü I
Anatomi Laboratuvar Pratiği 5/6 2 Anatomi 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Pratik) 55 Doç. Dr. Duygu Akın Saygın Kafa İskeletinin Bütünü II
Anatomi Laboratuvar Pratiği 6/6 2 Anatomi 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Pratik) 56 Doç. Dr. Duygu Akın Saygın Kafa İskeletinin Bütünü III
Replikasyon 2 Biyokimya 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 1 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Genetik bilgi RNA veya DNA ile saklanır ve kopyalanır. Enzimler ve replikasyon moleküllerinin harmonisini içerir.
Biyoinformatik 2 Biyokimya 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 2 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Genom, Epigenom, Transkriptom, Proteom ve Metabolom ile ilgili bilgi kaynaklarına ulaşım ve fonksiyonelliğin önemi anlatılır.
Posttranskripsiyonel modifikasyonlar 2 Biyokimya 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 2 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Transkripsiyon ürününün prokaryotik ve ökaryotik benzerlik ve farklılıkları vardır. Ökaryotlarda transkripsiyon sonrası mRNA mature olur. RNAi ile mRNA nın protein ifadesinin etkilenmesi söz konusudur. mRNA, RNAi ve protein ilişkisi anlatılır.
Mitokondriyal nükleik asitler 2 Biyokimya 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 3 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Nükleus ve mitokondri nükleik asitleri ve fonksiyonel olarak önemlidir. Mitokondrial genom ve fonksiyonlarını içerir.
Nükleik asitler, pürin ve pirimidin bazları 2 Biyokimya 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 6 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Nükleik asitler, pürin – pirimidin bazları, nükleozid ve nükleotid yapılarını içermektedir.
Translasyon 2 Biyokimya 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Virüs, prokaryotik ve ökaryotik protein sentezinin benzer ve farklı yönleri vardır. Sağlık ve hastalık bağlamında çok önemli moleküllerden olan proteinlerin sentezi anlatılır.
Transkripsiyon 2 Biyokimya 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç gerekli proteinin bilgisi genlerden alınırken aracı moleküllerin sentezi ve etkileşimi anlatılır.
Posttranslasyonel Modifikasyonlar 2 Biyokimya 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Protein sentezi sonrasnda moleküler eklenme ve kırılmalar üzerinden fonksiyonellik sağlanmaktadır. Oluşan düzenlenmeler ile genom proteoma dönüşünün önemi anlatılır.
Nükleozit, Nükleotid ve DNA 2 Biyokimya 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Riboz, deoksiriboz, nükleozid, nükleotid, DNA ve RNA ilişkisi anlatılır.
Membran Biyofiziği I: Hücrede biyofiziksel olaylar, Hücrenin dinlenim durumu 2 Biyomedikal Fizik 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında hücre membranı üzerinde temel taşınım yasalarından ikisi olan Ohm yasası ve Fick yasasının nasıl geçerli olduğu, temel biyofiziksel olaylar tanıtılmaktadır; hücre membran biyofiziğine bir giriş yapılmaktadır.
Membran Biyofiziği II: Pasif geçişlerin nicel tartışması, İyonik denge, Nernst denklemi 2 Biyomedikal Fizik 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında hücre membranı üzerinden farklı büyüklük, yük ve diğer özellikleki moleküler yapıların geçiş özellikleri, ne gibi kuvvetler etkisinde kaldıkları gibi konulardan bahsedilmektedir.
Aksiyon potansiyeli I: Nöronal iletim ve uyarılabilirlik 2 Biyomedikal Fizik 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında, uyarılabilir hücrelerde membran potansiyelinin özellikleri, İyon kanallarının aksiyon potansiyeli oluşumuna membranın hazır tutulması açısından işlevleri, bunlarla ilgili olan Nernst ve Goldman-Hodgkın-Katz denklemleri anlatılmaktadır.
Aksiyon potansiyeli II: Pasif zar modeli, Voltaj kenetleme tekniği, kanal akım ve geçirgenlikleri 2 Biyomedikal Fizik 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında uyarılabilir hücrelerde membrana ilişkin elektriksel devre modeli anlatılmaktadır. Aksiyon Potansiyeli oluşumu sırasında kanal akımları, kapasitif bileşenler ve sızıntı akımlarının davranışına ilişkin Hodgkin-Huxley deneyleri ve Voltaj Kenetleme Yöntemi tanıtılmaktadır.
Sinaptik iletim: EPSP, IPSP, Zıtlanma potansiyeli 2 Biyomedikal Fizik 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında uyarılabilir hücreler ve reseptör hücreleri arasında sinyal geçişlerine ilişkin prensipler anlatılmaktadır.
Bileşik Aksiyon Potansiyeli: Zarda depolarizasyon dalga cephesi, Sinir liflerinin karakteristik özellikleri 2 Biyomedikal Fizik 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında birden fazla sinir lifinin bir arada aksiyon potansiyeli oluştuğunda hacim iletkeni içinde nasıl davrandığına ilişkin Bileşik Aksiyon Potansiyeli kavramı işlenmektedir.
Kanın Bileşimi ve Plazma Proteinleri I 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş İçerisinde hücresel yapı taşları olan lökositler, eritrositler ve trombositlerin asılı halde bulunduğu, plazma olarak bilinen proteinden zengin bir sıvıdan ibarettir. • Gazlar, tuzlar, elektrolitler, vitaminler, hormonlar, proteinler, karbonhidratlar ve yağların oluşturduğu karışık bir çözeltide (plazma) süspansiyon halinde bulunan eritrositler, lökositler, plateletlerden meydana gelir. • Plazma; serum ve plazma proteinlerinden oluşur, hücre içermez. Suda çözünmüş çok sayıda organik ve inorganik maddelerden meydana gelir.
Kanın Bileşimi ve Plazma Proteinleri II 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş İçerisinde hücresel yapı taşları olan lökositler, eritrositler ve trombositlerin asılı halde bulunduğu, plazma olarak bilinen proteinden zengin bir sıvıdan ibarettir. • Gazlar, tuzlar, elektrolitler, vitaminler, hormonlar, proteinler, karbonhidratlar ve yağların oluşturduğu karışık bir çözeltide (plazma) süspansiyon halinde bulunan eritrositler, lökositler, plateletlerden meydana gelir. • Plazma; serum ve plazma proteinlerinden oluşur, hücre içermez. Suda çözünmüş çok sayıda organik ve inorganik maddelerden meydana gelir.
Eritrositler ve Eritropoez 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Eritropoiesis ifadesi, alyuvar yapımının başlangıç hücrelerinden gelişimini tamamlamış alyuvarlara kadar geçen tüm gelişim ve başkalaşım süreçlerini kapsar. Eritrosit membranının temel iskelet proteini--- esas elastik elemanı--- spektrin Eritrosit iskeleti statik bir yapı değildir--- eritrositin dolaşımda karşılaştığı çeşitli fizyolojik faktörler ve kimyasal uyaranlara cvp vererek sürekli yeniden düzenlenen bir yapı...
Hemoglobin işlevleri 1 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Alyuvarların fonksiyonel olarak olgun haline gelebilmesi için hemoglobin sentezinin de yeterli olması ve alyuvarların normal düzeyde hemoglobin içermeleri gerekmektedir.
Demir metabolizması 1 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Demir alyuvarlardaki hemoglobin ve kas hücrelerindeki myoglobin yapısında yer alan ve oksijen taşınması için çok önemli olan bir elementtir. Demir oksijen taşımak için bulunduğu bu moleküllerin dışında sitokrom, sitokrom oksidaz, preoksidaz, katalaz vb. bazı maddelerin de yapısında da yer alır.
Kan Fizyopatolojisi 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Sık ve fazla miktarda kanamalar olması, kanamanın durmasının gecikmesi veya pıhtılaşma sürecinin uzaması gibi durumlar, pıhtılaşmada etkili olan faktörlerden biri veya birkaçının eksikliğinden ya da yeterli fonksiyon görememesinde kaynaklanabilir. Bu şekilde pıhtılaşma faktörlerinden eksikliği ya da fonksiyon bozukluğu ile oluşan fizyopatolojilerin başlıcaları...
Trombosit İşlevleri 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Trombositler miyeloid dokudan gelişirler. Myeloid dokuda, miyeloid stem cell, progenitör hücreye dönüştükten sonra megakaryoblastları oluşturur. Megakaryoblastlardan da megakaryositler oluşur. Oldukça büyük hacimli olan bu son hücre binlerce parçaya ayrılır. Megakaryositler ayrılan bu parçalar trombositlerdir. Oluşan trombositler kan dolaşımına geçerler.
Hemostaz ve Pıhtılaşma Mekanizmaları 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Herhangi bir vücut bölümünde kanama olması haline organizmada kanamayı durdurmaya yönelik bazı fizyolojik mekanizmalar hemen harekete geçerler. Bu fizyolojik mekanizmaların faaliyetleri sonucu kanamanın durdurulmasına hemostaz denilir. Kanın damar dışına çıkmasını engellemeye yönelik hemostaz mekanizmaları 4 grupta toplanır: Damar Daralması (Damar Spazmı - Vazokonstriksiyon), Trombosit Tıkaç Oluşumu, Kan Pıhtısı Oluşumu-Koagülasyonu, Doku Onarımı (Fibröz Doku Oluşumu) ve Pıhtının Eritilmesi
Lökositler ve Alt Grupları 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 9 Doç. Dr. Faik Özdengül Vücudumuz farklı enfeksiyöz ve toksik ajanlarla savaşmak için özel bir sisteme sahiptir. Bu sistem kandaki lökositler ve lökositlerden kaynaklanan doku hücrelerinden oluşmuştur. Bu hücreler bir arada çalışarak,yayılımcı bakteri ve virüsleri fagositoz ile harap ederek ve yayılımcıyı hasarlayan ya da etkisizleştiren antikorlar ve duyarlı lenfositler oluşturarak hastalıkları önlerler
Monosit - Makrofaj Sistemi 1 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 10 Doç. Dr. Faik Özdengül Bakteri virüs ve diğer hasar verici etkenlere asıl saldıran ve tahrip edenler nötrofil ve doku makrofajlarıdır. Makrofajlar yaşamlarına dolaşımda olgunlaşmamış monositler olarak başlar ancak dokulara geçtikten sonra şişmeye başlayıp beş altı kat büyürler ve ondan sonra makrofaj olarak adlandırılır. Dokuya geçtikten sonra hastalık etkenleri ile savaşma yetenekleri çok fazladır.
İnflamasyon 1 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 11 Doç. Dr. Faik Özdengül Bakteri virüs ve diğer hasar verici etkenlere asıl saldıran ve tahrip edenler nötrofil ve doku makrofajlarıdır. Makrofajlar yaşamlarına dolaşımda olgunlaşmamış monositler olarak başlar ancak dokulara geçtikten sonra şişmeye başlayıp beş altı kat büyürler ve ondan sonra makrofaj olarak adlandırılır. Dokuya geçtikten sonra hastalık etkenleri ile savaşma yetenekleri çok fazladır.
İmmün Sistem Fizyolojisi 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 12 Doç. Dr. Faik Özdengül İmmün sistemin en önemli işlevi patojen olarak adlandırılan hastalık oluşturma yeteneğine sahip organizmaların tanınıp yok edilmesidir. Hem enfeksiyonlara karşı koruma sağlar hem de mikrobik olmayan yabancı maddeler ve vücudun kendi yaşlanmış hücreleri ve kanser hücrelerini de ortadan kaldırır.
İmmün Sistem Fizyopatolojisi 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 13 Doç. Dr. Faik Özdengül İmmün sistemin en önemli işlevi patojen olarak adlandırılan hastalık oluşturma yeteneğine sahip organizmaların tanınıp yok edilmesidir. Hem enfeksiyonlara karşı koruma sağlar hem de mikrobik olmayan yabancı maddeler ve vücudun kendi yaşlanmış hücreleri ve kanser hücrelerini de ortadan kaldırır.
Fizyoloji Laboratuvar Pratiği 1/2 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Pratik) 51 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Hematokrit Tayini
Fizyoloji Laboratuvar Pratiği 2/2 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Pratik) 52 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Kan Grupları, Kanama ve Pıhtılaşma Tayini
Hücre içi sinyalleşme 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selim Kutlu Hücre zarında fizyolojik olarak öneme sahip olan ligant kapılı, enzim bağlantılı ve G proteini eşlenik reseptörler yer almaktadır. Steroit hormonlar gibi lipitte çözünen bazı haberciler ise hücre içi reseptörlere sahiptir. Membran reseptörüne bağlanan hormonlar veya nörotranmitterlerin önemli bir etkisi hücre içindeki ikinci haberci sistemleri çoğunlukla aktive etmeleri bazen de inhibi etmeleridir. Bu ikinci haberciler cAMP, cGMP, diaçil gliserol, inozitol üç fosfat, araşidonik asit ve kalsiyum'dur.
Membran potansiyelleri 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selim Kutlu Nöronlar ve kaslarda dinlenim zar potansiyelinin oluşmasında Na+ ve K+ sızma kanallarının yanısıra Na+-K+ pompası rol oynar. Aksiyon potansiyeli voltaj aktiveli Na kanallarının açılmasıyla meydana gelen depolarizasyon ve voltaj aktiveli K+ kanallarının açılmasıyla oluşan repolarizasyon dalgalarıyla karakterizedir. Kalp kası ve düz kasarda ise kalsiyum kanallarının açılmasıyla hücre içine giren kalsiyum iyonları aksiyon potansiyelini oluşturur.
Sinaps fizyolojisi 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selim Kutlu Sinyalin bir hücreden diğer hücreye iletildiği fizyolojik yapılar olan sinapslar elektriksel ve kimyasal olarak iki türlüdür. Kalp kası, düz kaslar ve az sayıda da merkezi sinir sisteminde bulunan elektriksel sinapslarda sinyal iki hücre arasında birçok noktada her iki yöne doğru iletilebilir. Elektriksel sinapslarda iyon geçişleri hücrelerin aktivitesi düzenlerken, kimyasal sinapslarda nörotransmitterler sinyal iletimini sağlar. Kimyasal sinapslar nöro-nöronal, nöro-musküler ve nöro-efektör kavşaklarda yer alır. Organizmada, assetilkolin, GABA, glutamat, norepinefrin, serotonin gibi küçük moleküllü nörotransmitterler yanında, nöropeptitler ve nitrik oksit gibi farklı yapı ve özellikte 100 dolayında nörotransmitter bulunmaktadır.
Fizyolojiye giriş ve homeostaz, Fizyolojik düzenleme mekanizmaları 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selim Kutlu Organizmada iç ortamın sabit ve değişmez olması anlamına gelen homeostaz, ekstraselüler sıvıdaki maddelerin fizyolojik sınırlarda tutulmasıdır. Homeostazın korunması sistemlerin işlevsel olmasına bağlıdır. Homeostazın bozulması fizyolojik düzenleme mekanizmalarını aktifleştirerek işlevlerin normal düzeyine ulaşmasını sağlar. Bu düzenlemede özellikle "pozitif ve negatif geri besleme" yanında, olası normalden sapmayı önceden düzeltme yeteneğinde olan "ileri beslemeli düzenleme mekanizmaları" görev almaktadır.
Fizyolojiye giriş ve homeostaz, Fizyolojik düzenleme mekanizmaları 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selim Kutlu Organizmada iç ortamın sabit ve değişmez olması anlamına gelen homeostaz, ekstraselüler sıvıdaki maddelerin fizyolojik sınırlarda tutulmasıdır. Homeostazın korunması sistemlerin işlevsel olmasına bağlıdır. Homeostazın bozulması fizyolojik düzenleme mekanizmalarını aktifleştirerek işlevlerin normal düzeyine ulaşmasını sağlar. Bu düzenlemede özellikle "pozitif ve negatif geri besleme" yanında, olası normalden sapmayı önceden düzeltme yeteneğinde olan "ileri beslemeli düzenleme mekanizmaları" görev almaktadır.
Hücre zarı fizyolojisi, Membrandan geçişler 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selim Kutlu Hücre zarı başta protein yapılar olmak üzere çift katlı lipit tabakadan oluşmuştur. Lipitlerin ana maddesi hem hidrofilik hem de hidrofobik bölgeler içeren amfipatik koleküller olan fosfolipitlerdir. Mebrandaki integral proteinler suyun ve suda çözünen moleküllerin difüzyonunu sağlayan iyon kanallarını oluştururken, bazıları da taşıyıcı protein ve reseptör gibi özelliklere sahiptir. basit difüzyon konsantrasyon gradiyenti sonucu maddelerin zardan taşınmasıyken, kolaylaştırılmış difüzyonda bu konsantrasyon farkı sonucu taşıyıcı bir proteinle madde difüzyonu sağlanır. Primer aktif taşımanın en önemli örneği, 3 sodyumu hücre dışına ve 2 potasyumu hücre içine ATP harcayarak taşıyan sodyum potasyum pompasıdır. Sekonder aktif taşımada ise primer aktif taşımayla sağlanan sodyum gradienti sayesinde, Na transportuyla birlikte glikoz, aminoaitler, kalsiyum ve hidrojen hücre içine veya hücre dışına taşınmaktadır.
Hücrelerarası haberleşme 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selim Kutlu Organizmadaki 200'den farklı yapıdaki yaklaşık 100 trilyon hücrede, parakrin faktörler, nörotransmitterler, hormonlar, sitokinler vb. haberci kimyasal moleküllerler aracılığıyla hücresel işlevler düzenlenir. Nitrik oksit gibi parakrin moleküller difüzyonla yakın bölgede bulunan komşu hücrelerin işlevlerini değiştirirler. Nörotransmitterler sinir hücrelerinden salgılanarak sinapslarda sinyali diğer bir nörona, kas veya salgı hücresine ileterek bu hücrelerin fonksiyonlarını kontrol ederler. Hormonlar kan yoluyla tüm vücuda dağılarak hedef hücre işlevlerini düzenlerler.
Sistemler fizyolojisi 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selim Kutlu Vücudumuzdaki fizyolojik sistemler ilgili oldukları işlevleri yerine getirerek homeostaza katkı yaparlar. Sinir sistemi ve endokrin sistem organizmadaki hemen hemen bütün organ ve sistem fonksiyonlarını bu organ ve sistemlerden gelen bilgileri entegre ederek düzenler. Kalp ve damarlar kanın bütün dokulara ulaşmasını sağlarlar. Sindirim sistemi hücrelerin ihtiyaç duyduğu besinleri ve suuy sağlar. Boşaltım sistemi kan basıncını ve sıvı elektrolit dengesini düzenlereken zararlı maddeleri idrar yoluyla ekskrete eder. Solunum sistemi hücrelere oksijen sağlarken metabolizma sonucu oluşan karbondioksiti uzaklaştırır. İmmün sistem vücut içi veya vücut dışı kaynaklı zararlı hücreleri ve maddeleri ortadan kaldırır.
Hücre zarı fizyolojisi, Membrandan geçişler 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selim Kutlu Hücre zarı başta protein yapılar olmak üzere çift katlı lipit tabakadan oluşmuştur. Lipitlerin ana maddesi hem hidrofilik hem de hidrofobik bölgeler içeren amfipatik koleküller olan fosfolipitlerdir. Mebrandaki integral proteinler suyun ve suda çözünen moleküllerin difüzyonunu sağlayan iyon kanallarını oluştururken, bazıları da taşıyıcı protein ve reseptör gibi özelliklere sahiptir. basit difüzyon konsantrasyon gradiyenti sonucu maddelerin zardan taşınmasıyken, kolaylaştırılmış difüzyonda bu konsantrasyon farkı sonucu taşıyıcı bir proteinle madde difüzyonu sağlanır. Primer aktif taşımanın en önemli örneği, 3 sodyumu hücre dışına ve 2 potasyumu hücre içine ATP harcayarak taşıyan sodyum potasyum pompasıdır. Sekonder aktif taşımada ise primer aktif taşımayla sağlanan sodyum gradienti sayesinde, Na transportuyla birlikte glikoz, aminoaitler, kalsiyum ve hidrojen hücre içine veya hücre dışına taşınmaktadır.
Hücre içi sinyalleşme 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selim Kutlu Hücre zarında fizyolojik olarak öneme sahip olan ligant kapılı, enzim bağlantılı ve G proteini eşlenik reseptörler yer almaktadır. Steroit hormonlar gibi lipitte çözünen bazı haberciler ise hücre içi reseptörlere sahiptir. Membran reseptörüne bağlanan hormonlar veya nörotranmitterlerin önemli bir etkisi hücre içindeki ikinci haberci sistemleri çoğunlukla aktive etmeleri bazen de inhibi etmeleridir. Bu ikinci haberciler cAMP, cGMP, diaçil gliserol, inozitol üç fosfat, araşidonik asit ve kalsiyum'dur.
Hücrelerarası haberleşme 2 Fizyoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selim Kutlu Organizmadaki 200'den farklı yapıdaki yaklaşık 100 trilyon hücrede, parakrin faktörler, nörotransmitterler, hormonlar, sitokinler vb. haberci kimyasal moleküllerler aracılığıyla hücresel işlevler düzenlenir. Nitrik oksit gibi parakrin moleküller difüzyonla yakın bölgede bulunan komşu hücrelerin işlevlerini değiştirirler. Nörotransmitterler sinir hücrelerinden salgılanarak sinapslarda sinyali diğer bir nörona, kas veya salgı hücresine ileterek bu hücrelerin fonksiyonlarını kontrol ederler. Hormonlar kan yoluyla tüm vücuda dağılarak hedef hücre işlevlerini düzenlerler.
Histolojiye giriş ve histokimyasal teknikler, boyalar 2 Histoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 1 Öğr. Gör. Dr. Burcu Gültekin Doku kimliğini belirlemek, tespit ve fiksasyon solüsyoları,doku takip aşamaları ve histolojide sık kullanılan boyalar hakkında genel bilgiler verilecektir.
Hücre İskeleti 2 Histoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 2 Öğr. Gör. Dr. Burcu Gültekin Hücre içersinde bulunuş şekilleri ve yerleri, fonksiyonları anlatılacaktır.
Hücrenin organelleri, Hücrenin inklüzyonları 2 Histoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 4 Öğr. Gör. Dr. Burcu Gültekin Hücrenin genel yapısı, bileşenleri ,organelleri ve bu organellerin görevleri anlatılacaktır. Aynı zamanda hücre inklüzyonları sınıflandırılarak anlatılacaktır.
Hücrenin nükleusu ve kromozomları 2 Histoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Gökhan Cüce Eritrosit ve trombosit hariç tüm hücrelerde bulunur. Hepatositler 2-3, osteoklast ve çizgili kas hücrelerinde 25’ e kadar çekirdek olabilir. Genellikle sentrik yerleşir ki bazen eksentrik olabilir.
Hücre Adezyonu 2 Histoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Gökhan Cüce Hücre adezyonu (yapışması), hücrelerin hücre yüzeylerinin özel molekülleri aracılığıyla komşu hücrelerle etkileştiği ve bağlandığı süreçtir. Hücre-hücre adezyonu, dokulardaki hücrelerin polaritesini ve fizyolojik işlevini belirler. Her hücrede, adezyon molekülleri, diğer hücrelerden ve hücre dışı matriksten oluşan hücre mikroçevresindeki etkileşimleri kolaylaştırır.
Kök hücreler ve önemi 2 Histoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Selçuk Duman Kök hücreler, kendini yenileme özelliğine sahip olup vücut ve laboratuar ortamlarında, uygun sinyaller aldıklarında, birçok özelleşmiş hücre tipine dönüşebilen farklılaşmamış hücrelerdir. Farklılaşma özelliklerine göre totipotent, pluripotent ve multipotent olarak sınıflandırılırlar. Elde edildikleri yere göre ise embriyonel ve embriyonel olmayan kök hücreler olarak sınıflandırılırlar. Mezenkimal kök hücreler klinikte kardiyovasküler sistem hastalıkları, ortopedi hastalıkları, kanser, immün hastalıklar, sinir sistemi hastalıkları, transplantasyon alanında ve rejeneratif tıpta kullanılmaktadır.
Hücrenin normal ve programlanmış ölümü (Apoptozis) 2 Histoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 9 Öğr. Gör. Dr. Burcu Gültekin Apoptozis tanımı ve apoptozis ile diğer hücre ölüm şekilleri arasındaki farklılıklar anlatılacak. Aynı zamanda apoptotik yolak ve hastalıklarda apoptozis hakkında bilgilendirmeler yapılacaktır.
Hücrenin nükleusu ve kromozomları 2 Histoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Gökhan Cüce Eritrosit ve trombosit hariç tüm hücrelerde bulunur. Hepatositler 2-3, osteoklast ve çizgili kas hücrelerinde 25’ e kadar çekirdek olabilir. Genellikle sentrik yerleşir ki bazen eksentrik olabilir.
Hücrenin ışık ve elektron mikroskopik yapısı 2 Histoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Gökhan Cüce Organizmanın özel yapı ve fonksiyonuna sahip olan dış ortamdan aldığı maddeleri kendileştirebilen (asimilasyon) ve bölünüp çoğalabilen (proliferasyon) en küçük yapı birimidir. İnsan yavrusu doğduğunda 2 trilyon, ergin yaşa gelince /adultda/ 60-100 trilyon hücreye sahiptir (yaklaşık 200 farklı çeşitte).... 1 karaciğer hücresi (hepatosit)’de 53 milyar protein, 166 milyar lipid, 225 milyar su molekülü içerir. Hücrenin %75_85’i su, %10-20 protein, %2-3’ü lipid, %1 CH ve inorganik maddelerden meydana gelir.
Kök hücreler ve önemi 2 Histoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selçuk Duman Kök hücreler, kendini yenileme özelliğine sahip olup vücut ve laboratuar ortamlarında, uygun sinyaller aldıklarında, birçok özelleşmiş hücre tipine dönüşebilen farklılaşmamış hücrelerdir. Farklılaşma özelliklerine göre totipotent, pluripotent ve multipotent olarak sınıflandırılırlar. Elde edildikleri yere göre ise embriyonel ve embriyonel olmayan kök hücreler olarak sınıflandırılırlar. Mezenkimal kök hücreler klinikte kardiyovasküler sistem hastalıkları, ortopedi hastalıkları, kanser, immün hastalıklar, sinir sistemi hastalıkları, transplantasyon alanında ve rejeneratif tıpta kullanılmaktadır.
Hücrenin organelleri, Hücrenin inklüzyonları 2 Histoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Burcu Gültekin Hücrenin genel yapısı, bileşenleri ,organelleri ve bu organellerin görevleri anlatılacaktır. Aynı zamanda hücre inklüzyonları sınıflandırılarak anlatılacaktır.
Hücre Adezyonu 2 Histoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Gökhan Cüce Hücre adezyonu (yapışması), hücrelerin hücre yüzeylerinin özel molekülleri aracılığıyla komşu hücrelerle etkileştiği ve bağlandığı süreçtir. Hücre-hücre adezyonu, dokulardaki hücrelerin polaritesini ve fizyolojik işlevini belirler. Her hücrede, adezyon molekülleri, diğer hücrelerden ve hücre dışı matriksten oluşan hücre mikroçevresindeki etkileşimleri kolaylaştırır.
Hücrenin normal ve programlanmış ölümü (Apoptozis) 2 Histoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Burcu Gültekin Apoptozis tanımı ve apoptozis ile diğer hücre ölüm şekilleri arasındaki farklılıklar anlatılacak. Aynı zamanda apoptotik yolak ve hastalıklarda apoptozis hakkında bilgilendirmeler yapılacaktır.
Hücre İskeleti 2 Histoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Burcu Gültekin Hücre içersinde bulunuş şekilleri ve yerleri, fonksiyonları anlatılacaktır.
Histolojiye giriş ve histokimyasal teknikler, boyalar 2 Histoloji 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Burcu Gültekin Doku kimliğini belirlemek, tespit ve fiksasyon solüsyoları,doku takip aşamaları ve histolojide sık kullanılan boyalar hakkında genel bilgiler verilecektir.
Kariyer Nedir 1 Kariyer Planlama 1-4 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Refik Oltulu Kariyer Nedir
İmmün sistem hastalıkları 1, 2 2 Kariyer Planlama 1-4 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Pembe Oltulu İmmünsistem sayesinde konak organizma mikroplar, yabancı ve zararlı olabilecek maddelere karşı kendisini savunur.Bağışıklık sistemini oluşturan organlar:1-Santral Lenfoid Organlar: Kemik iliği, Timus, Fabricius Kesesi 2-Periferik Lenfoid Organlar: Lenf Düğümleri, Dalak, Kapsülsüz Lenfoid Dokular.3-Bağışıklıkta rol alan hücreler:Makrofajlar, Lenfositler,Diğer Hücreler dir. MHC-HLA sistemi, Antijen suna hücreler, antikorlar ve sitokinler bu mekanizmadayer alan önemli bileşenlerdir
Göz Bilimlerinde Teknolojik Gelişmeler 1 Kariyer Planlama 1-4 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Refik Oltulu Göz Bilimlerinde Teknolojik Gelişmeler
Nöroradyoloji Günümüz 1 Kariyer Planlama 1-4 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Osman Koç Girişimsel nöroradyoloji minimal invaziv yöntemle beyin damar hastalıklarını tedavi eden son yılların popüler olan bir branşıdır.
Plastik Cerrahide Günümüz 1 Kariyer Planlama 1-4 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Bilsev İnce 1. Plastik cerrahi doğumsal ve sonradan edinilmiş anomalileri düzeltmeye, form ve fonskiyon kaybını telafi etmeye çalışır. 2. İçerisinde yanık, rekonstrüktif cerrahi, kraniyofasiyal cerrahi, estetik cerrahi, el ve mikrocerrahi kısımları bulunmaktadır.
İmmün sistem hastalıkları 3, 4 2 Kariyer Planlama 1-4 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 5 Doç. Dr. Pembe Oltulu immün fonksiyon bozuklukları: Tip 1-4 immün hipersensitivite reaksiyonlarını kapsayan immünsistemin fazlaca ve yanlış çalışması, pek çok hastalığı içerisine alan immün sistem arkında yer alan hücre yada sitokin ya da reseptörlerdeki eksiklikler ve immün sistemin dokularasaldırısını içeren otoimmün hastalıklardır
Organ Naklinde Günümüz 1 Kariyer Planlama 1-4 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Tevfik Küçükkartallar Organ Naklinde Günümüz
Nano İlaçlar 1 Kariyer Planlama 1-4 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Nano ilaçlar çeşitli taşıyıcı sistemler kullanarak en ince damar çeperinden dahi geçebilen ve hedef hücreye / dokuya / organa spesifik olabilen yeni ilaçlardır.
Nano İlaçlar 100 Kariyer Planlama 1-4 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Nano ilaçlar çeşitli taşıyıcı sistemler kullanarak en ince damar çeperinden dahi geçebilen ve hedef hücreye / dokuya / organa spesifik olabilen yeni ilaçlardır.
Nöroradyoloji Günümüz 100 Kariyer Planlama 1-4 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Osman Koç Girişimsel nöroradyoloji minimal invaziv yöntemle beyin damar hastalıklarını tedavi eden son yılların popüler olan bir branşıdır.
Kimlik ve Kişilik Gelişimi 1-4 I 2 Kimlik ve Kişilik Gelişimi 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Faik Özdengül Duygu üzerine yapılan çalışmalar sözel olmayan davranışların birincil duyguları aktarma yolu olduğunu göstermiştir. Yüz ifadeleri, bakışlar, ses tonu, vücut hareketleri ve verilen tepkilerin zamanlaması ve yoğunluğunun tümü duygusal mesajların temelini oluşturur. Duygular genel olarak fizyolojik ve bilişsel öğelere sahip ve davranışı etkilemeye dair duyumlardır. Duygular, belirgin bir olaya, geçmişe, şimdiye veya geleceğe odaklanma eğilimindedirler. Bununla beraber duygular kısa sürelidir ve biz onların meydana geldikleri anda farkına varırız. Dünya genelinde altı temel insan duygusunun bulunduğu öne sürülmüştür: Bunlar; öfke, nefret, korku, sevinç, üzüntü ve şaşırmadır. Kendiliğin örgütlenmesi duyguların düzenlenme biçimine bağlıdır. Duyguların düzenlenmesi hem içsel hem dışsal kaynakları kapsar.
Kimlik ve Kişilik Gelişimi 1-4 II 2 Kimlik ve Kişilik Gelişimi 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Faik Özdengül Bireyin ruhsal gelişim evrelerinden en önemli evrelerden birisi de eğitim-öğretim evresidir. Klasik analitik kuramda Freud bu döneme gizlilik (latent) evresi ismini vermiştir. Haz, bu evrede cinsel objeden ziyade farklı objelere yönelmiş olduğundan, bu şekilde isimlendirilmiştir. Birçok bilim adamı ve bizim kanaatimize göre bu dönemde cinsel yapılandırma aynı suretiyle devam ederken, hazzın farklılaşması ve yönelimi de aynı yoğunlukta sürmektedir. Ergenlik tam bir kesişme ve kavşak noktasıdır. Fiziksel olarak 12-13 yaşlarında başlayıp 20 yaşlarına kadar uzanan fiziksel ve ruhsal bir gelişim dönemidir. Bu dönemde her şey değişmektedir. Ergen, fiziksel olarak tamamen bir değişim içindedir. Vücudu kendine yabancılaşmakta ve kendilik algısı yeni bir tasarıma dönüşmektedir.
Kimlik ve Kişilik Gelişimi 1-4 III 2 Kimlik ve Kişilik Gelişimi 1-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. Faik Özdengül Ruhsal rahim süreci anne rahmiyle kıyaslandığında oldukça uzun olup toplam süresi beş-altı yıl civarındadır. Bu ruhsal rahimde geçirilen süreyi üç evreye ayırmak mümkündür. Birinci evre, oral evre dediğimiz ağızcıl evre, ortalama olarak bir yıldır, ikinci evre, anal evre dediğimiz dışkılama evresi ortalama iki yıldır. Üçüncü evre fallik evresi yani cinsel kimlik evresi ortalama olarak iki yıl sürmektedir.
Moleküler genetiğe giriş, genom organizasyonu 2 Tıbbi Genetik 1-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 1 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Moleküler genetiğe giriş, genom organizasyonu
DNA'dan RNA'ya geçiş ve RNA'nın Genetik Önemi 2 Tıbbi Genetik 1-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Mahmut Selman Yıldırım DNA'dan RNA'ya geçiş ve RNA'nın Genetik Önemi
Genetik varyantlar ve önemi 2 Tıbbi Genetik 1-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Mahmut Selman Yıldırım Genetik varyantlar ve önemi
Histon modifikasyonları, Metilasyon nedir, genetik önemi 2 Tıbbi Genetik 1-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 4 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Histon modifikasyonları, Metilasyon nedir, genetik önemi
ncRNA ve genetik önemi 2 Tıbbi Genetik 1-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Mahmut Selman Yıldırım ncRNA ve genetik önemi
Moleküler genetik tanı yöntemi temel prensipleri I 2 Tıbbi Genetik 1-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Mahmut Selman Yıldırım Moleküler genetik tanı yöntemi temel prensipleri I
Moleküler genetik tanı yöntemi temel prensipleri II 2 Tıbbi Genetik 1-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Mahmut Selman Yıldırım Moleküler genetik tanı yöntemi temel prensipleri II
Hücre döngüsünün moleküler genetik kontrolü 2 Tıbbi Genetik 1-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 8 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Hücre döngüsünün moleküler genetik kontrolü
Genetik ve kanser 2 Tıbbi Genetik 1-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 9 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Karsinogenez için temel genetik mekanizmalar bu dersin temelini oluşturur. Kanser hücresinin özellikleri, kanserin nedenleri, genetik faktörlerin rolü dersin kapasamındadır.
Onkogenler ve tümör supressör genler I 2 Tıbbi Genetik 1-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 10 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Onkogenler ve tümör supressör genler I
Onkogenler ve tümör supressör genler II 2 Tıbbi Genetik 1-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 11 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Onkogenler ve tümör supressör genler II
DNA'dan RNA'ya geçiş ve RNA'nın Genetik Önemi 2 Tıbbi Genetik 1-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu DNA ve RNA'nın bileşenleri, fonksiyonları temel alınarak RNA'nın çeşitleri genomdaki önemleri bu dersin kapsamınındadır.
Moleküler genetiğe giriş, genom organizasyonu 2 Tıbbi Genetik 1-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Bu ders, DNA, RNA gen ve gen dışı genom bölgelerini kavratmayı açıklayan içeriktedir. Genomun yapısı ve içerik fonksiyonları işlenmektedir. Özellikle dinamik bir yapı olan genom bütünlüğü yeni eklenen literatür ile güncellenerek, nükleer ve mitokondriyal genom hakkında bilgi içermektedir. Genom bütünlüğü ele alınarak kodlayan ve kodlamayan bölgelerin özellik ve işlevleri ele alınmaktadır.
Histon modifikasyonları, Metilasyon nedir, genetik önemi 2 Tıbbi Genetik 1-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Histon modifikasyonunun hangi moleküler mekanizmalar aracılığı ile gerçekleştiği ele alınır. Histon modifikasyon türleri, asetilasyon, fosforilasyon, sumoluasyon gibi mekanizmalar açıklanarak gen ifadesi ve regülasyonu üzerine etkileri anlatılır. Histon mod,ifikasyonlarının ve metilasyonun hastalıklar ile ilişkisi ve güncel tedavi ajanları klinik öncesi dönem 1 öğrencisine özetlenir.
Hücre döngüsünün moleküler genetik kontrolü 2 Tıbbi Genetik 1-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Hücre bölünmeden önce içerdiği moleküler mekanizmalar, hücre döngüsü kontrolünün önemi kapsamındadır. Döngünün çalışmasında görevli olan genler ve bu genlerde mutasyon olması durumunda ortaya çıkıacak hastalıkların neler olabileceği dersin kapsamındadır.
Onkogenler ve tümör supressör genler II 2 Tıbbi Genetik 1-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Hücre dönüsü kontrolünün kaybı, fosforilasyon, büyüme faktörleri ve DNA tamir genlerinin sinyal yolaklarındaki hatalar bu sinyal ağındaki mutasyonların kanser oluşumundaki etkisi, telomeraz ve kanser kök hücresi dersin kapsamındadır.
Onkogenler ve tümör supressör genler I 2 Tıbbi Genetik 1-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Karsinogenezde rol oynayan başlıca onkogenler ve oluşum mekanizmalrı dersin kapsamında işlenir. Mekanizmalar üzerinden örnekler ile ilişkili sinyal yolakları ve kanser türleri dersin içeriğini oluşturmaktadır.
Eklemler hakkında genel bilgi I 2 Anatomi 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Duygu Akın Saygın Eklemler (junctura)Kemik iskelet yapıları yada kıkırdak yapıları arasında yer alan oynak bağlantı noktalarıdır.
Articulationes membri superioris 2 Anatomi 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Anıl Didem Aydın Kabakçı Üst ekstremite eklemleri, omuz kavşağı eklemleri, serbest parça eklemleri olmak üzere 2 grupta incelenir. Omuz kavşağı eklemleri üst ekstremitenin serbest kısımlarını vücuda bağlayan akromiyoklaviküler eklem ve sternoklaviküler eklem olmak üzere 2 tanedir. Serbest parça eklemlerini ise omuz eklemi, dirsek eklemi, el bileği eklemi ve el eklemleri oluşturmaktadır.
Articulationes columna vertebralis I 2 Anatomi 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 5 Doç. Dr. Anıl Didem Aydın Kabakçı Columna vertebralis'i oluşturan eklemler, craniovertebral eklemler, columnavertebral eklemler ve torakal eklemler olmak üzere 3 başlık altında incelenirler.
Articulationes columna vertebralis II 2 Anatomi 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 6 Doç. Dr. Anıl Didem Aydın Kabakçı Columna vertebralis'i oluşturan eklemler, craniovertebral eklemler, columnavertebral eklemler ve torakal eklemler olmak üzere 3 başlık altında incelenirler.
Articulationes membri inferioris I 2 Anatomi 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 7 Doç. Dr. Gülay Açar Alt ekstremite eklemlerinin 1. bölümünü pelvis eklemleri (Art. Sacroiliaca, symphysis pubica) oluşturur.Gebelik esnasında hormonların etkisi ile her iki eklem de gevşemektedir.
Articulationes membri inferioris II 2 Anatomi 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 8 Doç. Dr. Gülay Açar Alt ekstremite eklemlerinin 2. bölümünü art.coxae, art. genus ve art. tibiofibularis oluşturur. Art.coxae sferoid, art. genus bikondiler tip sinoviyal eklemlerdir. Lig. cruciatum anterius en sık yaralanan diz eklemi ligamenti olup beraberinde lig. collaterale tibiale ve meniscus medialis (mutsuz üçlü)'de zedelenme görülebilir.
Articulationes membri inferioris III 2 Anatomi 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 9 Doç. Dr. Gülay Açar Alt ekstremite eklemlerinin 3. bölümünü ayak eklemleri oluşturur. Ayakta 33 eklem bulunur. Art. talocruralis troklear tip, art. subtalaris plana tipi eklemlerdir. Chopart ve Lisfranc eklemleri amputasyonlarda kullanılır. Ayakta transvers ve longitudinal (medial ve lateral) olmak üzere iki ark vardır. Bu arkların pasif desteğini ligamentler, aktif desteğini kaslar sağlar.
Articulationes cranii 2 Anatomi 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Cranium Eklemleri’ni iki başlık altında incelenmektedir. Bu başlıklar Articulationes cranii ve Articulationes craniovertebrales'dir. Articulationes cranii ve articulationes craniovertebrales oluşturan yapılar, bu eklemlerdeki bağlar, ayrıca bu anatomik yapıların klinik öneminin ve fonksiyonları ile ilişkisinin öğrenilmesi
Organizma sıvıları biyokimyası 2 Biyokimya 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Ali Muhtar Tiftik Organizma sıvıları biyokimyası
Enerji ve Karbonhidrat metabolizmasına giriş 2 Biyokimya 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Ali Muhtar Tiftik Biyoenerji vericiler, veya biyokimyasal termodinamik, biyokimyasal tepkimelere eşlik eden enerji değişikliklerini inceler. Glikogenezis, glikogenoliz, glikoneogenezis, glikolizis, TCA, solunum zinciri, pentoz fosfat yolu, fruktoz, galaktoz ve mannoz metabolizması.
Elektron transferinden doğan potansiyelin hesaplanması 2 Biyokimya 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 5 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu Elektron transferinden doğan potansiyelin hesaplanması
Karbonhidrat metabolizması genel kavramlarının özetlenmesi 2 Biyokimya 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 6 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu Glikogenezis, glikogenoliz, glikoneogenezis, glikolizis, TCA, solunum zinciri, pentoz fosfat yolu, fruktoz, galaktoz ve mannoz metabolizması hakkında genel bilgi verilmesi.
Anabolik süreçte yakıt metabolizması metabolik hareketleri 2 Biyokimya 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 7 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu Anabolik süreçte yakıt metabolizması metabolik hareketleri
Katabolik süreçte yakıt metabolizması metabolik hareketleri 2 Biyokimya 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 8 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu Katabolik süreçte yakıt metabolizması metabolik hareketleri
Karbonhidrat metabolizması genel kavramlarının özetlenmesi 2 Biyokimya 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu Glikogenezis, glikogenoliz, glikoneogenezis, glikolizis, TCA, solunum zinciri, pentoz fosfat yolu, fruktoz, galaktoz ve mannoz metabolizması hakkında genel bilgi verilmesi.
Radyasyon biyofiziği 2 Biyomedikal Fizik 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında, her tür tıbbi görüntülemeye temel teşkil eden elektromanyetik teori kavramları; elektromanyetik spektrum, spektrum içindeki farklı enerji aralıkları, bu enerji aralığındaki elektromanyetik dalgaların -radyo dalgaları, mikrodalgalar, kızılötesi ışınlar, görünür ışık, UV-A,B,C, X-ışınları, Gamma ışınları-; tıpta ve günlük hayatta hangi amaçlarla kullanıldıkları, hangilerinin iyonizan özellikte olduğu, LASER ışınları, Nükleer Manyetik Rezonans ve ultrason kavramları, nükleer bozunmalar anlatılmaktadır.
Tıbbi Görüntüleme Yöntemleri 2 Biyomedikal Fizik 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında, bir önceki radyasyon biyofiziği kavramlarının dayandığı tıbbi yöntemler -panoramik/tomografik X-ışını görüntüleme, MRI-, ultrason temelli görüntülemeler -doppler ultrasonografi, ekokardiyografi- anlatılmaktadır.
Bilişimsel Biyofizik Yöntemler 2 Biyomedikal Fizik 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu derste bilimsel yöntem içinde (ve tabi ki tıp bilimleri uygulamalarında da) elde edilecek her tür verinin toplanması, sinyal analizi, görüntülenmesi/sunumu için temel bilgisayar programlamasına giriş yapılmaktadır. Bu amaçla MATLAB benzeri, bilgisayar bilimlerine çok derin hakimiyet gerektirmeyen açık kaynaklı bir programlama dili olan Octave dili tanıtılmaktadır.
Narkotik İlaç Kontrol Sistemi 1 Kariyer Planlama 1-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Mahmut Selman Yıldırım Narkotik İlaç Kontrol Sistemi
Genetikte Yeni Teknolojiler 1 Kariyer Planlama 1-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Mahmut Selman Yıldırım Bu dersin kapsamında, genetiğin gelecekte tıp alanında nasıl bir çığır açacağı, tedavilerde nasıl bir hedefe koşacağı konusunda öğrecilere fikir verme amaçlanmıştır.
Biyomedikal Alanda Güncel Konular 2 Kariyer Planlama 1-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Ercan Kurar Biyomedikal ve sağlık alanında güncel konular örn. mRNA aşı teknolojilerinim kullanım alanları ve mevcut durumu degerlendirilmektedir.
Nörorehabilitasyon Güncel Gelişmeler 1 Kariyer Planlama 1-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 4 Doç. Dr. Banu Ordahan DERSİN ÖZETİ: Nörorehabilitasyon yöntemleri son yıllarda giderek değişti. Geleneksel nörorehabilitasyon prosedürleri, felç, Parkinson hastalığı, omurilik yaralanması, travmatik beyin hasarı, spastisite ve bilişsel bozukluklar gibi yaygın nörolojik hastalıklarda sınırlı etkinliğe sahip olabilir. Bu koşullarda rehabilitasyon stratejilerinin etkinliğini artırmak için yeni teknolojiler gelişti. Bu teknikler, nörorehabilitasyonun yoğunluğunu ve kalitesini artırmak ve beyin uyarılabilirliğini ve plastisitesini manipüle etmek için robotik destekli eğitim, sanal gerçeklik, fonksiyonel elektrostimülasyon, invaziv olmayan beyin stimülasyonu (NIBS) gibi yardımcı teknolojik yaklaşımları içerir.
Hematolojide başdöndürücü teknolojik gelişmeler 1 Kariyer Planlama 1-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Özcan Çeneli Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Nörorehabilitasyon Güncel Gelişmeler 100 Kariyer Planlama 1-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Banu Ordahan DERSİN ÖZETİ: Nörorehabilitasyon yöntemleri son yıllarda giderek değişti. Geleneksel nörorehabilitasyon prosedürleri, felç, Parkinson hastalığı, omurilik yaralanması, travmatik beyin hasarı, spastisite ve bilişsel bozukluklar gibi yaygın nörolojik hastalıklarda sınırlı etkinliğe sahip olabilir. Bu koşullarda rehabilitasyon stratejilerinin etkinliğini artırmak için yeni teknolojiler gelişti. Bu teknikler, nörorehabilitasyonun yoğunluğunu ve kalitesini artırmak ve beyin uyarılabilirliğini ve plastisitesini manipüle etmek için robotik destekli eğitim, sanal gerçeklik, fonksiyonel elektrostimülasyon, invaziv olmayan beyin stimülasyonu (NIBS) gibi yardımcı teknolojik yaklaşımları içerir.
Hematolojide başdöndürücü teknolojik gelişmeler 100 Kariyer Planlama 1-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Özcan Çeneli Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Kimlik ve Kişilik Gelişimi 1-5 I 2 Kimlik ve Kişilik Gelişimi 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Faik Özdengül Savunma terimi, zihnin hisleri bilincin dışında tutma yöntemini anlatır. Gerçekte, duygusal güçlüklerin çoğu, bir araya gelmiş birtakım sorunlu savunma ve duygulanımlardan kaynaklanır. İnsanlar, patolojik savunma mekanizmaları ve hislerine dair yeterli içgörü edinerek mantıksız davranışlarının, semptomlarının ve tavırlarının anlam ve kökenlerini daha net şekilde anlayabilirler. Bu bilgi genellikle acı verici psikiyatrik semptomları (örneğin, depresyon ve fobiler) beraberinde getirir ve insanların yaşamlarında sağlıklı değişiklikler yapmalarına olanak sağlar. Hangi zihinsel etkinlik veya davranış olursa olsun, eğer sizi hoşa gitmeyen duygularınızı deneyimlemekten alıkoyuyorsa, savunma niteliği taşıyor demektir.
Kimlik ve Kişilik Gelişimi 1-5 II 2 Kimlik ve Kişilik Gelişimi 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Faik Özdengül Bağlanma beyinde doğuştan gelen bir sistem olup bakıcılar tarafından güdülenme, duygu ve bellek süreçlerini etkileyecek ve örgütleyecek şekilde evrimleşir. Bu bebeğin hayatta kalma şansını artırır. Güvenli bağlamanın duygusal işlemleri bir ebeveynin çocuğun sinyallerine duygusal olarak duyarlı tepkilerini içermesi, çocuğun olumlu duygusal durumlarını ve negatif durumları modüle eder. Özellikle, ebeveynlerin verebileceği yardım korku, endişe veya üzüntü gibi rahatsız edici duyguların azaltılması, çocukların yatıştırılmasını sağlar ve onlara üzüldüklerinde güvenli bir liman sağlar. Güvenli,güvensiz,dağınık ve düzenli olmak üzere çeşitli bağlanma stilleri tanımlanmıştır ve bu bireyin tüm hayatı boyunca kuracağı ilişkiler açısından son derece önemlidir
Mikrobiyolojiye giriş ve önemi 1 Mikrobiyoloji 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Mehmet Özdemir Mikroskobun keşfi (mikrobiyolojinin başlangıcı), Gram boyama, Otoklavın kullanılması
Mikroorganizmaların sınıflandırılması 1 Mikrobiyoloji 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu Mikrobiyolojideki gelişmeleri tarihsel açıdan sıralayabilecek• Mikroorganizmaların sınıflandırılması hakkında bilgi sahibi olabilecek• Mikroorganizmaların dünyası-prosistalar- ökaryot-prokaryotlar hakkında bilgi sahibiolabilecek• Mikroorganizmaların hücre yapıları tanımlanabilecek
Flora parazitlik patojenite, mik. çevre ilişkisi 1 Mikrobiyoloji 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. Fatma Esenkaya Taşbent İnsan organizması birçok mikroorganizmayı üzerinde barındırmaktadır. Bu mikroorganizmalarla insan arasındaki ilişki patojenite boyutunun yanısıra insanın lehine olmazsa olmaz bir ilişki de barındırır. 'Vücudumuzda hangi bölgelerde hangi flora bakterileri bulunur, mikroorganizmaları patojeniteye taşıyan özellikler nelerdir' bu soruların tartışması bu ders içerisinde anlatılmaktadır.
Bakterilerin genel özellikleri 1 1 Mikrobiyoloji 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Metin Doğan Bakteriler prokaryot canlılar olup ökaryot olan insan hücrelerinden bazı farklılıklar göstermektedir. Bu farklılıklar kullanılarak özellikle mikroorganizmalara karşı antibiyotik geliştirilmesinde kullanılmaktadır. Bakterilerin sınıflandırılması tanı ve takip açısından önem taşımaktadır. Bakterilerin yapısal özelliklerine göre enfeksiyon yapabilme kabiliyetleri ve yapısal elemanlarına karşı insan vücudunun vermiş oldukları tepkiler farklıdır.
Bakterilerin genel özellikleri 2, 3, 4 3 Mikrobiyoloji 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Metin Doğan Bakteriler prokaryot canlılar olup ökaryot olan insan hücrelerinden bazı farklılıklar göstermektedir. Bu farklılıklar kullanılarak özellikle mikroorganizmalara karşı antibiyotik geliştirilmesinde kullanılmaktadır. Bakterilerin sınıflandırılması tanı ve takip açısından önem taşımaktadır. Bakterilerin yapısal özelliklerine göre enfeksiyon yapabilme kabiliyetleri ve yapısal elemanlarına karşı insan vücudunun vermiş oldukları tepkiler farklıdır.
Bakteri genetiği ve metabolizması 2 Mikrobiyoloji 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu Bakterilerin moleküler biyolojisi, Rekombinasyon biçimleri.
Parazit-konak ilişkisi 1 Mikrobiyoloji 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 7 Doç. Dr. Fatma Esenkaya Taşbent Mikroorganizmalarla insan arasında kommensalizm, mutualizm ya da parazitizm gibi farklı yaşam şekilleri bulunmaktadır. Bu yaşam şekillerinden parazitizmde mikroorganizmalar beslenme, barınma gibi çeşitli sebeblerle insandan faydalanırken bir yandan da konak hücreye zarar vermektedirler
Mikroorganizmalar ve dış ortamda üreme hızları 1 Mikrobiyoloji 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Mehmet Özdemir Mikroorganizmalarda üremeyi etkileyen faktörler 3 ana gurupta toplanır: Fiziksel, Kimyasal, mekanik.Serbest oksijeni kullanma ihtiyacına göre bakteriler dört guruba ayrılır:Aerop,Anaerop,Mikroaerofil,Fakültatif anaerop.Sıvı bir besiyerine belirli sayıda bakteri ekilerek bu besiyerlerinden alınan örneklerde her santimetre küpteki bakteri sayılacak olursa bunların düzenli olarak üremedikleri görülür.
Virüslerin genel özellikleri 2 Mikrobiyoloji 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Mehmet Özdemir Hayvan, Bitki) üreyebilen, hayatın en basit formunu oluşturan, zorunlu hücre içi paraziti olan mikroorganizmalardır. Virüsün morfolojik şeklini verir. Nükleik asiti çevresel etkilerden korur. Nükleik asiti kılıf gibi sarar. Antijenik özellikte olup Virüsün ürediği hücreye spesifikliği taşır.
Parazitlerin genel özellikleri ve sınıflandırılması, Mantarların genel özellikleri 2 Mikrobiyoloji 1-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 10 Doç. Dr. Fatma Esenkaya Taşbent Parazitler ökaryotik canlılar olup, doğada serbest yaşayan formları olduğu gibi zorunlu parazit olan türler de bulunmaktadır. Ders içeriğinde parazitolojide geçen terminolojik tanımlar, hücre yapısı, üreme şekilleri, sınıflandırılması anlatılmaktadır. Mantarlar kutanöz, subkutanöz, sistemik ve fırsatçı enfeksiyonlara yol açan önemli enfeksiyon etkenlerindendir. Yapısal özellikleri, sınıflandırması, sebep oldukları klinik durumlar, tanıda kullanılan yöntemler ders içeriğinde anlatılacaktır
Kök Hücre Genetiği 2 Tıbbi Genetik 1-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 1 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Kök Hücre Genetiği
Klonlama teknikleri I 2 Tıbbi Genetik 1-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 2 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Klonlama sistemleri, fiziksel, biyolojik ve kimyasal vektörler olarak dersin kapsamında açıklanmaktadır.
Klonlama teknikleri II 2 Tıbbi Genetik 1-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 3 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Vektör sistemleriğnin gen tedavisi ve genom düzenlemedeki rolü, etkinlikleri dersin kapsamındadır.
Gen Tedavisi ve Prensipleri 2 Tıbbi Genetik 1-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 4 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Gen terapi türleri, uygulanan örnekler, genomik düzenleyicilerin türleri ve kullanım alanları dersin kapsamındadır.
Kök Hücre Genetiği 2 Tıbbi Genetik 1-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Makbule Nihan Somuncu Kök hücre türleri, tedavi teknoılojilerdeki kullanım alanları dersin içeriğini oluşturmaktadır.
Kaslar hakkında genel bilgi 2 Anatomi 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. İsmihan İlknur Uysal Hareket sisteminin bir bölümü olan çizgili kasların yapısı, sinirsel uyarımı, fasyalar ile ilişkisinin bilinmesi fonksiyonel ve klinik açıdan önemlidir. İskelet kasları bulunduğu yere, şekline, fonksiyonuna, yerleşim seviyesine göre isimlendirilir. Fonksiyonel olarak kaslar esas hareketi başlatan, sinerjist ya da antagonist olabilirler.
Musculi faciales ve Musculi masticatorii I 2 Anatomi 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. İsmihan İlknur Uysal N. facialis tarafından uyarılan mimik kasları, bir uçları ile deriye tutunduğu için orbita girişi ve ağız boşluğu girişini kontrol etmek yanı sıra emosyonların dışa vurumundan sorumludur. N. trigeminus tarfından uyarılan çiğneme kasları ise çene eklemineki hareketleri gerçekleştirir. Baş bölgesinde bulunan bu kaslar ve deri çok iyi kanlanır. İlgili sinirlerin hasarında ortaya çıkan klinik durumlar fonksiyonel ve psikolojik açıdan önemlidir.
Musculi faciales ve Musculi masticatorii II 2 Anatomi 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. İsmihan İlknur Uysal N. facialis tarafından uyarılan mimik kasları, bir uçları ile deriye tutunduğu için orbita girişi ve ağız boşluğu girişini kontrol etmek yanı sıra emosyonların dışa vurumundan sorumludur. N. trigeminus tarfından uyarılan çiğneme kasları ise çene eklemineki hareketleri gerçekleştirir. Baş bölgesinde bulunan bu kaslar ve deri çok iyi kanlanır. İlgili sinirlerin hasarında ortaya çıkan klinik durumlar fonksiyonel ve psikolojik açıdan önemlidir.
Musculi colli I 2 Anatomi 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 4 Doç. Dr. Duygu Akın Saygın Boyun (collum,cervix);vücudun baş ile gövde arasında bulunan boru şeklindeki hareketli bağlantı kısmıdır. Regio cervicalis anterior, regio sternocleidomastoidea, regio cervicalis lateralis, regio cervicalis posterior olmak üzere dört kısımda ,incelenir. Boyun kasları, platysma ve m. sternocleidomastoideus yüzeyel kas tabakası, infrahyoid ve suprahyoid orta tabaka kasları, mm. scaleni ve prevertebral kaslar derin kaslar olmak üzere üç kısımda incelenir. Boyunda trigonum cervicale anterior ve posterior olmak üzere iki ana üçgen bulunur. Trigonum cervicale anterior kendi içinde dört, trigonum cervicale posterior kendi içinde iki küçük üçgene ayrılır. Bu üçgenlerin sınırları, içinde bulunan önemli anatomik yapılar içerir.
Musculi colli II 2 Anatomi 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 5 Doç. Dr. Duygu Akın Saygın Boyun (collum,cervix);vücudun baş ile gövde arasında bulunan boru şeklindeki hareketli bağlantı kısmıdır. Regio cervicalis anterior, regio sternocleidomastoidea, regio cervicalis lateralis, regio cervicalis posterior olmak üzere dört kısımda ,incelenir. Boyun kasları, platysma ve m. sternocleidomastoideus yüzeyel kas tabakası, infrahyoid ve suprahyoid orta tabaka kasları, mm. scaleni ve prevertebral kaslar derin kaslar olmak üzere üç kısımda incelenir. Boyunda trigonum cervicale anterior ve posterior olmak üzere iki ana üçgen bulunur. Trigonum cervicale anterior kendi içinde dört, trigonum cervicale posterior kendi içinde iki küçük üçgene ayrılır. Bu üçgenlerin sınırları, içinde bulunan önemli anatomik yapılar içerir.
Musculi dorsi ve Musculi thoracis I 2 Anatomi 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 6 Doç. Dr. Gülay Açar Gövde kasları sırt ve toraks kasları olarak iki bölüme ayrılır. Sırt kasları columna vertebralis'in ve başın hareketleri ile ilgili olup kendi içinde yüzeyel ve derin (yüzeyel-derin) olarak ikiye ayrılır. Fascia profunda sırt bölümünde fascia thoracolumbalis, toraks ön duvarında fascia pectoralis ve ikisi arasında fascia axillaris'i oluşturur.
Musculi dorsi ve Musculi thoracis II 2 Anatomi 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 7 Doç. Dr. Gülay Açar İnterkostal kaslardan m. intercostales externi ve m. levatores costarum inspirasyon yaptırırken diğerleri ekspirasyon yaptırır. İnspiryum'un %75'ini yaptıran diaphragma üzerinde bulunan geçitler: foramen venae cavae (T8-9), hiatus oesophageus (T10) ve hiatus aorticus (T12)'dur.
Musculi abdominis I 2 Anatomi 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Aynur Emine Çiçekcibaşı Karın duvarı kasları; cavitas abdominis (karın boşluğu)'te bulunan iç organları destekler ve korurlar. Değişik yönlerde uzanarak ve tabakalar oluşturarak karın duvarını güçlendirirler. M. obliquus externus abdominis, m. obliquus internus abdominis, m. transversus abdominis anterolateral duvarda; m. rectus abdominis ve m. pyramidalis ön duvarda; m. quadratus lumborum ve m. iliopsoas arka duvarda bulunur. Karın anterolateral duvar kasları fascia superficialis'in 2 tabakası (Camper-Scarpa fasyaları) ve fascia profunda (Gallaudet fasyası) ile sarılmıştır. Bu ders fasyalardan köken alan yapılar, kasların origo ve insertio (başlangıç - bitiş) yerleri, sinirsel innervasyonları ve fonksiyonları, Grynfelt ve Petit üçgenleri, canalis inguinalis duvarları, içinden geçen oluşumlar, vagina musculi recti abdominis yapısı ve klinik önemi olan bilgileri içerir.
Musculi abdominis II 2 Anatomi 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Aynur Emine Çiçekcibaşı Karın duvarı kasları; cavitas abdominis (karın boşluğu)'te bulunan iç organları destekler ve korurlar. Değişik yönlerde uzanarak ve tabakalar oluşturarak karın duvarını güçlendirirler. M. obliquus externus abdominis, m. obliquus internus abdominis, m. transversus abdominis anterolateral duvarda; m. rectus abdominis ve m. pyramidalis ön duvarda; m. quadratus lumborum ve m. iliopsoas arka duvarda bulunur. Karın anterolateral duvar kasları fascia superficialis'in 2 tabakası (Camper-Scarpa fasyaları) ve fascia profunda (Gallaudet fasyası) ile sarılmıştır. Bu ders fasyalardan köken alan yapılar, kasların origo ve insertio (başlangıç - bitiş) yerleri, sinirsel innervasyonları ve fonksiyonları, Grynfelt ve Petit üçgenleri, canalis inguinalis duvarları, içinden geçen oluşumlar, vagina musculi recti abdominis yapısı ve klinik önemi olan bilgileri içerir.
Musculi pelvici I 2 Anatomi 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 10 Prof. Dr. Aynur Emine Çiçekcibaşı Apertura pelvis inferior (pelvik çıkış)'i kapatan kaslar diaphragma pelvis ve diaphragma ürogenitale olmak üzere 2 yapı oluştururlar. Diaphragma pelvis; mesane, uterus, vagina, rectum gibi organları destekler ve m. levator ani ve m. cocygeus tarafından oluşturulur. Diaphragma ürogenitale; m. transversus perinei profundus ve m. sphincter urethrae tarafından oluşturulur. Ayrıca bu bölgede m. transversus perinei superficialis, m. ischiocavernosus ve m. bulbospongiosus kasları bulunur. Bu bölge fasyaları klinik açıdan önemlidir. Bu ders fasyalardan köken alan yapılar, kasların origo ve insertio (başlangıç - bitiş) yerleri, sinirsel innervasyonları ve fonksiyonları, fossa ischioanalis duvarları, içinde bulunan oluşumlar, canalis pudendalis (Alcock kanalı) yapısı ve klinik önemi olan bilgileri içerir.
Musculi pelvici II 2 Anatomi 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 11 Prof. Dr. Aynur Emine Çiçekcibaşı Apertura pelvis inferior (pelvik çıkış)'i kapatan kaslar diaphragma pelvis ve diaphragma ürogenitale olmak üzere 2 yapı oluştururlar. Diaphragma pelvis; mesane, uterus, vagina, rectum gibi organları destekler ve m. levator ani ve m. cocygeus tarafından oluşturulur. Diaphragma ürogenitale; m. transversus perinei profundus ve m. sphincter urethrae tarafından oluşturulur. Ayrıca bu bölgede m. transversus perinei superficialis, m. ischiocavernosus ve m. bulbospongiosus kasları bulunur. Bu bölge fasyaları klinik açıdan önemlidir. Bu ders fasyalardan köken alan yapılar, kasların origo ve insertio (başlangıç - bitiş) yerleri, sinirsel innervasyonları ve fonksiyonları, fossa ischioanalis duvarları, içinde bulunan oluşumlar, canalis pudendalis (Alcock kanalı) yapısı ve klinik önemi olan bilgileri içerir.
Musculi membri superioris I 2 Anatomi 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 12 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Musculi membri superioris I
Musculi membri superioris II 2 Anatomi 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 13 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Musculi membri superioris II
Musculi membri superioris III 2 Anatomi 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 14 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Musculi membri superioris III
Musculi membri inferioris I 2 Anatomi 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 15 Doç. Dr. Duygu Akın Saygın Musculi membri inferioris kalça,uyluk, bacak ve ayak kasları olmak üzere dört kısımda incelenir.Kalça kasları ön ve arka taraf kasları ve uyluğun dış rotator kasları olmak üzere üç kısımda incelenir. Uyluk kasları ön,iç ve arka tarafındaki kaslar olmak üzere üç kısımda ele alınır.Bacak kasları ise extensor ve fleksor kasları olmak üzere iki kısımda incelenir. Ayağın dorsal ve plantar yüzü şeklinde iki grup altında ele alınır.
Musculi membri inferioris II 2 Anatomi 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 16 Doç. Dr. Duygu Akın Saygın Musculi membri inferioris kalça,uyluk, bacak ve ayak kasları olmak üzere dört kısımda incelenir.Kalça kasları ön ve arka taraf kasları ve uyluğun dış rotator kasları olmak üzere üç kısımda incelenir. Uyluk kasları ön,iç ve arka tarafındaki kaslar olmak üzere üç kısımda ele alınır.Bacak kasları ise extensor ve fleksor kasları olmak üzere iki kısımda incelenir. Ayağın dorsal ve plantar yüzü şeklinde iki grup altında ele alınır.
Musculi membri inferioris III 2 Anatomi 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 17 Doç. Dr. Duygu Akın Saygın Musculi membri inferioris kalça,uyluk, bacak ve ayak kasları olmak üzere dört kısımda incelenir.Kalça kasları ön ve arka taraf kasları ve uyluğun dış rotator kasları olmak üzere üç kısımda incelenir. Uyluk kasları ön,iç ve arka tarafındaki kaslar olmak üzere üç kısımda ele alınır.Bacak kasları ise extensor ve fleksor kasları olmak üzere iki kısımda incelenir. Ayağın dorsal ve plantar yüzü şeklinde iki grup altında ele alınır.
Epitel ve bağ doku biyokimyası 2 Biyokimya 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Ali Muhtar Tiftik Epitel ve bağ doku biyokimyası
Kan dokusu (Eritrosit, Lökosit) biyokimyası 2 Biyokimya 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Eritrosit metabolizması, Pentoz fosfat yolunun eritrositlerdeki hayati önemi, Eritrositlerde glikolizi bozan enzim defektleri
Yağ dokusu biyokimyası 2 Biyokimya 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 3 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Adipositlerin önemi; kan dokusu, sindirim sistemi, karaciğer, sinir sistemi, kas dokusu ile ilişkisi anlatılır. Metabolizma açısından önemi ve fonksiyonları anlatılır.
Kas dokusu biyokimyası 2 Biyokimya 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 4 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Kas metabolizmasında önemli olan DNA, RNA, RNAi, proteinler, karbonhidratlar, lipit vb moleküllerin önemi sağlık ve hastalık bağlamında anlatılır.
Kemik dokusu metabolizması 2 Biyokimya 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Ali Muhtar Tiftik Kemik dokusu metabolizması
Epitel ve Bağ doku biyokimyası 2 Biyokimya 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Deri, solunum, sindirim, ürogenital sistem epitel dokusunun yapısal ve fonksiyonel molekülleri anlatılır. Hücrelerarası ilişkiler ve proteinlerinin öneminden bahsedilir. Epitel ve bağ dokusunun önemli enzim, protein, lipid, karbonhidrat vb molekülleri anlatılır. Kollajen, elastin, mide asidi, pankreas-safra sıvıları, pH - elektrolitler, enzimlerin fizyopatolojik önemi anlatılır.
Endometrial siklus, Gametogenesis 2 Embriyoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Gökhan Cüce Gametogenezis dersinde testisin histolojik organizasyonu, seminifer epiteldeki mitoz, mayoz ve hücre farklılaşmasını, testiküler fonksiyonun hormonal düzenlenmesini anlatabilmeli
Fertilizasyon 1 Embriyoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Selçuk Duman Fertilizasyon, tuba uterinanın ampulla kısmında gerçekleşir ve üç fazdan oluşur. 1. fazda spermin korona radiataya girişi gerçekleşir. 2. fazda spermin zona pellisudaya girişi gerçekleşir. 3. fazda sperm ve oosit hücre zarları birleşir.
İmplantasyon ve Yerleri 1 Embriyoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Gökhan Cüce Blastosistin gömülmesi, genellikle uterus bedeninde gerçekleşir. Eğer gömülme uterus dışında başka herhangi bir yerde gerçekleşmişse hemen birkaç hafta içinde ciddi komplikasyonlar görülür. Bu nedenle gömülme yörelerini uterus içi (intrauterin) ve uterus dışı ya da ektopik (ekstrauterin) olmak üzere 2’ye ayırmak gerekir.
Bilaminer Germ Disk, Trilaminer Germ Disk 2 Embriyoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Sabiha Serpil Kalkan EMBRİYOBLASTI OLUŞTURAN HÜCRELER 7. GÜNDE 2 TABAKA GÖSTERMEYE BAŞLARLAR.HİPOBLAST VE EPİBLAST TABAKASI.BU 2 TABAKALI YAPIYA BİLAMİNER GERM DİSK DENİR.
Konjenital malformasyon sebepleri, Çoğul ve ektopik gebelikler 2 Embriyoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Gökhan Cüce Çoğul ve ektopik gebelik çeşitlerini ve sebeplerini ayırt edebilmeli
Plasenta, Fötal dönem 2 Embriyoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Sabiha Serpil Kalkan PLASENTA MATERNAL VE FETAL KISIMLARI İLE FETÜSÜN DOĞUMUNA KADAR CANLILIĞINI SÜRDÜRÜR.ANNE VE FETÜS KANINI BİRBİRİNDEN AYIRAN YAPILARPLASENTA BARİYERİNİ OLUŞTURUR. 20. HAFTAYA KADAR BU BARİYER,VİLLUS DUVARINDAKİİ SİNSİTYOTROFOBLAST,SİTOTROFOBLAST,EMBRİYONİK MEZENŞİM,ENDOTEL BAZAL LAMİNASI VE VİLLUS KAPİLLER ENDOTEL HÜCRELERİNDEN OLUŞUR.
Plasenta, Fötal dönem 2 Embriyoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Sabiha Serpil Kalkan PLASENTA MATERNAL VE FETAL KISIMLARI İLE FETÜSÜN DOĞUMUNA KADAR CANLILIĞINI SÜRDÜRÜR.ANNE VE FETÜS KANINI BİRBİRİNDEN AYIRAN YAPILARPLASENTA BARİYERİNİ OLUŞTURUR. 20. HAFTAYA KADAR BU BARİYER,VİLLUS DUVARINDAKİİ SİNSİTYOTROFOBLAST,SİTOTROFOBLAST,EMBRİYONİK MEZENŞİM,ENDOTEL BAZAL LAMİNASI VE VİLLUS KAPİLLER ENDOTEL HÜCRELERİNDEN OLUŞUR.
Konjenital malformasyon sebepleri, Çoğul ve ektopik gebelikler 2 Embriyoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Gökhan Cüce Çoğul ve ektopik gebelik çeşitlerini ve sebeplerini ayırt edebilmeli
Dinlenim Zar Potansiyeli 1 Fizyoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 21 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Hücre zarının seçici geçirgen olmasına bağlı olarak farklı iyon ve organik moleküllerin hücre içi ve dışındaki dağılımları farklılık gösterir. Na ve K gibi elektriksel yüke sahip iyonların membranın iki tarafındaki konsantrasyon farklarına bağlı olarak membranın iç ve dış yüzeyi arasında elektriksel potansiyel fark meydana gelir. iyonların yanı sıra membranı geçemeyen proteinler gibi yüklü organik bileşiklerin de membran potansiyeline katkısı vardır. Bütün vücut hücreleri membran potanisyeline sahiptir.
Uyarılabilir hücrelerde aksiyon potansiyelleri 2 Fizyoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 22 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Aksiyon potansiyeli yalnızca uyarılabilir hücrelerde meydana gelir. Bu hücrelerde hücre zarında bulunan ligand kapılı ve voltaja duyarlı Na, K ve Ca kanalları aksiyon potansiyelinin oluşmasına katkı sağlar. Bu iyon kanallarından hücre içine pozitif iyon geçişi ile hücre membranının iç yüzeyi daha pozitif bir değere doğru değişir. Eşik değere ulaşıldıktan sonra voltaj kapılı Na ve bazı hücreler için Ca kanalları açılarak aksiyon potansiyeli gelişir. Aksiyon potansiyeli hücrenin türüne bağlı olarak mekanik veya salgısal bir cevaba neden olabilir. Ya da nöronlarda olduğu gibi sinyal iletimini sağlayabilir.
Sinir kas kavşağı 2 Fizyoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 23 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir İskelet kasları yalnızca motor nöronları ile uyarılabilirler. Motor nöronun terminal butonunda Ca artışı ile birlikte ACh ekzositozu gerçekleşir. Ach iskelet kası membranında reseptörüne bağlanır ve hücre içine Na girişi başlar. Gelişen son plak potansiyeli voltaj kapılı Na kanallarını açarak aksiyon potansiyelini başlatır.
İskelet Kasının Yapısı ve Özellikleri 2 Fizyoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 24 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Fonksiyonel ve histolojik olarak değerlendirildiğinde iskelet kası, kalp kası ve düz kas olmak üzere üç tip kas insan vücudunda işlev görmektedir. Her üç dokunun ortak özelliği kontraktil yapılar içerip aksiyon potansiyeli cevap olarak kas boyunda veya tonusunda değişiklik meydana getirebilmeleridir. İskelet kasında aktin ve miyozinden meydana gelen filamanlar lif içerisinde organize olarak kasılabilir birimleri (sarkomer) meydana getirir. İskelet kası lifleri uç kısımlarında tendonu aracılığıyla (çoğunlukla) kemiğe yapışarak oluşturduğu gücü iskelete aktarır ve hareketi sağlar.
İskelet kasında kasılma, İskelet kasında gevşeme, kas tonusu 2 Fizyoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 25 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Membranda gelişen aksiyon potansiyeli riyanodin ve DHP reseptörlerini etkileyerek sarkoplazmik retikulumdan sitosole Ca geçişini sağlar. İntraselüler Ca derişiminin artması aktin-miyozin etkileşimini sağlar ve çapraz köprü siklusu gerçekleşir. Güç vuruşları sarkomer boyunda kısalmaya veya tonus artışına sebep olur. Sitosoldeki Ca'un tekrar sarkoplazmik retikuluma taşınması ile gevşeme gerçekleşir. Uyarının süresine ve frekansına bağlı olarak kasılma cevabının süresi ve şiddeti belirlenir. Kas kasılmalarının harekete dönüşmesi ise motor ve duysal birçok girdinin sentezinin sonucudur.
Kaslarda enerji metabolizması 1 Fizyoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 30 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Kasta enerji kaynakları kısa ve uzun süreli olarak iki grupta toplanabilir. Glikoliz, fosfajen sistem hızlı ancak sınırlı enerji kaynaklarıdır. Daha uzun süreli enerji kaynağı olarak krebs döngüsü (aerobik sistem) kullanılır. Bu sistem yavaş olmakla birlikte oksijen ve organik hammadde yeterli düzeyde olduğu sürece kas için enerji sağlamaya devam eder.
İskelet kasında yorgunluk ve plastisite 1 Fizyoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 31 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Farklı alt tiplerdeki iskelet kası liflerinin farklı fizyolojik özellikleri bulunmaktadır. Hızlı glikolitik, hızlı oksidatif ve yavaş oksidatif lifler hareketin bileşenlerine bağlı olarak farklı sıralama ve süre ile kasılarak uyumlu bir şekilde harekete katkı sağlar. T tübülleri boyunca iletinin bozulması, kasa iletilen enerji kaynağının azalması, birim zamanda gelen oksijen miktarının yetersiz kalması, laktik asit birikimi ve ADP miktarındaki azalmaya bağlı olarak kasta yorgunluk gelişebilir.
Düz Kas İşlevleri 2 Fizyoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 32 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Düz kasta kontraktil yapıların yerleşimi isklet ve kalp kasından farklıdır. Miyoglobin içeriğinin az olmasına bağlı olarak daha açık renktedir. Nöromüsküler kavşak varikoziteler şeklindedir. Düz kas uyarılma yolakları bakımından da farklıdır. Mekanik, kimyasal veya nörolojik olarak kasılma başlatılabilir. Kasılma cevabı yavaş olup birim doku başına üretilen güç fazladır.
Uyarılabilir hücrelerde aksiyon potansiyelleri 2 Fizyoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Aksiyon potansiyeli yalnızca uyarılabilir hücrelerde meydana gelir. Bu hücrelerde hücre zarında bulunan ligand kapılı ve voltaja duyarlı Na, K ve Ca kanalları aksiyon potansiyelinin oluşmasına katkı sağlar. Bu iyon kanallarından hücre içine pozitif iyon geçişi ile hücre membranının iç yüzeyi daha pozitif bir değere doğru değişir. Eşik değere ulaşıldıktan sonra voltaj kapılı Na ve bazı hücreler için Ca kanalları açılarak aksiyon potansiyeli gelişir. Aksiyon potansiyeli hücrenin türüne bağlı olarak mekanik veya salgısal bir cevaba neden olabilir. Ya da nöronlarda olduğu gibi sinyal iletimini sağlayabilir.
Lökositler ve Alt Grupları, Lökositlerin Fonksiyonel Özellikleri 2 Fizyoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Faik Özdengül Vücudumuz farklı enfeksiyöz ve toksik ajanlarla savaşmak için özel bir sisteme sahiptir. Bu sistem kandaki lökositler ve lökositlerden kaynaklanan doku hücrelerinden oluşmuştur. Bu hücreler bir arada çalışarak,yayılımcı bakteri ve virüsleri fagositoz ile harap ederek ve yayılımcıyı hasarlayan ya da etkisizleştiren antikorlar ve duyarlı lenfositler oluşturarak hastalıkları önlerler
Kan dokusu 2 Histoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 1 Öğr. Gör. Dr. Burcu Gültekin Eritrositler ve lökositler hakkında genel bilgi verilecek ve histolojik boyanmaları, görevleri anlatılacaktır. Aynı zamanda kan plazması ve serum konusunda bilgilendirme yapılacaktır.
Epitel dokusu, (Örtü) Bez epiteli 2 Histoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 2 Öğr. Gör. Dr. Burcu Gültekin Epitel dokusun görevleri, sınıflandırılması, epitel hücrelerinin yapısal özellikleri, epitelin rejenerasyonu ve bez epitelinin sınflandırılması anlatılacaktır.
Kemik dokusu 2 Histoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 3 Öğr. Gör. Dr. Burcu Gültekin Kemik hücrelerini sınıflandırarak kemik matriksi ve kemiğin gelişimi anlatılacaktır. Aynı zamanda kemik kırıklarında tamir ve eklemler ve sinoviyal membranlar anlatılacaktır.
Bağ dokusu 2 Histoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Gökhan Cüce Bağ doku tabakası, orta germ tabakası olan mezodermin mezenkime dönüşmesi ve onun da bağ dokusuna dönüşmesi ile oluşur. Fonksiyonları: Diğer dokuları destekleme (stroma vasıtasıyla), Paketleme (organ kapsülleri vasıtasıyla), Bağ dokusu organları çevreden kapsül halinde sarar. Ayrıca organın içinde stroma olarak destek verir. Stroma:Biyolojik bir hücre, doku ya da organın bağlayıcı ve destekleyici çerçevesi anlamına gelmektedir. Bağlama ; epiteli kendisine( bazal membran vasıtasıyla), Organizmadaki doku kayıplarını önlemek (repairing).
Kas Dokusu 2 Histoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Tahsin Murad Aktan Kas kasılabilir hücrelerin görünümüne göre sınıflandırılır. İskelet kası hücresi çok nükleuslu bir sinsityumdur ve bağ dokusu tarafından bir arada tutulan çizgili kas liflerinden oluşmaktadır. Kalp kasının nükleusu hücrenin ortasında yer almaktadır ve interkalar diskler kalp kası hücreleri arasındaki bağlantıları temsil etmektedir. Düz kas hücreleri ince ve kalın filamnetlerden oluşan kontraktil bir aparata ve desmin ile vimentin ara filamentlerden oluşan hücre iskeletine sahiptir. İskelet ve kalp kasında mitoz ve rejenerasyon yeteneği yokken; düz kasta vardır.
Sinir dokusu 2 Histoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Selçuk Duman Sinir dokusu nöronlar ve destek hücreleri olarak iki tip hücreden oluşmaktadır. Periferik sinir sisteminde schwann hücreleri, satellit hücreler, organa spesifik hücreler yer almaktadır. Merkezi sinir sisteminde astrositler, oligodendrositler, mikrogliya, ependim hücreleri yer almaktadır.
Kıkırdak doku, Yağ doku 2 Histoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Selçuk Duman Kıkırdak doku kondrosit adı verilen hücreler ve ekstraselüler matriksten oluşur; damar ağı bulundurmaz (avaskülerdir). Hyalin kıkırdak, elastik kıkırdak ve fibröz kıkırdak olarak 3 çeşittir.Hyalin kıkırdak matriksinde en çok bulunan kollajen çeşidi tip II kollajen çeşididir. Elastik kıkırdak matriksinde elastin bulunmasıyla ayırt edilir. Fibröz kıkırdakta perikondrium bulunmaz.
Bağ dokusu 2 Histoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Gökhan Cüce Bağ doku tabakası, orta germ tabakası olan mezodermin mezenkime dönüşmesi ve onun da bağ dokusuna dönüşmesi ile oluşur. Fonksiyonları: Diğer dokuları destekleme (stroma vasıtasıyla), Paketleme (organ kapsülleri vasıtasıyla), Bağ dokusu organları çevreden kapsül halinde sarar. Ayrıca organın içinde stroma olarak destek verir. Stroma:Biyolojik bir hücre, doku ya da organın bağlayıcı ve destekleyici çerçevesi anlamına gelmektedir. Bağlama ; epiteli kendisine( bazal membran vasıtasıyla), Organizmadaki doku kayıplarını önlemek (repairing).
Epitel dokusu, (Örtü) Bez epiteli 2 Histoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Burcu Gültekin Epitel dokusun görevleri, sınıflandırılması, epitel hücrelerinin yapısal özellikleri, epitelin rejenerasyonu ve bez epitelinin sınflandırılması anlatılacaktır.
Kıkırdak doku, Yağ doku 2 Histoloji 2-1 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selçuk Duman Kıkırdak doku kondrosit adı verilen hücreler ve ekstraselüler matriksten oluşur; damar ağı bulundurmaz (avaskülerdir). Hyalin kıkırdak, elastik kıkırdak ve fibröz kıkırdak olarak 3 çeşittir.Hyalin kıkırdak matriksinde en çok bulunan kollajen çeşidi tip II kollajen çeşididir. Elastik kıkırdak matriksinde elastin bulunmasıyla ayırt edilir. Fibröz kıkırdakta perikondrium bulunmaz.
Stresle Baş Etme Yöntemleri 2-1 I 2 Stresle Baş Etme Yöntemleri 2-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Adem Aydın Stresin biyopsikosoyal bütünselliği nasıl bozduğu ve bunlardan korunma yöntemlerinin ne olduğu öğrenilecek.
Stresle Baş Etme Yöntemleri 2-1 II 2 Stresle Baş Etme Yöntemleri 2-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Adem Aydın Stresin biyopsikosoyal bütünselliği nasıl bozduğu ve bunlardan korunma yöntemlerinin ne olduğu öğrenilecek.
Stresle Baş Etme Yöntemleri 2-1 III 2 Stresle Baş Etme Yöntemleri 2-1 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Adem Aydın Stresin biyopsikosoyal bütünselliği nasıl bozduğu ve bunlardan korunma yöntemlerinin ne olduğu öğrenilecek.
Sinir sistemine giriş 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Aynur Emine Çiçekcibaşı Canlı doku ve sistemlerin önemli özelliklerinden biri uyarılara karşı uygun cevaplar vermesidir. Bu uyarılar (fiziksel, kimyasal, termal, görsel, işitsel, ruhsal) vücudun çeşitli bölümlerinde bulunan reseptör (özel duyarlı yapılar) ler ile algılanarak kademeli bir şekilde sinir sisteminin üst merkezlerine iletilir. Burada değerlendirilen uyarıya karşılık, yine üst merkezlerde hazırlanan cevaplar effektör organlara (iş yapacak yapılar (kas, bez, organ, damar vs)) ulaştırılır. Sinir sistemi fonksiyonel olarak; somatik sinir sistemi (çizgili kaslar gibi isteğimizle çalışan yapıların kontrolünü sağlayan) ve otonom sinir sistemi (kalp, düz kaslar, bezler ve iç organlar gibi istemsiz çalışan yapıların kontrolünü sağlayan) olmak üzere 2 bölüme ayrılır. Morfolojik olarak; merkezi sinir sistemi (MSS) (beyin ve omurilik) ve periferik sinir sistemi (PSS) (31 çift spinal sinir, 12 çift kranial sinir ve ganglionlar) olmak üzere 2 bölüme ayrılır. Sinir sistemi nöronlar (sinir dokusunun fonksiyonel ve yapısal birimi) ve nöroglialar (astrosit, oligodendrosit, mikroglia, epandim hücreleri) dan oluşur. Nöron; perikaryon (hücre gövdesi), dendrit (uyarıları çevreden hücre gövdesine getiren uzantı) ve akson (uyarıyı diğer hücrelere (sinir, kas, bez hücresi vs) ileten uzantı) Nöronlar morfolojik olarak; hücre gövdesinden çıkan uzantı sayılarına göre unipolar, bipolar ve multipolar nöronlar şeklinde sınıflandırılırlar. Fonksiyonel olarak; duysal (somatik afferent, visseral afferent), motor (somatomotor, visseromotor-efferent) ve aranöron (internöron) olmak üzere 3 tipe ayrılırlar. Duysal (afferent) nöronlar; reseptörler aracılığı ile çevreden veya vücut içinden aldıkları uyarıları merkezi sinir sistemine iletirler. Motor (efferent) nöronlar; merkezden aldıkları uyarıları effektör organlara iletirler. Aranöron (internöron); duysal ve motor arasında koordineli çalışmayı sağlayan bağlantı nöronlarıdır. MSS; kranialden-kaudale doğru 1. Prosencephalon (Ön beyin); Telencephalon (hemispherium cerebri) + Diencephalon (epithalamus, thalamus, hypothalamus, subthalamus)2. Mesencephalon (Orta beyin) 3. Rhombencephalon (Arka beyin) Metencephalon (pons ve cerebellum) + Myelencephalon (medulla oblongata=bulbus) 4. Medulla spinalis (omurilik) alt bölümlerinden oluşur. Bu ders sinir sisteminin alfabesini içermesi ve diğer konulara rehberlik etmesi nedeni ile çok önemli bilgi içeriğine sahiptir.
Medulla Spinalis 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Aynur Emine Çiçekcibaşı Medulla spinalis (omurilik) merkezi sinir sisteminin canalis vertebralis içerisinde yer alan bölümüdür. Medulla oblongata (bulbus-omurilik soğanı)'nın devamı şeklinde for. magnum'dan başlar ve L1-2 seviyesine kadar uzanır. Dış yüzde yarık ve oluklar mevcuttur. Omurilik 31 segmente ayrılır ve herbir segmentten bir çift spinal sinir çıkar. İç yapısı transvers bir kesitte substantia grisea ( içte H harfi veya kelebek şeklinde gri cevher) ve substantia alba (dışta beyaz cevher) olmak üzere 2 yapıdan oluşur. Substantia grisea; esas olarak nöronların hücre gövdelerini içerir. Kesiti H harfine benzeyen gri cevherin öne olan uzantılarına cornu anterior (ön boynuz), arkaya olan uzantılarına cornu posterior (arka boynuz), T1-L2 seviyelerinde dışyana olan uzantılarına cornu laterale (dışyan boynuz) denir. Cornu anterior somatomotor; cornu posterior duysal; cornu laterale visseromotor nöronlardan oluşur. Substantia alba; esas olarak miyelinli sinir lifleri (tractus, fasciculus) ve nöroglialardan oluşur. Bu miyelinli lifler, afferent (çıkan-duyu-çevreden MSS'ne) ve efferent (inen-motor-MSS'den effektör organa) yolları oluşturur. Bu ders, medulla spinalis dış yapısı, iç yapısı, çeşitli düzeylerde yapısal ve fonksiyonel farklılıkları, nükleer ve laminar organizasyonu, refleks arkı ve son motor nöron kavramı ve fonksiyonel ve klinik önemi olan bilgileri içerir.
Afferent ve Efferent Yollar I 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Aynur Emine Çiçekcibaşı AFFERENT (DUYU) (ÇIKAN) (ÇEVREDEN MERKEZE) YOLLARIN GENEL ÖZELLİKLERİ: Gövde ile ilgili bütün afferent yolların 1. nöronları, ganglion spinale’dedir. Koku duyusu hariç, şuura ulaşan bütün duyuların 3. nöronu thalamus’tadır. Eğer bir afferent yol çapraz yapıyorsa, bu çaprazı her zaman 2. nöronların uzantıları yapar. Çaprazdan önce yolu tutan lezyonlarda belirtiler ipsilateral (lezyonla aynı tarafta), çaprazdan sonra ise kontralateraldir (lezyonun karşı tarafında). Primer somatik duyu korteksine ulaşan duyuya şuurlu duyu, ulaşmayana şuuraltı duyu denir. ANA AFFERENT YOLLAR AŞAĞIDA VERİLMİŞTİR. 1. Fasciculus gracilis (Goll demeti) ve Fasciculus cuneatus (Burdach demeti); bilinçli derin duyu (basınç, iki nokta ayrımı, titreşim ve pozisyon duyusu) 2. Tr. spinothalamicus lateralis; ağrı ve ısı 3. Tr. spinothalamicus anterior; dokunma ve basınç 4. Tr. spinocerebellaris posterior (Flechsig demeti) ve Tr. spinocerebellaris anterior (Gower's demeti); bilinçsiz derin duyuları taşır. EFFERENT (MOTOR) (İNEN) (MERKEZDEN ÇEVREYE) YOLLARIN GENEL ÖZELLİKLERİ: Beyin korteksinden kaynaklanan impulsları taşıyan aksonlardır (üst motor nöron).Bu lifler kesintiye uğramadan m. spinalis ön boynuzundaki alfa motor nöronlar (kortikospinal) beyin sapında bulunan kraniyal sinir çekirdeklerine (kortikonüklear yollar) gider alt motor nöron). ANA EFFERENT YOLLAR AŞAĞIDA VERİLMİŞTİR.1. Tr. corticospinalis (Tr. pyramidalis); cortex cerebri'den medulla spinalis'e istemli hareketler ile ilgili motor impulsları taşır. 2. Tr. vestibulospinalis; denge ve postürün sağlanması ile ilgili emirleri taşır. 3. Tr. reticulospinalis; dik duruşun sağlanmasında ve koordineli hareketlerin yapılmasında etkili olan emirleri taşır. 4. Tr. tectospinalis; ışık ve sesle ilgili baş, boyun ve üst ekstremite refleks hareketlerini idare eden impulsları taşır. Bu ders çıkan ve inen yol tiplerini ve seyirlerini, taşıdıkları duyuları ve cevaplarını, nöronlarının lokalizasyonlarını, fonksiyonel ve klinik önemi olan bilgileri içerir.
Afferent ve Efferent Yollar II 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Aynur Emine Çiçekcibaşı AFFERENT (DUYU) (ÇIKAN) (ÇEVREDEN MERKEZE) YOLLARIN GENEL ÖZELLİKLERİ: Gövde ile ilgili bütün afferent yolların 1. nöronları, ganglion spinale’dedir. Koku duyusu hariç, şuura ulaşan bütün duyuların 3. nöronu thalamus’tadır. Eğer bir afferent yol çapraz yapıyorsa, bu çaprazı her zaman 2. nöronların uzantıları yapar. Çaprazdan önce yolu tutan lezyonlarda belirtiler ipsilateral (lezyonla aynı tarafta), çaprazdan sonra ise kontralateraldir (lezyonun karşı tarafında). Primer somatik duyu korteksine ulaşan duyuya şuurlu duyu, ulaşmayana şuuraltı duyu denir. ANA AFFERENT YOLLAR AŞAĞIDA VERİLMİŞTİR. 1. Fasciculus gracilis (Goll demeti) ve Fasciculus cuneatus (Burdach demeti); bilinçli derin duyu (basınç, iki nokta ayrımı, titreşim ve pozisyon duyusu) 2. Tr. spinothalamicus lateralis; ağrı ve ısı 3. Tr. spinothalamicus anterior; dokunma ve basınç 4. Tr. spinocerebellaris posterior (Flechsig demeti) ve Tr. spinocerebellaris anterior (Gower's demeti); bilinçsiz derin duyuları taşır. EFFERENT (MOTOR) (İNEN) (MERKEZDEN ÇEVREYE) YOLLARIN GENEL ÖZELLİKLERİ: Beyin korteksinden kaynaklanan impulsları taşıyan aksonlardır (üst motor nöron).Bu lifler kesintiye uğramadan m. spinalis ön boynuzundaki alfa motor nöronlar (kortikospinal) beyin sapında bulunan kraniyal sinir çekirdeklerine (kortikonüklear yollar) gider alt motor nöron). ANA EFFERENT YOLLAR AŞAĞIDA VERİLMİŞTİR.1. Tr. corticospinalis (Tr. pyramidalis); cortex cerebri'den medulla spinalis'e istemli hareketler ile ilgili motor impulsları taşır. 2. Tr. vestibulospinalis; denge ve postürün sağlanması ile ilgili emirleri taşır. 3. Tr. reticulospinalis; dik duruşun sağlanmasında ve koordineli hareketlerin yapılmasında etkili olan emirleri taşır. 4. Tr. tectospinalis; ışık ve sesle ilgili baş, boyun ve üst ekstremite refleks hareketlerini idare eden impulsları taşır. Bu ders çıkan ve inen yol tiplerini ve seyirlerini, taşıdıkları duyuları ve cevaplarını, nöronlarının lokalizasyonlarını, fonksiyonel ve klinik önemi olan bilgileri içerir.
Bulbus, Pons ve Mesencephalon I 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 5 Doç. Dr. Anıl Didem Aydın Kabakçı Beyin sapı (truncus cerebri), medulla spinalis ile diencephalon arasında yer alan bulbus, pons ve mesencephalon adı verilen 3 kısımdan oluşan ara bölümdür. 3 ayakçık yardımı ile cerebellum ile bağlantı sağlar. İçerisinde hayati fonksiyonların kontrolünd eyr alan çok önemli çekirdek ve merkezler yer alır. Ayrıca üst merkezler ve cerebellum ile affernent ve efferent bağlantılara sahiptir.
Bulbus, Pons ve Mesencephalon II 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 6 Doç. Dr. Anıl Didem Aydın Kabakçı Beyin sapı (truncus cerebri), medulla spinalis ile diencephalon arasında yer alan bulbus, pons ve mesencephalon adı verilen 3 kısımdan oluşan ara bölümdür. 3 ayakçık yardımı ile cerebellum ile bağlantı sağlar. İçerisinde hayati fonksiyonların kontrolünd eyr alan çok önemli çekirdek ve merkezler yer alır. Ayrıca üst merkezler ve cerebellum ile affernent ve efferent bağlantılara sahiptir.
Cerebellum 3 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. İsmihan İlknur Uysal Temel beyin hacminin %10’una sahip, temel beyin nöronlarının %50’inden fazlasını içeren cerebellum, motor fonksiyonların modulatör ve regulatörüdür. Kendi tarafındaki vücut yarımını kontrol eden hemisferleri, orta hatta bulunan vermis ile birbiriyle bağlantılıdır. Diğer yapılar ile birlikte vücut dengesinin sağlanmasından sorumludur.
Diencephalon I 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 8 Doç. Dr. Gülay Açar Mesencephalon ile beyin hemisferleri arasında bulunan diencephalon'un alt yüzünde önden arkaya doğru chiasma opticum, tractus opticus, infundibulum, tuber cinereum ve corpus mamillare'ler bulunur. Epithalamus, metathalamus, hypothalamus, subthalamus ve thalamus olarak 5 bölüme ayrılır. Epithalamus'da trigonum habenulae, gl. pinealis ve commissura posterior bulunur. Corpus geniculatum laterale ve corpus geniculatum mediale'ye metathalamus denir.
Diencephalon II 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 9 Doç. Dr. Gülay Açar Motor yolların ara istasyonu olup ekstrapiramidal sistemde görev yapan subthalamus'da nuc. subthalamicus ve Forel'in H, H1 ve H2 sahaları olarak bilinen lif demetleri bulunur. Birçok çekirdekten oluşan thalamus, koku duyusu impulsları hariç, tüm duyu impulslarının kortekse gitmeden önce toplandığı önemli bir istasyondur. Hypothalamus, otonom sistem ile endokrin sistemi (vücut ısısının ayarlanması, vücut sıvı dengesi, açlık-tokluk hissi, seksüel davranış, duygu ve heyecan) entegre ve kontrol eder.
Telencephalon I 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 10 Doç. Dr. Duygu Akın Saygın Telencephalon (uç beyin, büyük beyin ), iki adet beyin yarıküresini (hemispheria cerebri), subcortical çekirdekleri (nuclei basales) ve substantia alba'yı ilgilendiren beyin bölgesidir.
Telencephalon II 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 11 Doç. Dr. Duygu Akın Saygın Telencephalon (uç beyin, büyük beyin ), iki adet beyin yarıküresini (hemispheria cerebri), subcortical çekirdekleri (nuclei basales) ve substantia alba'yı ilgilendiren beyin bölgesidir.
Limbik sistem 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 12 Doç. Dr. Anıl Didem Aydın Kabakçı Limbik sistem, cerebrum, diencephalon ve mesencephalon’da yer alan çeşitli kortikal bölgeler, çekirdekler ve bunların bağlantılarını içeren yapılar oluşturmaktadır. Bu sistem, tehlikeyi algılama, savunma, saldırma gibi organizmaların kendisini korumaya yönelik davranışlarını düzenleyen bir sistemdir. Formatio hippocampi, gyrus cinguli, gyrus parahippocampalis, corpus amygdaloideum, area septalis ve indusium griseum limbik sisteme dahil edilen önemli yapılardır.
Nervi Craniales (I-VI) I 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 13 Prof. Dr. Aynur Emine Çiçekcibaşı Nervi craniales (kranial sinirler); periferik sinir sistemi içerisinde incelenmekte olup beyin ve beyin sapından çıkan 12 çifttir. X. hariç hepsi baş ve boyun bölgesinde dağılırlar. VIII. hariç kafatasını terk eder veya girerler. Romen rakamları ile isimlendirilirler. Genel olarak içerdiği lif özelliklerine göre: Somatomotor (IV, VI, XI, XII); Sensitif + Somatomotor (V); Somatomotor + Parasempatik (III); Sensitif (I, II, VIII); Sensitif + Somatomotor + Parasempatik (VII, IX, X) şeklinde gruplandırılır. Kranial sinirlerin motor (efferent) lifleri, beyin sapındaki çekirdeklerde (nucleus) bulunan sinir hücrelerinin aksonlarıdır. Bu sinirlerin hücre gövdeleri, beyinde belirli gruplar oluşturarak motor (somatomotor, visseromotor, sekretomotor) liflerin çıkış merkezi olan nükleus’ları oluştururlar (Alt motor nöron). Kranial sinirlerdeki bu motor nöronlar emirleri, tr. corticonuclearis ile beyin korteksinden alırlar. Tr. corticonuclearis, gyrus precentralis’in alt kısımları ile gyrus postcentralis’in buraya komşu kısımlarındaki piramidal hücrelerden başlar (Üst motor nöron). Bu nöronlar, MS’in ön boynuzundaki motor nöronların karşılığıdır. Corona radiata’da aşağıya inerek, capsula interna’nın genu kısmından geçer. Tr. corticonuclearis’i oluşturan liflerin büyük bir kısmı, kranial sinirlerin motor çekirdeklerine gelmeden önce orta hattı çaprazlayarak karşı tarafın, bir kısmı da aynı tarafın çekirdeğindeki sinir hücreleri ile sinaps yapar.Bu şekilde, bir kranial sinirin motor çekirdeği, her iki tarafın korteksi ile bağlantı kurar (n. facialis’in yüzün alt kısmını innerve eden bölümü ile n. hypoglossus’un m. genioglossus’u innerve eden bölümü sadece karşı taraf korteks ile bağlantı kurar.). NERVI CRANIALES (I-VI) AŞAĞIDA VERİLMİŞTİR. 1. N. OLFACTORIUS: Koku siniri 2. N. OPTICUS: Görme siniri 3. N. OCULOMOTORIUS: Göz hareketleri siniri 4. N. TROCHLEARIS: Göz hareketleri siniri 5. N. TRIGEMINUS (Üçüz sinir): Yüz bölgesi duyu ve çiğneme kasları motor siniri (V1: N. ophthalmicus, V2: N. maxillaris, V3: N. mandibularis) 6. N. ABDUCENS: Göz hareketleri siniri. Bu ders kranial sinirlerin; içerdiği lif tipleri, bu liflere ait hücre gövdelerinin hangi çekirdek ya da ganglionlarda bulunduğu, kraniyum içi ve dışı seyir özellikleri, kraniyumu terk ettiği veya kraniyuma girdiği kemik oluşumları, dağılım ve fonksiyonu, klinikle ilişkisi bilgilerini içerir.
Nervi Craniales (I-VI) II 3 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 14 Prof. Dr. Aynur Emine Çiçekcibaşı Nervi craniales (kranial sinirler); periferik sinir sistemi içerisinde incelenmekte olup beyin ve beyin sapından çıkan 12 çifttir. X. hariç hepsi baş ve boyun bölgesinde dağılırlar. VIII. hariç kafatasını terk eder veya girerler. Romen rakamları ile isimlendirilirler. Genel olarak içerdiği lif özelliklerine göre: Somatomotor (IV, VI, XI, XII); Sensitif + Somatomotor (V); Somatomotor + Parasempatik (III); Sensitif (I, II, VIII); Sensitif + Somatomotor + Parasempatik (VII, IX, X) şeklinde gruplandırılır. Kranial sinirlerin motor (efferent) lifleri, beyin sapındaki çekirdeklerde (nucleus) bulunan sinir hücrelerinin aksonlarıdır. Bu sinirlerin hücre gövdeleri, beyinde belirli gruplar oluşturarak motor (somatomotor, visseromotor, sekretomotor) liflerin çıkış merkezi olan nükleus’ları oluştururlar (Alt motor nöron). Kranial sinirlerdeki bu motor nöronlar emirleri, tr. corticonuclearis ile beyin korteksinden alırlar. Tr. corticonuclearis, gyrus precentralis’in alt kısımları ile gyrus postcentralis’in buraya komşu kısımlarındaki piramidal hücrelerden başlar (Üst motor nöron). Bu nöronlar, MS’in ön boynuzundaki motor nöronların karşılığıdır. Corona radiata’da aşağıya inerek, capsula interna’nın genu kısmından geçer. Tr. corticonuclearis’i oluşturan liflerin büyük bir kısmı, kranial sinirlerin motor çekirdeklerine gelmeden önce orta hattı çaprazlayarak karşı tarafın, bir kısmı da aynı tarafın çekirdeğindeki sinir hücreleri ile sinaps yapar.Bu şekilde, bir kranial sinirin motor çekirdeği, her iki tarafın korteksi ile bağlantı kurar (n. facialis’in yüzün alt kısmını innerve eden bölümü ile n. hypoglossus’un m. genioglossus’u innerve eden bölümü sadece karşı taraf korteks ile bağlantı kurar.). NERVI CRANIALES (I-VI) AŞAĞIDA VERİLMİŞTİR. 1. N. OLFACTORIUS: Koku siniri 2. N. OPTICUS: Görme siniri 3. N. OCULOMOTORIUS: Göz hareketleri siniri 4. N. TROCHLEARIS: Göz hareketleri siniri 5. N. TRIGEMINUS (Üçüz sinir): Yüz bölgesi duyu ve çiğneme kasları motor siniri (V1: N. ophthalmicus, V2: N. maxillaris, V3: N. mandibularis) 6. N. ABDUCENS: Göz hareketleri siniri. Bu ders kranial sinirlerin; içerdiği lif tipleri, bu liflere ait hücre gövdelerinin hangi çekirdek ya da ganglionlarda bulunduğu, kraniyum içi ve dışı seyir özellikleri, kraniyumu terk ettiği veya kraniyuma girdiği kemik oluşumları, dağılım ve fonksiyonu, klinikle ilişkisi bilgilerini içerir.
Nervi Craniales (VII-XII) I 1 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 15 Doç. Dr. Gülay Açar Kraniyal sinirlerin sensitif liflerinin sinir gövdeleri beynin dışında bulunan bir ganglion içinde bulunur. N. facialis, n. glossopharyngeus ve n. vagus sensitif, somatomotor ve parasimpatik lifler içerir. N. facialis beynin ön tarafında medulla oblongata ile pons arasındaki sulcus bulbopontinus'dan çıkar. N. vestibulocochlearis, duyu impulslarını iç kulaktan alır ve beyne götürür.
Nervi Craniales (VII-XII) II 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 16 Doç. Dr. Gülay Açar N. glossopharyngeus, n. vagus ve n. accessorius'un kranial bölümünün motor çekirdekleri nuc. ambiquus'u oluşturur. Dilin arka 1 /3'ünden tad duyusunu alır. N. glossopharyngeus ve n. vagus'un oluşturduğu refleks kavsi, kan basıncını ayarlamaya yardım eder. Nuc. salivarius inferior gl. parotidea'ya sekresyon yaptırır. N. vagus solunum yolları, özofagus, mide, ince bağırsaklar ve kalın bağırsağın da colon transversum'unun distal 1/3' üne kadar olan bölümün parasimpatik innervasyonunu yapar.
Nervi Craniales (VII-XII) III 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 17 Doç. Dr. Gülay Açar N. accessorius somatomotor bir sinir olup, kranial ve spinal bölümleri vardır. N. hypoglossus da somatomotor bir sinir olup, tr. corticonuclearis aracılığı ile her iki taraf korteksine bağlıdır (m. genioglossus'u innerve eden dalı hariç, sadece karşı taraf kortekse bağlı).
Ventriculus Cerebri, BOS ve Meninksler 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 18 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Üst ekstremite kasları ; omuz kasları, kol, önkol ve el kasları olarak sınıflandırılmaktadır. Fasyalarda benzer bölgeler ayrılarak aktarılmaktadır. Ayrıca Önkol ksaları ön yüzdeki yizeyel ve derin, arka yüzde yüzeyel ve derin olarak sınıflandırılarak aktarılacaktır.
Ventriculus Cerebri, BOS ve Meninksler 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 18 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Ventriculus Cerebri, BOS ve Meninksler
Nervi Spinales I 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 19 Prof. Dr. İsmihan İlknur Uysal Omuriliğe bağalanan 31 çift spinal sinir vardır. Spinal sinirler, duysal lifler (somatik ve visseral afferent), motor lifler (çizgili iskelet kaslarına giden efferent), kan damarlarına giden lifler (sempatik) ve iç organların düz kaslarına giden lifler (parasempatik) içeren ve ortak kılıflar ile çevrelenen akson topluluklarıdır. Arka dallar, toraks ve sırt kasları ile bu bölgelerin derisini innerve eder. Ön dalları ise torakal bölge hariç her bir bölgede farklı birleşmeler ile beş adet sinir ağı oluşturur; plexus cervicalis, plexus brachialis, plexus lumbalis, plexus sacralis, plexus coccygeus. Plexus cervicalis ve plexus brachialis oluşumu, dalları, fonksiyonel ve klinik önemini içerir.
Nervi Spinales II 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 20 Prof. Dr. İsmihan İlknur Uysal Torakal spinal sinirler, plexus lumbosacralis ve plexus cocygeus oluşumu, dalları, fonksiyonel ve klinik önemini içerir.
Systema Autonomicum I 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 21 Doç. Dr. Anıl Didem Aydın Kabakçı Otonom sinir sistemi, kalp, akciğerler ve organların duvarında bulunan düz kas lifleri ile ekzokrin salgısı olan bezleri innerve eden bir sistemdir. İsteğimiz dışında çalışır ve hypothalamus kontrolündedir. Sempatik, parasempatik ve enterik sinir sistemi olmak üzere 3 grup altında incelenir. Sempatik sinir sistemi, vücudu ani tehlikelere karşı hazırda tutar, parasempatik sinir sistemi ise vücutta enerji depolanmasını sağlar. Bu iki sistem birbirlerinin tersi yönde çalışırlar. Enterik sinir sistemi ise, sindirim kanalını oluşturan organlar, pankreas ve safra kesesinin innervasyonu ile ilgili olan bir sistemdir.
Systema Autonomicum II 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 22 Doç. Dr. Anıl Didem Aydın Kabakçı Otonom sinir sistemi, kalp, akciğerler ve organların duvarında bulunan düz kas lifleri ile ekzokrin salgısı olan bezleri innerve eden bir sistemdir. ;steğimiz dışında çalışır ve hypothalamus kontrolündedir. Sempatik, parasempatik ve enterik sinir sistemi olmak üzere 3 grup altında incelenir. Sempatik sinir sistemi, vücudu ani tehlikelere karşı hazırda tutar, parasempatik sinir sistemi ise vücutta enerji depolanmasını sağlar. Bu iki sistem birbirlerinin tersi yönde çalışırlar. Enterik sinir sistemi ise, sindirim kanalını oluşturan organlar, pankreas ve safra kesesinin innervasyonu ile ilgili olan bir sistemdir.
Göz Anatomisi 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 23 Doç. Dr. Gülay Açar Göz dıştan içe tunica fibrosa (externa) bulbi, tunica vasculosa (media) bulbi ve tunica interna bulbi (nervosa) bulbi olmak üzere üç tabakadan oluşur. Işık cornea, humor aqueus, lens ve corpus vitreum'dan kırılarak geçer ve macula üzerine düşer.Göz kasları, fasiyalar, kaşlar, göz kapakları, konjunktiva ve gözyaşı bezi, gözün yardımcı oluşumlarını oluşturur.
Görme Yolları 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 24 Doç. Dr. Gülay Açar N. opticus'u oluşturan lifler pars optica retina'daki multipolar ganglion hücrelerinin (3. nöron) aksonlarıdır. Her bir gözün ve macula'nın nasal yarılarından gelen lifler, chiasma opticum'un orta kısmında çaprazlaşır. 4. nöron corpus geniculatum laterale'de bulunur ve kortikal görme merkezine (17.saha) uzanır.
Kulak Anatomisi 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 25 Doç. Dr. Duygu Akın Saygın Kulak (auris)işitme ve denge organıdır. Dış (auris externa), orta kulak (auris media) ve iç kulak (auris interna) olmak üzere üç kısımda incelenir.
İşitme Yolları 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 26 Doç. Dr. Duygu Akın Saygın Kulak (auris)işitme ve denge organıdır. Dış (auris externa), orta kulak (auris media) ve iç kulak (auris interna) olmak üzere üç kısımda incelenir.
Görme Yolları 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Gülay Açar N. opticus'u oluşturan lifler pars optica retina'daki multipolar ganglion hücrelerinin (3. nöron) aksonlarıdır. Her bir gözün ve macula'nın nasal yarılarından gelen lifler, chiasma opticum'un orta kısmında çaprazlaşır. 4. nöron corpus geniculatum laterale'de bulunur ve kortikal görme merkezine (17.saha) uzanır.
Göz Anatomisi 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Gülay Açar Göz dıştan içe tunica fibrosa (externa) bulbi, tunica vasculosa (media) bulbi ve tunica interna bulbi (nervosa) bulbi olmak üzere üç tabakadan oluşur. Işık cornea, humor aqueus, lens ve corpus vitreum'dan kırılarak geçer ve macula üzerine düşer.Göz kasları, fasiyalar, kaşlar, göz kapakları, konjunktiva ve gözyaşı bezi, gözün yardımcı oluşumlarını oluşturur.
Ventriculus Cerebri, BOS ve Meninksler 2 Anatomi 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Beyin ve beyin sakı içerisinde yer alan , birbirleri ile bağlantılı, içleri liquor cerebrospinalis ile dolu olan boşluklara ventrikül adı verilir. Her bir beyin hemisferi içerisinde yerleşmiş olan sağ ve sol ventriculus lateralis, her iki thalamus ve hypothalamus’un ortasında yer alan ventriculus tertius ve beyin sakının arka tarafında bulunan ventriculus quartus olmak üzere 4 adet ventrikül bulunur. Beyin Omurilik Sıvısı (BOS) Berrak ve renksiz bir sıvıdır. Canalis centralis, beyin karıncıkları ve cavum subarachnoidaleyi doldurur. Miktarı toplam 80-150 cm3 kadardır. Sıvının yaklaşık ¾’ü subarachnoid aralıkda, ¼’ü karıncıklarda bulunur. BOS sıvısı plexus choroideuslar tarafından salgılanır. Cerebral venler aracılığı ile beyinden gelen venöz kan ve granulationes arachnoidea aracılığı ile subarachnoid aralıktan gelen beyin omurilik sıvısı bu venöz sinüsler aracılığı ile drene olur.
Biyolojik kontrol: Temel kontrol teorisi, homeostazis, pozitif ve negatif geri-besleme kavramları 2 Biyofizik 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında her tür biyolojik sistemin çalışma prensiplerinin anlaşılmasını kolaylaştıran sistem ve kontrol teorisi kavramları anlatılmaktadır.
Enformasyon teorisi: Shannon entropisi, enformasyon miktarı, ortalama enformasyon, biyolojik örnekler 2 Biyofizik 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında temel Enformasyon Teorisi kavramları anlatılmakta, biyomedikal disiplinlerden örnekler verilmektedir.
Nöronal entegrasyon: Mantıksal işlemlerin nöronal karşılıkları, temel hafıza devresi, nöronal örnekler 2 Biyofizik 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında sinir sisteminde elementer hücreler olan nöronların bir araya gelerek nasıl karmaşık işlevleri olan entegre devreler oluşturdukları ve altta yatan prensipler anlatılmaktadır.
Görme Biyofiziği I: Temel optik kavramlar, görme kusurları 2 Biyofizik 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında temel optik kavramları, merceklerin ışık kırma özellikleri ve görme kusurları anlatılmaktadır.
Görme Biyofiziği II: Işığın elektriksel potansiyellere çevrimi (transdüksiyon), renkli görme 2 Biyofizik 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında retinada yer alan reseptör hücreler, bu hücreler üzerinde gerçekleşen enerji çevrim süreçleri ve renkli görme teorileri anlatılmaktadır.
İşitme biyofiziği I: Sesin fiziksel özellikleri, işitme duyarlılık eğrileri 2 Biyofizik 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında sesin fiziksel özellikleri, basınç dalgaları, akustik, dış ve orta kulak, desibel ve fon kavramları, işitme duyarlık eğrileri gibi konular anlatılmaktadır.
İşitme biyofiziği II: Sesin kulakta işlenmesi ve çevrimi 2 Biyofizik 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında sesin iç kulakta işlenmesi ve çevrimi; iç kulağın yapısı, iyon konsantrasyonları, tüysü hücrelerin elektromekanik çalışma prensipleri anlatılmaktadır.
Sinir sistemi biyokimyası ve görme biyokimyası 2 Biyokimya 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Ali Muhtar Tiftik Sinir sistemi biyokimyası ve görme biyokimyası
Büyüme faktörleri, büyüme hormonları ve nörotransmitterler 2 Biyokimya 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Sevil Kurban Hücreler arası kimyasal ileti olarak hormonlar, büyüme faktörleri, sitokinler, nörotransmitterler ve prostaglandin molekülleri görev yapar. Büyüme faktörleri (BF), Polipeptid yapıda, endojen solubl faktörler hücre yüzeyindeki reseptörlerine bağlanarak hücre proliferasyonu ve/veya farklılaşmasını uyaran (genellikle) veya inhibe eden proteinlerdir. Epidermal Büyüme Faktörü (EGF), Trombosit Kökenli Büyüme Faktörü, Vasküler Endotel Büyüme Faktörü (VEGF), Transforme Edici Büyüme faktörü- beta gibi önemli büyüme faktörlerinin yapı ve fonksiyonu anlatılacaktır.
Mineraller ve beslenme durumunun değerlendirilmesi 2 Biyokimya 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Büyümenin sağlanması, sağlığın korunması ve yaşamın sürekliliği için organizmaya dışardan besin alınması beslenme olarak tanımlanmaktadır. Çok çeşitli olan besinler, besin öğesi olarak adlandrılan kimyasal molekülleri içermektedir.
Sinir sistemi ve görme biyokimyası 2 Biyokimya 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Sinir sisteminin kan dokusu ile ilişkisi, hücresel çeşitliliği ile ilgili hücrelerin özellikli fonksiyonları önemlidir. Sinir sitemi metabolizması monomer ve polimer bağlamında ele alınır. Sıvı, elektrolitler, elementler, DNA, RNA, protein, lipit, karbonhidrat vb moleküllerin fonksiyonları sinir sisteminin sağlık ve hastalıkları ile birlikte incelenir. Görmenin hücrelerarası ve molekülerarası etkileşimi biyokimyasal açıdan anlatılır.
Sitokinler 2 Biyokimya 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Sevil Kurban Sitokinler; hücreler arası etkileşimi ve iletişimi sağlayan soluble protein, peptid veya glikoprotein yapıdaki, vücudumuzdaki pek çok BİYOLOJİK OLAYI (normal ve patolojik koşullarda) düzenleyen ileti molekülleridir.Hem immün sistem hem de immün sistem dışı hücrelerini içine alan çok çeşitli hücre tiplerince sentezlenmektedirler. 5 major sitokin reseptör ailesi bulunmaktadır. TNF alfa, tip 1 interferonlar, interlökinler ve diğer öenemli sitokinlerin yapı ve fonksiyonuna değinilecektir.
Santral sinir sistemi gelişimi 2 Embriyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Tahsin Murad Aktan Beyin ve beyincik 4. somit çiftinin yukarısında kalan nöral epitelden gelişir. Önceleri beyin boşlukları çok yer kaplarken nöroepiteldeki hızlı gelişme sonucunda boşluklar giderek küçülür ve beyin dokusu artar. Beyincik, arka beynin metensefalon kısmından meydana gelir. Metensefalondan pons ve beyincik ile 4. ventrikülün üst kısmı oluşur. Medulla spinalis nöral oluğun kapanmasıyla oluşacak olan nöral tüpten gelişir. Nöroporus kranialisin ön ucunda ensefelon(beyin kabarcığı) adını alan şişkinlikten zamanla üç bölüm şekillenir. 1.Prosensefalon-ön beyin: Telensefalon(önde) , Diensefalon(arkada), Telensefalik vesiküller(yanlarda) 2.Mezensefalon-orta beyin , 3.Rhombensefalon-arka beyin: Metensefalon(önde), Myelensefalon(arkada).
Santral sinir sistemi gelişimi, santral sinir sistemi gelişim anomalileri 2 Embriyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Tahsin Murad Aktan Merkezi sinir sistemi(MSS) nöral plak gelişiminin gerçekleştiği, gelişimin 3. haftasında ortay çıkar. Nöral plak nöroektodermden oluşur; beyin ve omuriliği oluşturan nöral tüpe dönüşür. Periferik sinir sistemi(PSS) üç adet kaynaktan gelişir: 1. Nöral krest hücreler, 2. Nöral tüp; bütün preganglionik otonom sinirleri (sempatik ve parasempatik) ve iskelet kaslarını innerve eden bütün sinirleri (a-motor nöronlar ve g-motor nöronlar) oluşturur. 3. Mezoderm; dura mater ve periferik sinir liflerinin bağ dokusunu (endonöriyum, perinöriyum ve epinöriyum) oluşturur.
Göz embriyolojisi 2 Embriyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Tahsin Murad Aktan Optik vezikülün gelişmesi embriyolojik gelişimin 22. gününde optik yarıklar belirince başlar. Optik kadeh (nöroektoderm)ten retina, iris epiteli, dilatatör ve irisin sfinkter pupillası, silier cisim epiteli gelişir. Optik saptan optik sinir, optik kiasma, optik tarktus gelişir.Yüzey ektoderminden lens, kornea anterior epiteli, bulbar ve palpebral konjunktiva gelişir. Mezodermden sklera, koroid, iris stroması, silier cisim stroması, silier kas, korneanın lamina propriası, kornea epiteli, vitröz cisim, santral arter ve retina veni, ekstraokuler kaslar gelişir. Gözün konjenital malformasyonları; koloboma iridis, konjenital katarkat, konjenital glokom, retina dekolmanı, kalıcı iridopapiller membran, mikroftalmi, genetik retinoblastom, anoftalmi, siklopia, retinosel, retrolental fibroplazi ve retinitis pigmentosadır.
Göz embriyolojisi 2 Embriyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Tahsin Murad Aktan Optik vezikülün gelişmesi embriyolojik gelişimin 22. gününde optik yarıklar belirince başlar. Optik kadeh (nöroektoderm)ten retina, iris epiteli, dilatatör ve irisin sfinkter pupillası, silier cisim epiteli gelişir. Optik saptan optik sinir, optik kiasma, optik tarktus gelişir.Yüzey ektoderminden lens, kornea anterior epiteli, bulbar ve palpebral konjunktiva gelişir. Mezodermden sklera, koroid, iris stroması, silier cisim stroması, silier kas, korneanın lamina propriası, kornea epiteli, vitröz cisim, santral arter ve retina veni, ekstraokuler kaslar gelişir. Gözün konjenital malformasyonları; koloboma iridis, konjenital katarkat, konjenital glokom, retina dekolmanı, kalıcı iridopapiller membran, mikroftalmi, genetik retinoblastom, anoftalmi, siklopia, retinosel, retrolental fibroplazi ve retinitis pigmentosadır.
Kimyasal Sinapslar 1 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Selim Kutlu MSS'de az sayıda bulunan elektriksel sinapslardaki geçit bağlantılarla her yönde iyon geçişleri sağlanır. Kimyasal sinapslarda genellikle presinaptik uçtan salıverilen nörotransmitter molekülleri çoğunlukla postsinaptik uçta bulunan reseptörlerini aktive ederek sinyal iletimi oluşturur. Postsinaptik potansiyeller sinyali alan nöron veya efektör hücrede uyarılma ya da inhibisyona neden olur.
Asetil kolin ve Reseptörleri 1 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Selim Kutlu Sinir sisteminin en önemli sinyal iletim molekülü olan asetilkolin, hem periferik hem de merkezi sinir sisteminde iyonotrofik reseptörleri olan nikotinik reseptörler ve metbotropik nitelikteki muskarinik reseptörler aracılı etkiler oluşturur.
Amin Grubu Nörotransmitterler 1 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Selim Kutlu Katekolaminler, tüm beyinin ve zihinsel durumun aktivitesinin sürekliliği ve uyanık kalması, bilinç, duygudurum, motivasyon, dikkat, hareket, kan basıncı gibi işlevlerle ilgilidir. Beyin sapındaki rafe nükleusta yer alan serotonerjik nöronlar MSS'nin birçok bölgesine projeksiyon yaparak, zihinsel uyanıklık yanında besin alımı, motor davranışlar, üreme işlevleri ve kişinin ruh halinin düzenlenmesi gibi işlevlerde rol oynar. Yüksek frekanslı uyarılara yanıt olarak salgılanan nöropeptitler metabotropik reseptörleri aracılığıyla uzun süreli postsinaptik etkiler meydana getirirler. Nitrik oksit lipofilik özelliğiyle atipik bir nörotransmitter olarak uzun sireli belleğin oluşması gibi fonksiyonlarda etkilidir.
Nöromodülatörler, Nöropeptidler ve Gaz Nörotransmitterler 1 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Selim Kutlu Katekolaminler, tüm beyinin ve zihinsel durumun aktivitesinin sürekliliği ve uyanık kalması, bilinç, duygudurum, motivasyon, dikkat, hareket, kan basıncı gibi işlevlerle ilgilidir. Beyin sapındaki rafe nükleusta yer alan serotonerjik nöronlar MSS'nin birçok bölgesine projeksiyon yaparak, zihinsel uyanıklık yanında besin alımı, motor davranışlar, üreme işlevleri ve kişinin ruh halinin düzenlenmesi gibi işlevlerde rol oynar. Yüksek frekanslı uyarılara yanıt olarak salgılanan nöropeptitler metabotropik reseptörleri aracılığıyla uzun süreli postsinaptik etkiler meydana getirirler. Nitrik oksit lipofilik özelliğiyle atipik bir nörotransmitter olarak uzun sireli belleğin oluşması gibi fonksiyonlarda etkilidir.
Omurilik İşlevleri 1 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 7 Doç. Dr. Faik Özdengül Omurilik, beyin sapından uzanan uzun ve ince bir sinir dokusu silindiri. Yaklaşık 45 cm (18 inç) uzunluğunda ve 1 ila 1.5 cm genişliğindedir. Temel görevi, merkezle perifer arasında bağlantı kurmaktır. Refleks ise bir uyarana karşı oluşan istem dışı, belirli bir kalıbı olan ve tahmin edilebilir motor cevaptır. Kas eklem ve deriden gelen uyarıların üst merkeze çıkmadan medülla spinaliste değerlendirilmesi sonucu oluşan motor cevaplardır. Refleksin nöral devresine refleks arkı veya refleks yayı denir.
Refleks Fizyolojisi 1 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 8 Doç. Dr. Faik Özdengül x
Duyusal Yollar 1 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 9 Doç. Dr. Faik Özdengül x
Talamusun İşlevleri 1 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 10 Doç. Dr. Faik Özdengül Talamus diensefalonun bir parçasıdır ve Diensefalonda yer alan büyük bir nükleus çekirdek gurubudur. Talamus, korteks serebriye giden yolların kapısıdır denilmektedir. Koku duyusu hariç tüm sistemlerden gelen afferent impulslar için bir kapı olarak kabul edilir. Ayrıca amaca yönelik bilinçli davranışlardan sorumludur.
Duyusal Korteks İşlevleri 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 10 Doç. Dr. Faik Özdengül Duyularımız dış dünyadan ve beden içinde olan bitenden haberdar olmamızı sağlar. Koku, dokunma, görme vs dışarıda ne olup bitiyorsa bunlar sinir sinyallerine dönüştürülerek sinir sistemimize iletilir ve algılanır. Duyusal yolakların birinci sıra nöronlarının periferik sinir sisteminde ikinci ve üçüncü sıra nöronlarınsa santral sinir sisteminde olması önemlidir. Duysal sinyaller omurilikte 2 ana yolla taşınırlar: Dorsal kolon - mediyal lemniskal sistem ve Anterolateral sistem. Bu iki sistem talamusta kısmen birleşir.
Talamusun işlevleri 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 11 Doç. Dr. Faik Özdengül Duyusal Kortex serebral sulkusun ikiye ayırdığı motor korteksin hemen yanıbaşında yer alır. Periferden gelen duyular burada işlenir, duyuların yer aldığı bölgeler duysal homonculus oluşturur, primer ve sekonder duyu bölgeleri mevcuttur. Talamus koku dışında bütün duyuların öncelikli uğrak yeridir.
Uyku fizyolojisi, beyin omurilik sıvısı 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 12 Doç. Dr. Faik Özdengül Uyku-uyanıklık siklusu; biyolojik ritme bağlı olarak oluşur ve oluşumunda 24 saat süren evrelerin tekrarlaması ile oluşan sirkadiyen ritm belirleyicidir. Uyku çevresel uyaranlara karşı azalmış yanıt, geçici bilinçsizlikle karakterize bir davranıştır. Uyku, eş zamanlı olarak gelişen bir dizi fizyolojik olay sonucunda oluşur. Uykunun başlatılması ve sürdürülmesinde kortikal ve subkortikal birçok beyin bölgesi rol alır. Ancak öncelikle ön hipotalamustaki döngüsel girdiler ve endojen kimyasal uyarılar ile hipotalamusta ventrolateral preoptik çekirdeğin (VLPO) uykuyu başlattığı kabul edilir.
Kan beyin bariyeri ve beyin metabolizması 1 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 13 Doç. Dr. Faik Özdengül Vücudun hemen bütün diğer dokularında olduğu gibi, beyinde de metabolik gereksinimin en yüksek olduğu bölgelerde kılcal damarlanma en fazla durumdadır. Nöron hücre gövdelerinin yer aldığı beyin gri maddesinin tüm metabolik hızı, kapiler sayısı ve kan akımı hızı gri maddede yaklaşık 4 kez fazladır.Beyin kapillerinin önemli bir yapısal özelliği bu kapillerin vücudun diğer herhangi bir dokusundaki kapillere nazaran çok daha az geçirgen olmalarıdır. Bunun en önemli nedeni kapillerlerin, her taraftan “glial ayaklar”la desteklenmiş olmasıdır.
Limbik sistem işlevleri 1 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 14 Prof. Dr. Selim Kutlu Duyuların affektif yapısıyla ilgili olan limbik sistemde emosyonel duyular talamus, hipotalamus, singulat korteks ve duyusal korteksin yer aldığı devrelerle duygusal ve bedensel yanıtlara dönüştürülür. Seçici dikkat sonucu yönelmeyle birlikte kazanılan dekleratif bellek oluşumunda hipokampus ve mediyal prefrontal korteks görev alır. Neokorteks, striyatum, serebellum ve amigdala örtük bellek mekanizmalarını meydana getirir. Amigdala, yarı bilinçli bir düzeyde işlev gören davranışsal bilinç alanıdır ve korku belleği olarak işlev görür.
Hipotalamus işlevleri 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 15 Prof. Dr. Selim Kutlu Hipotalamus endokrin, davranış ve organ işlevleri üzerinde önemli etkilere sahiptir. Hipotalamusta sentezlenen ve hipotalamohipofizeyal portal sistemle ön hipofize taşınan salgılatıcı veya inhibe edici faktörlerle hipofiz bezinden salgılanan hormonları ve periferik endokrin fonksiyonların çoğunu kontrol eder. Sirkadiyen ritim, beslenmenin merkezi kontrolü, sıvı elektrolit dengesinin ve vücut sıcaklığının düzenlenmesi, doğum ve laktasyon süreçlerinin kolaylaştırılması, otonom sinir sistemi işlevlerinin düzenlenmesinde hayati rol oynar. Öfke ya da sakinlik gibi emosyonel davranışları şekillendirir.
Nörogenez ve Plastisite, Yaşlanma fizyolojisi ve Alzheimer hastalığı 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 16 Prof. Dr. Selim Kutlu Nörogenez, sinaptogenez ve miyelinizasyon fetal dönemde başlarken doğum sonrası da bir süre devam eder. Yetişkinlikte ise birkaç MSS bölümünde nörogenez ortaya çıkmaktadır. Yaşlanmayla ilgili değişiklikler, bellek, motor aktivite, duygu durum, uyku düzeni ve nöroendokrin işlevlerdeki beyinin yapısal ve işlevsel değişiminden kaynaklanmaktadır. Özellikle kortekste nöron ve miyelin kaybı ile dendritik dallanmalarda azalma ve sinaptik yapılarda bozulmalar ortaya çıkar. Beyinin erken ve hızlı yaşlanması olan Alzheimer hastalığı korteks, bazal nükleuslar ve hipokampus gibi MSS yapılarında amiloitpeptit birikimi ve intranöronal nörofibriler yumakların oluşumuyla karakterize nörodejeneratif bir durumdur.
Otonom sinir sistemi işleyişi, otonomik etkiler 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 17 Prof. Dr. Selim Kutlu MSS'den çıkan otonom lifler gangliyonlarda kolinerjik sinaps oluştururlar. Düz kas, kalp kası, salgı hücreleri ve yağ doku hücrelerindeki otonom etkilere sempatik sistemde çoğunlukla noradrenalin ve çok az düzsyde asetik
Merkezi Sinir Sistemi fizyopatolojisi 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 18 Prof. Dr. Selim Kutlu Aterosklerotik süreçler veya hipertansiyon sonucu serebral homorajiler serebral inmeye yol açabilir. Epilepsi, MSS'nin hioomapus gibi bir bölgesinde nöronal aşırı deşarjların nedne olduğu, kaslardatonik klonik kasılmalar ve geçici bilinç kaybıyla karakterize bir durumdur. Adrenerjik ve serotonerjik sistemlerde aktivite azalmasının neden olduğu depresyon oldukça sık görülen psikopatolojidir ve tedavisinde serotonerjik ve noradrenerjik aktiviteyi artıran farmakolojik yaklaşımlar yararlı olmaktadır.
Duyusal reseptörler ve bilginin işlenmesi 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 19 Doç. Dr. Faik Özdengül Canlılığı sürdürebilmenin yolu vücudun içinden ve dışından gelen bilgileri tanıyıp işleyebilmek ve bunlara karşı cevap oluşturabilme yeteneğine bağlıdır
Somatik duyular, ağrı fizyolojisi 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 20 Doç. Dr. Faik Özdengül Somatik duyular tüm vücuttan gelen duysal bilgileri toplayan sinirsel mekanizmalardır. Ağrı ise gerçek veya potansiyel doku hasarına eşlik eden hoş olmayan, arzulanmayan duyusal veya duygusal deneyim ve yaşanmışlıktır. Ağrının esas amacı vücudu korumaktır. Hızlı ve yavaş olmak üzere iki tip ağrı vardır.
Koku ve tat fizyolojisi 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 21 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Bir maddenin tadını almak için dilimizdeki tat alma reseptörlerinin uyarılması ve tükrükle o maddenin moleküllerinin çözülmesi gerekmektedir. Koku ve tat GİS ile yakın ilişkilerinden dolayı visseral duyular olarak da tanımlanır.
İşitme fizyolojisi 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 22 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş İşitmenin gerçekleşebilmesi için ilk olarak atmosferde oluşmuş ses dalgaları sırası ile dış kulak yolu aracılığı ile orta kulağa, oradan da iç kulak sıvılarına iletilmektedir. İç kulak sıvılarına ulaşan ses dalgalarının baziller membran tarafından periferik bir analizi yapılıp iç kulakta korti organında mekanik enerji silialı hücreler tarafından elektrik enerjisine dönüştürülerek temporal lobdaki işitme merkezine gönderilir. Son olarak tek tek gelen bu sinir iletimleri işitme merkezinde birleştirilerek sesin karakteri ve anlamı anlaşılır hale getirilir.
Görme fizyolojisi 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 23 Prof. Dr. Selim Kutlu Objelerden gelen ışınlar göz tabakalarından kırılarak geçer ve retinaya düşer. Fotoreseptörlerden merkezi retinada (fovea) çok yoğun olan koniler renkli, periferik retinada daha fazla olan basiller ise siyah beyaz görmeden sorumludur. Fotoreseptörlere ışınların ulaşması, rodopsinin metabolize olması sonucu hiperpolarizasyona neden olarak sinyal döngüsünü başlatır. Fotoreseptörlerdeki elektrotonik ileti gangliyon hücrelerinde aksiyon potansiyeline dönüşür ve optik sinir aracığıyla talamusa ve sonrasında görme merkezine kadar iletilir.
Denge Fizyolojisi 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 24 Doç. Dr. Faik Özdengül Her canlının bir postürü vardır. Bizim postürümüz iki ayak üzerinde durma şeklindedir. Sonuçta bunların olabilmesi için belli kasların tonusunun sürekli olarak korunması gerekir. Vestibüler sistem istirahatte ve hareket sırasında çok karmaşık ve hızlı hareketleri yaparken vücudumuzun uzaydaki konumunun belirlenmesi ve dengenin sağlanmasında vestibüler, oküler motor, görme ve propriyoseptif sistemlerle birlikte görev alır. Postür ve dengenin korunmasında görevli temel oluşumlar; Beyin, Serebellum ve Vestibuler aparey şeklinde özetlenebilir.
Sinir sisteminin yüksek fonksiyonları, retiküler formasyon fonksiyonları 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 70 Doç. Dr. Faik Özdengül Motor ve duysal korteksle birlikte asosiyasyon alanları subkortikal yapılardan yoğun sinyaller alan ve bunları analiz eden bölgelerdir. Bunlar, paryeto-oksipito-temporal, prefrontal ve limbik asosiyasyon alanları olarak 3 bölgedir. Bu bölgelerin fonksiyonları arasında yer alan öğrenme, bellek, dikkat düşünce ve motivasyon yüksek fonksiyonlar arasında sayılmaktadır.
Serebellum ve bazal çekirdeklerin motor işlevlerin düzenlenmesindeki rolü 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 70 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Serebellum, özellikle koşma, daktilo ile yazı yazma, piyano çalma ve konuşma gibi hızlı kas aktivitelerinde önemli bir rol oynar. Bazal gangliyonun birçok motor sistem üzerinde durdurucu etkiye sahip olduğu gösterilmiştir. Bu etkinin ortadan kalkması sistemin etkin hale geçmesiyle sonuçlanır. Bazal gangliyonun davranış belirleme fonksiyonu beynin birçok bölgesinden gelen iletilerle biçimlenir.
Öğrenme ve Bellek 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 70 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Deneyim kazandığımız durumlara uygun yanıtlar vermemizi sağlarlar. • Öğrenme yeni bilgi kaydedilmesi; bellek öğrenilen bilginin saklanmasıdır. Çevredeki değişikliklere adapte olabilmek için; Öğrenme: o Organizmanın çevreyle etkileşiminin bir sonucu olarak nöral ve davranış mekanizmalarında meydana gelen göreli uzun süreli davranış değişikliğidir. o Çevreden gelen bilgiyi kazanma ve işlemleme Bellek o Bu bilgiyi tutabilme ve ihtiyaç duyulduğunda geri getirebilme yeteneğidir. • Kodlama • Depolama • Geri getirme
Sinir sistemi Fizyolojisine Giriş, sinaptik ileti 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 70 Prof. Dr. Selim Kutlu Sinir sisteminin duyusal, entegratif ve motor bölümlerindeki sinyal oluşumu ve iletimi farklı yapılardaki nöronların elektrofizyolojik aktiviteleriyle sağlanmaktadır. Astrositler MSS'de kapillerlerin üzerinde ve sinapsların yakınında yerleşerek kan beyin bariyerinin oluşumu, sinaptik aktivite ve metabolik işlevlere katkı yaparlar. Miyelin kılıf oluşumunu akson çevresini sararak MSS'de oligodendrositler, periferde ise Schwan hücreleri sağlar. Epandim hücreleri MSS'de içi BOS dolu boşlukları döşer ve kök hücre işlevi görür. Mikrogliyalar inflamatuvar süreçlerde rol oynar.
Bazal çekirdeklerin işlevleri, Serebellum'un işlevleri 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 70 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Serebellum, tüm beyin hacminin %10'luk bir alanını kaplamasına rağmen beyindeki nöronların yarısına sahiptir. Kas aktivitesinin kontrolünde korteks ile beraber serebellum ve bazal gangliyonlar önemli rol oynar Serebellum, bir hareketten diğerine hızlı ve düzgün geçiş, motor aktivitelerin zamanlaması ve dengenin düzenlenmesinde önemli rol oynar.
Nörogenez ve Plastisite, Yaşlanma fizyolojisi ve Alzheimer hastalığı 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selim Kutlu Nörogenez, sinaptogenez ve miyelinizasyon fetal dönemde başlarken doğum sonrası da bir süre devam eder. Yetişkinlikte ise birkaç MSS bölümünde nörogenez ortaya çıkmaktadır. Yaşlanmayla ilgili değişiklikler, bellek, motor aktivite, duygu durum, uyku düzeni ve nöroendokrin işlevlerdeki beyinin yapısal ve işlevsel değişiminden kaynaklanmaktadır. Özellikle kortekste nöron ve miyelin kaybı ile dendritik dallanmalarda azalma ve sinaptik yapılarda bozulmalar ortaya çıkar. Beyinin erken ve hızlı yaşlanması olan Alzheimer hastalığı korteks, bazal nükleuslar ve hipokampus gibi MSS yapılarında amiloitpeptit birikimi ve intranöronal nörofibriler yumakların oluşumuyla karakterize nörodejeneratif bir durumdur.
Duyusal reseptörler ve bilginin işlenmesi 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Faik Özdengül Canlılığı sürdürebilmenin yolu vücudun içinden ve dışından gelen bilgileri tanıyıp işleyebilmek ve bunlara karşı cevap oluşturabilme yeteneğine bağlıdır
Kimyasal sinapslar, asetil kolin ve reseptörleri 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selim Kutlu MSS'de az sayıda bulunan elektriksel sinapslardaki geçit bağlantılarla her yönde iyon geçişleri sağlanır. Kimyasal sinapslarda genellikle presinaptik uçtan salıverilen nörotransmitter molekülleri çoğunlukla postsinaptik uçta bulunan reseptörlerini aktive ederek sinyal iletimi oluşturur. Postsinaptik potansiyeller sinyali alan nöron veya efektör hücrede uyarılma ya da inhibisyona neden olur.Sinir sisteminin en önemli sinyal iletim molekülü olan asetilkolin, hem periferik hem de merkezi sinir sisteminde iyonotrofik reseptörleri olan nikotinik reseptörler ve metbotropik nitelikteki muskarinik reseptörler aracılı etkiler oluşturur.
Amin grubu nörotransmitterler, nöromodülatörler, nöropeptidler ve gaz nörotransmitterler 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selim Kutlu Katekolaminler, tüm beyinin ve zihinsel durumun aktivitesinin sürekliliği ve uyanık kalması,bilinç, duygudurum, motivasyon, dikkat, hareket, kan basıncı gibi işlevlerle ilgilidir. Beyin sapındaki rafe nükleusta yer alan serotonerjik nöronlar MSS'nin birçok bölgesine projeksiyon yaparak, zihinsel uyanıklık yanında besin alımı, motor davranışlar, üreme işlevleri ve kişinin ruh halinin düzenlenmesi gibi işlevlerde rol oynar. Yüksek freaknslı uyarılara yanıt olarak salgılanan nöropeptitler metabotropik reseptörleri aracılığıyla uzun süreli postsinaptik etkiler meydana getirirler. Nitrik oksit lipofilik özelliğiyle atipik bir nörotransmitter olarak uzun sireli belleğin oluşması gibi fonksiyonlarda etkilidir.
Görme fizyolojisi 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selim Kutlu Objelerden gelen ışınlar göz tabakalarından kırılarak geçer ve retinaya düşer. Fotoreseptörlerden merkezi retinada (fovea) çok yoğun olan koniler renkli, periferik retinada daha fazla olan basiller ise siyah beyaz görmeden sorumludur. Fotoreseptörlere ışınların ulaşması, rodopsinin metabolize olması sonucu hiperpolarizasyona neden olarak sinyal döngüsünü başlatır. Fotoreseptörlerdeki elektrotonik ileti gangliyon hücrelerinde aksiyon potansiyeline dönüşür ve optik sinir aracığıyla talamusa ve sonrasında görme merkezine kadar iletilir.
Sinir sisteminin yüksek fonksiyonları, retiküler formasyon fonksiyonları 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Faik Özdengül Motor ve duysal korteksle birlikte asosiyasyon alanları subkortikal yapılardan yoğun sinyaller alan ve bunları analiz eden bölgelerdir. Bunlar, paryeto-oksipito-temporal, prefrontal ve limbik asosiyasyon alanları olarak 3 bölgedir. Bu bölgelerin fonksiyonları arasında yer alan öğrenme, bellek, dikkat düşünce ve motivasyon yüksek fonksiyonlar arasında sayılmaktadır.
Somatik duyular, ağrı fizyolojisi 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Faik Özdengül Somatik duyular tüm vücuttan gelen duysal bilgileri toplayan sinirsel mekanizmalardır. Ağrı ise gerçek veya potansiyel doku hasarına eşlik eden hoş olmayan, arzulanmayan duyusal veya duygusal deneyim ve yaşanmışlıktır. Ağrının esas amacı vücudu korumaktır. Hızlı ve yavaş olmak üzere iki tip ağrı vardır.
Öğrenme ve Bellek 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Deneyim kazandığımız durumlara uygun yanıtlar vermemizi sağlarlar. • Öğrenme yeni bilgi kaydedilmesi; bellek öğrenilen bilginin saklanmasıdır. Çevredeki değişikliklere adapte olabilmek için; Öğrenme: o Organizmanın çevreyle etkileşiminin bir sonucu olarak nöral ve davranış mekanizmalarında meydana gelen göreli uzun süreli davranış değişikliğidir. o Çevreden gelen bilgiyi kazanma ve işlemleme Bellek o Bu bilgiyi tutabilme ve ihtiyaç duyulduğunda geri getirebilme yeteneğidir. • Kodlama • Depolama • Geri getirme
Serebellum ve bazal çekirdeklerin motor işlevlerin düzenlenmesindeki rolü 2 Fizyoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Serebellum, özellikle koşma, daktilo ile yazı yazma, piyano çalma ve konuşma gibi hızlı kas aktivitelerinde önemli bir rol oynar. Bazal gangliyonun birçok motor sistem üzerinde durdurucu etkiye sahip olduğu gösterilmiştir. Bu etkinin ortadan kalkması sistemin etkin hale geçmesiyle sonuçlanır. Bazal gangliyonun davranış belirleme fonksiyonu beynin birçok bölgesinden gelen iletilerle biçimlenir.
M.spinalis ve otonom sinir sistemi histolojisi 2 Histoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Tahsin Murad Aktan Spinal kord, direk olarak beyin sapı ile devamlılık gösteren, 31 segmentten oluşan yassı, silindirik bir yapıdır. Enine kesitte içte santral kanal, onu çevreleyen gri cevher ve periferde beyaz cevherden oluşur. Çizgili kasları innerve eden motor nöronların hücre gövdeleri gri cevherşn anterior boynuzunda yer almaktadır. Duyusal nörınların hücre gövdeleri spinal sinirin dorsal kökünde bulunan ganglionlarda yer almaktadır. Otonom sinir sistemi vücudun iç ortamını kontrol eder ve düzenler, Sempatik bölümün presinaptik nöronları spinal kordun torasik ve üst lomber kısımlarında yer almkatadırlar. Parasempatik bölümün presinaptik nöronları beyin sapı ile sakral spinal kordda yer almaktadır. Otonom sinir sisteminin enterik bölümü ganglionlardan ve ganglionların sindirim kanalını innerve eden uzantılarından oluşmaktadır.
Beyincik histolojisi 2 Histoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Tahsin Murad Aktan Beyincik, dengeyi ve vücut duruşunu kontrol eden beyin bölümüdür. Beyincik korteksi dışta gri cevher (substansia grisea) ve korteksin altında beyaz cevher (substansia alba) bulunur. Beyincik korteksi tabakaları içten dışa doğru: Stratum granülozum: granüler hücreler, Stratum gangliozum: purkinje hücreleri, Stratum molekülare: yüzeyde yıldız hücreleri, derinde sepet hücreleri bulunur.
Beyin histolojisi 2 Histoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Gökhan Cüce Serebral hemisferler, merkezi medüller beyaz cevher kütlesini örten kıvrımlı bir gri madde korteksinden oluşur. Gri madde, nöron hücre gövdelerinden ve bunların dendritik ara bağlantılarından ve glial hücrelerden oluşur. Beyaz madde, lifleri korteksin farklı bölümleri arasında ve CNS'nin diğer bölümlerinden taşır.
Reseptörler ve duysal sinir sonlanmaları 2 Histoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Tahsin Murad Aktan Reseptörlerin pek çok farklı yapıları olsa da tek ortak temel özellikleri, bir stimilusa yanıt olarak sinir impulsu başlatabilirler. Reseptörler; eksteroreseptörler, enteroseptörler ve propriyoseptörler olarak sınıflandırılırlar. En basit reseptör kapsülsüz(serbest) sinir sonlanması denen çıplak aksondur. Bu sonlanma epitel içinde, bağ dokusunda ve kıl folikülleri ile yakın ilişkili olarak bulunur.Çoğu duysal sinir sonlanması farklı karmaşıklıkta bağ dokusu yapısındaki kapsüllere ya da kılıflara sahiptirler.
Göz histolojisi 2 Histoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Tahsin Murad Aktan Gözün duvarı konsantrik üç tabakadan oluşmaktadır: korneaskleral örtü, vasküler örtü, retina. Gözün dokuları nöroektodermden, yüzey ektoderminden ve mezodermden köken almaktadır. Kornea üç adet selüler ve iki adet nonselüler olmak üzere beş tabakadan oluşmaktadır. Kornea endoteli, kornea ile aköz hümor arasında metabolik alışverişi sağlamaktadır. Retina, hücrelerin ve bu hücrelerin uzantılarının oluşturduğu on tabakalı bir yapıdır. Lens transparan, avasküler, bikonveks yapıdadır. Vitröz cisim, gözün arka segmentindeki vitröz kamarayı dolduran transparan jöle benzeri bir maddedir.
Kulak histolojisi 2 Histoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Tahsin Murad Aktan Kulak, yüzey ektodermi ile birinci ve ikinci faringeal arkusun komponentlerinden gelişmektedir. Dış kulak you sesleri timpanik membrana iletir. Orta kulak, üç küçük kemikçiği içeren içi hava dolu bir boşluktur. Timpanik membran dış kulak yolunu orta kulaktan ayırmaktadır ve timpanik membranıj perforasyonu geçici ya da kalıcı işitme bozukluğuna neden olabilir. Östaki borusu orta kulağı nazofarenkse bağlar. İç kulak biri diğerinin içerisinde yer alan iki adet labirentten oluşur. Kemik labirent; semisirküler kanallar, vestibül ve koklea adı verilen boşluklardan oluşur. Membranöz labirent endolenf içermektedir ve kemik labirentin içinde askıdadır. Membranöz labirentin altı duysal bölgesi duyusal tüy(kıl) hücreleri ve destek hücrelerinden oluşmaktadır. Tüy hücreleri vestibular ve koklear labirentlerin epitelyal mekanoreseptörleridir. Ses titreşimlerinin sensörü olan spiral corti organı; tüy hücreleri, falangeal hücreler ve pillar hücrelerden oluşmaktadır.
Reseptörler ve duysal sinir sonlanmaları 2 Histoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Tahsin Murad Aktan Reseptörlerin pek çok farklı yapıları olsa da tek ortak temel özellikleri, bir stimilusa yanıt olarak sinir impulsu başlatabilirler. Reseptörler; eksteroreseptörler, enteroseptörler ve propriyoseptörler olarak sınıflandırılırlar. En basit reseptör kapsülsüz(serbest) sinir sonlanması denen çıplak aksondur. Bu sonlanma epitel içinde, bağ dokusunda ve kıl folikülleri ile yakın ilişkili olarak bulunur.Çoğu duysal sinir sonlanması farklı karmaşıklıkta bağ dokusu yapısındaki kapsüllere ya da kılıflara sahiptirler.
Göz histolojisi 2 Histoloji 2-2 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Tahsin Murad Aktan Gözün duvarı konsantrik üç tabakadan oluşmaktadır: korneaskleral örtü, vasküler örtü, retina. Gözün dokuları nöroektodermden, yüzey ektoderminden ve mezodermden köken almaktadır. Kornea üç adet selüler ve iki adet nonselüler olmak üzere beş tabakadan oluşmaktadır. Kornea endoteli, kornea ile aköz hümor arasında metabolik alışverişi sağlamaktadır. Retina, hücrelerin ve bu hücrelerin uzantılarının oluşturduğu on tabakalı bir yapıdır. Lens transparan, avasküler, bikonveks yapıdadır. Vitröz cisim, gözün arka segmentindeki vitröz kamarayı dolduran transparan jöle benzeri bir maddedir.
Stresle Baş Etme Yöntemleri 2-2 I 2 Stresle Baş Etme Yöntemleri 2-2 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Adem Aydın Stresin biyopsikosoyal bütünselliği nasıl bozduğu ve bunlardan korunma yöntemlerinin ne olduğu öğrenilecek.
Stresle Baş Etme Yöntemleri 2-2 II 2 Stresle Baş Etme Yöntemleri 2-2 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Adem Aydın Stresin biyopsikosoyal bütünselliği nasıl bozduğu ve bunlardan korunma yöntemlerinin ne olduğu öğrenilecek..
Stresle Baş Etme Yöntemleri 2-2 III 2 Stresle Baş Etme Yöntemleri 2-2 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Adem Aydın Stresin biyopsikosoyal bütünselliği nasıl bozduğu ve bunlardan korunma yöntemlerinin ne olduğu öğrenilecek.
Stresle Baş Etme Yöntemleri 2-2 IV 2 Stresle Baş Etme Yöntemleri 2-2 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Adem Aydın Stresin biyopsikosoyal bütünselliği nasıl bozduğu ve bunlardan korunma yöntemlerinin ne olduğu öğrenilecek.
Dolaşım Sistemine Giriş 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Gülay Açar Dolaşım sistemini arteryel ve venöz dolaşım oluşturur. Aorta ile başlayıp, vena cava superior ve inferior’un sağ atriuma girişi ile sonlanan dolaşım sistematik dolaşım; truncus pulmonalis ile başlayıp vv. pulmonaleslerin sol atriuma girişi ile sonlanan dolaşım pulmoner dolaşım denir. Karın boşluğundaki dalak, pankreas, mide ve son kısmı hariç bağırsaklardan gelen venöz kan, v. portae hepatis ile karaciğere girer, taşıdığı besin maddelerini burada bıraktıktan sonra da v. cava inferior aracılığı ile sağ atriuma açılır. Buna portal dolaşım denir.
Cor ve Pericardium I 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Duygu Akın Saygın Kalp, katan meydana gelen içi boş bir organdır. Kalp duvarıi endocardium, myocardium ve epicardium olmak üzere 3 tabakadan oluşur. Sağ ve sol atrium ve ventriküllerden oluşur. Kalbin iskeleti, kalp kapakları ,kalbin uyartı iletim sistemi ve inervasyonu sahiptir. Kalbin koroner damarları a. coronaria sinistra ve dextra olmak üzere iki kısımda incelenir.
Cor ve Pericardium II 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. Duygu Akın Saygın Kalp, katan meydana gelen içi boş bir organdır. Kalp duvarıi endocardium, myocardium ve epicardium olmak üzere 3 tabakadan oluşur. Sağ ve sol atrium ve ventriküllerden oluşur. Kalbin iskeleti, kalp kapakları ,kalbin uyartı iletim sistemi ve inervasyonu sahiptir. Kalbin koroner damarları a. coronaria sinistra ve dextra olmak üzere iki kısımda incelenir.
Baş ve Boyun Damarları I 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Aynur Emine Çiçekcibaşı Baş ve boyun kanlanması a. carotis communis ve a. subclavia ile sağlanır. A. carotis communis sağda truncus brachiocephalicus, solda direkt arcus aortae'dan çıkar. C3-4 hizasında veya cartilago thyroidea’nın üst kenarı seviyesinde a. carotis externa ve interna olmak üzere 2 uç dalına ayrılır. A. carotis externa; başın dış kısmını, yüzü ve boynun büyük bölümünü besler. A. carotis interna; cavitas cranii ve orbita’daki yapıların büyük kısmını besler. A. carotis externa'nın DALLARI 1. A. thyroidea superior, 2. A. pharyngea ascendens, 3. A. lingualis, 4. A. facialis, 5. A. occipitalis, 6. A. auricularis posterior, 7. A. temporalis superficialis, 8. A. maxillaris'tir. A. subclavia'nın DALLARI 1. A. vertebralis, 2. Truncus thyrocervicalis, 3. A. thoracica interna, 4. Truncus costocervicalis'dir. V. jugularis externa; v. retromandibularis'in arka dalı ile v. auricularis posterior'un gl. parotidea içinde birleşmesiyle oluşur. V. jugularis interna; for. jugulare’de sinus sigmoideus’un devamı olarak başlar. Vagina carotica içinde aşağıya seyreden ven, v. subclavia ile birleşerek v. brachiocephalica’yı oluşturur. iki tarafın v. brachiocephalica'ları ise göğüs boşluğunda birleşerek v. cava superior'u oluşturur. Bu ders a. carotis externa ve a. subclavia'nın dallanması, beyni besleyen karotid-vertebrobasiler sistemin dalları, v. jugularis externa ve interna'nın oluşumu ve bunlara dökülen venler ve v. brachiocephalica’nın oluşumu, damarlar ile ilişkili klinik bilgileri içerir.
Baş ve Boyun Damarları II 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Aynur Emine Çiçekcibaşı Baş ve boyun kanlanması a. carotis communis ve a. subclavia ile sağlanır. A. carotis communis sağda truncus brachiocephalicus, solda direkt arcus aortae'dan çıkar. C3-4 hizasında veya cartilago thyroidea’nın üst kenarı seviyesinde a. carotis externa ve interna olmak üzere 2 uç dalına ayrılır. A. carotis externa; başın dış kısmını, yüzü ve boynun büyük bölümünü besler. A. carotis interna; cavitas cranii ve orbita’daki yapıların büyük kısmını besler. A. carotis externa'nın DALLARI 1. A. thyroidea superior, 2. A. pharyngea ascendens, 3. A. lingualis, 4. A. facialis, 5. A. occipitalis, 6. A. auricularis posterior, 7. A. temporalis superficialis, 8. A. maxillaris'tir. A. subclavia'nın DALLARI 1. A. vertebralis, 2. Truncus thyrocervicalis, 3. A. thoracica interna, 4. Truncus costocervicalis'dir. V. jugularis externa; v. retromandibularis'in arka dalı ile v. auricularis posterior'un gl. parotidea içinde birleşmesiyle oluşur. V. jugularis interna; for. jugulare’de sinus sigmoideus’un devamı olarak başlar. Vagina carotica içinde aşağıya seyreden ven, v. subclavia ile birleşerek v. brachiocephalica’yı oluşturur. iki tarafın v. brachiocephalica'ları ise göğüs boşluğunda birleşerek v. cava superior'u oluşturur. Bu ders a. carotis externa ve a. subclavia'nın dallanması, beyni besleyen karotid-vertebrobasiler sistemin dalları, v. jugularis externa ve interna'nın oluşumu ve bunlara dökülen venler ve v. brachiocephalica’nın oluşumu, damarlar ile ilişkili klinik bilgileri içerir.
Gövde Damarları 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 6 Doç. Dr. Gülay Açar Pars descendens aortae'nin, T4-12. arasında kalan bölümüne pars thoracica, T12-L4 arasındaki bölümüne pars abdominalis denir. Her ik bölümün visseral ve parietal dalları vardır. Genellikle sol T9-T11 a. intercostalis posterior'dan kaynaklanan a. radicularis anterior'a Adamkiewicz arteri denir. Truncus coeliacus üç dala ayrılır; A. gastrica sinistra, a. hepatica communis, a. splenica. A. mesenterica superior tüm ince bağırsak ile caecum, colon ascendens ve colon transversum'un sağ 2/3 bölümünü besler.
Üst Ekstremite Damarları 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. İsmihan İlknur Uysal Üst ektremiteyi besleyen ana arter a.subclavia'dır. Bulunduğu bölüme göre a. axillaris, a. brachialis, a. radialis ve a. ulnaris adını alan dalları sırasıyla omuz, kol, önkol ve eldeki yapıları besler. Üst ekstremite kemik kırıkları, enfeksiyonları, yaralanmaları ve cerrahi girişimlerinin teşhis ve tedavisinde bölge arterlerinin seyri ve komşuluklarının bilinmesi önemlidir.
Alt Ekstremite Damarları 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 9 Doç. Dr. Duygu Akın Saygın Alt ektremite damarları a.femoralis olarak başlar ve ayak parmaklarının distal ucuna kadar giden damar ağı sistemidir. A. femoralis, a.poplitea a. tibailis anterior ve posterior olmak üzere dört ana arterden oluşur.
Merkezi Sinir Sistemi damarları 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 10 Doç. Dr. Gülay Açar Ön tarafta a. carotis interna, aynı taraf beyin hemisferinin büyük bir kısmını ve arka tarafta a. vertebralis beyin hemisferinin arka 1/3'ini besler. Bu a rterler beynin taban kısmında birbirleriyle anastomoz yaparak circulus arteriosus cerebri (Willis poligonu) denilen bir damar halkası oluştururlar. Beynin venleri (venae cerebri) v. jugularis interna'nın dal larıdır. Beynin venleri vv. superficiales cerebri ve vv. profundae cerebri olmak üzere iki gruba ayrılır. Dura sinusları, beynin venöz kanını v. jugularis interna'ya boşaltan venlerdir.
Yüzeyel venler 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 11 Doç. Dr. Anıl Didem Aydın Kabakçı Kapiller damarlardan gelen kanı toplayarak bu kanın kalbe geri dönmesini sağlayan damarlara ven adı verilir. Venler kapillerler olarak başlarlar. Daha sonra çapları büyüyerek kalbin sağ atrium'una ulaşırlar. Vücuttaki venler, pulmoner venler, sistemik venler ve portal venler olmak üzere 3 grup altında incelenirler. Pulmoner venler; akciğerde oksijenden zenginleşmiş kanı kalbe taşırlar. Sistemik venler ise üç büyük vene drene olurlar.; kalbin venöz kanını drene eden kardiak venler, üst ekstremiteler, baş, boyun ve göğsün venöz kanı drene eden v. cava superior ve alt ekstremiteler, karın ve pelvis’in venöz kanı drene eden v. cava inferior’dur. Portal venler ise; Sindirim kanalının karın boşluğunda kalan bölümü (canalis analis'in alt kısmı hariç), dalak, pankreas ve safra kesesinden gelen venöz kanı drene ederler.
Systema Lymphoideum I 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 12 Doç. Dr. Anıl Didem Aydın Kabakçı Lenfatik sistem fazla doku sıvısının ve sızan plazma proteinlerinin kan dolaşımına boşaltılmasını, ayrıca hücresel ayrışma ve enfeksiyon sonrası ortaya çıkan zararlı maddelerin uzaklaştırılmasını sağlayan bir drenaj sistemidir. Lenf kapillerleri, lenf damarları ve lenf düğümlerinden oluşur. Dolaşım sistemi gibi merkezi bir pompaya sahip değildir. Dokular arası sıvılardan kör borucuklar şeklinde başlar. Küçük lenf damarları daha geniş çaplı lenf damarlarına drene olurlar. Venöz sisteme drene olana kadar vücudun belirli yerlerinde bulunan lenf düğümlerine uğrarlar. Vücuttan toplanan lenf sıvısı en son ana lenf damarları olan ductus thocacicus ve ductus lymphaticus dexter aracılığı ile genel venöz dolaşıma aktarılır.
Systema Lymphoideum II 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 13 Doç. Dr. Anıl Didem Aydın Kabakçı Lenfatik sistem fazla doku sıvısının ve sızan plazma proteinlerinin kan dolaşımına boşaltılmasını, ayrıca hücresel ayrışma ve enfeksiyon sonrası ortaya çıkan zararlı maddelerin uzaklaştırılmasını sağlayan bir drenaj sistemidir. Lenf kapillerleri, lenf damarları ve lenf düğümlerinden oluşur. Dolaşım sistemi gibi merkezi bir pompaya sahip değildir. Dokular arası sıvılardan kör borucuklar şeklinde başlar. Küçük lenf damarları daha geniş çaplı lenf damarlarına drene olurlar. Venöz sisteme drene olana kadar vücudun belirli yerlerinde bulunan lenf düğümlerine uğrarlar. Vücuttan toplanan lenf sıvısı en son ana lenf damarları olan ductus thocacicus ve ductus lymphaticus dexter aracılığı ile genel venöz dolaşıma aktarılır.
Cavitas Nasi ve Sinus Paranasales 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 14 Prof. Dr. Muzaffer Şeker Burun; Üst solunum yollarının temel organıdır. Koku organı; taşıdığı özel mukoza sayesinde. İki bölümden oluşur: 1- Nasus externus (dış burun) 2- Cavitas nasalis (burun boşluğu). Burnun sağ ve sol yüzleri ortada birleşerek burun sırtını oluştururlar. Şekil itibariyle ırka, yaşa, cinsiyete göre değişiklik gösterir. Radix nasi: alın ile birleşen kısmı, Apex nasi: aşağıda kalan uç kısmı Alae nasi: yanda kalan burun deliklerini çevreleyen kısmı,Nares: oval şekilli burun deliklerine verilern isimdir. Paranasal sinuslar ise; Sinus frontalis, Sinus ethmoidales, Sinus sphenoidalis ve Sinus maxillaris'tir.
Larynx ve Trachea I 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 15 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Larynx ve Trachea I
Larynx ve Trachea II 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 16 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Larynx ve Trachea II
Pulmones, Mediastinum ve Pleura I 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 17 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Pulmones, Mediastinum ve Pleura I
Pulmones, Mediastinum ve Pleura 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 17 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Akciğerler; Göğüs boşluğunda mediastinum'un her iki yanında yer alan akciğerler, süngerimsi elastik bir yapıya sahiptir. Sağlıklı akciğerlerde her zaman miktar hava bulunur. Bu nedenle bir parça kesilerek suya konulduğu zaman yüzer. Parmaklar arasında ezildiğinde, alveollerindeki hava nedeniyle, çıtırtı sesleri (krepitasyon) hissedilir. Akciğerler bir koni şeklindedir.Apex pulmonis, Basis pulmonis, Facies costalis, Facies mediastinalis, Facies diaphragmatica (basis pulmonis),Facies interlobaris olmak üzere tepe, taban ve yüzleri bulunur. Akciğerin fonksiyonel damarlaerı ; a.pulmanolis dextra ve a. pulmonalis sinistra'dır. A. bronchialis'ler akciğerin besleyici damarlarıdır.Simpatik(truncus symphaticus) ve parasimpatik (n. vagus) liflerin oluşturduğu sinir ağından innerve olurlar. Pleura (seröz zar), her iki akciğeri ayrı ayrı saran iki kese şeklindedir. Mediastinum; İki pleura kesesi arasında bulunan bölümdür. Önde sternum, arkada göğüs omurları, yukarıda apertura thoracis superior, aşağıda diaphragma ve yanlarda da pleura mediastinalis ile sınırlanmıştır.
Pulmones, Mediastinum ve Pleura II 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 18 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Pulmones, Mediastinum ve Pleura II
Gövde Damarları II 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz A. mesenterica inferior colon transversum'un sol 1 /3'ü, colon descendens, colon sigmoideum ve rectum 'un da büyük kısmını besler. Aorta abdominalis L4 seviyesinde sağ ve sol a. iliaca communis olarak ikiye ayrılırken art. sacroiliaca seviyesinde a. iliaca interna ve externa olarak ikiye ayrılır. Porto-kaval anastomozlar ve klinik bulguları (özafagus varisleri, caput medusa, hemoroid, retzius veni) ayrıntılı bir şekilde tanımlanır.
Gövde Damarları I 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Pars descendens aortae'nin, T4-12. arasında kalan bölümüne pars thoracica, T12-L4 arasındaki bölümüne pars abdominalis denir. Her ik bölümün visseral ve parietal dalları vardır. Genellikle sol T9-T11 a. intercostalis posterior'dan kaynaklanan a. radicularis anterior'a Adamkiewicz arteri denir. Truncus coeliacus üç dala ayrılır; A. gastrica sinistra, a. hepatica communis, a. splenica. A. mesenterica superior tüm ince bağırsak ile caecum, colon ascendens ve colon transversum'un sağ 2/3 bölümünü besler.
Larynx ve Trachea 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz LARYNX; Üst solunum yollarının ses oluşturabilecek şekilde özelleşmiş bir organıdır. Kaslar, zarlar ve kıkırdaklardan yapılmıştır.Havanın trakea’ya giriş ve çıkışlarını kontrol eder. Yutma sırasında bir sfinkter gibi görev yapar.Rima glottidis’in kapatılması, göğüs ve karın içi basıncın sabit tutulması, defekasyon, kusma, miksiyon ve doğumda da yardımcı fonksiyonu vardır. Cartilogo thyroidea, cartilogo cricoidea,cartilogo arytenoidea, cartilogo corniculata, cartilogo cuneiformis, cartilogo epiglottica, cartilogo sesamoidea olmak üzere kıkırdakları vardır. TRACHEA; Larynx’in altında, aşağıya doğru seyreden 10-12 cm. uzunluğunda bir borudur. Birinci trakea kıkırdağı membrana cricotracheale ile krikoid kıkırdağa tutunmuştur.Cavitas infraglottica direkt olarak trakea lümeni ile devam eder. C6 vertebra ile Th4 vertebra arasında uzanır. Oldukça esnektir, derin inspirasyonda Th6 vertebra seviyesine kadar inebilir. Arterler: Pars cervicalis’i a. thyroidea inferior, pars thoracica’yı a. bronchialis besler. İki arterin dalları anastomoz yapar. Sinirleri: Trakea kasları ve mokozasında n. vagus ve n. laryngealis recurrens'ten gelen parasimpatik lifler ile truncus symphatheticus'dan gelen simpatik lifler dağılır. Simpatik etki bronkusları genişletirken, parasimpatik etki ise daraltır, aynı zamanda bezlere sekresyon yaptırır. Venleri: Plexus thyroideus inferior'a açılırlar.Lenf drenajı: Nodi lymphatici pretracheales ve nodi lymphatici paratracheales'e, bazen de doğrudan boynun derin lenf nodüllerinin alt bölümüne açılırlar.
Musculi Respiratorii 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Normal solunumda nefes alma aktif olaydır. İnspirasyon kaslarının kasılması torax içi hacmi artırır. İnspirasyon kasları; M. scalenus anterior, M. scalenus medius, M. scalenus posterior, Mm. intercostales externi, Mm. levatores costarum,Diaphragma'dır. Normal solunumda nefes verme pasif olaydır. Karın ön duvarı kasların tonusunun artması, diaphragma ve mm.intercostales’ lerin gevşemesi ve akciğerlerin yapısal elastiyiketi sayesinde oluşan pasif olaydır. Görev alan kaslar; Mm. intercostales interni, Mm. intercostales intimi, Mm. subcostales ve Mm. transversus thoracis'dir.
Yüzeyel venler 2 Anatomi 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Anıl Didem Aydın Kabakçı Kapiller damarlardan gelen kanı toplayarak bu kanın kalbe geri dönmesini sağlayan damarlara ven adı verilir. Venler kapillerler olarak başlarlar. Daha sonra çapları büyüyerek kalbin sağ atrium'una ulaşırlar. Vücuttaki venler, pulmoner venler, sistemik venler ve portal venler olmak üzere 3 grup altında incelenirler. Pulmoner venler; akciğerde oksijenden zenginleşmiş kanı kalbe taşırlar. Sistemik venler ise üç büyük vene drene olurlar.; kalbin venöz kanını drene eden kardiak venler, üst ekstremiteler, baş, boyun ve göğsün venöz kanı drene eden v. cava superior ve alt ekstremiteler, karın ve pelvis’in venöz kanı drene eden v. cava inferior’dur. Portal venler ise; Sindirim kanalının karın boşluğunda kalan bölümü (canalis analis'in alt kısmı hariç), dalak, pankreas ve safra kesesinden gelen venöz kanı drene ederler.
Dolaşım dinamiği I: Sıvıların özellikleri, hemodinamik kavramlar 2 Biyofizik 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında, Dönem I'de anlatılan akışkanlar mekaniği kavramlarının dolaşım sistemindeki karşılıklarından bahsedilmektedir.
Dolaşım dinamiği II: Kalbin etkinliği ve gücü, kalp devri ve basınç ölçüm yöntemleri 2 Biyofizik 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında kalbin kan pompalama kapasitesi, maksimum ve ortalama ürettiği güç gibi biyofiziksel özellikleri anlatılmaktadır.
Solunum dinamiği I: Solunum sistemi ve işlevi, solunumla ilgili gaz yasaları 2 Biyofizik 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında temel akışkanlar mekaniği kavramlarının kan ve diğer reolojik unsurların davranışlarının açıklanmasında kullanımı ve ilgili prensipler anlatılmaktadır.
Solunum dinamiği II: Kan gazlarının çözünürlüğü ve gaz yasaları, akciğer hacim ve kapasiteleri 2 Biyofizik 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında akciğer üzerinde alveollerin mekanik özellikleri, solunum gazlarının akciğer havası ile kan arasında nasıl değiş tokuş edildiği gibi kavramlar anlatılmaktadır.
Plazma proteinleri 2 Biyokimya 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Ali Muhtar Tiftik Plazma proteinleri
Pıhtılaşma biyokimyası 2 Biyokimya 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 2 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Kan dolaşımının tercihi antikoagulandır. Gerekli durumlarda hemostaz süreci başlatılır ve sınırlandırılır. Fizyolojik ve patolojik komponentleriyle hücresel ve moleküler etkileşim anlatılır. Kan dolaşımının ve pıhtılaşmanın kanıta dayalı laboratuvar tıbbı açısından çeşitliliği örneklendirilir.
Mineral metabolizmasına giriş 2 Biyokimya 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Hem sentezi, Hem yıkımı 2 Biyokimya 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Porfirinlerin genel kimyasal yapısının tanımlanması, porfirin yolağının ve hem biyosentezinin tanımlanması.
Kalbin gelişimi, kalbin gelişim anomalileri 2 Embriyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 1 Öğr. Gör. Dr. Burcu Gültekin İlkel kalp tüpününün gelişimi ,ilkel kalpte kan dolanımı, kalp iletim sisteminin gelişimi ve bunlara bağlı anomaliler anlatılacaktır.
Lenforetikuler sistem gelişimi 1 Embriyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Gökhan Cüce Timus 3.faringeal cepten gelişir. 3. farengeal cebin dorsal epiteli inferior paratiroid bezine (paratiroid III) farklanırken, ventral parça timusu oluşturur. 6. haftanın sonunda lenfatik sistem kardiyovasküler sistemden sonra gelişmeye başlar. Mezogastrium(mesenter) dorsalenin yaprakları arasındaki mezenşimden 5.haftada gelişmeye başlar, karakteristik şekline erken fötal dönemde ulaşır.
Damar gelişimi 1 Embriyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Sabiha Serpil Kalkan 3 ÇİFT VEN SİSTEMİ PRİMORDİYAL KALBE BOŞALIR:VİTELLİN SİSTEM PORTAL SİSTEME DÖNÜŞÜR, KARDİNAL SİSTEM KAVAL SİSTEME DÖNÜŞÜR, UMBLİKAL SİSTEM DOĞUMDAN SONRA GERİLER.
Solunum sistemi embriyolojisi 2 Embriyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Aydan Özgörgülü Solunum sistemi primordial farenksin kaudal ucunun tabanında görülen median bir tomurcuk ,laringotrakeal oluk olarak gelişir.Laringotreakeal oluğun endodermal döşemesi, pulmoner epiteli, larink, trakea ve bronşların epitel ve bezlerini meydana getirir.Laringotrakeal divertikulum uzadıkça splenik mezenkim ile kuşatılır ve distal ucu yuvarlak solunum tomurcuğunu oluşturmak için genişler; bu tek tomurcuktan solunum ağacı köken alır.
Solunum sistemi gelişim anomalileri 1 Embriyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Aydan Özgörgülü Trakea ile özefagus arasında bir fistül oluşumu daha çok erkek bebekleri etkiler.Trakeaözefageal fistül(TÖF) 4. haftada ön bağırsağın kranial kısmının solunum ve özefageal kısımlarına tam olarak bölünememesi sonucu olarak ortaya çıkar.TÖF alt solunum yollarında görülen en yaygın anomalidir.Polihidroamnios çoğu kez özefageal atrezi ile birliktedir.
Kalp Kası ve Özellikleri 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Vücut mekanizmasının merkezi konumunda bulunan kalp kası; İstemsiz bir çalışma sistemiyle kasılıp aynı şekilde gevşeme özelliğine sahiptir. Kasılarak kalpte bulunan kanın vücuttaki organlara dokulara ve hücrelere pompalanmasına yardımcı olmakta, gevşeyerek de kalbe kanın gelmesine olanak vermektedir. Yani gevşeyerek kalpteki odacıklarda bulunan kanı alıp; kasılarak da aldıkları bu kanı organlara iletilmek üzere pompalamakla görevlidir.
Kalbin Uyarı ve İleti Sistemi 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Kalpteki özelleşmiş uyarıcı ve iletici lifler kendi kendilerine impuls çıkarabilme yeteneğine sahip pacemaker hücrelerdir. Kalpte impulsu oluşturan iki düğüm ve impulsu taşıyan özel iletim demetleri vardır. Kalbin sağ ku­lakçığında dakikada 70-80 uyartı üreten sinoatriyal (SA) düğüm bulunur. Bu düğümden çıkan impulslar kulakçıkların kasılmasını sağlar. SA düğümünden gelen impulslar atrioventriküler (AV) düğüme iletilir. AV düğümünden çıkan özel kas telcikleri his demeti adını alır ve karıncık duvarında dallanarak Purkinje liflerini oluşturur. AV düğümünden iletilen uyartı, his demeti ve Purkinje lifleri sayesinde karıncık kaslarının kasılmasını sağlar. Kalp kasılırken önce kulakçıklar sonra karıncıklar kasılır. Bir kalp atımı, kalbin sağ kulakçığının üst taraflarında bulunan ve sinoatrial (veya sinüs) düğüm adı verilen özelleşmiş bir hücre demetinden oluşan bölgenin elektriksel bir uyarı çıkarması ile başlar. Bu hücrelerin özelliği eşit aralıklarla ve belli bir hızda uyarı çıkarmasıdır. Bu bölge kalbin doğal pili olarak bilinir (pacemaker).
Kalp Döngüsü 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Bir kalp atımının başlangıcından, bir sonraki kalp atımının başlangıcına kadar gerçekleşen olaylara bir kalp siklusu veya döngüsü denir. Her bir döngü sinus düğümünde bir aksiyon potansiyelinin kendiliğinden oluşması ile başlar. Bir kalp döneminin ortalama süresi 0.83 saniyedir.
Kalp Kapakları ve İşlevleri 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Başlıca dört kalp sesi vardır; bunların ilk ikisi hissedilir veya steteskop vasıtasıyla duyulabilir. 1. kalp sesi atriyo-ventriküler kapakların sesi iken, 2. kalp sesi aorta ve arteria pulmonalis’teki kapakların çıkardığı sestir. 1. ve 2. kalp sesi arasındaki süre ventrüküler sistoldür. 2. kalp sesi ile 1. kalp sesi arasındakü süre ise ventriküler diastol evresidir. Kalbin dinlenmesi (Oskültasyon) kalbin fonksiyonel doğruluğunun en hassas testlerinden biridir.
Kalp Sesleri 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Çok kez kalp sesleri içerisindeki değişiklikler veya üfürümler, organik kalp hastalığının belli işaretleridir. Bunlar kardiyovasküler sistem içerisindeki önemli basınç değişikliklerine bağlı bulgu ve semptomlar ortaya çıkmadan saptanabilir.
Kalp İşlevinin Kontrolü 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Temel görevi kanı vücuda pompalamak olan kalp, Metabolizma faaliyetleri sonucunda oluşan artık ürünlerin de vücuttan uzaklaştırılması, vücut ısısının düzenlenmesi, asit-baz dengesinin korunması, hormonlar ve enzimlerin vücudun gerekli bölgelerine taşınması gibi görevleri yapar. Kalp bu sistem içerisinde motor görevi yapar. Kalp insanda dakikada 60-80 çarpma arasında değişen bir hızla dakikada 5-35 litre arası, günlük ise 9000 litre kanı vücuda pompalar. Günde yaklaşık 100 bin, yılda 40 milyon, tüm insan hayatı boyunca yaklaşık 2,5 milyar kere, hiç durmadan yaklaşık 8 bin ton kanı vücuda pompalar. Normal bir kadında ortalama ağırlığı 200-280 gram, yetişkin bir erkekte ise 250-390 gram ağırlığındadır. Her kişinin kalbi kendi yumruğu büyüklüğündedir.
EKG I 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Kalbin elektriksel aktivitesi, vücut yüzeyinden işlevi esnasında meydana gelen biyoelektrik potansiyellerin kaydedilmesi suretiyle ölçülmektedir. EKG, kalp hastalıklarının teşhisi için gerek duyulan bir laboratuar testidir. Bir insan kalp hastası olduğu halde normal bir EKG’si olabildiği gibi sağlıklı bir insanın da anormal bir EKG’si olabilir.
EKG II 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş İskemik kalp hastalıkları Yapısal kalp hastalıkları Sistemik hastalıkların kalp tutulumlarını Pulmoner hastalıklar Elektrolit bozuklukları (potasyum, kalsiyum ..) Bazı zehirlenmeler İlaç etkilerini Pacemaker disfonksiyonlarını Ölümlbin ürettiği elektriksel aktivitenin kaydıdır
Dolaşımın Fizyolojik Temelleri 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Selim Kutlu Damarlardaki kan akımı, damar segmentleri arasındaki basınç farkı, direnç, viskozite ve damar çapı ve uzunluğu ile değişmektedir. Arterler ventriküllerden pompalanan kanın yüksek basınçla arteriyollere ve kapillerlere ilerletildiği damarlardır.
Arteryel ve Venöz Sistemlerin İşlevleri 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 10 Prof. Dr. Selim Kutlu Arteriyoller ileri düzeyde daralıp genişleyebilme yetenekleriyle direnç damarlarıdır. Venler toplam kanın yaklaşık %65'ini içerirler ve kapasitens damarlarıdır.
Mikrodolaşım ve Lenfatik Sistem 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 11 Prof. Dr. Selim Kutlu Kapillerler 5-10 mikrometre çapta, doku ve kan plazması arasındaki su ve madde alışverişinin meydana geldiği damar yapılarıdır. Kapillerlerden sıvı değişimi difüzyon, transsitoz ve filtrasyon-absorbiyon mekanizmaları aracılığyla gerçekleşir. Plazma proteinlerinin oluşturduğu plazma kolloit ozmotik basıncı sıvının damar yatağında kalmasını sağlayan en önemli faktördür.
Doku Kan Akımının Kontrolü 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 12 Prof. Dr. Selim Kutlu Dokularda metabolizmanın artması, adenozin, karbondioksit, H iyonları vb. vazodilatör maddelerin açığa çıkmasına yol açarak kan akımının lokal olarak artmasını sağlar.
Dolaşımın Humoral Düzenlenmesi 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 13 Prof. Dr. Selim Kutlu Katekolaminler, anjiyotensin 2, vazopressin, ürotensin 2, endotelinler, tromboksan A2 vb. vazokonstriksiyon oluşturarak kan basıncını yükseltirler. Bradikinin, histamin, atriyal natriüretik peptit, prostasiklinler vb. vazodilatasyon olulturarak kan basıncını düşürürler.
Dolaşımın Sinirsel Düzenlenmesi 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 14 Prof. Dr. Selim Kutlu Sempatik sistem kalpte kasılma ve iletimi hızlandirarak aklp aktivitesini artırır, damarlarda vazokonstriksiyon olultururt ve sonuçta kan basıncını yükseltir. Damarlarda innervasypnu bulunmayan parasempatik sistem özellikle kalp hızını azaltarak kan basıncını düşürür. Baroreseptörler, kemoreseptörler, kardiyopulmoner basınç reseptörleri vb. faktörler vazomotor merkezi etkileyerek otonom sinir sistemi aracılı olarak kan basıncının düzenlenmesinde rol oynarlar.
Böbreklerin Kan Basıncının Düzenlenmesindeki Rolü 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 15 Prof. Dr. Selim Kutlu Böbrekler idrar miktarını değiştirerek kan basıncının düzenlenmesinde önemli rol oynarlar. Renal arterdeki düşük kan basıncı böbreklerde renin enziminin salgılanmasına neden olur. Renin anjiyotensi 1 oluşumunu, ADE de anjiyotensin 2 dönüşümünü sağlar, Anjiyotensin 2 belirgin vazokonstriksiyon, böbreklerde direk ve aldosteron aracılı Na emilimini artırarak, vazopressin sekresyonunu indükleyerek kan basıncını yükseltir. Kan basıncının sistolik 130mmHg ve diyastolik 80mmHg ve daha yüksek olması hipertansiyon olarak adlandırılır. Obezite, böbrek üstü bezlerinden adrenalin, aldosteron veya kortizolün aşırı salgılanmasının neden olduğu endokrin faktörler, anjiyotensi 2 düzeyinin artmasına neden olan renal faktörler, nörolojik faktörler vb. hipertansiyon oluşturmaktadır.
Hipertansiyon Fizyopatolojisi 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 16 Prof. Dr. Selim Kutlu Sol ventrikülün bir dakikada aorta pompaladığı kan miktarı olan kalp debisinin normal değeri 5 L/dk'dır. Sempatik aktivite ve egzersiz gibi durumlarda artan kalp hızı belirli fizyolojik sınırlarda kalp debisini artırır. Ön yük, kasılma öncesi miyokardın gerilme derecesidir ve venöz döünüşle doğrudan ilişkili olarak kalp debisini artırır. Art yük ventriküllerin kanı npompalamak için yenmek zorunda oldukları güçtür, sol ventrikül için aort basıncı ve periferik dirençtir. Kasılma gücüyle ilgili olan inotropi (kasılabilirlik), sarkomer bıyundan çok aktin-miyozin etkileşimiyle düzenlenir. Sempatik sistem aktivitesiyle artan inotropi artışı kalp debisini artırır.
Kalp Debisi ve Venöz Dönüş 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 17 Prof. Dr. Selim Kutlu Kalp Debisi ve Venöz Dönüş
Endotel ve İşlevleri 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 18 Prof. Dr. Selim Kutlu Endotel tabakadan salgılanan nitrik oksit ve prostasiklinler vazodilatör ve antiagregan etkilidirler. Endotelinler ise vazokonstriksiyon oluştururlar. Koroner dolaşımın düzenlenmesinde otonom sinir sistemi lokal metabolik faktörlerin vazodilatör etkisinde daha zayıf etkilidir. Hiperkolesterolemi, obezite ve hipertansiyon gibi faktörlerin neden olduğu ateroskleroz koroner arter hastalığının en temel nedenidir.
Koroner Dolaşım, Ateroskleroz ve Koroner Arter Hastalığı 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 19 Prof. Dr. Selim Kutlu Koroner Dolaşım, Ateroskleroz ve Koroner Arter Hastalığı
Solunum Sistemine Giriş 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 20 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Solunum sistemi akciğerlere taze havanın iletilmesini sağlayan yollar ile akciğerlerde hacim değişiklerine yol açan pompa sisteminden oluşur. Dokulara oksijenin iletilebilmesi için difüzyona katılmak üzere akciğerlere taze havanın ulaştırılması bu pompa sisteminin esas görevidir. Havayollarının bir kısmı yalnızca havayı iletirken bir kısmı aynı zamanda gazların difüzyonuna katkı sağlar. İletici havayolları boyunca yerleşmiş olan farklı tipte hücreler zengin salgı içeriğine sahiptir. Havanın ısıtılması, temizlenmesi ve nemlendirilmesi bu kısımlarda sağlanır.
Hava Yollarının Yapısı ve İşlevi 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 21 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Hava Yollarının Yapısı ve İşlevi
Solunum Mekaniği ve Pulmoner Ventilasyon 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 22 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Kan gazlarının difüzyonunun devam edebilmesi için akciğerlere taze hava girişinin devam etmesi gerekir. Akciğerlerdeki havanın atmosfer havası ile değiştirilmesi pulmoner ventilasyon olarak tanımlanır. İnspirasyon kasları ve ekspirasyon kasları soluk solunum döngüsünün devam etmesini sağlar.
Akciğerlerin kompliyansı 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 23 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Transpulmoner basınçtaki bir birim değişikliğe karşılık akciğerlerde meydana gelen hacim değişikliği akciğer kompliyansı olarak tanımlanır. Akciğerlerin elastik kuvvetleri ve göğüs duvarının özellikleri kompliyansı etkilemekle birlikte esas etkili faktör alveollerdeki sıvı yüzey gerilimidir. Tip II alveoler hücrelerden salınan sürfaktan sıvı yüzey gerilimini azaltır.
Alveoler Ventilasyon 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 24 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Alveoler Ventilasyon
Akciğer hacim ve kapasiteleri 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 25 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Birim zamanda inspire veya ekspire edilen hava miktarları akciğer hacimleri olarak tanımlanır. Akciğer hacimlerinin ikili veya çoklu kombinasyonları ise akciğer kapasitelerini meydana getirir. Başlıca akciğer hacimleri TV, RV, IRV ve ERV'dür. Başlıca akciğer kapasiteleri ise FRC, IC, VC ve TLC'dir.
Pulmoner Dolaşımın Özellikleri 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 26 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Pulmoner dolaşım sistemik dolaşımdan farklı olarak daha düşük basınçlı ancak yüksek akımlı bir sistemdir. Sağ ventrikülden çıkan kan pulmoner arterler aracığı ile tüm alveoler kapiller yatağı perfüze eder ve pulmoner venler ile sol atriyuma döner. Oksijenize olmuş kan sol kalp ile sistemik dolaşıma gider. Pulmoner dolaşımdaki gravitasyonel etkiye bağlı olarak akciğerlerde farklı kan akımı bölgeleri bulunur.
Pulmoner Vasküler Direnci Etkileyen Faktörler 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 27 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Pulmoner Vasküler Direnci Etkileyen Faktörler
Kan Akımının Bölgesel Dağılımı ve Ventilasyon-Perfüzyon Oranı 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 28 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Kan Akımının Bölgesel Dağılımı ve Ventilasyon-Perfüzyon Oranı
Havayolları ve Kanda Gazların Parsiyel Basınçları 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 29 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Havayolları ve Kanda Gazların Parsiyel Basınçları
Alveoler ve Doku Düzeyinde Gazların Diffüzyonu 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 30 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Alveoler ve Doku Düzeyinde Gazların Diffüzyonu
Solunum Merkezi ve Periferik Kontrolü 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 31 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Medulla ve ponsta yerleşmiş olan solunum merkezleri solunumun spontan kontrolünü sağlar. Bunun yanısıra motor korteksin de solunumun istemli kontrolüne katkısı vardır. Periferik ve merkezi olarak yerleşmiş bulunan kemoreseptörler kandaki oksijen, karbondioksit derişimlerinin değişimini algılayarak solunum merkezlerini etkiler.
Egzersiz fizyolojisi 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 32 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Belli paterne sahip hareket bileşenleri egzersizi oluşturur. Egzersiz belli kurallar dahilinde belli bir şiddet düzeyinde yapılıyorsa spor olarak tanımlanır. Hareket sırasında iskelet sisteminin mekanik ve metabolik özellikleri üzerinden güç, kuvvet ve dayanıklılık kavramları tanımlanır. Başta solunum ve dolaşım sistemi olmak üzere endokrin sistemden sinir sistemine kadar birçok sistem egzersize akut ve kronik uyum gösterir. Solunum ve dolaşım sistemi hem akut hem de kronik düzeyde egzersize cevaben kapasitesini artırır.
Fizyoloji Laboratuvar Pratiği 1/9 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Pratik) 51 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş EKG Derivasyonları ve Çekimi
Fizyoloji Laboratuvar Pratiği 2/9 3 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Pratik) 52 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş EKG'nin Okunması ve Değerlendirilmesi
Fizyoloji Laboratuvar Pratiği 3/9 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Pratik) 53 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Santral ve Periferik Nabızlar
Fizyoloji Laboratuvar Pratiği 4/9 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Pratik) 54 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Kan Basıncının Ölçümü
Fizyoloji Laboratuvar Pratiği 5/9 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Pratik) 55 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Solunum Fonksiyon Testleri
Fizyoloji Laboratuvar Pratiği 6/9 1 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Pratik) 56 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Kalp Sesleri
Pulmoner perfüzyon 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Pulmoner dolaşım sistemik dolaşımdan farklı olarak daha düşük basınçlı ancak yüksek akımlı bir sistemdir. Sağ ventrikülden çıkan kan pulmoner arterler aracığı ile tüm alveoler kapiller yatağı perfüze eder ve pulmoner venler ile sol atriyuma döner. Oksijenize olmuş kan sol kalp ile sistemik dolaşıma gider. Pulmoner dolaşımdaki gravitasyonel etkiye bağlı olarak akciğerlerde farklı kan akımı bölgeleri bulunur.
Dolaşımın fizyolojik temelleri, arteryel ve venöz sistemlerin işlevleri 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selim Kutlu Damarlardaki kan akımı, damar segmentleri arasındaki basınç farkı, direnç, viskozite ve damar çapı ve uzunluğu ile değişmektedir. Arterler ventriküllerden pompalanan kanın yüksek basınçla arteriyollere ve kapillerlere ilerletildiği damarlardır. Arteriyoller ileri düzeyde daralıp genişleyebilme yetenekleriyler direnç damarlarıdır. Venler toplam kanın yaklaşık %65'ini içerirler ve kapasitens damarlarıdır.
Mikrodolaşım ve lenfatik sistem, doku kan akımının kontrolü 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selim Kutlu Kapillerler 5-10 mikrometre çapta, doku ve kan plazması arasındaki su ve madde alışverişinin meydana geldiği damar yapılarıdır. Kapillerlerden sıvı değişimi difüzyon, transsitoz ve filtrasyon-absorbiyon mekanizmaları aracılığyla gerçekleşir. Plazma proteinlerinin oluşturduğu plazma kolloit ozmotik basıncı sıvının damar yatağında kalmasını sağlayan en önemli faktördür. Dokularda metabolizmanın artması, adenozin, karbondioksit, H iyonları vb. vazodilatör maddelerin açığa çıkmasına yol açarak kan akımının lokal olarak artmasını sağlar.
Kanda gazların taşınması, asit baz dengesinde solunumun rolü 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Oksijenin kanda çözünür halde taşınan miktarı çok azdır (0,3ml/dl kan). Çok büyük bir kımı hemoglobin ile taşınır. Karbondioksit ise çözünür halde, karbomino bileşikleri halinde ve çoğunluklada bikarbonat iyonları şeklinde taşınmaktadır. Solunum döngüsündeki dengeye bağlı olarak CO2 yeterli hızda vücuttan atılamaz ise kandaki derişimi artar ve asidoz gelişir. Ekspirasyonun fazlaca olduğu durumlarada ise alkaloz gelişebilir.
Akciğerlerin kompliyansı, kanda gazların taşınması 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Transpulmoner basınçtaki bir birim değişikliğe karşılık akciğerlerde meydana gelen hacim değişikliği akciğer kompliyansı olarak tanımlanır. Akciğerlerin elastik kuvvetleri ve göğüs duvarının özellikleri kompliyansı etkilemekle birlikte esas etkili faktör alveollerdeki sıvı yüzey gerilimidir. Tip II alveoler hücrelerden salınan sürfaktan sıvı yüzey gerilimini azaltır.
Kanda gazların taşınması, asit baz dengesinde solunumun rolü 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Oksijenin kanda çözünür halde taşınan miktarı çok azdır (0,3ml/dl kan). Çok büyük bir kımı hemoglobin ile taşınır. Karbondioksit ise çözünür halde, karbomino bileşikleri halinde ve çoğunluklada bikarbonat iyonları şeklinde taşınmaktadır. Solunum döngüsündeki dengeye bağlı olarak CO2 yeterli hızda vücuttan atılamaz ise kandaki derişimi artar ve asidoz gelişir. Ekspirasyonun fazlaca olduğu durumlarada ise alkaloz gelişebilir.
Dolaşımın sinirsel düzenlenmesi, böbreklerin kan basıncının kontrolündeki rolü 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selim Kutlu Böbrekler idrar miktarını değiştirerek kan basıncının düzenlenmesinde önemli rol oynarlar. Renal arterdeki düşük kan basıncı böbreklerde renin enziminin salgılanmasına neden olur. Renin anjiyotensi 1 oluşumunu, ADE de anjiyotensin 2 dönüşümünü sağlar, Anjiyotensin 2 belirgin vazokonstriksiyon, böbreklerde direk ve aldosteron aracılı Na emilimini artırarak, vazopressin sekresyonunu indükleyerek kan basıncını yükseltir. Kan basıncının sistolik 130mmHg ve diyastolik 80mmHg ve daha yüksek olması hipertansiyon olarak adlandırılır. Obezite, böbrek üstü bezlerinden adrenalin, aldosteron veya kortizolün aşırı salgılanmasının neden olduğu endokrin faktörler, anjiyotensi 2 düzeyinin artmasına neden olan renal faktörler, nörolojik faktörler vb. hipertansiyon oluşturmaktadır.
Solunum Merkezi ve Periferik Kontrolü 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Medulla ve ponsta yerleşmiş olan solunum merkezleri solunumun spontan kontrolünü sağlar. Bunun yanısıra motor korteksin de solunumun istemli kontrolüne katkısı vardır. Periferik ve merkezi olarak yerleşmiş bulunan kemoreseptörler kandaki oksijen, karbondioksit derişimlerinin değişimini algılayarak solunum merkezlerini etkiler.
Hipertansiyon fizyopatolojisi, kalp debisi ve venöz dönüş 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selim Kutlu Sol ventrikülün bir dakikada aorta pompaladığı kan miktarı olan kalp debisinin normal değeri 5 L/dk'dır. Sempatik aktivite ve egzersiz gibi durumlarda artan kalp hızı belirli fizyolojik sınırlarda kalp debisini artırır. Ön yük, kasılma öncesi miyokardın gerilme derecesidir ve venöz döünüşle doğrudan ilişkili olarak kalp debisini artırır. Art yük ventriküllerin kanı npompalamak için yenmek zorunda oldukları güçtür, sol ventrikül için aort basıncı ve periferik dirençtir. Kasılma gücüyle ilgili olan inotropi (kasılabilirlik), sarkomer bıyundan çok aktin-miyozin etkileşimiyle düzenlenir. Sempatik sistem aktivitesiyle artan inotropi artışı kalp debisini artırır.
Kalp işlevinin kontrolü 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Temel görevi kanı vücuda pompalamak olan kalp, Metabolizma faaliyetleri sonucunda oluşan artık ürünlerin de vücuttan uzaklaştırılması, vücut ısısının düzenlenmesi, asit-baz dengesinin korunması, hormonlar ve enzimlerin vücudun gerekli bölgelerine taşınması gibi görevleri yapar. Kalp bu sistem içerisinde motor görevi yapar. Kalp insanda dakikada 60-80 çarpma arasında değişen bir hızla dakikada 5-35 litre arası, günlük ise 9000 litre kanı vücuda pompalar. Günde yaklaşık 100 bin, yılda 40 milyon, tüm insan hayatı boyunca yaklaşık 2,5 milyar kere, hiç durmadan yaklaşık 8 bin ton kanı vücuda pompalar. Normal bir kadında ortalama ağırlığı 200-280 gram, yetişkin bir erkekte ise 250-390 gram ağırlığındadır. Her kişinin kalbi kendi yumruğu büyüklüğündedir.
Kalp döngüsü 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Bir kalp atımının başlangıcından, bir sonraki kalp atımının başlangıcına kadar gerçekleşen olaylara bir kalp siklusu veya döngüsü denir. Her bir döngü sinus düğümünde bir aksiyon potansiyelinin kendiliğinden oluşması ile başlar. Bir kalp döneminin ortalama süresi 0.83 saniyedir.
Kalp kası ve özellikleri 2 Fizyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Vücut mekanizmasının merkezi konumunda bulunan kalp kası; İstemsiz bir çalışma sistemiyle kasılıp aynı şekilde gevşeme özelliğine sahiptir. Kasılarak kalpte bulunan kanın vücuttaki organlara dokulara ve hücrelere pompalanmasına yardımcı olmakta, gevşeyerek de kalbe kanın gelmesine olanak vermektedir. Yani gevşeyerek kalpteki odacıklarda bulunan kanı alıp; kasılarak da aldıkları bu kanı organlara iletilmek üzere pompalamakla görevlidir.
Kalp histolojisi 2 Histoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Selçuk Duman Kan dolaşım sistemi kalp, arterler, arteriyoler,kapiller,postkapiler venüller ve venlerden oluşan kapalı bir sistemdir. Kalp ve kan damarlarının ana yapısı; epitel, kas ve bağ doku birlikte oluşturur. Bu üç ayrı doku yerine göre kalınlıkları değişen üç ayrı katman halinde organize olmuştur: epitel dokusu en içte intima katmanını, kas dokusu ortada mediya katmanını, bağ dokusu en dışta adventisya katmanını oluşturur. Bu üç tabaka kalpte ve değişik çaptaki damarlarda mekanik ve metabolik nedenlere bağlı olarak özel farklılaşmalar gösterebilir.
Lenforetiküler sistem histolojisi I 2 Histoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Gökhan Cüce Abdomenin üst kısmında yerleşmiş periton içi en büyük lenfoid organdır. Lenf düğümlerinden farklı olarak lenfi değil, kanı süzer. Dalağın çeşitli görevleri arasında kanı süzme, kan depolama, fagositoz, yaşlı alyuvarların yıkımı, demir metabolizması, kan hücreleri yapımı, antikor yapımı sayılabilir. Bu çok çeşitli görevlerine karşın dalak gerektiğinde çıkarılabilir ve yaşam devam eder, bu görevler diğer lenfoid organlar tarafından yerine getirilmeye çalışılır.
Damar histolojisi 2 Histoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Sabiha Serpil Kalkan ARTER VE VEN DUVARI 3 TABAKADAN OLUŞUR. BU TABKALARIN KALINLIĞI VE HİSTOLOJİK KARAKTERİ ARTER VE VENLERDE FARKLILIK GÖSTERMEKLE KALMAZ,AYNI ZAMANDA FARKLI ÇAPLARDAKİ DAMARLARDA DA FARKLILIK GÖSTERİR.DAMARLARIN SINIFLANDIRILMASI ÇAPLARINA VE DUVARLARINDA YOĞUNLAŞAN HİSTOLOJİK ELEMANLARINA GÖRE YAPILIR.
Burun, larinks, trakea histolojisi 2 Histoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Aydan Özgörgülü Nazal kaviteler kemik ve kıkırdak septumlarla biribirinden ayrılan bir çift odacıktır.Respiratuar ve olfaktor bölgelere ayrılır.Larinks orofarenks ve trakea arasındaki geçittir.Hiyalin ve elastik kıkırdak plaklarından oluşmaktadır.Trakea yaklaşık 2.5 cm çapında ve 10 cm uzunluğunda bir hava tüpüdür.Duvarı solunan havanın uygun hale getirilmesine yardımcı olur.Yaklaşık olarak toraksın ortalarında 2 ayrı bronşa ayrılır.
Akciğer Histolojisi 2 Histoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Sabiha Serpil Kalkan TİP 1 PNÖMOSİT ALVEOL YÜZEYİNİN %95 İNİ SAĞLAR.ALVEOL DUVARINDAN GAZLARIN HIZLA GEÇİŞİ İÇİN UYGUN ORTAM OLUŞTURUR.KAN HAVA BARİYERİNİN ELEMANIDIR.TİP 2 PNÖMOSİT SİTOPLAZMALARINDA LİPİT İÇERDİKLERİ İÇİN VAKOULLU GÖRÜNÜRLER.VAKOULUN İÇERİĞİ EGZOSİTOZLA ALVEOL YÜZEYİNE SALGILANIR.SÜRFAKTAN OLARAK BİLİNEN YÜZEY GERİLİMİNİ AZALTAN BU MADDENİN YAPIMINDAN SORUMLU HÜCRELERDİR.HAVA KAN BARİYERİNE KATILMAZLAR.
Lenforetiküler sistem histolojisi II 1 Histoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Gökhan Cüce Timusun histolojik ve fonksiyonel özelliklerini anlatır. Timik eğitim kavramını açıklar.
Lenforetiküler sistem histolojisi II 2 Histoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Gökhan Cüce Timusun histolojik ve fonksiyonel özelliklerini anlatır. Timik eğitim kavramını açıklar.
Akciğer Histolojisi 2 Histoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Sabiha Serpil Kalkan TİP 1 PNÖMOSİT ALVEOL YÜZEYİNİN %95 İNİ SAĞLAR.ALVEOL DUVARINDAN GAZLARIN HIZLA GEÇİŞİ İÇİN UYGUN ORTAM OLUŞTURUR.KAN HAVA BARİYERİNİN ELEMANIDIR.TİP 2 PNÖMOSİT SİTOPLAZMALARINDA LİPİT İÇERDİKLERİ İÇİN VAKOULLU GÖRÜNÜRLER.VAKOULUN İÇERİĞİ EGZOSİTOZLA ALVEOL YÜZEYİNE SALGILANIR.SÜRFAKTAN OLARAK BİLİNEN YÜZEY GERİLİMİNİ AZALTAN BU MADDENİN YAPIMINDAN SORUMLU HÜCRELERDİR.HAVA KAN BARİYERİNE KATILMAZLAR.
Lenforetiküler sistem histolojisi I 2 Histoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Gökhan Cüce Abdomenin üst kısmında yerleşmiş periton içi en büyük lenfoid organdır. Lenf düğümlerinden farklı olarak lenfi değil, kanı süzer. Dalağın çeşitli görevleri arasında kanı süzme, kan depolama, fagositoz, yaşlı alyuvarların yıkımı, demir metabolizması, kan hücreleri yapımı, antikor yapımı sayılabilir. Bu çok çeşitli görevlerine karşın dalak gerektiğinde çıkarılabilir ve yaşam devam eder, bu görevler diğer lenfoid organlar tarafından yerine getirilmeye çalışılır.
Protozoonların genel özellikleri 2 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Fatma Esenkaya Taşbent Protozoonlar tek hücreli parazitler olup, bu aile içinde sarcodinalar, mastigophoralar, apikompleksalar ve ciliophoralar bulunmaktadır. Eşeyli ve eşeysiz üreme şekilleri olan protozoonların üreme özelliklerinin bilinmesi ve devamında parazitin yaşam döngüsünün öğrenilmesi; bulaşma yolları, tanısal yaklaşım ve tedavi ve korunma yolları konularında yol gösterici olacaktır.
Gr(+) bakteriler ve özellikleri 2 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Metin Doğan Gram pozitif ve Gram negatif bakteriler hücre yapıları olarak farklılıklar göstermektedir. Bu farklılıklar enfeksiyon gelişimini ve şeklini etkileyebilmektedir. Bunlara bağlı olarak da enfeksiyonla mücadelede farklı stratejediler geliştirilmelidir. Gram pozitif bakterier enfeksiyon bölgesi açışsından diğerlerinden farklı özellik gösterebildiği gibi, hücre yapıları itibari ile de vücut bunlara karşı Gram negatiflerden farklı tepkiler göstermektedir.
Biyogüvenlik 1 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu Mikroorganizmaları oluşturdukları Biyolojik risk açısından sınıflandırılmasını, risk seviyesine göre ihtiyaç duyulacak Biyogüvenlik seviyesinin belirlenmesini, Laboratuvar organizasyonu ve gerekli donanım ve malzeme güvenliği için tanımlamalar içerir.
Atipik bakteriler 1 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 4 Doç. Dr. Fatma Esenkaya Taşbent Atipik bakteriler birtakım özellikleriyle virüslere benzetilen, tipik bakteri hücre yapısından çeşitli farklılıklar gösteren ve bu nedenle atipik bakteri olarak tanımlanan çeşitli mikroorganizmaları içermektedir. Klamidyalar, Riketsiyalar ve Mikoplasmaların temel özellikleri, sebep oldukları enfeksiyonlar, tanı ve tedavi yöntemleri bu ders saatinde anlatılmaktadır.
Gr(-) bakteriler ve özellikleri 2 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Metin Doğan Gram pozitif ve Gram negatif bakteriler hücre yapıları olarak farklılıklar göstermektedir. Bu farklılıklar enfeksiyon gelişimini ve şeklini etkileyebilmektedir. Bunlara bağlı olarak da enfeksiyonla mücadelede farklı stratejediler geliştirilmelidir. Gram negatif bakterier enfeksiyon bölgesi açışsından diğerlerinden farklı özellik gösterebildiği gibi, hücre yapıları itibari ile de vücut bunlara karşı Gram pozitiflerden farklı tepkiler göstermektedir.
Diğer bakteriler ve özellikleri 2 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Metin Doğan Atipik bakteriler hücre yapısı ve oluşturdukları enfeksiyonların özellikleri bakımından farklılıklar arzetmektedir. Bu bakterilerin bazıları normal besiyerlerinde üremezken bazıları da besiyerlerinde güç üreyebilmektedir. Bu bakterilerin yapmış oldukları enfeksiyonlar da atipi gösterebilmektedir.
Helmintlerin genel özellikleri 2 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 7 Doç. Dr. Fatma Esenkaya Taşbent Medikal açıdan önemli helmintler üç sınıfta incelenirler: Nematodlar, sestodlar ve trematodlar olmak üzere. Helmint ailesi içindeki parazitlerin yapısal özellikleri, yaşam döngüleri, vücuda yerleşme şekilleri konu başlığında anlaılacaktır.
Sterilizasyon, dezenfeksiyon 2 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Metin Doğan Enfeksiyon hastalıklarından korunmada sterlizasyon ve dezenfeksiyonun önemi büyüktür. Bunun için çeşitli metodlar uygulanmaktadır. Özellikle invazif müdahalelerde uygun sterilizsyon metotları ile işlem görmüş materyallerin kullanılması gerekmektedir. Dezenfeksiyon, asepsi ve antisepsi kurallarının bilinmesi ve uygulama prosedürlerinin benimsenmesi özellikle hastane enfeksiyonlarının önlenmesi bakımından önem arzetmektedir.
Fungal enfeksiyonlar ve tanı yöntemleri 1 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu Mantar etkenlerinin olşturduğu, allerjik, toksik ve enfeksiyoz tablolar tanımlanır. Mikozlar sistematik başlıklar olarak tanımlanır. Mantar etkenlerinin laboratuvar tanımlamalarını öğrenir.
Dezenfeksiyon 1 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 10 Prof. Dr. Metin Doğan Enfeksiyon hastalıklarından korunmada dezenfeksiyonun önemi büyüktür. Dezenfeksiyon, asepsi ve antisepsi kurallarının bilinmesi ve uygulama prosedürlerinin benimsenmesi özellikle hastane enfeksiyonlarının önlenmesi bakımından önem arzetmektedir.
Bakteriofajlar 1 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 11 Prof. Dr. Mehmet Özdemir Bakteri virüsleri olarak bilinen bakteriyoflar ya da fajlar bakteri hücreleri içerisine girerek çoğalırlar.Bakterilerle olan ilişkileri sonucunda çoğu kez bakterinin parçalanıp erimesine yol açarlar. Bir baş ve bir de kuyruk kısmı görülür. Kuyruk kısmı bulunmayan fajlar da saptanmıştır.Buna göre fajlar 6 tipe ayrılır: A,B,C,D,E,F
Antimikrobikler 2 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 12 Prof. Dr. Mehmet Özdemir Kimyasal yapıları belli veya yapay olarak elde edilen maddelere kemoterapötik, Doğal kaynaklı olanlara ise antibiyotik denmesine karşın, Günümüzde antibiyotiklerin çoğunun sentetik ya da semisentetik yöntemlerle elde edilmesi mümkün olduğundan Antibiyotik terimi tedavide kullanılan kemoterapötik ve antibiyotik niteliğindeki maddeler için genel bir ad olarak kullanılır.
Antimikrobiklere bakteriyel direnç 1 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 13 Prof. Dr. Metin Doğan Bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde çeşitli antibiyotikler kullanılmaktadır. Bakteriler bazı antibiyotiklere doğal dirençli olabildiği gibi bazı mekanizmalarla da direnç gelişmektedir. Bu direnç mekanizmalarının bilinmesi enfeksiyonların tedavisi açısından önem arzetmektedir.
DNA ve RNA virüsleri genel özellikleri 2 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 14 Prof. Dr. Mehmet Özdemir Hayvan, Bitki) üreyebilen, hayatın en basit formunu oluşturan, zorunlu hücre içi paraziti olan mikroorganizmalardır. Virüsün morfolojik şeklini verir. Nükleik asiti çevresel etkilerden korur. Nükleik asiti kılıf gibi sarar. Antijenik özellikte olup Virüsün ürediği hücreye spesifikliği taşır. Nükleik asid yapılarına göre DNA veya RNA virüsü olarak adlandırılırlar.
İmmünolojiye genel bakış 2 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 15 Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu Bağışıklık sisteminin hücresel ve salgısal yapısını, doğal ve edinsel tepkilerini bir bütün olarak ele alır.
Doğal bağışıklık sisteminin hücreleri 2 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 16 Prof. Dr. Metin Doğan Enfeksiyon hastalıklarının önlenmesinde özellikle ilk bariyer özelliği taşıyan koruycu hücreler görev almaktadır. Bu Koruyucu hücrelere doğal bağışık hücreleri denir. Doğal bağışık hücrelerinin enfeksiyon durumuna göre çeşitli etkileri görülmektedir. Bu hücreler çeşitlilik arzetmektedir.
Kazanılmış İmmün Sistem 2 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 17 Doç. Dr. Fatma Esenkaya Taşbent Hücresel ve humoral immüniteden oluşan kazanılmış bağışıklık, enfeksiyonlara karşı daha özgül ve etkin savunma sağlayan sistemdir. Hücreler ve moleküller aracılığı ile sırasıyla hücre dışı ve hücre içi mikroplara karşı savunmayı sağlarlar
Viral hastalıklardan korunma ve bağışıklık 1 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 18 Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu Virüslerin yapısal farklılıkları, virulans özellikleri, viral tropizm kavramlarını ve konak yanıtının verdiği tepikiyi tüm senaryolar üzerinden tarif eder.
Moleküler tanı yöntemleri 1 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 19 Prof. Dr. Mehmet Özdemir Nükleik asid amplifikasyon tekniğinde Ekstrakiyon: Çekirdekteki genetik materyali ortaya çıkarmak yapılan işlem, Amplifikasyon: Genetik maddeyi her seferde 2 katına çıkararak milyonlarca kat çoğaltmak, Deteksiyon: Elde edilen yeni maddeyi çeşitli yöntemlerle tespitini sağlamaktır
Antikorlar 2 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 20 Prof. Dr. Mehmet Özdemir Antikor veya immünglobulin; canlılara ait hücrelerin üzerinde bulunan ve vücudumuz tarafından tanınan antijenleri tanıyıp bağlanabilen karmaşık moleküllerdir. Her bir antikor kendisiyle uyumlu bir antijene sahiptir ve sadece onu tanıyabilir. Yani, her bir antijene karşı ayrı antikor üretilir. Bu anlamda, vücudumuz doğada bulunan hemen her biyolojik maddeye karşı antikor üretebilme kapasitesine sahiptir.
Virüs konak ilişkisi 2 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 21 Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu Viral yapının statik ve dinamik olarak konak hücre ile etkileşimleri hücresel mekanizmalar bağlamında ele alınmaktadır.
Immüntolerans 1 Mikrobiyoloji 2-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 22 Doç. Dr. Fatma Esenkaya Taşbent İmmün sistem çok sayıda antijene yanıt oluştururken kendi öz antijenlerine yanıt oluşturmamaktadır. Organizmayı korumaya yönelik bu duruma immünotolerans denilmektedir ve çeşitli mekanizmalarla bu tolerans oluşmaktadır. İmmüntoleransın bozulması durumunda otoimmün hastalıklar başta olmak üzere çeşitli klinik durumlarla karşılaşılır.
Cavitas oris, Dentes, Lingua ve Palatum 2 Anatomi 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Anıl Didem Aydın Kabakçı Sindirim sistemi ağızdan başlayıp anüs'te sonlanan sindirim kanalı organları ile salgılarını sindirim kanalına boşaltarak sinidirme yardımcı olan sindirim kanalı yardımcı organlarından meydana gelmektedir. Sindirim kanalı organları sırasıyla; cavitas oris, pharynx, oesophagus, gaster, intestinum tenue ve crassum, rectum ve anüs'tür. Sindirim kanalı yardımcı organları ise, gll. salivares majores ve minores'ler, hepar, pancreas ve vesica biliaris'tir.
Glandulae Salivariae, Pharynx ve Oesophagus 2 Anatomi 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Anıl Didem Aydın Kabakçı Sindirim sistemi ağızdan başlayıp anüs'te sonlanan sindirim kanalı organları ile salgılarını sindirim kanalına boşaltarak sinidirme yardımcı olan sindirim kanalı yardımcı organlarından meydana gelmektedir. Sindirim kanalı organları sırasıyla; cavitas oris, pharynx, oesophagus, gaster, intestinum tenue ve crassum, rectum ve anüs'tür. Sindirim kanalı yardımcı organları ise, gll. salivares majores ve minores'ler, hepar, pancreas ve vesica biliaris'tir.
Gaster, Intestinum Tenue ve Intestinum Crassum I 2 Anatomi 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. İsmihan İlknur Uysal Sindirim kanalının oesophagus ile ince barsaklar arasında kalan ve en geniş bölümü bölümü olan gaster, diaframın altında, karaciğerin sol tarafında, pankreasın önünde olmak üzere karın boşluğunda bulunan intraperitoneal bir organdır. Mekanik ve kimyasal sindirimin gerçekleştiği midenin boyutları yaşa, cinsiyete, beslenme alışkanlıklarına ve beslenme fazına göre değişiklikler gösterir. Normal şartlarda kendine ait koruması olan mide mukozası çeşitli nedenlerle hasarlanabilir.
Gaster, Intestinum Tenue ve Intestinum Crassum II 2 Anatomi 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. İsmihan İlknur Uysal Mide ile kalın barsaklar arasında bulunan intestinum tenue, sindirim kanalının en uzun bölümüdür. Duodenum, jejenum, ileum bölümlerinden oluşan ince barsakların mukozası, besin maddelerinin temel emilim alanıdır. Duodenum'un birinci bölümü ile jejunoileum intraperitonealdir.
Gaster, Intestinum Tenue ve Intestinum Crassum III 2 Anatomi 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. İsmihan İlknur Uysal Sindirim kanalının ince barsaklardan sonraki bölümü anüse kadar devam eden intestinum crasumdur. Caecum, colon (ascendens, transvers, descendens, sigmoid, rectum ve canalis analis bölümlerinden oluşan kalın barsak mukozası suyun emilim alanıdır. Caecum, colon trnsvaesum, colon sigmoideum intraperitoneal, diğer bölümleri retroperitoneldir.
Pancreas 2 Anatomi 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 6 Doç. Dr. Duygu Akın Saygın Pankreas, karnın en arka bölümünde bulunan mide, duedonum ve kalın bağırsak ile komşu olan bir organdır. Sindirim sindirim sisteminin hem endokrin hem de ekzokrin fonksiyonlara sahiptir. Caput, collum, corpus ve cauda olmak üzere dört kısımda incelenir.
Hepar ve Vesica Biliaris 2 Anatomi 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 7 Doç. Dr. Duygu Akın Saygın Karaciğer, sağ üst kadranda yer alan dört lobu bulunan kırmızı kahverengi renkli bir organdır. Karaçiğer diafragma'nın altında ve karın boşluğunun sağ üst kadranında ve midenin sağ tarafında safra kesesini örter. Karaçiğer insanlarda hem en büyük bez hem de en ağır iç organ'dır.
Peritoneum I 2 Anatomi 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 8 Doç. Dr. Gülay Açar Vücuttaki en büyük seröz zar olan peritoneum visseral ve parietal olarak iki bölüme ayrılır ve aralarındaki boşluğa cavitas peritonealis denir.Peritoneum farklı yerlerde mesenterium, omentum [epiplon], ligament, plica ve recessus gibi farklı yapılar oluşturur. Omentum minus karaciğerin visseral yüzünden midenin curvatura gastrica minor' u ile duodenum'un başlangıç kısmı arasında uzanan iki tabakalı periton yaprağıdır.
Peritoneum II 2 Anatomi 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 9 Doç. Dr. Gülay Açar Curvatura gastrica minor'da birbirinden ayrılan omentum minus'un iki yaprağı curvatura gastrica major'da tekrar birleşerek aşağı doğru bir ön lük şeklinde uzanır ve omentum majus adını alır. Genellikle damarların, kanalların veya kapanmış embriyolojik damarların üzerini örten peritoneum peritoneal plikaları oluşturur. Omentum minus'un yaprakları arasında oluşan potansiyel boşluğa bursa omentalis denir ve for. bursa omentalis vasıtasıyla cavitas peritonealis'e açılır.
Bağımlılık ve Mücadele Yolları 2-4 I 2 Bağımlılık ve Mücadele Yolları 2-4 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Mehmet Ak Bağımlılık alkol ve madde bağımlılığı yanında davranışsal bağımlılık kavramını da bünyesinde barındıran son yıllardaki önemli bir sağlık problemi olmuştur. Nikotin bağımlılığı en sık gözlenen bağımlılık olup onu alkol sonrasında da opioid ve stimülanlar gelmektedir. davranışsal bağımlılık da ise internet ve kumar bağımlılığı ön sıralarda yer almaktadır. Bağımlılık süreçte psikososyal ve biyolojik bir çok problemi de beraberinde getirmekte ve belirgin işlev kaybı yaratmaktadır.
Bağımlılık ve Mücadele Yolları 2-4 II 2 Bağımlılık ve Mücadele Yolları 2-4 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Mehmet Ak Bağımlılık alkol ve madde bağımlılığı yanında davranışsal bağımlılık kavramını da bünyesinde barındıran son yıllardaki önemli bir sağlık problemi olmuştur. Nikotin bağımlılığı en sık gözlenen bağımlılık olup onu alkol sonrasında da opioid ve stimülanlar gelmektedir. davranışsal bağımlılık da ise internet ve kumar bağımlılığı ön sıralarda yer almaktadır. Bağımlılık süreçte psikososyal ve biyolojik bir çok problemi de beraberinde getirmekte ve belirgin işlev kaybı yaratmaktadır.
Bağımlılık ve Mücadele Yolları 2-4 III 2 Bağımlılık ve Mücadele Yolları 2-4 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Mehmet Ak Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Bağımlılık ve Mücadele Yolları 2-4 IV 2 Bağımlılık ve Mücadele Yolları 2-4 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Mehmet Ak Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Kas kasılması, izometrik, izotonik kasılma, kasta ısı üretimi ve Hill denklemi 2 Biyofizik 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında kas kasılmasının tipleri, kasta boyca uzama, bu durumlarda açığa çıkan ısı enerjisi ve ilişkili kavramlar anlatılmaktadır.
Kas Aksiyon Potansiyeli, Elektromiyografinin (EMG) Biyofizik temelleri 2 Biyofizik 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında çizgili kaslardaki kas aksiyon potansiyeli oluşumu, motor birim, elektromiyografinin hacim iletkeninde oluşumu, gözlenmesi, sinyal özellikleri gibi kavramlar anlatılmaktadır.
Kalp Aksiyon Potansiyeli, Elektrokardiyografinin (EKG) Biyofizik temelleri 2 Biyofizik 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kapsamında, kalp üzerinde kalp kası hücrelerinde aksiyon potansiyelinin yayılımı, EKG oluşumuna farklı aşamaların uzay-zamansal katkıları ve EKG sinyali oluşumu, hacim iletkeninde yayılması ve gözlenmesi, bunların altında yatan her türlü biyofizik kavramları anlatılmaktadır.
Santral sinir sisteminde elektriksel potansiyeller, Elektroensefalografinin (EEG) Biyofizik temelleri, uyarılmış potansiyeller 2 Biyofizik 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Biyofizik (BYFZ) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Barkın İlhan Bu ders kavramında, beynin ve santral sinir sistemi nöronal ağının elektrofizyolojik özellikleri, ölçüldüğü yere göre EEG dalgaları, yüzey EEG kayıt yöntemleri, uyarılmış potansiyeller ve nöronların senkronizasyonu gibi kavramlar anlatılmaktadır.
Karbonhidrat sindirim, emilim ve kan düzeyleri regülasyonu 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Ali Muhtar Tiftik Gıdalarla günlük aldığımız karbonhidratları tanımak, sindirim ve emilimlerinin nasıl olduğu ile metabolizmasını öğrenmek ve metabolizma bozukluklarında ortaya çıkan sağlık problemleri hakkında bilgi sahibi olmak.
Krebs döngüsü 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 2 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu Sitrik asit döngüsü, karbonhidrat, yağ ve proteinin oksidasyonundaki son yoldur. Bu döngü, bu maddelerin ortak metaboliti olan asetil-KoA’nın sitrat oluşturmak üzere oksaloasetat ile birleşmesini kataliz eder. Sitrat, bir dizi dehidrogenasyon ve dekarboksilasyonlarla yıkı-ma uğratılır ve indirgeyici ekivalanlar ile 2CO2 salınarak oksaloasetat tekrar üretilir.İndirgeyici ekivalanlar, solunum zinciri tarafından okside edilir ve ATP salınır. Yani, bu döngü, ATP üreti-minin ana yoludur ve mitokondri yatağı içinde, solunum zinciri ve oksidatif fosforlama enzimlerine bitişik olarak yerleşmiştir. Oksidasyona ek olarak başka metabolik yolların varlığı nedeniyle sitrik asit döngüsü amfiboliktir. Bu döngü, glukoneogenez, amin aktarma, aminsizleştirme ve yağ asitlerinin sentezine katılır.
Solunum zinciri (oksidatif fosforilasyon) 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 3 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu Karbonhidrat, yağ ve proteinlerin oksidasyonundan serbest kalan enerjinin hemen hepsi, mitokondrilerde indirgeyici ekivalanlar (-H veya e-) olarak kullanıma hazır hale getirilmiştir. Bunlar solunum zincirine akıtılır ve burada, taşıyıcıların yaptığı bir redoks farklanması üzerinden geçirilerek, en sonunda su vermek üzere oksijenle tepkimeye girer.Siyanür gibi çok iyi bilinen birçok zehir, solunum zincirini inhibe ederek solunumu durdurur.
Glikogenez ve Glikogenoliz 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 4 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu 1. Glikojen, memeli vücudunda karbonhidratın başlıca depo şeklini yapmakta olup esas olarak karaciğer ve kasta bulunur. 2. Karaciğerde, bunun ana işlevi, kan glukozunu oluşturma yoluyla diğer dokulara hizmet etmektir. Kasta, metabolik yakıtın kullanıma hemen hazır bir kaynağı olarak organın gereksinimlerine hizmet eder. 3. Glikojen, glikogenez yoluyla glukoz ve diğer öncüllerden sentez edilir. Glikogenoliz olarak bilinen farklı bir yoldan yıkılır. Glikogenoliz, glukoz 6-fosfatın varlığı veya yokluğuna bağlı olarak, karaciğerde glukoz ve kasta laktat oluşmasına yol açar. 4. cAMP, fosforilazın etkinleşmesi ve glikojen sentazın inhibisyonunu artırarak, glikogenoliz ve glikogenezin düzenlenmesini karşılıklı olarak ayarlar. İnsülin, glikogenolizi inhibe edip glikogenezi uyararak resiprok şekilde etki yapar. 5. Gerek karaciğer gerek kasta, glikogen metabolizmasında yer alan özgül enzimlerin kalıtımsal eksiklikleri glikogen depo hastalıklarına neden olur.
Pentoz fosfat yolu ve heksoz metabolizmasının diğer yolları 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 4 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu 1. Yağ asiti ve steroid biyosentezi gibi indirgeyici sentezler için NADPH üretilmesi; 2. nükleotid ve nükleik asit biyosentezi için riboz kalıtlarının sağlanması. 3.Alyuvarlarda, bu yolun temel bir işlevi glutatyonu indirgenmiş halde tutmak için gereken NADPH’ı sağ-layarak hemolizi önlemektir. Glutatyon ise, zararlı H2O2 yi hücreden uzaklaştırmada araç olarak kullanılan glu-tatyon peroksidazın bir substratıdır. 4. Sindirim kanalından emilen heksozların miktar olarak en önemlileri glukoz, fruktoz ve galaktozdur. Bunlar sırasıyla, diyetteki nişasta, sükroz ve laktozdan türetilir. Fruktoz ve galaktozun glukoza çevrimi için, özellikle karaciğerde, özgül yollar geliştirilmiştir.
Aminoasit metabolizmasına giriş 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Amino asitler beş veya daha az sayıda, enzimle katalize edilen tepkimeleri içeren metabolik yollar üzerinden giderek amfibolik ara maddelerden sentezlenir. Amfibolik ara madde ve bunların dönüştüğü amino asitler, sitrik asit döngüsü ara maddeleri olan alfa-keto-glutarat (Glu, Gln, Pro, Hyp) ve oksaloasetat (Asp, Asn ile glikolitik ara madde olan 3-fosfogliserattır (Ser, Gly). Diğer üç amino asit (Cys, Tyr, Hyl), besinsel olarak vazgeçilmez olan diğer amino asitlerden sentezlenir.
Transaminasyon, deaminasyon ve üre döngüsü 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Transaminasyon (amin aktarma), genelde bir alfa-amino asit ve bir alfa-keto asit halinde olan bir amino asit çifti ile bir keto asit çiftini birbirlerine çevirir. İnsanda azot katabolizmasının temel son ürünü olan üre, amonyak, karbon dioksit ve aspartatın amid azotun-dan sentezlenir. Tepkimeler kısmen mitokondri yatağın-da ve kısmen sitozolde gerçekleşir. Amonyum iyonu ve CO2’den karbamoil fosfat sentezi, karbamoil fosfatın sitrüllin vermek üzere ornitin ile kondansasyona uğra-masında olduğu gibi karaciğer mitokondrilerinde ger-çekleşir. Daha sonraki tepkimeler sitozolde olur (sitozolik). Arginazla katalizlenen son tepkime, arginini üre ve ornitine parçalar ve döngüyü tamamlar.
Lipidlerin sindirim ve emilimi 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Sevil Kurban 1. Lingual Lipaz 2.Gastrik Lipaz 3.Pankreatik Lipaz + KOLİPAZ 4.Kolesterol esteraz ve Fosfolipaz A2 enzimleri 5.Safra Tuzları ve bağırsağın mekanik karıştırma etkisi 6.Kolesistokinin=pankreozimin ( bağısak endokrin hücreleri) 7.Sekretin ( bağırsak endokrin hücreleri) lipidlerin sindiriminden sorumlu enzimlerdir. barsak lümeninde parçalara ayrılan lipidler enterosite absorbe edildikten sonra tekrar sentezlenip, şilomikronlar içinde önce duktus torasikusa sonra dolaşıma geçerler.
Alfa, Beta ve Gama oksidasyon 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Sevil Kurban Yağ dokusunda TAG de depolanmış olan yağ asitleri enerji kaynağı olarak kullanılmak üzere kalp, karaciğer, iskelet kası ve böbrek korteksi gibi hedef dokulara taşınmasına lipoliz adı verilir. Uzun zincirli yağ asitleri omurgalılarda, basta karaciğer ve kas olmak uzere beyin hariç, mitokondrisi olan bütün dokularda CO2 ve H2O ya oksitlenirler. Yağ asidlerinin oksidasyonu, oksidasyonun başladığı C’a göre alfa, beta ve gama oksidasyon olmak üzere 3 çeşittir. Yağ asitlerinin en önemli oksidasyonu beta oksidasyondur. -oksidasyon mitokondride olur. Bu oksidasyonda yağ asitlerinin karboksil ucundan her defasında 2C’lu asetil birimleri koparılır. β-oksidasyon yağ asitlerinin mitokondride 2 karbonlu ünitelere parçalanarak katabolize edildiği, enerji ihtiyacının karşılanmasında çok önemli olan bir ana metabolik yoldur. Sitoplazmada yer alan yağ asitlerinin  oksidasyona girmeden önce aktive edilmesi gerekir. Bunun için önce, mitokondri dış zarında bulunan “açil-KoA sentetaz” enzimi aracılığı ile yağ asidine KoA bağlanarak, açil-KoA sentezlenir. aktifleşmiş yağ asitleri karnitin mekiği ile mitokondri içine taşınırlar.  oksidasyon 4 safhada cereyan eder: Oksidasyon Hidrasyon Oksidasyon Tiyoliz Bu oksidasyon basamaklarından birinde FADH2 , birinde NADH + H+ üretilir.  oksidasyon O2 gerektiren aerobik bır islemdir.
Yağ asit sentezi 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Sevil Kurban Yağ asitleri, hem asetil-KoA’ya okside olur ve hem de asetil-KoA’dan sentez edilir. İnsan için gerekli lipidlerin çogu dısardan sağlanmakla bırlıkte, Lipogenez böbrek, beyin, akciğer, yağ dokusu ve meme bezi dahil birçok dokuda olmakla beraber sentezin meydana geldiği başlıca yer karaciğerdir. Yağ asitleri, Asetil-CoA dan sentezlenirler. Lipogenez Asetil-CoA bırımlerınden palmitat (ve ihtiyaca göre diğer ya.’lerinin) oluşumunu, zincir uzatılması ve desaturasyonunu kapsar.Asetil-CoA birimlerinin sentezi mitokondride yağ asidlerinin sentezi ise sitozolde olur. Dolayısıyle, asetil-CoA birimleri (pruvat oksidasyonu ve aa C iskeletinin katabolizmasından gelen) yağ asidi sentezinde kullanılmak üzere mitokondriden sitozole SİTRAT üzerinden taşınırlar. Lipogenezde NADPH + H+, ATP, Mn+2, Biotin, HCO3 (CO2 kaynağı olarak) ve pantotenik asit gereksinimi vardır. Bu süreçte görevli 2 ana enzim ; Asetil KoA Karboksilaz ve Yağ Asiti Sentaz enzimidir. Asetil-KoA substrat olup, son ürün Palmitat’tır. Sitozolde yer alan enzimlerle asetil-KoA’dan  palmitat (16 C’lu) sentezi olmaktadır.yağ asiti zinciri uzatılması ve desaturasyon farklı enzimlerle olmaktadır. Yağ asidini sentezleyen asıl enzim ise yağ asidi sentaz enzimidir.Yağ asidini sentezleyen asıl enzim ise yağ asidi sentaz enzimidir.Her monomer polipeptid yapısındaki 7 enzimden oluşmuş bir multienzim kompleksi ve ACP (Açil Taşıyıcı Protein-acyl carrier protein-açil taşıyıcı protein) içerir.
Pürin metabolizması 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 10 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Pürin ve pirimidin nükleotidlerinin sindirim, biyosentez ve katabolizmaları ile, bu olaylardaki kalıtsal kusurlara bağlı hastalıklar.
Eikozanoidler 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 11 Prof. Dr. Sevil Kurban Araşidonik asit (20: 4,5,8,11,14) gibi 20 C’lu (eikozanoik) bazı poliansatüre yağ asitlerinden prostaglandinler, tromboksanlar,protasiklinler, lökotrienler (LT) ve lipoksinler (LX) olarak bilinen bir grup biyolojik aktif madde sentezlenir. Bunlara eikozanoidler denir. Eikozonoidler üç çeşit yağ asidinden üretilirler. Bunlar: linoleik, linolenik ve araşidonik asitlerdir. Eikozonoidlerin en çok araşıdonik asitten sentezlenirler. Çünkü araşidonik asit en çok bulanan doymamış yağ asididir. Araşidonik asit diyetle alınır veya linoleik asitten sentezlenir veya hücre zarındaki fosfolipidlerin yapısında bulunur. Araşidonattan eikozanoid sentezi için üç yol vardır: -Siklooksijenaz yolunda prostaglandinler ve tromboksanlar oluşur. -Lipoksijenaz yolunda hidrosieikozatetraenoik asitler (HETE), lökotrienler ve lipoksinler oluşur. -Sitokrom P450 epoksijenaz yolunda monooksijenaz ürünleri (epoksitler ve dioller) oluşur. Prostaglandinler Siklopentan halkası içeren, 20 C’lu doymamış yağ asitleridir.Tromboksanlar trombositlerde sentezlenirler. Biyolojik etkileri prostasiklinle zıt yöndedir. lökositlerde sentezlenen lökotrienlerin ise kemotaksis, enflamasyon ve allerjik reaksiyonlarda görev alan düz kas ve koroner damarların kasılmasına, küçük damarların ise gevşemesi gibi fonksiyonları vardır. .
Eser elementlerin metabolizması 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 12 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Günde 100 mg’dan daha az miktarda gerekli olan, vücut sıvı veya dokularında konsantrasyonları çok düşük düzeylerde bulunan (mg/dL ve mg/kg) mikro elementler eser elementler olarak da tanımlanmaktadır. Fe, Cu, Zn, Co, Mn, Cr, Mo, Se, F ve I eser elementlerdir.
Ca veP metabolizması 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 13 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Kalsiyum iyonları, bir grup önemli fizyolojik ve biyokimyasal olayı düzenler. Bunların arasında, kas-sinir uyarılabilirliği, kan pıhtılaşması, salgılama olayları, za-rın bütünlüğü ve plazma zarından taşınma, enzim tepki-meleri, hormon ve nörotransmiterlerin salınması ve bir grup hormonun hücre içi etkisi vardır. Buna ek olarak, kemiğin mineralizasyonu için Ca2+ ve PO43-’ın hücre dışı sıvı ve periost derişimlerinin doğru olması gerekir. Bü-tün bu işlemlerin normal şekilde çalışmasını güvenceye almak için plazma Ca2+’u çok dar sınırlar içinde sürdürülür.
Aminoasitlerden sentezlenen biyomoleküller 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 14 Prof. Dr. Sevil Kurban Glisin hem, pürinler, kreatin ve glutatyonun yapısına katılır. Beta alaninin çoğu, koenzim A,nın yapısına katılır. Metiyonin, organizmada en önemli metil grubu vericisidir. Arginin, ornitin yoluyla pütressin, spermin ve spermidine çevrilir.Arginin, Üre siklusuna katılır. Ayrıca nitrik oksitin (NO) öncüsü olarak hizmet eder. Tirozinin 3,4-dihidroksifenilalanine (DOPA) hidroksilasyonu ile başlatılan bir dizi tepkime sonunda nöral ve adrenal hücrelerde katekolaminler; melanositlerde ise deri, saç ve gözün kahverengi-siyah pigmenti melanin sentez edilmektedir.
Na, K, Cl metabolizması 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 15 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu Vücudun çeşitli sıvı kompartmanlarındaki ozmotik basınç ve su dağılımının sağlanması esas olarak temel elektrolitLerin görevleri. Hücredışı sıvının ana katyonu olarak Sodyum iyonu plazma hacmini, asit-baz dengesini, sinir ve kas işlevi, Na+/K+-ATPaz. Hücreiçi sıvının ana katyonu olarak Potasyum iyonu sinir ve kas işlevi ,Na+/K+-ATPaz. Su-elektrolit dengesinde Klor iyonu, mide sıvısı; alyuvarda HCO3- taşınmasında Cl kayması
Protein sindirim ve emilimi 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Sevil Kurban Protein Sindirimi Midede Başlar. Mide özsuyu HCI, KCI ve H-K-ATPaz, rennin ve pepsinojen içerir.Pepsin, midenin esas hücreleri tarafından inaktif bir zimojen olan pepsinojen halinde salgılanır. pepsin aromatik amino asitler (fenilalanın, tirozin ve triptofan) veya dikarboksilik amino asitler (örn. glutamat ve aspartat) tarafından oluşturulmuş peptid bağları için özgüldür. Barğırsak mukoza hücrelerinde sentezlenen kolesistokinin pankreastan enzimnden zengin sıvı sekretin pankreastan bikarbonattan zengin sıvı salgılatır. protein sindirimi pankreastan salgılanan tripsin, kimotripsin ve elastaz ile devam eder. Midede pepsin aktivitesiyle oluşan polipeptidler, pankreatik protezların etkisi ile oligopeptid ve amino asit formuna dönüşürler. Serbest amino asitler ve dipeptidler barsak epitel hücrelerinden emilir.
Krebs döngüsü 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu Sitrik asit döngüsü, karbonhidrat, yağ ve proteinin oksidasyonundaki son yoldur. Bu döngü, bu maddelerin ortak metaboliti olan asetil-KoA’nın sitrat oluşturmak üzere oksaloasetat ile birleşmesini kataliz eder. Sitrat, bir dizi dehidrogenasyon ve dekarboksilasyonlarla yıkı-ma uğratılır ve indirgeyici ekivalanlar ile 2CO2 salınarak oksaloasetat tekrar üretilir.İndirgeyici ekivalanlar, solunum zinciri tarafından okside edilir ve ATP salınır. Yani, bu döngü, ATP üreti-minin ana yoludur ve mitokondri yatağı içinde, solunum zinciri ve oksidatif fosforlama enzimlerine bitişik olarak yerleşmiştir. Oksidasyona ek olarak başka metabolik yolların varlığı nedeniyle sitrik asit döngüsü amfiboliktir. Bu döngü, glukoneogenez, amin aktarma, aminsizleştirme ve yağ asitlerinin sentezine katılır.
Glikolizis 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu 1. Glikoliz, glukozun (veya glikojenin) pirüvat ve laktata metabolize edilmesi için bütün memeli hücrelerinin sitozolünde bulunan bir yoldur. 2. Glikoliz, gliseraldehid-3-fosfat dehidrogenaz tepkimesi için gereken okside olmuş NAD+ üretimini, bu tepkimeyi pirüvatın laktata indirgenmesi tepkimesine kenetleyerek anaerobik olarak işlev görür. 3. Laktat, anaerobik koşullarda (örn.egzersiz yapan kasta) veya pirüvatın daha ileri oksidasyonu için gereken metabolik aygıtın yokluğu halinde (örn.alyuvarlar) glikolizin son ürünüdür. 4. Glikoliz, dengede olmayan tepkimeleri kataliz eden üç enzim tarafından düzenlenir; bu enzimler heksokinaz (veya glukokinaz), fosfofruktokinaz ve pirüvat kinazdır. 5. Alyuvarlarda, ATP üretimi için glikolizin ikinci basamağı atlanabilir ve bu da, hemoglobinin O2’e olan afinitesini azaltmada önem taşıyan 2,3-bisfosfogliserat üretimine yol açar. 6. Pirüvat, vitamin kofaktörü tiyamin difosfata bağımlı olan ve pirüvat dehidrogenaz olarak bilinen bir çoğul enzim karması ile asetil-KoA’ya okside olur. 7. Pirüvatı metabolize edememe halinin görüldüğü tablolar, sıklıkla laktik asidoza yol açar.
Kolesterol metabolizması 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Sevil Kurban Kolesterol, hayvansal gıdalarla alınan yüksek molekül ağırlıklı bir alkoldür. Total sentezin %10’u KC %10’u barsak tarafından gerçekleşir ama çekirdekli hemen her hücrenın kolesterol sentezleme kapasitesi vardır. Kolesterol, asetil-CoA dan sentezlenir. Tüm çekirdekli hücreler kolesterol sentezleyebilir. Kolesterol biyosentezi endoplazpik retikulum ve sitoplazmada olur. sentezde: -Üç asetat ünitesinin 6 karbonlu ara ürün olan mevalonat şekline kondense olması. -Mevalonatın aktif izopren ünitelerine dönüşmesi. -Altı adet 5 karbonlu izopren ünitesinin 30 karbonlu linear squalen haline polimerize olması. -Squalenin ata steroid lanosterole dönüşümü -Lanosterolden, bir dizi değişiklikten sonra kolesterol oluşması. HMG-CoA redüktazın katalizlediği reaksiyon geri dönüşümsüz olup kolesterol metabolizmasının en önemli kontrol noktasını oluşturur. Kan Yüksek Kolesterol seviyeleri ateroskleroz yapar.
Kolesterol metabolizması 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Sevil Kurban Kolesterol, hayvansal gıdalarla alınan yüksek molekül ağırlıklı bir alkoldür. Total sentezin %10’u KC %10’u barsak tarafından gerçekleşir ama çekirdekli hemen her hücrenın kolesterol sentezleme kapasitesi vardır. Kolesterol, asetil-CoA dan sentezlenir. Tüm çekirdekli hücreler kolesterol sentezleyebilir. Kolesterol biyosentezi endoplazpik retikulum ve sitoplazmada olur. sentezde: -Üç asetat ünitesinin 6 karbonlu ara ürün olan mevalonat şekline kondense olması. -Mevalonatın aktif izopren ünitelerine dönüşmesi. -Altı adet 5 karbonlu izopren ünitesinin 30 karbonlu linear squalen haline polimerize olması. -Squalenin ata steroid lanosterole dönüşümü -Lanosterolden, bir dizi değişiklikten sonra kolesterol oluşması. HMG-CoA redüktazın katalizlediği reaksiyon geri dönüşümsüz olup kolesterol metabolizmasının en önemli kontrol noktasını oluşturur. Kan Yüksek Kolesterol seviyeleri ateroskleroz yapar.
Lipoprotein metabolizması 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Sevil Kurban Lipoproteinler lipid ve proteinlerin birleşiminden oluşan kompleks yapılardır. Apoproteinler ise lipoprotein parçalarından birisidir. Plazma lipoproteinleri genellikle suda çözünmeyen kolesterol, trigliserit gibi makromoleküllerin kandaki taşınma formlarıdır. Plazma lipoproteinleri dansitelerine göre beş gruba ayrılabilir; şilomikronlar, çok düşük dansiteli lipoproteinler (VLDL), orta dansiteli lipoproteinler (IDL), düşük dansiteli lipoproteinler (LDL) ve yüksek dansiteli lipoproteinler (HDL). Lipoproteinlerin metabolizmada farklı görevleri vardır. Şilomikronlar eksojen lipitlerin barsaklardan karaciğere transportunda fonksiyon görürken, LDL ve VLDL dokuların lipit ihtiyaçlarının karşılanmasında; HDL ise kolesterolün dokulardan karaciğere transportunda görevlidir. Bu derste lipoproteinlerin yapısı ve fonksiyonları üzerinde durulmaya çalışılacaktır.
Glukoneogenez 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Cemile Topcu 1. Glukoneogenez, karbonhidrat dışı maddelerin, glukoz veya glikojene çevrim mekanizmasıdır. Diyette karbonhidrat bulunmadığı zaman, bu yolla, vücuda glukoz sağlanır. Kullanılan önemli substratlar, glukojenik amino asitler, laktat, gliserol ve propiyonattır. 2. Karaciğer ve böbrekte bulunan glukoneogenez yolu, glikolizdeki geri dönüşümlü tepkimeler ile, geri dönüşümsüz tepkimelerin etrafından dolaşan dört ek tepkime kullanır. 3. Laktat, pirüvat oluşturur ve bu da sitozolde, glukoz biyosentezi ile izlenen fosfoenolpirüvata çevrimden önce oksaloasetata karboksilasyon için mitokondriye girer. 4. Glikoliz ve glukoneogenez zıt yönde çalışan aynı yolu paylaştıklarından, bunların etkinliklerinin resiprok olarak düzenlenmesi zorunludur
Aminoasitlerden sentezlenen biyomoleküller 2 Biyokimya 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Sevil Kurban Glisin hem, pürinler, kreatin ve glutatyonun yapısına katılır. Beta alaninin çoğu, koenzim A,nın yapısına katılır. Metiyonin, organizmada en önemli metil grubu vericisidir. Arginin, ornitin yoluyla pütressin, spermin ve spermidine çevrilir.Arginin, Üre siklusuna katılır. Ayrıca nitrik oksitin (NO) öncüsü olarak hizmet eder. Tirozinin 3,4-dihidroksifenilalanine (DOPA) hidroksilasyonu ile başlatılan bir dizi tepkime sonunda nöral ve adrenal hücrelerde katekolaminler; melanositlerde ise deri, saç ve gözün kahverengi-siyah pigmenti melanin sentez edilmektedir.
Yüzün gelişimi, dişin gelişimi 2 Embriyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Gökhan Cüce Odontogenezisin basamaklarını, bu basamaklarda gelişen ve olgunlaşan yapıları öğrenir ve sınıflandırır.
Karaciğer ve safra yolları gelişimi ve anomalileri 1 Embriyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Aydan Özgörgülü Hepatit progenitör hücrelerin hepatositlere farklanmasında ve proliferasyonunda WNT/B-Katenin sinyal yolağı son derece önemli bir role sahiptir.Son çalışmalara ait bulgular,hepatit divertikül ve pankreasın ventral tomurcuğunun embriyonik endoderme ait 2 farklı hücre topluluğundan geliştiğini ileri sürmektedir.gelişmekte olan kalp belirli düzeyde FGF salgılar ve bipotent hücrelere etkileyerek hepatit divertikül oluşumunu uyarır.
Barsak gelişimi ve anomalileri, özofagus, mide gelişimi ve anomalileri 2 Embriyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Sabiha Serpil Kalkan BAĞIRSAK TASLAĞININ ENDODERMİ SIRASIYLA STOMEDEUM VE PROKTODEUM EKTODERMİNDEN KAYNAKLANAN BAŞ VE UÇ KISIMLAR HARİÇ SİNDİRİM KANALINI DÖŞEYEN EPİTELİ OLUŞTURUR.SİNDİRİM KANALININ MUSKULER VE BAĞ DOKUSU SPLANKNİK MEZENŞİMDEN KAYNAKLANIR.
Karaciğer ve safra yolları gelişimi ve anomalileri 2 Embriyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Aydan Özgörgülü Hepatit progenitör hücrelerin hepatositlere farklanmasında ve proliferasyonunda WNT/B-Katenin sinyal yolağı son derece önemli bir role sahiptir.Son çalışmalara ait bulgular,hepatit divertikül ve pankreasın ventral tomurcuğunun embriyonik endoderme ait 2 farklı hücre topluluğundan geliştiğini ileri sürmektedir.gelişmekte olan kalp belirli düzeyde FGF salgılar ve bipotent hücrelere etkileyerek hepatit divertikül oluşumunu uyarır.
Yüzün gelişimi, dişin gelişimi 2 Embriyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Gökhan Cüce Odontogenezisin basamaklarını, bu basamaklarda gelişen ve olgunlaşan yapıları öğrenir ve sınıflandırır.
Enerji Kaynakları ve Metabolizma 1 Fizyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Faik Özdengül Metabolizma terimi değişim anlamına gelir ve vücutta oluşan bütün kimyasal olay ve enerji dönüşümlerini tanımlar.Metabolizma kapsamında üç temel fizyolojik fonksiyon vardır. Vücut dışı ve vücut içi kaynaklardan enerji üretimi, Fonksiyonel ve yapısal doku elemanlarının sentezi ve Metabolik atık ürünlerin vücuttan uzaklaştırılması. Metabolizma hızının düzenlenmesi, endokrin sistemin önemli fonksiyonlarından biridir. Metabolizmanın temellerinin kavranması, vücut fonksiyonları üzerine hormonların önemli etkisini kavramada esastır.
Enerji Metabolizması ve Bazal Metabolizma 1 Fizyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Faik Özdengül Enerji Metabolizması ve Bazal Metabolizma
Karbonhidrat Metabolizması 1 Fizyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. Faik Özdengül Sindirim kanalında karbonhidrat sindiriminin son ürünleri hemen hemen tamamen glikoz, galaktoz ve fruktoz dur ve bunun da %80 i glikozdur. Barsak kanalında emilim sonrası fruktozun çoğu galaktozun da tamamı KC de hızla glikoza dönüşür. Glikoz hemen hemen tüm karbonhidratlar için doku hücrelerine geçişte son ortak yoludur.
Protein ve Yağ Metabolizması 1 Fizyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 4 Doç. Dr. Faik Özdengül Besinlerdeki yağların hemen hepsi barsaklardan lenf kanallarına emilir. Sindirim sırasında trigliseritlerin çoğu monogliseritler ve yağ asitlerine parçalanır. Sonra barsak epitel hücrelerinden geçerken yeniden trigliseritlere dönüşürler ve şilomikron denilen damlacıklar halinde lenf dolaşımına girerler. Proteinlerin yapıtaşları aa lerdir. 20 tanesi vücut proteinlerinde önemli miktarda bulunur. 10 tanesi esansiyeldir vücutta sentezlenemezler ve dışarıdan beslenmeyle alınmak zorundadırlar.
Karaciğer Fonksiyonları 1 Fizyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 5 Doç. Dr. Faik Özdengül İnsanlarda karaciğer karın bölgesinde, diyaframın altında bulunur. Karaciğer, sadece omurgalılarda bulunan, detoksifikasyon, protein sentezi ve sindirim için gerekli olan enzimlerin üretimi de dahil olmak üzere pek çok işleve sahip bir organdır. Görevleri arasında Kanın filtrasyonu ve depolanması, Karbonhidrat, yağ, protein, hormonlar ve yabancı kimyasalların metabolize edilmesi, Safranın oluşumu, Vitaminlerin ve demirin depolanması ve Pıhtılaşma faktörlerinin yapımı bulunmaktadır
Çiğneme, Yutma ve Özofagus Fonksiyonları 1 Fizyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 6 Doç. Dr. Faik Özdengül Sindirimin besinlerin parçalara ayrılması sonucu yutulması ve emilimin gerçekleşeceği ana organlara iletilmesi kısmı ilk bölümüdür. Hayatta kalabilmek için gereken enerji besinlerin metabolize edilmesi sonucu elde edilir. Bunun içinde öncelikle içe alınıp emilime hazır hale getirilmesi gerekir.
Mide Fonksiyonları 1 Fizyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 7 Doç. Dr. Faik Özdengül Mide Fonksiyonları
Gastrointestinal Kanal Salgı Fonksiyonları 2 Fizyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 8 Doç. Dr. Faik Özdengül Salgı fonksiyonu enzimler, mukus ve elektrolitlerden oluşan sulu sıvının salgılanması işlevidir. Bu bezler: Muköz Bezlerà Goblet Hücreleri Lieberkühn KriptleriàDerinde yerleşik ve özelleşmiş hücreler içerir. Tübüler BezleràBüyük derinde yerleşik hücreler Mide ve Duodenum üst kısımda yerleşiktirler. Kompleks BezleràTükrük bezleri, Pankreas, Karaciğer şeklinde sınıflanabilir. Besinlerin epitel ile teması sonrası Enterik sinir sistemi vasıtası ile Parasempatik sitümulasyon aracılığı ile Sempatik stimülasyonla ve çeşitli Hormonlar salgı artışı veya azalmasına neden olmaktadır.
İnce Bağırsak ve Kolon Salgısı 2 Fizyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 9 Doç. Dr. Faik Özdengül İnce bağırsak pilordan ileoçekal valve kadar uzanır.Canlıdaki uzunluğu 4-5 m kadardır. Duedenumun ilk kısmında özellikle pilor ile Papilla Vateri arasında özelleşmiş ‘BRUNNER BEZLERİ’ bulunur. Bu bezler mukus salgılarlar. İnce barsak yüzeyi villuslar ve bunların arasında yerleşmiş ‘Lieberkühn Kriptaları’ ile kapladır. Bu kriptaların esas görevi ekstasellüler sıvı ve mukus salgılamaktır. Kriptaların yüzeye yakın kısmında mukus salgılayan ‘Goblet Hücreleri’ ve daha derinde sayıca daha fazla olan ve su ve elektrolit salgılayan ‘enterositler’ bulunmaktadır. Kalın barsak salgısının ise büyük kısmı mukustur.
İnce Bağırsaklarda Sindirim 1 Fizyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 10 Doç. Dr. Faik Özdengül Sindirim kanalının yapısı bölgeden bölgeye değişir ancak tüm yapılarda ortak özellikler vardır. İnce barsak hareketlerinin oluşumunda görev alan faktörler: İntestinal dönemde gelişen ve yine sefalik ve gastrik dönemdeki uyarılar sayılabilir. Peristaltik hareketlerin yönü her zaman için oral yönden anal yöne doğrudur. Bu kural peristaltik yasa olarak bilinir. Barsak kanalının düz kası sürekli fakat yavaş bir iç (intrensek) elektriksel aktivite ile uyarılır.
Kalın Bağırsaklarda Sindirim 1 Fizyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 11 Doç. Dr. Faik Özdengül Kolonun başlıca işlevleri kimustan su ve elektrolitlerin emilimi ile fekal maddenin dışarı atılıncaya kadar depolanmasıdır. Kolonun üst yarısı temel olarak emilim ile alt yarısı ise depolama ile ilgilidir. Bu işlevler için güçlü hareketler gerekmediğinden kolon hareketleri normalde ileri derecede yavaştır.
Protein, Yağ, Karbonhidrat Sindirimi 2 Fizyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 12 Doç. Dr. Faik Özdengül Büyük moleküllü besin maddelerinin, sindirim sistemi organlarında parçalanarak, kana geçebilecek hale gelmesine sindirim denir. Sindirim çiğnemeyle başlar. Sindirim mekanik ve kimyasal olmak üzere ikiye ayrılır. Karbonhidratlar, yağlar ve proteinler genel olarak, gastrointestinal mukozadan doğal yapılarıyla emilemezler. Bu nedenle, besin değeri taşımaları için öncelikle sindirim işleminden geçmeleri gereklidir. Her üçünde de sindirim temel olarak hidroliz işlemi olarak ifade edilmektedir.
Besinlerin Emilimi 1 Fizyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 13 Doç. Dr. Faik Özdengül Vücut için gerekli temel besinler proteinler, karbonhidratlar ve yağlar olarak sınıflandırılabilir. Az miktarda vitaminler ve mineraller de gereklidir. Genel olarak bu maddeler GİS mukozasından doğal yapılarıyla emilemezler. O yüzden sindirilerek emilebilecek kadar küçük bileşiklere ayrılmaları gerekmektedir. İnce barsaktan günde bir kaç yüz gram karbonhidrat, 100 gr. ya da daha çok yağ, 50-100 gr. kadar amino asit, 50-100 gr. iyon ve 7-8 litre su absorbe olur. Kalın barsak, çok az miktarda besin maddesi absorbe ettiği halde, su ve iyonların emilimine katkıda bulunur.
Dışkılama, Dışkı 1 Fizyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 14 Doç. Dr. Faik Özdengül Dışkılama, Dışkı
Vücut Sıcaklığının Düzenlenmesi 1 Fizyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 15 Doç. Dr. Faik Özdengül Isı: Enerji şeklidir. Oluşur ve iletilir. Sıcaklık ise Herhangi bir zamanda herhangi bir yerin sahip olduğu ısıyı belirtir. Durumu ifade eder. Vücut ısısı gün içinde sirkadiyen değişiklikler gösterir. Sabahları en düşük, ikindi ve akşama doğru en yüksek seviyelere çıkar. Termoregülasyon mekanizmaları 3 grupta incelenir. Isı yapımını düzenleyen mekanizmalar, Isı kaybını düzenleyen mekanizmalar, Isı korunmasını düzenleyen mekanizmalar. Vücutta üretilen ısının çoğu derin organlarda oluşur. (KC, beyin, kalp ve egzersiz sırasında iskelet kası)Isı, derin organ/dokulardan deriye taşınır …hava ve çevreye aktarılır. Anterior hipotalamustaki preoptik alan ısı düzenlenmesi ile ilgilidir. Posterior hipotalamik alan ise temperatürle ilgili duysal sinyallerin entegre edildiği alandır.
Beslenmenin Merkezi ve Periferik Düzenlenmesi 1 Fizyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 16 Doç. Dr. Faik Özdengül Beslenmenin Merkezi ve Periferik Düzenlenmesi
Obezite Fizyolojisi 1 Fizyoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 17 Doç. Dr. Faik Özdengül Obezite enerji alınımının enerji tüketimine göre fazla olmasına bağlıdır. Vücut yağının fazlalığı şeklinde tanımlanabilir. Şişmanlığın patolojik nedeni; beslenmenin düzenlemesinin bozulmasıdır. Sebepler arasında fazla yeme, fiziksel aktivite azlığı, psikojenik, metabolik ve hormonal bozukluklar ve kalıtım sayılabilmektedir. Obezitenin tedavisi, enerji girişini enerji tüketiminin altına indirmekten ibarettir.
Dudak yanak dil damak histolojisi 1 Histoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Selçuk Duman Epiteli çok katlı yassı epiteldir (ÇKYE); bazı bölgelerde keratinsiz, bazı bölgelerde keratinli ve bazen de parakeratinizedir. Ağız mukozası fonksiyonel olarak 3’e ayrılır: mastikatör mukoza, örtücü mukoza, özelleşmiş mukoza. Dil epiteli keratinsiz çok katlı yassı epiteldir. Sulkus terminalis ön kısmında dilin dorsal yüzünde bulunan epitel ve lamina propriadan oluşan küçük çıkıntılara papilla adı verilir. Dilde papilla filiformis, foliata, sirkumvallata ve fungiformis olmak üzere dört çeşit papilla vardır. Dilde bulunan tat tomurcuklarında nöroepitelyal hücreler, destek hücreleri ve bazal hücreler bulunur.
Tükrük bezleri histolojisi 1 Histoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Tahsin Murad Aktan Tükürük bezleri salgılarını kanallar aracılığıyla oral kaviteye boşaltan ekzokrin bezlerdir. Büyük tükrük bezleri: Parotis, submandibular, sublingual. Küçük tükrük bezleri: lingual, labial, bukkal, molar,palatin Salgı yapan son kısımlar (asinus) ve kanallar bezi oluşturur. Salgı yapan son kısımlar: asiner, tübüler ve tübülo-asiner şekillerde olabilir. Miyoepitelyal hücreler isminden da anlaşıldığı üzere düz kas hücrelerine benzeyen epitelyal kökenli hücrelerdir. Glandula Parotis, saf seröz salgı yapar, Stenson kanalı ile 2. üst molar diş hizasında ağız boşluğuna salgısını akıtır. Seröz salgı içeren zimojen granülleri nedeniyle asidofil boyanır. Glandula Submandibularis, bileşik tubuloalveolar bir bezdir. Seröz salgı yapan üniteler, müköz salgı yapanların etrafını yarımay şeklinde sararak Gianuzzi(Ebner) yarımaylarını oluşturur.
Özofagus, mide histolojisi 2 Histoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Sabiha Serpil Kalkan ÖZEFAGUS FARİNKSTEN MİDEYE UZANAN 25 CM UZUNLUĞUNDA BİR ORGANDIR.MİDE SİNDİRİÖM KANALININ DİYAFRAM ALTINDAKİ GENİŞLEMİŞ BÖLÜMÜDÜR.BESİNLER BURADA ÇEŞTLİ ENZİMLERİN KATKISIYLA GERÇEK ANLAMADA PARÇALANARAK KİMUSA DÖNÜŞTÜRÜLÜR.ANATOMİK OLARAK KARDİA FUNDUS KORPUS ANTRUM PİLOR OLMAK ÜZERE 5 BÖLÜMDEN OLUŞUR.HİSTOLOJİK AÇIDAN BÖLÜMLERDEN BAHSEDİLİRKEN BEZLERİNİN HİSTOLOJİK ÖZELLİKLERİ GÖZ ÖNÜNE ALINARAK SÖZ EDİLİR.
Diş histolojisi 2 Histoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Selçuk Duman Dişin görünen üst kısmına taç(kron), alt gömülmüş kısmına kök(root) adı verilir. Taç mine , kök semen ile kaplıdır ve bunlar boyun (serviks) da birleşirler.İçte;kalsifiye bir materyal olan dentin onun da içinde pulpa yer alır. Pulpa kavitesi apekste kök kanalıyla uzanır ve apikal foramen adı verilen bir delik bulunur. Periodontal ligamnet (membran) dişin kemik alveollere sıkıca tutunmasını sağlayan kollajeno-fibröz bir dokudur. Dentin organik matriksi odontoblastlarca salgılanır. Mine matriksi ise ameloblastlar tarafından salgılanır.
İnce ve kalın barsak histolojisi 2 Histoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Sabiha Serpil Kalkan İNCE BARSAKLAR MADDELERİN ABSORBE EDİLDİĞİ TOPLAM UZUNLUĞU YAKLAŞIK 6 METRE OLAN SİNDİRİM BÖLÜMÜDÜR.KALIN BARSAKLAR PRİMER OLARAK SU VE ELEKTROLİTLERİN ABSORBE EDİLDİĞİ BARSAK BÖLÜMÜDÜR.
Karaciğer ve safra yolları histolojisi 2 Histoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Aydan Özgörgülü KC endokrin ve egzokrin salgı yapan bir organdır.Zararlı ürünler burada detoksifiye edilir.Yapısal ve fonksiyonel birimleri KC lobülleri ve KC asinüsüdür.Parankimal hücreler olan hepatositler santral venden perifere doğru ilerleyen ışınsal hücre kordonları şeklinde dizilmişlerdir.Bu hücre dizilimlerine remark kordonları denir.
Karaciğer ve safra yolları histolojisi 2 Histoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Aydan Özgörgülü KC endokrin ve egzokrin salgı yapan bir organdır.Zararlı ürünler burada detoksifiye edilir.Yapısal ve fonksiyonel birimleri KC lobülleri ve KC asinüsüdür.Parankimal hücreler olan hepatositler santral venden perifere doğru ilerleyen ışınsal hücre kordonları şeklinde dizilmişlerdir.Bu hücre dizilimlerine remark kordonları denir.
Tükrük bezleri histolojisi 2 Histoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Tahsin Murad Aktan Tükürük bezleri salgılarını kanallar aracılığıyla oral kaviteye boşaltan ekzokrin bezlerdir. Büyük tükrük bezleri: Parotis, submandibular, sublingual. Küçük tükrük bezleri: lingual, labial, bukkal, molar,palatin Salgı yapan son kısımlar (asinus) ve kanallar bezi oluşturur. Salgı yapan son kısımlar: asiner, tübüler ve tübülo-asiner şekillerde olabilir. Miyoepitelyal hücreler isminden da anlaşıldığı üzere düz kas hücrelerine benzeyen epitelyal kökenli hücrelerdir. Glandula Parotis, saf seröz salgı yapar, Stenson kanalı ile 2. üst molar diş hizasında ağız boşluğuna salgısını akıtır. Seröz salgı içeren zimojen granülleri nedeniyle asidofil boyanır. Glandula Submandibularis, bileşik tubuloalveolar bir bezdir. Seröz salgı yapan üniteler, müköz salgı yapanların etrafını yarımay şeklinde sararak Gianuzzi(Ebner) yarımaylarını oluşturur.
Özofagus, mide histolojisi 2 Histoloji 2-4 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Sabiha Serpil Kalkan ÖZEFAGUS FARİNKSTEN MİDEYE UZANAN 25 CM UZUNLUĞUNDA BİR ORGANDIR.MİDE SİNDİRİÖM KANALININ DİYAFRAM ALTINDAKİ GENİŞLEMİŞ BÖLÜMÜDÜR.BESİNLER BURADA ÇEŞTLİ ENZİMLERİN KATKISIYLA GERÇEK ANLAMADA PARÇALANARAK KİMUSA DÖNÜŞTÜRÜLÜR.ANATOMİK OLARAK KARDİA FUNDUS KORPUS ANTRUM PİLOR OLMAK ÜZERE 5 BÖLÜMDEN OLUŞUR.HİSTOLOJİK AÇIDAN BÖLÜMLERDEN BAHSEDİLİRKEN BEZLERİNİN HİSTOLOJİK ÖZELLİKLERİ GÖZ ÖNÜNE ALINARAK SÖZ EDİLİR.
Systema Endocrinae 2 Anatomi 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. İsmihan İlknur Uysal Endokrin bezler (Gl. pinealis, Gl. pituitaria, Gl. thyroidea, Gll. parathyroideae, Gll. suprarenales, Endokrin pankreas, Timus, Endokrin testis, Endokrin ovaryum) ve endokrin salgısı olan diğer organlar (plasenta, gastrointestinal mukoza, böbrekler, kalp) bu sistemi oluşturur.
Systema Urinariae 2 Anatomi 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Üriner sistem Kandan idrarı süzen BÖBREKLER, Böbreklerin süzdüğü idrarı mesane’ye ileten ÜRETERLER, İdrarı içinde biriktiren MESANE, Mesane’de toplanan idrarı vücuttan dışarı atan URETHRA’dan oluşur.Böbrekler; Vücut elektrolit ve su dengesini ayarlar.Kan basıncı üzerinde dolaylı olarak etkilidir. Primer retroperitoneal organlardır. Karın arka duvarının en üst kısmında columna vertebralis’in her iki yanında lokalizedirler. Kuru fasulye şeklindedirler.Skeletotopik olarak, sağ böbrek T12-L3, sol böbrek T11-L2 seviyesinde yer alır. URETER; Yaklaşık 25- 30 cm uzunluğundadır.Kalın duvarlı olup 1-10 mm çapında değişebilen lümene sahiptir. M. psoas major’un önünde, peritonun arkasında yukarıdan aşağıya ve medial’e uzanır. MESANE; Böbreğin süzdüğü idrarı bir süre biriktiren ve dışarı atılmasını sağlayan kas ve zardan yapılmış kesedir. Boş olduğu zaman tamamen pelvis içindedir. Dolu olduğunda ise karın içine doğru yükselir. URETHRA MASCULINA;18-20 cm uzunluğundadır.Mesane’nin dip kısmındaki ostium urethra internum’dan başlar, penis ucundaki ostium urethra externum’da sonlanır. URETHRA FEMININA;4 cm uzunluğunda, 6 mm genişliğindedir.Symphysis pubica’nın arkasında vaginanın ön duvarına gömülü olarak bulunur. Mesane’nin taban kısmındaki ostium urethra internum’dan başlar, öne ve aşağı doğru hafif bir kavis çizerek pelvis döşemesini deler ve vestibulum vagina’daki ostium urethra externum’da sonlanır.
Systema Genitalia Masculina 4 Anatomi 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Erkek genital sistem organları; üreme hücrelerini üreten temel üreme organı (Testis),Bu hücreleri ileten iletici yollar(Epididymis,Ductus deferens,Ductus ejaculatorius ve urethra masculina), Eklenti bezleri(vesicula seminalis, prostata, gl.bulbourethralis)'dır. İç üreme organları(Organa genitalia masculina interna).,Testis(orchis,erbezi),Epididymis, Ductus deferens, Ductus ejaculatorius, Genital bezler(Vesicula seminalis,Prostata,Gl.bulbourethralis). Dış üreme organları(Organa genitalia masculina externa), Penis ve Scrotum'dur.
Systema Genitalia Feminina I 2 Anatomi 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 6 Doç. Dr. Anıl Didem Aydın Kabakçı Kadın genital sistemi iç genital organları ovarium, uterus, tuba uterina ve vagina'dan meydana gelmektedir. Dış genital organlar ise mons pubis, labium majus pudendi, labium minus pudendi, vestibulum vagina, clitoris, bulbus vestibuli, gl. vestibularis major ve gl. vestibularis minor'den oluşmaktadır. İç genital organlar pelvis minor'da yerleşim gösterirler. Dış genital organlar ise arcus pubicus'un ön-aşağı kısmında yer alırlar.
Systema Genitalia Feminina II 2 Anatomi 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 7 Doç. Dr. Anıl Didem Aydın Kabakçı Kadın genital sistemi iç genital organları ovarium, uterus, tuba uterina ve vagina'dan meydana gelmektedir. Dış genital organlar ise mons pubis, labium majus pudendi, labium minus pudendi, vestibulum vagina, clitoris, bulbus vestibuli, gl. vestibularis major ve gl. vestibularis minor'den oluşmaktadır. İç genital organlar pelvis minor'da yerleşim gösterirler. Dış genital organlar ise arcus pubicus'un ön-aşağı kısmında yer alırlar.
Deri ve Eklentileri (Meme, Tırnak, Kıl) 2 Anatomi 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Anatomi (ANAT) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Mehmet Tuğrul Yılmaz Deri; Tüm vücut yüzeyini örter ve doğal açıklıkları çevreler,Çevreden gelen mekanik, kimyasal ,termal ve ışıkla ilgili etkileri en aza indirir,Isı değişikliklerini düzenler, sıcaklığı ayarlar,Emilme ve salgılama, Terleme yolu ile böbreklere yardımcı olur,Isı, ağrı, basınç ,temas gibi duyuları alır. Meme; Ektoderm kökenlidirler.Erkeklerde 4.intercostal aralıkta, Kadınlarda 2-6 intercostal aralıkta bulunur.Kadınlarda puberteden sonra gelişirler.Ovaryum’un salgı yapmaya başlaması ile beraber büyümesi hızlanır.Fascia superficialisin iki yaprağı arasında yer alır.Süt salgılama yeteneğine sahip hücrelerdir. Laktasyon döneminde şekil değişikliği olur. Laktasyon dönemi hariç, büyük bölümünü yağ dokusu oluşturur. Şekli ırka ve kişilere göre değişiklik gösterir.Meme tabanı M.pectoralis major, M.serratus anterior ve M.obliquus externus fasiaları üzerine oturmuştur.Tırnak (Unguis); Tırnağın etin içine gömülü kısmına radix unguis, görünen ve derinindeki yumuşak dokuya yapışık olan kısmına corpus unguis adı verilir.Uzayan serbest kenarına margo liber, deriye gömülü iki yan kısmına ise margo lateralis, radix unguis’in göremediğimiz kenarına ise margo occultus adı verilir.
Bağımlılık ve Mücadele Yolları 2-5 I 2 Bağımlılık ve Mücadele Yolları 2-5 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Mehmet Ak Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Bağımlılık ve Mücadele Yolları 2-5 II 2 Bağımlılık ve Mücadele Yolları 2-5 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Mehmet Ak Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Bağımlılık ve Mücadele Yolları 2-5 III 2 Bağımlılık ve Mücadele Yolları 2-5 Dahili Tıp Bilimleri - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (PSKY) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Mehmet Ak Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
İdrar Biyokimyası 2 Biyokimya 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Ali Muhtar Tiftik İdrar Biyokimyası
Hormonların etki tarzı 2 Biyokimya 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Hücre düzeyinde hormon etkisi, hormonla, buna ait özgül almacın bir araya gelmesi ile başlar. Hormonlar, almacın yeri ve hücrede hormon etkisine aracılık eden sinyal veya ikinci habercinin doğasına göre sınıflandırılabilir.
Hipothalamus ve hipofiz hormonları 2 Biyokimya 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 3 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Hipotalamus ve hipofiz hormonlarının sınıflaması, çeşitliliği, hedefleri ve etkileri anlatılır. Primer, sekonder ve tersiyer mekanizmalarla sağlık ve hastalık ilişkisi örneklendirilir.
Adrenal korteks hormonları 2 Biyokimya 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Böbreküstü kabuğu, kolesterolü düzinelerce farklı steroid moleküllerine çeviren enzimlere sahiptir. Bunlardan üç tanesi hormon etkinliğine sahiptir: (1) glukokortikoidler, (2) mineralokortikoidler, ve (3) androjenler. Bütün bu hormonlar, A-D olarak işaretlenmiş dört halkadan oluşan temel bir 17 karbonlu siklopentanoperhidro-fenantren çatısı taşır. Bu çatıya eklenen karbonlar, C19 androjenleri ve C21 glukokortikoid ve mineralokortikoidleri yapar.
Thyroid ve parathyroid hormonları 2 Biyokimya 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Ali Muhtar Tiftik Thyroid ve parathyroid hormonları
GİS hormonları 2 Biyokimya 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 6 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Sindirim sisteminin hormon yapısı, çeşitliliği, evre doku ve organlarla etkileşimi, uyaran-inhibe eden mekanizmalar anlatılır. Sinir sistemi ile metabolizma ve iştah ilişkileri anlatılır.
Böbrek üstü bezi medulla hormonları 2 Biyokimya 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Esansiyel bir aminoasit olan fenilalaninin,fenilalanin hidroksilaz etkisiylefenil halkasına hidroksil halkasının eklenmesi sonucu katekolaminlerin öncül maddesi tirozin elde edilmektedir. Tirozin hidroksilaz etkisiyle tirozinden DOPA oluşmaktadır. DOPA, dopa dekarboksilaz tarafından dopamine dönüşmektedir. Dopamin, dopamin beta hidroksilazın etkisi ile norepinefrine dönüşmektedir. PNMT (Feniletanolamin-N-metiltransferaz etkisi ile norepinefrinden epinefrin oluşmaktadır.
Gonadal hormonlar 2 Biyokimya 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Ali Muhtar Tiftik Gonadal hormonlar
Organizma tamponları 2 Biyokimya 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Asit, baz ve tampon tanımları, biyolojik tampon sistemleri, bikarbonat tampon sistemi, fosfat tampon sistemi, protein tampon sistemi, asit-baz dengesinde solunumsal düzenleme, asit-baz dengesinin böbrekler tarafından kontrolü, Asit-baz dengesi bozuklukları.
Renin, Anjiotensin, Aldesteron 2 Biyokimya 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 10 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek En güçlü mineralokortikoid olan aldosteron, böbrek-üstü kabuğun zona glomerülozasında sentezlenir. Bu hormon, plazma K+ ve anjiyotensin II düzeyindeki değişikliklere yanıt olarak üretilir. Bir reseptör aracılı mekanizma üzerinden gen ekspresyonunu düzenleyerek de etki yapan aldosteron, böbrekler tarafından Na+ tutulma-sından sorumlu birincil hormondur. Aldosteron üretimi renin- anjiyotensin sistemi tarafından etkilenmektedir.
İdrar biyokimyası 2 Biyokimya 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Böbrek fonksiyonlarından biri olarak idrarın inorganik ve organik komponentleri anlatılır. İdrarda olması muhtemel yapılar ve onların önemi vurgulanır.
Pankreas hormonları 2 Biyokimya 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Pankreas hormonlarının; yapısı, salınımını artıran faktörler, salınımını inhibe edenler, etkileri sağlık ve hastalık açısından sistematik olarak anlatılır.
Erkek genital sistem gelişimi ve anomalileri 1 Embriyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Gökhan Cüce Erken dönemde genital sistemler her 2 cinste de benzerdir. Bu nedenle genital gelişmenin başlangıç dönemi seksüel gelişimin farklanmamış evresi olarak adlandırılır.
Kadın genital sistem gelişimi ve anomalileri 1 Embriyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Sabiha Serpil Kalkan GENİTAL SİSTEM GELİŞİMİ ÜRİNER SİSTEMLE ÇOK YAKINDAN İLİŞKİLİDİR.GENETİK CİNSİYET FERTİLİZASYONLA BELİRLENMEKTEDİR.ANCAK GONADLARDA 7. HAFTAYA KADAR CİNSİYET FARKLANMASI BAŞLAMAZ.
Böbrek gelişimi ve anomalileri 1 Embriyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 3 Öğr. Gör. Dr. Burcu Gültekin Böbreğin haftalara göre gösterdiği yapısal değişiklikler, nefronun gelişimi, gelişen böbreklerin damarlanması ve doğuştan üriner sistem anomalileri anlatılacaktır.
Endokrin sistem gelişim ve anomalileri 1 Embriyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Gökhan Cüce Endokrin sistem gelişim ve anomalileri
Böbrek gelişimi ve anomalileri 2 Embriyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Burcu Gültekin Böbreğin haftalara göre gösterdiği yapısal değişiklikler, nefronun gelişimi, gelişen böbreklerin damarlanması ve doğuştan üriner sistem anomalileri anlatılacaktır.
Hormonların Yapısı ve Özellikleri 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Selim Kutlu Genellikle endokrin hücreler, nöronlar, lipositler vb. hücrelerden salgılanarak kan dolaşımı yoluyla hedef hücrelere ulaşan ve spesifik reseptörleri aracılığıyla fizyolojik etkiler oluşturan kimyasal haberci moleküller hormon olarak adlandırılır. Tiroit, böbrek üstü, pineal gibi tek görevi hormon üretmek ve salgılamak olan organlar endokrin bez olarak adlandırılırken, bazı ormonlar farklı organlardan salgılanabilmektedir. Kalpten salgılanan natriüretik peptitler, mideden salgılanan grelin, böbreklerden salgılanan eritropoetin bu duruma örnektir.
Hormon Reseptör Etkileşimleri 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Selim Kutlu Hormonların temel görevi spesifik reseptörlerine bağlanarak onları aktive etmektir. Hidrofilik hormonların reseptörleri hücre membranında bulunurken, lipofilik hormon reseptörleri hücre içinde yer alır. Mebran reseptörleri ligant kapılı, enzim bağlantılı ve G protein eşlenik olarak farklı yapı ve fonksiyonlara sahiptir. Peptit ve protein yapısındaki hormonlar membran reseptörlerine bağlanarak hücre içi 2. haberci sistemleri aktive ederler. cAMP, cGMP, inozitol üç fosfat, diaçilgliserol, araşidonik aist ve kalsiyum temel hücre içi ikinci habercilerdir.
Hipotalamo--Hipofizer Sistem İşlevleri 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Selim Kutlu Hipotalamusta sentezlenen GnRH, dopamin gibi faktörler hipotalamohipofizeyal portal sistemle taşınarak hipofiz ön lobuna salgılanırlar. Hipofiz ön lobundan salgılanan tiroit uyarıcı hormon, büyüme hormonu, prolaktin, folikül uyarıcı hormon, lüteinleştirici hormon ve adrenal korteks uyarıcı hormon salgılanması büyük ölçüde hipotalamusun kontrolü altındadır. Hipotalamuta üretilen oksitosin ve vazopressin hormonları ise aksonal transportla hipofiz arka lobuna gelerek buradan kan dolaşımına salgılanır.
Büyüme Hormonu ve IGFler 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Selim Kutlu Growth hormon bütün vücutta etkili olur. Enzim bağlantılı membran reseptörüne sahiptir. Etkilerinin çoğunda karaciğerden salgılanan insülin benzeri büyüme faktörleri aracı rol oynar. GH, vücutta büyüme yeteneğine sahip bütün dokularda büyümeye neden olur. Vücut hücrelerinin çoğunda protein yapımını artırır. Yağların yıkımını ve sağ asidi serbestlenmesini sağlar. GH sekresyonunda azalma cüceliğe neden olur. Fazla hormon sekresyonu adolesan döneminden önce gelişirse devlik, sonra ortaya çıkarsa ise akromegali oluşur.
Tiroit Hormonlarının İşlevleri 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Selim Kutlu Tiroit hormonu sentezinde tirozin ve iyot kullanılır. Tiroit uyarıcı hormon tiroksin salgılanmasını sağlar. Tiroit hormon reseptörleriorganizmada oldukça yaygındır ve çekirdekte yer alır. Tiroksin hücrelerde mitokindri sayısını ve enzim sentezini artırarak metabolizmayı hızlandırır. Organizmanın büyüme ve gelişmesinde, sinir sisteminin gelişmesinde, protein sentezinin artmasında, yağ dokunun yıkılmasında rol oynar. Hipotiroidide yorgunluk, aşırı uyku hali, bradikardi, obezite vb. ortaya çıkar. Hipertiroidie ise ağırlık kaybı, saç dökülmesi, tremor, taşikardi vb. bulgular meydana gelir.
Kalsiyum Metabolizması Hormonları 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Selim Kutlu kalisyum plazmada serbest ve proteinlere bağlı halde bulunur. Kemiklerde kalsiyum depolanması ve kalsiyum metabolizması bazı hormonlarla kontrol edilir. Plazma kalsiyumunun temel belirleyicisi olan paratiroit hormonu, hipokalsemide salgılanır ve kemiklerde osteoklastik aktiviteyi artırarak kemik yıkımına, böbreklerden kalsiyum geri emilimde artışa ve fosfat geri emiliminde azalmaya, D vitamini oluşumunu indükleyerek bağırsaklarda kalsiyum emiliminde artışa, neden olur. Kalsitonin kanda kalsiyum artışına bağlı olarak artar ve kemiklerin korunmasında rol oynar. D vitamini bağırsaklardan kalsiyum emilimini artırır ve kemik dokuyu koruyucu etki gösterir. Ayrıca antioksidan, antiinflamatuvar, antidiyabetik, Alzheimer hastalığında beyinde amiloit peptit temizleyici, otoimmün hastalıklardan koruyucu etkiye de sahiptir.
Adrenal Korteks Hormonları 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Selim Kutlu Kolesterolden sentezlenen kortikosteroitler lipofilik olduğu için reseptörleri stoplazmada yer alır. Hipofiz ön lobundan stres gibi faktörlerle salgılanan ACTH kortizol sekresyonunu indükler. Kortizol karaciğerde glikoneogenezi ve glikojen depolanmasını artırır. Kaslarda protein katabolizmasını artırır ve yeni protein sentezini azaltır, glikoneogenez için karaciğere ekstrahepatik dokulardan ilave amino asitler sağlar. Ayrıca belirgin antienlematuvar etkilidir. En önemli mineralokortikoit olan ve ACTH, anjiyotensin 2 ve hiperpotasemiye yanıt olarakkanda artan aldosteron böbreklerde Na geri emilimini artırırken K iyonları ile az miktarda hidrojen iyonlarının atılmasını uyarır. Adrenal korteksten aşırı kortizol ve androjen sekresyonuyla karakterize olan Cushing sendromunda vücudun alt kısmındaki yağlar yıkılırken, göğüs ve karın üst bölgesinde yağlar fazlaca depolanarak tipik obezite ortaya çıkar, immün sistem baskılanarak enfeksiyonlara yatlkınlık artarken, vücutta protein katabolizması artar ve hiperglisemi oluşur.
Pankreas Hormonları 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Selim Kutlu Pankreasın Langerhans adacıklarındaki beta hücrelerinden salgılanan insülin enzim bağlantılı membran reseptörü aracılı olarak fizyolojik işlevlerini gerçekleştirir. Kan glikozu arttığı zaman salgılanan insülin kısa süre içinde hücrelere glikoz, aminoasit ve K iyonlarının taşınmasını hızlandırır. Orta sürede karaciğer, kas ve yağ dokuda glikojen protein ve yağ sentezi artar. Uzun sürede lipojenik, mitojenik ve proliferatif etkiler ortaya çıkar. kan glikozu azalmasına yanıt olarak beta hücrelerden salgılanan glukagon insüline zıt etkilere sahip glikojenolitik, glikoneogenetik ve ketogenetik bir hormondur. Tip 1 diyabet insülin azlığı veya yokluğuyla karakterizedir. Tip 2 diyabet ise insülin direnci nedeniyle oluşur ve genellikle yetişkin ve obezlerde ortaya çıkar.
Adrenal Medulla Hormonları 1 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Selim Kutlu Adrenal medulladan salgılanan epinefrin kaslarda glikojenolizi, yağ dokusunda lipolizi uyarır, hepatik glikojenoliz ve glikoneogenezi artırarak kan glikozunu artırır. Norepinefrin Alfa-1 reseptör aracılı vazokonstriksiyon ve Beta-2 reseptör aracılı vazodilatasyon oluştururken epinefrin daha çok kalpte Beta-1 reseptörleri aracılığı ile miyokardın kasılma gücünü, kalp hızını ve kalp debisini artırır.
Biyolojik Ritimler ve Sirkadiyen Ritim 1 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 10 Prof. Dr. Selim Kutlu Sirkadiyen ritmin oluşmasında hipotalamik suprakiyazmatik nükleus ve pineal bezden salgılanan melatonin hormonu rol oynar.
Ghrelin - Leptin ve diğer Metabolizma Hormonları 1 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 11 Prof. Dr. Selim Kutlu Adipoz dokusan salgılanan leptin enzim bağlantılı reseptörleri aracılığıyla önemli fizyolojik etkiler oluşturur. Besin alımının inhibisyonu ve metabolizmanın hızlanması, immün sistemin uyarılması, pubertenin başlatılması gibi işlevlerde rol oynar. Visfatin, adiponektin ve rezistin metabolik işlevlerde görev alan diğer bazı adipkinlerdir. Grelin hormonu, mideden salgılanarak hipotalamusta besin alımının uyarılması, büyüme hormonu sekresyonunun indüklenmesi gibi işlevlere sahiptir.
Erkek Üreme Fizyolojisi I 1 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 12 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Erkek ve kadında cinsel fonksiyonlar hipotalamus ve hipofizden salgılanan hormonlarla düzenlenir. Düzenleme hipotalamustan salgılanan GnRH ile başlar GnRH adenohipofizden LH ve FSH salgılanmasına neden olur. İki hormon da adenohipofizdeki gonadotrop hücrelerden salgılanır= gonadotropik hormonlar olarak adlandırılır.
Erkek Üreme Fizyolojisi II 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 13 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş LH ve FSH glikoprotein yapısında hormonlardır.  Etkilerini hedef hücrede cAMP ikinci haberci sistemini aktive ederek gösterirler.  LH, Leydig hücrelerinde, FSH ise Sertoli hücrelerinde etkilidir.  LH, Leydig hücrelerindeki reseptörlerine bağlanarak testo yapımını uyarır. Testosteron, Leydig hücrelerinde kolesterolden sentezlenir.  cAMP protein kinaz A’yı aktive ederek kolesterol esterlerinden kolesterol yapımını ve kolesterolün pregnenolona dönüşümünü artırır.
Kadın Üreme Fizyolojisi I 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 14 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Hipotalamus, ön hipofiz ve ovaryumlar arasında meydana gelen karşılıklı etkileşimler ovaryumlarda görülen periyodik değişikliklere neden olur: (1) her döngüde bir gametin olgunlaşması, (2) tüm kadın üreme organlarında (özellikle uterus) periyodik değişikliklere sebep olan hormon sekresyonları.
Kadın Üreme Fizyolojisi II 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 15 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Erkekte sürekli sperm üretiminin aksine kadında yumurtanın gelişmesi ve ovaryumdan salgılanması yani ovulasyon- yumurtlama periyodiktir. Kadın üreme sisteminin yapısı (örn. uterus) ve fonksiyonları ovaryum periyotları ile senkronize edilir. Bu periyodik değişikliklere menstrüel döngü denir.
Gebelik Fizyolojisi ve Plasenta İşlevleri 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 16 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Olgun bir plasenta 500gr ağırlığında, 15-25cm çapında, disk şeklindedir. Anne ve fetusa bakan iki farklı yüzü vardır. Amnion ve koryon membranları ile kaplı, düz ve saydam yüzüne fetal yüz, kırmızı, düzensiz, loblardan olşan yüzüne de maternal yüz denir.
Doğum ve Laktasyon Fizyolojisi 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 17 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Bebeğin plasental dolaşımdan ayrılması sistemik vasküler direncin artmasına, ventilasyonun başlaması ise pulmoner vasküler direncin azalmasına neden olur. Bu faktörler sonucunda ortaya çıkan artmış doku oksijenizasyonu foramen ovale, duktus arteriyozus ve duktus venosusun kapanmasına neden olur. aktasyon dönemi, kadının doğum yapmasından sonra başlayan, fizyolojik değişikliklerin olduğu bir dönem olmakla birlikte anne ve bebek arasındaki duygusal bağın kurulduğu, psikososyal ve kültürel yönü olan bir süreçtir.
Fetal ve Neonatal Fizyoloji 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 18 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Fetüs fizyolojisi yenidoğan fizyolojisine göre temel yapısal ve fonksiyonel farklılıklar göstermektedir.Fetüs nispeten hipoksik intrauterin hayata çok iyi adapte olmuştur. İntrauterin hayattan dış ortama geçişte hızlı, kompleks ve iyi organize edilmiş basamaklar yeni doğanın yaşama uyumu için gereklidir. Bebeğin plasental dolaşımdan ayrılması sistemik vasküler direncin artmasına, ventilasyonun başlaması ise pulmoner vasküler direncin azalmasına neden olur. Bu faktörler sonucunda ortaya çıkan artmış doku oksijenizasyonu foramen ovale, duktus arteriyozus ve duktus venosusun kapanmasına neden olur. Bebeğin dış hayata uyumu için bütün kompleks fizyolojik sistemlerin başarılı çalışması, doğum sonrası ortaya çıkabilecek kardiyovasküler, solunum ve diğer organ sistemlerini ilgilendiren hastalıkların ortay çıkışını önleme açısından önemlidir.
Böbreğin Boşaltım İşlevleri 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 19 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Böbreğin boşaltım işlevleri
Glomeruler Filtrasyon 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 20 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Nefron korpüskülü kanın plazmasını işler. Kan, filtrasyon membranında (endotel-bazal lamina-podositler) Bowman aralığı ve Bowman kapsülü boyunca filtre olur. Kalp debinin % 25'ini alan böbreklerde filtrasyon hızı 625 ml/dak'dır. Kan basıncındaki değişiklikler ve filtrasyon membranının özellikleri filtrasyon hızını belirleyen temel faktörlerdir.
Tübüler İşlevler I 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 21 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Filtrasyona uğrayan plazma hacmi nefronun tübüler yapıları boyunca işlenir. Bir maddenin birim zamanda plazmadan hangi miktarda uzaklaştırılacağı GFR ile tübüler işlevler arasındaki dengeye bağlıdır. Tübüler yapılar boyunca su, organik maddeler ve iyonlar geri emilebilir, sekresyona uğrayabilir. Hidrojen iyonlarında olduğu gibi bazı maddelerin her iki işleme de tabi tutulması mümkündür.
Tübüler İşlevler II 1 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 22 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Böbrek tübülleri boyunca hücresel yapılar farklılık gösterir. Proksimal tübül, henle kulbu ve distal tübül başlıca tübüler yapılardır. Tübüler yapının farklı kısımlarının su ve elektrolit geçirgenlikleri de farklıdır. Distal tübül ve toplayıcı kanallara kadar olan kısımda su ve elektrolitlerin % 90'dan fazlası organik maddelerin tamamının geri emilimi gerçekleştirilmiştir. Esas olarak endokrin denetime sahip olan kısım distal tübülün bir kısmı, birleştirici tübül ve toplayıcı kanallardır.
Klirens ve Miksiyon Refleksi 1 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 23 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir İnternal ve eksternal üretral sfinkterleri geçtikten sonra idrar dış üretraya atılır. Belli bir hacme kadar dolan mesanenin refleks yolla boşaltılması miksiyon refleksini oluşturur. Bu sırada mesane kasındaki basınç değişikliklerini gösteren grafik sistometrogram olarak adlandırılır. Dış üretral sfinkter çizgili kaslar içerir. Bu da belli bir düzeye kadar miksiyonun istemli kontrolü olduğunu göstermektedir.
Elektrolit, Asit-baz Dengesi 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 24 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Kan pH değeri 7,35-7,40 gibi çok dar bir aralıkta tutulmaktadır. Özellikle enzimatik reaksiyonların etkinliği açısından bu değer önemlidir. Asit baz dengesini sağlayan en önemli yapılardan biri böbreklerdir. Tübüler interkale A hücreleri hidrojen, interkale B hücreleri ise bikarbonat iyonlarının taşınmasını sağlayarak tampon sisteme katkı sağlar. Asidoz ve alkoloz durumlarında böbrekler bu iki iyonun geçişini düzenleyerek normal pH değerine dönmeye yardımcı olur.
Fizyoloji Laboratuvar Pratiği 1/1 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Pratik) 51 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş İzole Organ Banyosunda Uterus Kontraksiyonlarının Gözlenmesi
Hormonların yapısı ve özellikleri 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selim Kutlu Genellikle endokrin hücreler, nöronlar, lipositler vb. hücrelerden salgılanarak kan dolaşımı yoluyla hedef hücrelere ulaşan ve spesifik reseptörleri aracılığıyla fizyolojik etkiler oluşturan kimyasal haberci moleküller hormon olarak adlandırılır. Tiroit, böbrek üstü, pineal gibi tek görevi hormon üretmek ve salgılamak olan organlar endokrin bez olarak adlandırılırken, bazı ormonlar farklı organlardan salgılanabilmektedir. Kalpten salgılanan natriüretik peptitler, mideden salgılanan grelin, böbreklerden salgılanan eritropoetin bu duruma örnektir.
Hormon reseptör etkileşimleri 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Selim Kutlu Hormonların temel görevi spesifik reseptörlerine bağlanarak onları aktive etmektir. Hidrofilik hormonların reseptörleri hücre membranında bulunurken, lipofilik hormon reseptörleri hücre içinde yer alır. Mebran reseptörleri ligant kapılı, enzim bağlantılı ve G protein eşlenik olarak farklı yapı ve fonksiyonlara sahiptir. Peptit ve protein yapısındaki hormonlar membran reseptörlerine bağlanarak hücre içi 2. haberci sistemleri aktive ederler. cAMP, cGMP, inozitol üç fosfat, diaçilgliserol, araşidonik aist ve kalsiyum temel hücre içi ikinci habercilerdir.
Vücut sıvıları ve ödem 2 Fizyoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Fizyoloji (FZYO) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Ayşe Özdemir Vücuttaki sıvılar intraselüler ve ekstraselüler olarak iki grupta toplanabilir. Ekstraselüler sıvıların başında hücreler arası boşlukta bulunan sıvı, kan ve lenfa gelir. Miktarı daha az olmakla birlikte özel kompartımanlarda yerleşmiş sıvılar da bulunmaktadır (BOS, intraplevral sıvı vs.). Sıvı ve iyon dengesindeki değişimlere bağlı olarak bu kompartımanlardan birinde fazla miktarda sıvının bulunması ödem olarak adlandırılır. Ödem hipotonik veya hiperozmotik olarak ortaya çıkabilir.
Hipofiz, epifiz histolojisi 2 Histoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Aydan Özgörgülü Hipofiz hipotalamusun hormonlarının kontrolü altında çalışan kendisi çeşitli hormonlar üreterek diğer endokrin organların fonksiyonlarını düzenler.Hipofiz sapıyla tutunduğu hipotalamusa damarsal ve sinirsel yolla bağlıdır.Dıştan fibröz bağ dokusundan bir kapsülle kuşatılmıştır.
Tiroid, paratiroid histolojisi 2 Histoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Selçuk Duman Tiroid bezinde yer alan tiroid folikülleri tek katlı kübik\alçak prizmatik epitelle döşelidir; foliküllerde iyotlu glikoproteinden (tiroglobulin) oluşan, PAS pozitif boyanan kolloid adı verilen madde bulunur. Tiroid foliküler epitelinde esas hücreler (foliküler hücreler) ve C hücreleri (parafoliküler hücreler) adı verilen iki tip hücre bulunur. Esas hücreler T3 ve T4 salgılarlar, C hücreleri kalsitonin salgılarlar. Paratiroid bezinde esas(şef) hücreler ve oksifil hücreler bulunur. Esas hücreler parathormon(PTH) sentez, depolama ve salgılanmasından sorumludur.
Böbrek histolojisi 2 Histoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 3 Öğr. Gör. Dr. Burcu Gültekin Böbreğin histolojik tabakaları ve özellikleri, nefronun bölümleri, Bowman kapsülü ve proksimal, distal tübüller anlatılacaktır. Aynı zamanda Henlenin ince parçasının mikroskobik ve fonksiyonel özellikleri anlatılacaktır.
Üreter ve üretra histolojisi 2 Histoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 4 Öğr. Gör. Dr. Burcu Gültekin Pelvis ve üreter duvarlarının histolojik özellikleri, mesane duvarının tabakaları ve histolojik özellikleri, dişi ve erkek üretrasının bölümleri anlatılacaktır.
Dişi genital sistem histolojisi 2 Histoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Sabiha Serpil Kalkan OOGENEZ FETAL YAŞAMDA PRİMORDİAL GERM HÜCRELERİNİN MİTOZUYLA BAŞLAR.DİŞİ GENİTAL SİSTEMİN GELİŞİMİ VE FONKSİYONLARI HİPOFİZER HORMONLARIN ETKİSİ ALTINDADIR.HİPOFİZDEN SALGILANAN FSH MENSTRÜREL SİKLUSUN İLK YARISINDA ETKİLİDİR.SİKLUSUN ORTALARINDA ARTMIŞ FSH VE ANİDEN YÜKSELEN LH SAYESİNDE OVULASSYON GERÇEKLEŞİR.SİKLUSUN 2. YARISI KORPUS LUTEUMDAN ÜRETİLEN PROGESTERONUN ETKİSİ ALTINDADIR
Erkek genital sistem histolojisi 2 Histoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Selçuk Duman Temel işlevi erkek üreme hücreleri, sprematozoonları oluşturmak(ekzokrin fonksiyon) ve bireye erkeklik özelliklerini kazandıran testesteron üretmektir(endokrin fonksiyon). Spermatogenez için, 35˚C sıcaklık çok önemlidir. Bu sıcaklık, spermatik arteri saran venlerin oluşturduğu pampiniform pleksus tarafından skrotumda sağlanır. Sıcaklığı dağıtmak için, ters yönlü akımla ısı değişimi görevi görür. Tübüller kıvrılarak ilerler ve tubuli rekti adlıyla düz bir şekilde devam edip son olarak rete testise açılırlar. Tubuli rektilerin epiteli sertoli hücreleriyle döşeliyken rete testise doğru kübik epitele geçiş olur ve rete testiste de kübik epitel olarak devam eder. Seminifer tübüller spermatozoonların üretildikleri yerdir, duvarında sertoli hücreleri ve spermatogenetik hücreler adı verilen iki tip hücre yer alır.
Adrenal bez histolojisi, diğer endokrin organlar 2 Histoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Gökhan Cüce Böbrek üst kutbunda, yağ dokusu içinde, her iki bez toplam 7-10 gr ağırlığında, sağ bez piramit şekilli, sağ böbrek üstünde, sol bez daha çok hilal şekilli sol böbrek orta hattı hizasında hiluma doğru yerleşmiştir. Sarımsı bölge % 80-90 civarında, suprarenal korteksi oluşturur.Küçük yoğun iç bölge suprarenal medulla olarak isimlendirilir.Bezler çok miktarda yağ dokusu içeren kapsülle sarılıdır ve kapsülden parankima içene septalar, septalarla birlikte kan damarları ve sinirler girer. Birkaç steroid hormon sentezleyen ve depolamadan salgılayan parankimal hücreler içerir. Korteks kapsülden içeri doğru: 1)Zona Glomeruloza:%13 2)Zona Fasikülata: En geniş zon, %80 3)Zona Retikülaris:%7
Üreter ve üretra histolojisi 2 Histoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Burcu Gültekin Pelvis ve üreter duvarlarının histolojik özellikleri, mesane duvarının tabakaları ve histolojik özellikleri, dişi ve erkek üretrasının bölümleri anlatılacaktır.
Böbrek histolojisi 2 Histoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Öğr. Gör. Dr. Burcu Gültekin Böbreğin histolojik tabakaları ve özellikleri, nefronun bölümleri, Bowman kapsülü ve proksimal, distal tübüller anlatılacaktır. Aynı zamanda Henlenin ince parçasının mikroskobik ve fonksiyonel özellikleri anlatılacaktır.
Adrenal bez histolojisi, diğer endokrin organlar 2 Histoloji 2-5 Temel Tıp Bilimleri - Histoloji ve Embriyoloji (HSTO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Gökhan Cüce Böbrek üst kutbunda, yağ dokusu içinde, her iki bez toplam 7-10 gr ağırlığında, sağ bez piramit şekilli, sağ böbrek üstünde, sol bez daha çok hilal şekilli sol böbrek orta hattı hizasında hiluma doğru yerleşmiştir. Sarımsı bölge % 80-90 civarında, suprarenal korteksi oluşturur.Küçük yoğun iç bölge suprarenal medulla olarak isimlendirilir.Bezler çok miktarda yağ dokusu içeren kapsülle sarılıdır ve kapsülden parankima içene septalar, septalarla birlikte kan damarları ve sinirler girer. Birkaç steroid hormon sentezleyen ve depolamadan salgılayan parankimal hücreler içerir. Korteks kapsülden içeri doğru: 1)Zona Glomeruloza:%13 2)Zona Fasikülata: En geniş zon, %80 3)Zona Retikülaris:%7
Biyokimya sonuçlarını etkileyen faktörler 2 Biyokimya 3-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Biyokimya sonuçlarını etkileyen faktörler
Apoptozis Tıbbi Biyokimyası 1 Biyokimya 3-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 2 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Programlanmış hücre ölümünün tipleri ve moleküler etkileşimi anlatılır. Hücrelerarası, hücre membranı, sitoplazma, mitokondri ve nükleus ilişkili oluşan yolaklar anlatılır. Apoptozis genleri, enzimler, hedef moleküller sağlık ve hastalık açısından ilişkilendirilir.
Gıda katkı maddeleri, sağlıklı besin maddeleri ve GDO'lu gıdalar 2 Biyokimya 3-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Gıdalarda yaygın olarak kullanılan bazı katkı maddeleri ve kaynakları. Gıda katkı maddeleri hayvansal ve bitkisel olmak üzere doğal olarak iki kaynaktan elde edilebildiği gibi, sentetik ve mikrobiyal olarak ta üretilebilmektedir.
Tümör biyokimyası 2 Biyokimya 3-1 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 4 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Tümör supresyonu, protoonkogen, DNA tamir sorunları ve apoptozis gen bozukluları sistematiğinde anlatılır. Tümör markerlerinin çeşitleri, yapıları ve metabolizması anlatılır.
Farmakolojiye giriş 1 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Ayşe Saide Şahin Farmakoloji ilaç ve ilaçların biyolojik sistemle etkileşmesini araştıran bilim dalıdır. İlaçlar doğal kaynaklardan veya sentez yoluyla üretilebilir. İlaçlar ile radikal, semptomatik,koruyucu veya idame tedavi yapılabilir. Yeni ilaçların geliştirilmesi için preklinik çalışmalar ve Fzaz çalışmaları yapılır.
İlaçların absorbsiyon ve veriliş yolları 2 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Ayşe Saide Şahin İlaçlar lokal ya da sistemik etki oluşturmak amacıyla farklı yollardan uygulanabilir. Uygulama yerine göre ilaçların etkili olduğu bölge ve etkinin başlama süresi değişiklik gösterir.
İlaçların dağılımı 1 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan İlaçların etkili olabilmeleri için vücuttaki çeşitli yapılara dağılmaları gerekir. İlaçlar genellikle plazma proteinlerine bağlanarak etkilerini gösterir. Bunun yanında bazı ilaçlar çeşitli dokularda birikebilir. Dokulardan geçen kan akımı dağılımı etkileyen faktörlerden birisidir.
İlaç metabolizması ve genetik 1 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 4 Doç. Dr. İpek Duman Bireyler ve toplumlar arasındaki genetik farklılıklarda ilaç etkisinin farklılık göstermesi farmakogenetik adı altında incelenir. Genetik Faktörler, bireylerde başta metabolizma ve taşıyıcı proteinler (transportör) olmak üzere, ilacın farmakokinetik özelliklerini ve farmakodinamik olarak reseptörler, iyon kanalları, enzimler aracılığı ile hedef hücrelerdeki yapıların niteliği veya niceliğini değiştirir. İlaç etkisini değiştiren durumların bir kısmı polimorfizmler, bir kısmı da nadir fenotipler olarak tanımlanır. Farmakogenetik bilgiler her bir hastanın kalıtımsal olarak belirli ilaçları metabolize edebilme, atabilme ve cevap verebilme yeteneğini saptanmasına olanak vererek tedavinin bireyselleştirilmesine ve en uygun tedavi rejiminin uygulanabilmesine olanak sağlar.
İlaçların metabolizması 1 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan İlaçların vucuttan atılabilmeleri ve/veya etkili metabolitlerine dönüşebilmeleri için metabolize edilmeleri gerekmektedir. CYP enzimleri başta olmak üzere çok farklı mekanizmalar ilaçların metabolizma sürecinde rol oynar.
İlaçların itrahı 2 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Kısmet Esra Nurullahoğlu Atalık İlaçlar ve metabolitlerinin vücuttan itrahı başlıca böbrekler aracılığı ile idrar içine olur. Böbreklerden itrah başlıca, glomerüler filtrasyon ve tübüler salgılanma şeklindedir. Tübüler reabsorpsiyon, ilaçların itrahını etkileyen böbrekler ile ilgili bir olaydır.
Farmakokinetik ilaç etkileşmeleri 2 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Ayşe Saide Şahin Farmakokinetik etkileşme, bir ilacın diğerinin absorpsiyon, dağılım, metabolizma veya itrahını değiştirmesidir. İlacın vücut sıvılarındaki dolayısıyla etki yerindeki derişiminin değişmesi sonucu ilaç etkisinde artma veya azalma olabilir. İlaçla veya hasta ile ilgili birçok faktör farmakokinetik etkileşme olasılığını artırmaktadır.
Farmakodinamik ilaç etkileşmeleri 2 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Ayşe Saide Şahin İlaç etkileşmeleri tedavide kullanılan bir ilacın diğerinin etkisini nitel ya da nicel olarak değiştirmesidir. Bir ilacın etkisini artırmak veya yan etkilerini azaltmak için bazı durumlarda istenerek oluşturulur ancak genellikle ilaç etkileşmeleri hasta için zararlı olur ve ciddi tehlikeler yaratabilir. Farmakodinamik ilaç etkileşmeleri antagonizma veya sinerjizma olmak üzere iki grupta incelenir. Antagonizma; kimyasal, fizyolojik ve farmakolojik olarak; sinerjizma ise sumasyon ve potansiyalizasyon olarak sınıflandırılır.
İlaç etkisini değiştiren faktörler 2 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 9 Doç. Dr. İpek Duman İlaçların vücuttaki etkisi, vücut ağırlığı ve dağılım hacmi, yaş, cinsiyet, veriliş yolu, çevresel faktörler ve diyet, genetik faktörler ve hastalıklar gibi birçok faktör tarafından değiştirilebilir. Farmakokinetiği değiştiren faktörler ilacın etki yerindeki konsantrasyonunu, enzimlerinin etkinliğini değiştirir, biyoyararlanımı etkiler. Farmakodinamiği değiştiren faktörler hedef organ veya hücrelerin yanıt verme yeteneğini genellikle reseptör dansitesini etkileyerek değiştirirler. Reseptör sayı ve duyarlığının ve reseptör sonrası olayların değişmesi etkiyi değiştirir. Bu değişimlerin dikkate alınması, tedavi yanıtının öngörülmesine, tedavi dozu, kullanılacak ilaç türü ve yan etkilerin belirlenmesine, yani tedavinin bireyselleştirilmesine olanak verebilir. Sonuçta dozlamın (dozun miktarı ve dozlar arası sıklığın) hastaya göre ayarlanması ve dozun bireyselleştirilmesi gerekir.
Eikozanoidler I 2 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 10 Doç. Dr. İpek Duman Eikozanoidler, hücre membran fosfogliseridlerindeki 20 karbon atomlu poliansatüre yağ asitlerinden türeyen ve güçlü biyolojik etkinlik gösteren araşidonik asit türevi endojen maddelerdir. Eikozanoidler, araşidonik asit ve ve diğer prekürsör yağ asitlerinden oluşmalarında rol oynayan enzim türüne göre siklooksijenaz ürünleri, lipoksijenaz ürünleri ve p450 monoksijenaz ürünleri şeklinde üç ana gruba ayrılırlar. Etkilerinin çeşitliliği ile dokularda çok sayıda ve çeşitli fizyolojik yanıtlara neden olan otakoidlerdir. İnflamatuar reaksiyonda en önemli mediyatörler ve modülatörler arasındadırlar. Temel olarak eikozanoidler prostaglandinler, tromboksanlar ve lökotrienlerdir. Kısa yarı ömürlü bileşikler olarak sentezlendikleri hücreler (otokrin) ve komşu (parakrin) hücrelerin membranlarında lokalize reseptörler aracılığı ile etki gösterirler; bu etkilere cAMP ve cGMP aracılık eder.
Eikozanoidler II 1 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 11 Doç. Dr. İpek Duman Eikozanoidler, hücre membran fosfogliseridlerindeki 20 karbon atomlu poliansatüre yağ asitlerinden türeyen ve güçlü biyolojik etkinlik gösteren araşidonik asit türevi endojen maddelerdir. Eikozanoidler, araşidonik asit ve ve diğer prekürsör yağ asitlerinden oluşmalarında rol oynayan enzim türüne göre siklooksijenaz ürünleri, lipoksijenaz ürünleri ve p450 monoksijenaz ürünleri şeklinde üç ana gruba ayrılırlar. Etkilerinin çeşitliliği ile dokularda çok sayıda ve çeşitli fizyolojik yanıtlara neden olan otakoidlerdir. İnflamatuar reaksiyonda en önemli mediyatörler vemodülatörler arasındadırlar. Temel olarak eikozanoidler prostaglandinler, tromboksanlar ve lökotrienlerdir. Kısa yarı ömürlü bileşikler olarak sentezlendikleri hücreler (otokrin) ve komşu (parakrin) hücrelerin membranlarında lokalize reseptörler aracılığı ile etki gösterirler; bu etkilere cAMP ve cGMP aracılık eder.
İlaçların etki mekanizmaları 1 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 12 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan İlaçların biyolojik sistemler üzerindeki etkileri çeşitli mekanizmalar aracılığı ile olmaktadır. İlaçlar temel etkilerini selüler veya subselüler düzeyde yapabilir.
İlaç reseptörleri 1 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 13 Prof. Dr. Kısmet Esra Nurullahoğlu Atalık Reseptörler farklı özellikleri (hücrelerde bulundukları yerler, konformasyonları, aktive edildikleri ligand, v.b. ) bakımından sınıflandırıldıkları gibi, sinyal transdüksiyonu özelliklerine göre de sınıflandırılırlar.
İlaç reseptör etkileşimleri 2 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 14 Prof. Dr. Kısmet Esra Nurullahoğlu Atalık Reseptör, etkin endojen maddeleri ya da onlara yapıca benzeyen ilaç moleküllerini yüksek afinite ile reversibl bağlayıp, hücresel etkinin başlamasına aracılık eden moleküllerdir. Hücre membranında, sitoplazma/çekirdekte bulunabilirler. Kimyasal sinyal, efektör makromoleküllere biyolojik sinyal şeklinde aktarılır; postreseptör olayları oluşur.
İlaçların toksik etkileri I 2 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 15 Prof. Dr. Ayşe Saide Şahin Advers ilaç reaksiyonu bir ilacın tıbbi amaçla kabul edilen normal dozlarda kullanımı sırasında oluşan amaçlanmamış ve zararlı etkilerdir.Yalın ve özel toksik etkiler, ilaç alerjisi, dayanıksızlık-aşırı duyarlılık reaksiyonları, idiyosenkrazi-genetik farklılıklara bağlı etkiler olarak sınıflandırılır. Yalın toksik etkiler ise fonksiyonel, biyokimyasal ve yapısal toksik etkiler olarak gruplandırılabilir.
İlaçların toksik etkileri II 2 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 16 Prof. Dr. Ayşe Saide Şahin Özel toksik etkiler mutajenik, teratojenik ve karsinojenik toksik etkiler olarak 3 grupta incelenir. İlaca bağlı mutasyon karsinojenik etkiye zemin oluşturabilir. Teratojenik etki gebeler tarafından ilaç kullanıldığında fötusta malformasyon veya ölüme kadar gidebilen kalıcı bozukluklar oluşmasıdır. İlaç veya metabolitinin proteinlerle birleşerek antijenik özellik kazanması da alerjik etkilere neden olur.
Histamin 2 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 17 Prof. Dr. Kısmet Esra Nurullahoğlu Atalık Histamin amin yapılı bir otakoiddir. H1 reseptörler aracılığıyla allerjik reaksiyonlar, H2 reseptörler ile de mide asid salgısını artırır. H1 reseptör antagonistleri iki kuşak halinde incelenir.Birinci kuşak antihistaminikler lipofilik yapıda olup sedasyon oluştururlar. H2 reseptör blokerleri, histaminin midedeki asit salgılanmasını stimüle eden etkisini güçlü bir şekilde bloke ederler. Mast hücresi stabilizatörleri ise mast hücrelerinin membranını stabilize ederek histaminin salıverilmesini inhibe ederler.
Antihistaminik ilaçlar 2 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 18 Prof. Dr. Ayşe Saide Şahin Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Peptid yapılı otakoidler ve NO I 2 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 19 Doç. Dr. İpek Duman Otakoidler, yakın çevresindeki hücreleri etkileyen, hücreler arasında çok kısa mesafeli iletişimin yerel aracı molekülleridir. Ayrıca, nöronal uyarı aşırımında bir nörotransmitter gibi ya da genel dolaşıma katılarak bir hormon gibi işlev yapabilmektedir. Otakoidler içinde peptid yapıdakilerden farmakolojik olarak önemli olanlar: Anjiotensinler, Kininler, Endotelinler, Natriüretik peptidler ve Ürotensin II’dir. Nitrik oksit (NO), endotelden başka, birçok hücrede sentezlenip salıverilen ve önemli işlevler üstlenen gaz molekülü bir aracı maddedir. Bu derste, bahsedilen otakoidlerin fizyolojik ve patolojik süreçlerdeki rolleri, reseptör ve post-reseptör olayları ve tedavi yaklaşımları incelenmektedir.
Peptid yapılı otakoidler ve NO II 2 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 20 Doç. Dr. İpek Duman Otakoidler, yakın çevresindeki hücreleri etkileyen, hücreler arasında çok kısa mesafeli iletişimin yerel aracı molekülleridir. Ayrıca, nöronal uyarı aşırımında bir nörotransmitter gibi ya da genel dolaşıma katılarak bir hormon gibi işlev yapabilmektedir. Otakoidler içinde peptid yapıdakilerden farmakolojik olarak önemli olanlar: Anjiotensinler, Kininler, Endotelinler, Natriüretik peptidler ve Ürotensin II’dir. Nitrik oksit (NO), endotelden başka, birçok hücrede sentezlenip salıverilen ve önemli işlevler üstlenen gaz molekülü bir aracı maddedir. Bu derste, bahsedilen otakoidlerin fizyolojik ve patolojik süreçlerdeki rolleri, reseptör ve post-reseptör olayları ve tedavi yaklaşımları incelenmektedir.
İlaçların farmasötik şekilleri 1 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 21 Prof. Dr. Ayşe Saide Şahin İlaçlar sistemik ve lokal etki oluşturmak amacıyla 3 şekilde hazırlanır. Bunlar: Oficinal, Majistral ilaçlar ve Müstahzarlardır. Oficinal ilaçlar Farmakopedeki formüle göre reçete edilen ve eczanede hazırlanan preparatlardır. Majistral ilaçlar hekimin reçeteye yazdığı formüle göre hazırlanır. Müstahzar ise ilaç firması tarafından hazırlanan ve firmanın verdiği ticari isimle satışa sunulur. İlaçların farmasötik şekilleri ise katı, yarı katı sıvı, ilaç şekilleri, aerosol ve transdermal terapötik sistem olarak gruplandırılır.
Reçete yazma 2 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 22 Prof. Dr. Ayşe Saide Şahin Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
İlaçların etki mekanizmaları 100 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan İlaçların biyolojik sistemler üzerindeki etkileri çeşitli mekanizmalar aracılığı ile olmaktadır. İlaçlar temel etkilerini selüler veya subselüler düzeyde yapabilir.
İlaçların dağılımı 100 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan İlaçların etkili olabilmeleri için vücuttaki çeşitli yapılara dağılmaları gerekir. İlaçlar genellikle plazma proteinlerine bağlanarak etkilerini gösterir. Bunun yanında bazı ilaçlar çeşitli dokularda birikebilir. Dokulardan geçen kan akımı dağılımı etkileyen faktörlerden birisidir.
İlaçların metabolizması 100 Farmakoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan İlaçların vucuttan atılabilmeleri ve/veya etkili metabolitlerine dönüşebilmeleri için metabolize edilmeleri gerekmektedir. CYP enzimleri başta olmak üzere çok farklı mekanizmalar ilaçların metabolizma sürecinde rol oynar.
Cerrahinin tarihçesi ve cerrahi anamnez 1 Genel Cerrahi 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Süleyman Şakir Tavlı x
Nükleer Tıp Giriş Dersi, Nükleer Fizik 2 Nükleer Tıp 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Nükleer Tıp (NUKT) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Özlem Şahin x
Neoplaziye giriş 1 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 4 Doç. Dr. Sıddıka Fındık x
Hücre Ölümü: Nekroz, Nekroz Tipleri, Apoptozis ve Otofaji 2 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Hacı Hasan Esen Hipoksinin ilk saldırı noktası mitokondrideki oksidatif fosforilizasyon yani hücrenin aerobik solunumudur. Hücrede oksijen miktarı azalınca oksidatif fosforilizasyon yapılamaz ve ATP üretimi düşer. ATP nin düşmesi hücrede bir çok sistemi etkiler. Reversibl hücre zedelenmesinde; etken ne olursa olsun,hücrede 4 ana sistem etkilenir. 1. Plazma membran enerji bağımlı Na pompasının (Na-K ATP'az) aktivitesi azalır. 2 . Hücre enerji metabolizması değişir. 3 . Protein sentezi azalır. 4 . Genetik yapının bütünlüğü bozulur. Eğer oksijenizasyon sağlanırsa tüm bunlar da normale döner. Reversibl zedelenmede Hücresel Şişme ve Yağlı Değişme olmak üzere 2 morfolojik görünüm vardır. Eğer hipoksi devam ederse; zedelenme irreversible halegelir. Bu olayın morfolojik bulguları belirgin olmasına karşın reversible dan irreversible a geçişin biyokimyasal açıklaması tam olarak yapılamamıştır. Membran zedelenmesi hücrenin ölümünde kritik rol oynamaktadır. kalsiyum hücre ölümüne yol açan biyokimyasal ve morfolojik değişikliklerde en önemli mediatördür. Hücre ölümünün 2 tipi vardır. Nekroz ve Apotozis. Nekroz: Işık mikroskopu ile tanınan, hücre ölümünü takiben oluşan morfolojik değişikliklerdir. Başlangıçta hücrenin kendi enzimleri hücre yıkımına yol açarlar (otoliz). İlerleyen dönemlerde nekroz alanına toplanan lökositlerden salınan hidrolitik enzimler hücre yıkımına katılırlar (heteroliz). Nekroz Tipleri. 1. Koagülasyon Nekrozu: Hücrenin (yada dokunun) temel hatlarının günlerce korunduğu (koagüle) nekroz tipidir. Nukleus kaybı ile karakterli hayalet hücre görünümu vardır. Beyin hariç, tüm dokulardaki hipoksik zedelenme sonucu ortaya çıkan nekroz tipidir. 2. Likefaksiyon Nekrozu: Fokal bakteriyel nadiren de mantar enfeksiyonlarında görülür. Bilinmeyen nedenlerden dolayı beyinde hipoksi likefaksiyon nekrozuna neden olur. 3. Kazeifikasyon Nekrozu: Tuberküloz basilinin duvarında bulunan wax d ve tüberküloproteinlere karşı histotoksik makrofajlarin yönlendirdiği bir hipersensitivite reaksiyonu sonucunda oluşur. 4. Yağ Nekrozu: Aslında spesifik bir nekroz tipi değildir. Akut Pankreatit ve travma sonucunda görülür. Gangrenöz Nekroz: Aslen koagulasyon nekrozudur. Klinik bir tabirdir. Fibrinoid Nekroz: Damar lümeninde bulunan plazma proteinlerinin damar duvarına sızması ve birikmesi sonucu oluşan pembe amorf görünümdür. Gerçek nekroz değildir. Apoptozis: Apoptoz, hücrenin kendi nükleer DNA'sının, nükleer ve sitoplazmik proteinlerinin yıkımına neden olacak enzimleri aktive etmesiyle gerçekleşen bir hücre ölümü çeşididir. Nekroz her zaman patolojik olarak kabul edilirken apoptozis fizyolojik durumlarda da görülmektedir(Artık gereksinim duyulmayan hücrelerin uzaklaştırılması ve dokudaki çeşitli hücrelerin sabit sayıda kalmasını sağlamaya hizmet eden, normal bir olaydır). Otofaji: "kendi kendini yeme" hücrenin, kendi bileşenlerini sindirmesi anlamına gelen bir terimdir. Hücrenin besin miktarı yetersiz kaldığında başvurduğu bir çeşit yaşamını sürdürme mekanizması olan otofajide aç kalan hücre yaşamını, kendi içeriğindeki bileşenlerini yiyerek ve bunları, besleyici madde ve enerji sağlamak üzere yeniden kullanarak devam ettirir.
Neoplazilerin adlandırılması, neoplazilerin sınıflandırılması 2 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 6 Doç. Dr. Sıddıka Fındık Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Tümör epidemiyolojisi; Karsinogenez I 2 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 7 Doç. Dr. Sıddıka Fındık x
Karsinogenez II: Kanserin moleküler temeli I 2 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 8 Doç. Dr. Sıddıka Fındık x
Kanserin moleküler temeli II: Kanserde genetik lezyonlar I 2 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 9 Doç. Dr. Sıddıka Fındık x
Kanserde Genetik Lezyonlar II, kanserin başlıca özellikleri I 2 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 10 Doç. Dr. Sıddıka Fındık x
Kanserin Başlıca Özellikleri II, kanser etiyolojisi 2 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 12 Doç. Dr. Sıddıka Fındık x
Tümöre karşı konak savunması, neoplazilerde klinik I 2 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 14 Doç. Dr. Sıddıka Fındık x
Neoplazilerde klinik II, kanserde dereceleme ve evreleme 2 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 16 Doç. Dr. Sıddıka Fındık Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Kanserde laboratuvar tanısı I, II 2 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 17 Doç. Dr. Sıddıka Fındık Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Pediatrik tümörler I, II 2 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 18 Doç. Dr. Sıddıka Fındık x
Benign mezenkimal tümörler, malign mezenkimal tümörler 2 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 19 Doç. Dr. Sıddıka Fındık x
Teratomlar 1 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 20 Doç. Dr. Sıddıka Fındık Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Derinin non-melanositik tümörleri, derinin melanositik tümörleri 2 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 21 Doç. Dr. Sıddıka Fındık x
Kan akımı bozuklukları 4: Emboli 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Hacı Hasan Esen Emboli: Damar içinde kanla dolaşan, kaynağından uzak bir yere taşınan serbest bir kitledir. Bu kitle; katı, sıvı, gaz olabilir. Emboli kaynakları: Trombüslerden (%99) (Tromboembolizm), Yağ damlacıkları, Azot kabarcıkları,, Kolesterol embolisi (aterosklerotik artıklar), Tümör parçaları, Kemik iliği parçaları ve Yabancı cisim (Mermi embolisi). Emboli kitleleri geçemiyecekleri çaptaki damarda takılırlar, buna bağlı olarakta; Damarda tam yada kısmı tıkanma yaparlar. Distaldeki dokuda infarktüs gelişir. Tıkanan bölgeye göre klinik bulgu verirler. Tıkanan bölgeye göre hayati önem taşır. En çok Akciğer ve Beyin infarktüsleri görülür. Pulmoner Tromboembolizm: Klinikte hala karşılaşılan bir problemdir. Yatan hastalarda 100 binde 20-25 oranında görülür. %95 derin bacak ven trombozlarından kaynaklanır. Pulmoner embolilerin %60-80’i küçüktür, klinik belirti vermez. Zamanla bu bölgede organize olarak duvara kaynaşırlar. Pulmoner dolaşımın %60’dan fazlası tutulursa ani ölüm, sağ kalp yetmezliği (Kor pulmonale) gelişir. Sistemik Tromboembolizm: Arteriel dolaşımdaki embolilerdir. %80 Kalpteki mural trombüslerden gelişir. Diğerleri; Ülsere aterosklerotik plak, Aort anevrizmalarındaki trombüsler, Kapakçık vejetasyonlarından kaynaklanırlar. Arteriel embolizasyonda damarın kanlandırdığı dokuda genellikle infaktüs gelişir. Yağ Embolizmi: Uzun kemiklerin (yağlı kemik iliği olan kemiklerde) kırıklarında, Yumuşak doku travmaları, Yanıklardan sonra gelişebilir. Şiddetli iskelet sistemi travması geçiren kişilerin %90 nında yağ embolisi gelişir fakat %10 u klinik bulgu verir. Yağ Embolisi Sendromu (YES) Akciğer Yetmezliği, Nörolojik semptomlar, Anemi, Trombositopeni ile birliktedir. %10 ölüm meydana gelir. YES Semptomlar; Ani takipneDispneTaşikardiPeteşial kanamalar,Nörolojik Semptomlar (İrritabilite, Huzursuzluk, Deliryum ve Komadır). Hava Embolizmi: Doğum işlemi esnasında, Göğüs travmalarında, Ani atmosfer basıncı değişikliklerinde (dekompresyon hastalığı) görülür. Amnion Sıvısı Embolizmi: Doğum sonrası dönemde nadiren görülür (1/50.000). % 80 ölüm oranı vardır. Plasental zarlarda yırtılma ve uterus venlerinin açılması ile gerçekleşir.
Kanserin Başlıca Özellikleri II, kanser etiyolojisi 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Sıddıka Fındık Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Vasküler Akciğer Hastalıkları 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Lema Tavlı Pulmoner Embolizm, Hemoraji ve İnfarktüslerdir.Pulmoner embolilerin %95'inden fazlası alt ekstremitelerin büyük derin yenlerinden, tipik olarak popliteal venden ve yukarısındaki büyük yenlerden kaynaklanır.Pulmoner hipertansiyon (ortalama pulmoner basınçların sistemik düzeylerin dörtte birine ya da daha üstüne çıkması) sıklıkla pulmoner vasküler yatağın kesit alanında azalmaya ya da pulmoner vasküler kan akımının artışına sekonder gelişir.Diffüz alveoler hemoraji sendromları ise bir grup "primer" immün aracılı hastalıktan oluşur ve hemoptizi, anemi ve diffüz pulmoner infiltratlar triadı ile karakterizedir.
Kan akımı bozuklukları 3: Hemostaz ve Tromboz ve DİK 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Hacı Hasan Esen Hemostaz: Sağlam damarlarda kanın pıhtısız bir şekilde, sıvı halde dolaşımını, hasar oluştuğunda ise hızla pıhtı (hemostatik tıkaç) oluşumudur. Tromboz: Hemostazın patolojik olarak karşılığıdır. Zarar görmemiş damarlarda pıhtı oluşması (trombüs), hafif zararlarda damarların hemen tıkanmasıdır. Hemostaz ve Tromboz 3 elemana bağlıdır. Damar duvarı (Endotel), Trombositler ve Pıhtılaşma sistemi. Normal hemostazda olaylar sırası şöyledir. 1. Vazokonstrüksiyon, 2. Primer Hemostaz, 3. Sekonder Hemostaz, 4. Anti-trombotik olaylar. ENDOTEL: Endotel hem pıhtılaşmayı sağlayan (Protrombotik Etkiler) hemde engelleyen (Antitrombotik Etkiler) özelliklere sahiptir.Bu iki özellik arasındaki denge çok önemlidir. TROMBOSİTLER: Normal hemostazda temel rolleri vardır. Yüzeylerinde integrin gurubundan glikoprotein reseptörleri bulunan disk şekilli hücrelerdir. İki özel tip Granül içerirler. 1. α (alfa) granülleri, 2. Elektron yoğun cisimcikler veya delta. Endotel hasarından sonra açığa çıkan ekstra selüler matriksler (ECM) Trombositlerin yapışmasını sağlar. Trombositlerin kümeleşmesi sonucunda, ortaya geniş bir fosfolipid yüzey çıkar. Bu fosfolipid yüzey pıhtılaşmanın intrensek yolunda; kalsiyum ile pıhtılaşma faktörlerinin bağlanması için uygun bir ortam oluşturur. PIHTILAŞMA ZİNCİRİ: Hemostaz zincirinin 3. Parçasını oluşturur. İnaktif enzimlerin, aktifleştiği ve trombinin oluştuğu enzimatik olaylar dizisidir. Tromboz: Virchow üçlüsü diye bilinen 3 ana etken trombüs oluşumunda etkendir. 1. Endotel Hasarı, 2. Kan akımında yavaşlama ve çalkantılı akımlar (anafor akımlar) (anormal akımlar), 3. Kanın pıhtılaşma eğiliminin artması. Bu 3 etken birbiriyle bağlantılıdır. Tromboz patolojinin adı, oluşan ürün ise trombüstür. Endotel hasarı trombüs oluşumundaki en önemli etkendir fakat mutlaka endotelin hasarlanması şart değildir. Kaynaklandıkları yere ve etyolojik nedenlere bağlı olarak farklı şekil ve boyutta olabilirler.Kalpte ve Aortada gelişen trombüslerde makroskopik ve mikroskopik olarak seçilebilen ZAHN çizgileri denen tabakalaşma vardır. Bir trombüş oluştuğunda şu 4 durum ile karşılaşabilir. 1. Daha fazla trombosit ve fibrin birikimi ile büyüyebilir, 2. Emboli kaynağı olabilir, 3. Eriyip yok olabilir, 4. Organizasyon ve Rekanalizasyon. Diz ekleminde yada yukarıdaki derin bacak venlerinde gelişen (Popliteal, Femoral, İliak ) derin trombüsler daha önemlidir, çünkü Emboli kaynağıdırlar. DİK: Dissemine İntravasküler kogülasyon. Çok çeşitli sebepleri vardır. Küçük çaplı damarlarda ani veya sinsice başlar (yaygın fibrin trombüsleri). Trombozla birlikte pıhtılaşma proteinleri hızla tükenir (TÜKETİM KOAGÜLOPATİSİ). Fibrinolitik mekanizmaların da uyarılması ile KANAMA HASTALIĞI ortaya çıkar.
Kan akımı bozuklukları 6: Şok 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Hacı Hasan Esen ŞOK: Altında yatan patolojik durum ne olursa olsun; Kalp atım hacminin veya etkin olarak dolanan kan hacminin azalmasına bağlı ortaya çıkan sistemik bir kanlanma yetersizliğidir. ‘’Kardiyovasküler Kollaps’ta denir. Şok’ un ilk etkileri geri dönüşlüdür, eğer şok uzun sürerse doku zararı meydana gelir ve ölümle sonuçlanır. Nedenleri: Kanama, Yaygın Travma veya Yanıklar, Geniş Miyokard İnfarktüsü,Yaygın Pulmoner Emboli ve Mikrobik Sepsis. Şok 3 temel gruba ayrılabilir. 1. Kardiyojenik Şok; Myokardın pompalama yetersizliği sonucu ortaya çıkar. 2. Hipovolemik Şok; Kan yada plazma hacminin azalması sonucu ortaya çıkar. 3. Septik Şok; Sistemik mikrobik enfeksiyon sonucu ortaya çıkar(Periferik vazodilatasyon ve kanın göllenmesi, Endotel zararı veDİC). Daha seyrek olarak görülen Şok türleri; Nörojenik Şok: Spinal kord yaralanması sonucu görülür. Anaflaktik Şok: IgE’ ye bağımlı olarak gelişen yaygın aşırı duyarlılık reaksiyonu vardır. Damar genişlemesi ve geçirgenliğinin artması ile karakterlidir. Şokun Evreleri: 1. Nonprogressif başlangıç evresi; Kompanzasyon mekanizmaları devreye girer ve hayati organlar kanlanmaya devam eder 2. Progressif evre: Yetersiz kanlanma ve metabolizmanın bozulması vardır 3. İrreversibl evre: Hemodinami düzeltilse dahi ağır hücre ve doku hasarı vardır.
Pediatrik Akciğer hastalıkları, Atelektazi 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Lema Tavlı Pediatrik akciğer hastalıkları genellikle akciğer enfeksiyonları şeklindedir.Atelektazi; akciğerin bir bölümünün veya tamamının sönerek içindeki havayı kaybetmesi ve kapanması durumudur. Çeşitli anatomik veya fizyolojik durumun sonucu olarak gelişebilir.
Patolojiye Giriş Dersi 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Hacı Hasan Esen Patoloji hastalık bilimi demektir. Atardamarlarda kan bulunduğunun anlaşılması bile, insanlık tarihinin yakın dönemlerindedir (Galen, MS 200). Rönesans ile birlikte, hastalıklar konusunda gözlem teorisi ortaya atılmıştır. Patolojinin büyükbabası olarak anatomi profesörü Giovanni Battista Morgagni görülmektedir. Canlıların hücrelerden yapıldığını ilk kez söyleyen, histolojinin babası olarak kabul edilen Theodor Schwanndır (1810-1882). Patoloji dersi ancak 19. yüzyılın sonlarında tıbbiyede ders programına tamamen yerleşebilmiştir. Ahmet Hilmi Paşanın 1870 lerde ilk patoloji hocası olduğu bilinmektedir. Hamdi Suat Aknar yurdumuzda batılı, modern anlamda patolojiyi kuran kişidir. Patoloji öğretiminden beklenen; öğrencinin hastalıklı doku ve organları inceleyerek, neden (etiyoloji) ve sonuç (hastalık bulguları) arasındaki bağlantıları kavrayabilmesini sağlamaktır. Tıp Fakültelerinde Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı, idari açıdan Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı'na bağlıdır. Patolojik materyaller alınır alınmaz %10 luk formaldehit solusyonu içerisinde, laboratuvara getirilmelidir. Doku geldiği anda ilk yapılan işlem materyale kimlik (protokol numarası) vermektir. Kimlik verme işleminden sonra doku öncelikle makroskopik olarak incelenir. İnceleme sonrası küçük biyopsilerin tamamı, büyük materyallerin ise lezyone alanlarında örneklemerek yapılarak teknik işlemlere alınır. Dokuların mikroskopik incelemeye gelmeden önce geçtiği işlemler; Tespit, Takip, Bloklama, Kesim ve Boyamadır. Bu işlemleri tamamlanan dokular ışık mikroskopunda incelenir ve mikroskopik tanımlar ve gerekli görülürse yapılan teknik işlemlerden sonra patolojik tanımlama ve raporlama yapılır. Rutin incelemlerde ışık mikroskopi dışında İmmunflorasan mikroskopi, elektron mikroskopi gibi mikroskopi gereçleride kullanılmaktadır. Bu bahsedilen yöntemler yaklaşık olarak 24-36 saat süremektedir. Acil tanı gerektiren durumlarada (özellikle cerrahların ameliyat anında beklenmedik bir durumla karşılaştıklarında ya da operasyon şeklini belirlemek amacıyla) Frozen yöntemi ile 20-30 dakika içerisinde sonuçlar verilebilmektedir. Bu yöntemin hızlı olamsı bazı dezavantajlarıda beraberide getirmektedir (görüntü kalite düşüklüğü, hücreleri dondurma işlemine bağlı olarak hücrelerdeki bozulmalar yanılma oranının arttırmaktadır).
Hücre zedelenmesi 1: Genel Bakış ve Adaptif Cevaplar 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Hacı Hasan Esen Hastalıkların hepsinin temelinde çok çeşitli zedeleyici etkenlere karşı hücre düzeyinde oluşan morfolojik değişiklikler yatmaktadır. Normal bir hücre genetik yapısının elverdiği ölçüde dış ortamında fizyolojik sınırlarda oluşan değişimlere karşı yapısal ve fonksiyonel bütünlüğünü korumaya çalışır. Buna HOMEOSTAZ ’’ denir. Hücreler homeostazlarını devam ettirebilmek için uyaranlara karşı adaptif cevaplar geliştirirler. Bunlar Atrofi, Hipertrofi, Hiperplazi ve Metaplazidir. Adaptif değişiklikler Fizyolojik ve Patolojik durumlarda görülebilir. Hücre zedelenmesi yapan en önemli en sık etken oksijen yetersizliğidir (Hipoksi). Ayrıca; kimyasal, fiziksel, mikrobiyolojik, genetik ve immunolojik faktörlerde hücre zedelenmesi yapar. Hücre zedelenmesinde ilk olarak fonksiyonel kayıp yaşanır, zedelenen hücrelerde ilk görülen mikroskopik değişiklik hidropik şişmedir. Hipokside ilk etkilenen organel mitokondrilerdir, buna bağlı olarakta hücredeki enerji üretimi bozulur ve enerji bağımlı çalışan sistemler ilk olarak etkilenir (hücre memranındaki Na-K ATP'az pompası gibi). zedelenme devam ettiği süreçte aerobik glikoliz durur, hücre yaşamsal faaliyetlerin devam ettirebilmek için anaerobik glikolizi devreye sokar. Zedeleyici etken ortadan kalktığı zaman hücre eski faaliyetlerine döner. Atrofi; hücrenin hacim olarak küçülmesi, Hipertrofi;hücrenin hacim olarak büyümesi, Hiperplazi; hücre sayısının artması, Metaplazi; olgun bir hücre tipinin başka olgun hücre tipine dönüşmesidir. Adaptif cevaplarda zedeleyici etkenler ortadan kalktığında geri dönüşlüdür.
Akciğer Tümörleri 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Lema Tavlı Akciğerler ekstratorasik organlarda gelişen kanserlerin sık metastaz yaptığı organdır; öte yandan primer akciğer kanseri de sık görülen bir hastalıktır. Primer akciğer tümörlerinin kabaca %95'i karsinomlardır; kalan %5'i ise karsinoidler, mezenkimal maligniteler (ör. fibrosar- komlar, leiomyomlar), lenfomalar ve bazı benign lezyon- lardan oluşur. En sık görülen benign tümör yuvarlak, küçük (3-4 cm) ve çevre dokudan net bir şekilde ayırt edilebilen "hamartom"dur.Akciğer Karsinomları;Dört ana histolojik alttipi şunlardır: adenokarsinom (en sık), skuamöz hücreli karsinom, büyük hücreli karsinom ve küçük hücreli karsinom.Akciğer kanseri için en önemli risk faktörü sigaradır; kadınlardaki ve sigara içmeyenlerdeki en sık kanser adeno- karsinomlardır.
Üst Solunum Yolu Hastalıkları 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Lema Tavlı Akut Enfeksiyonlar:En sık etken rhinovi- rüslerdir ancak koronavirüsler, respiratuar sinsityal virüsler, parainfluenza ve influenza virüsleri, adenovirüs- ler, enterovirüsler ve bazen A grubu |3-hemolitik streptokoklar.Nazofarinks Karsinomu:Üç histolojik varyantı vardır. Bunlar keratinize sku- amöz hücreli karsinom, nonkeratinize skuamöz hücreli karsinom ve indiferansiye karsinomdur. İndiferansiye karsinom en sık görülen ve EBV ile en yakından ilişkili olan varyanttır.Larinks Tümörleri:Nonmalign Lezyonlar (Vokal kord nodülleri,skuamöz papillom) ve malign tümörleri Larinks Karsinomudur.
Obstrüktif Akciğer Hastalıkları 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Lema Tavlı Havayollarının herhangi bir seviyesinde tam ya da kısmi tıkanıklık sonucu direncin artması ve hava akımının buna bağlı sınırlanması ile karakterize (havayolu) hastalıklarıdır.Obstrüktif hastalıklar başlıca amfizem, kronik bronşit, bronşektazi ve astımdır.Amfizem terminal bronşiyollerin distalindeki hava boşluklarının anormal ve kalıcı genişlemesi ve duvarlarının parçalanmasıdır.Kronik bronşit klinik olarak ardışık iki yıl boyunca, yine ardışık en az 3 ay devam eden sürekli öksürük ve balgam varlığı şeklinde tanımlanır.Astım havayollarının çeşitli uyaranlara karşı aşırı reaksiyonu sonucu meydana gelen reversibl bronkokonstriksi- yonu ile karakterize bir hastalıktır.Bronşektazi bronş ve bronşiyollerin kas ve destek elastik dokusunun kronik nekrotizan enfeksiyonlar sonucu parçalanmasıyla meydana gelen kalıcı dilatasyonudur
Kan akımı bozuklukları 5: İnfarktüs 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Hacı Hasan Esen İnfarktüs: Arteryel ve venöz tıkanmalar sonucu gelişen İskemik nekrozdur. Ölümlerin çoğu kardiovasküler nedenlere bağlıdır. Tüm infaktüslerin %99’u trombotik veya embolik nedenlerle oluşur. Hemen hemen hepsi. Arteryel tıkanmaya bağlıdır. Venöz Trombozlar sonucu İnfarktüs gelişebilir ama oranı azdır. İnfaktüs Tipleri: nfarktüsler renklerine göre (kanama miktarını yansıtan) 1. Kırmızı (Hemorajik) 2. Beyaz (Anemik) Mikrobik ajan bulundurmalarına görede; 1. Septik 2. Aseptik olabilirler. Kırmızı İnfarktüs: 1. Venöz tıkanma sonucu (Over torsiyonu) 2. İnfarkt bölgesinde kanın birikmesine olanak sağlayan Akciğer gibi gevşek yapılı dokularda 3. Akciğer ve Barsak gibi çift dolaşımı olup tıkanmamış damardan nekroz sahasına kanama 4. Venöz boşalımın durgunlaşması sonucu önceden konjesyone olmuş dokularda 5. Önceden arteryel tıkanma veya nekroza uğramış alana akımın yeniden başlaması ile (Trombüsün parçalanması) ile oluşur. Beyaz İnfarktüs: Arter tıkanmalarında, İnfarkt bölgesinde kanın birikmesine olanak sağlamayan katı-sert dokularda (Kalp, Dalak, Böbrek gibi). Morfolojik olarak Tüm infarktların tepesi tıkanan damarı, tabanı organın periferini olmak üzere üçgen biçimindedir. İskemik koagulasyon nekrozudur. İnfarktın çoğu nedbe dokusuna dönüşür (Beyin hariç). Septik İnfarkt: Emboli kalp kapaklarındaki bakteriel vejetasyonlardan gelişmişse ya da nekroz alanında mikroorganizma ürerse oluşur. İnfarkt Oluşumunu Etkileyen Faktörler: 1. Damarlanmanın Tipi 2. Tıkanmanın Oluşum Hızı 3. Dokunun Hipoksiye Duyarlılığı 4. Kanın Oksijen İçeriği.
Kan akımı bozuklukları 2: Kanama 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Hacı Hasan Esen Kan damarlarının yırtılması sonucu, kanın damar dışına çıkmasıdır. Kanama hemorajik diatezler sonucuda görülebilir. Kanama miktarı ve yerine göre değişik isimler almakta ve önem arzetmektedir. Kanama vücut dışına olduğu gibi vücut içerisinede olabilir. Doku içerisine birikmiş yada hapsolmuş kan kitlesine Hematom denir. Hematomlar çok büyük boyutlarda olabilir. Peteşi: Deri, mukoza ve serozal yüzeylerdeki çok küçük (1-2 mm lik) kanamalardır. Purpura: 3-5 mm boyutundaki kanamalardır. Ekimoz: 1-2 cm lik subkutan hematomlar (çürük) dır. Bazen yaygın kamamalı hastalarda açığa çıkan çok miktardaki bilirubin sonucu sarılık görülebilir. Tüm kan miktarının %20’ye kadar varan ani kayıpları veya daha fazlası fakat yavaş kayıplar vücut tarafından tolere edilebilir. Subkutan bölgelerdeki kanamalar önemsiz iken beyin sapına olan kanamalar hayati tehlike taşır. Tekrarlayan (kronik) kan kayıpları sonucu demir eksikliği anemisi ortaya çıkabilir (peptik ülser, menstrüasyon)
Kan akımı bozuklukları 1: Ödem-Hiperemi ve Konjesyon 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Hacı Hasan Esen Hücre ve dokuların sağlıklı olmaları;Düzenli kan akımı ve Normal bir sıvı ortamına bağlıdır.Normal Homeostaz; Damar duvar bütünlüğü, Damar içi basınç ve Damar içi osmolarite ye bağlıdır. Hemodinamik bozukluklar sonucu; ÖDEM, HİPEREMİ ve KONJESYON, KANAMA, TROMBOZ (Hemostaz), EMBOLİ, İNFARKTÜS, ŞOK meydana gelir. İnterstisyel alanda sıvı artışına ÖDEM denir. Ödem lokalize yada diffuz olabilir. Sıvının damar yatağı ve interstisyel doku arasındaki hareketini yöneten 2 ana unsur vardır; Damar içi hidrostatik basınç (itici güç) vePlazmanın kolloidal osmotik basıncı (çekici güç). Dengenin hidrostatik basınç lehine bozulması ödeme sebep olur. Ödem vücutta her organda görülebilmesine karşın en fazla Deri, Beyin ve Akciğerlerde görülür. Ödem önemsiz yada hayati riske neden olabilecek kadar önemli olabilir. Altta yatan hastalığın göstergesidir. Fazla ödem yara iyileşmesini engeller. Enfeksiyonlara zemin hazırlar. Akciğerlerin havalanmasını bozarak ölüme neden olabilir ve Alveol boşluklarında enfeksiyonu zemin hazırlar. Beyin ödemi ciddidir ve hayati risk vardır. Beyin fıtıklaşmaları gelişebilir. Hiperemi-Konjesyon: Her iki terimde dokudaki lokal kan akımı artışını ifade eder fakat etyolojik ve morfolojik görünümlerinde farklılıklar vardır. Hiperemi: Egzersiz sırasında iskelet kasında, İltihapta arteriol genişlemesi sonucu görülür, Olay arterioller ile ilişkilidir, Aktif bir olaydır, Gelen kan miktarı artmıştır, Biriken kan oksijenlenmiştir, Doku kızarıktır (kırmızıdır). Konjesyon: Venöz kanın dokudan uzaklaşmasında yetersizlik vardır. Olay venüller ile ilişkilidir. Pasif bir olaydır. Biriken kanın Oksijen kapasitesi azdır. Doku mavimsi kırmızıdır (siyanoz). Hiperemik ya da konjesyonlu dokuların kesit yüzeyi , kanamalı ve ıslaktır.
Plevral Hastalıklar 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Lema Tavlı Plevranın patolojik tutulumu, nadir istinalar dışında, altta yatan akciğer hastalığının sekonder bir komplikasyonudur. Otopside sekonder enfeksiyon ve plevral yapışıklık özellikle sık görülen bir bulgudur. Primer hastalıklardan önemli olanları (1) primer intraplevral bakteriyel enfeksiyonlar ve (2) plevranın malign mezotelyoma olarak adlandırılan primer neoplazmıdır.Pnömotoraks, Hemotoraks ve Şilotoraks nonneoplastik hastalıklarıdır.
Mikobakteri Tıbbi Patolojisi 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Lema Tavlı Tüberküloz Mycobacterium tuberculosis tarafından meydana gelen kronik granülomatöz bulaşıcı bir hastalıktır.Halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı ve ateş gibi sistemik bulgular muhtemelen aktive makrofajlar tarafından salınan sitokinlere (ör. TNF ve IL-1) bağlıdır ve sıklıkla hastalığın erken evrelerinde görülür.Nontüberküloz Mikobakteriyel Hastalıklar:Mycobacterium avium-intracellulare , Mycobacterium kansa- sii ve Mycobacterium abscessus'tur.Mantar enfeksiyonları görülebilir.
Pulmoner Enfeksiyonlar 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Lema Tavlı Pnömoni en geniş anlamıyla akciğerin herhangi bir enfeksiyonu olarak tanımlanabilir. Klinik tablo akut, fulminan klinik hastalık ya da çok daha uzun seyirli kronik hastalık şeklinde ortaya çıkabilir. Pnömoninin histolojik spektrumu akut bakteriyel pnömonilerdeki fibrinopürü- lan alveoler eksudadan, viral ve diğer atipik pnömonilerdeki mononükleer interstisyel infiltrasyona ve pek çok kronik pnömonideki granülom ve kavitasyonlara kadar değişkenlik gösterir.
Restriktif akciğer hastalıkları 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Lema Tavlı akciğer parankiminin ekspansiyonun ve sonuçta total akciğer kapasitesinin azalması ile karakterize hastalıklardır. Restriktif akciğer hastalıklarının klasik örneği idiyopatik pulmoner fibrozistir. Yama tarzinda interstisyel fibrozis, fibroblastik odaklar ve kistik boşluklar (balpeteği) oluşumuyla karakterizedir. Histolojik patern olağan (“usual”) interstisyel pnömoni (UIP) olarak kazeifiye nekroz içermeyen graniilomler ile karakterize, nedeni bilinmeyen multisistem bir hastalıktır.
Derinin non-melanositik tümörleri, derinin melanositik tümörleri 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Sıddıka Fındık Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Benign mezenkimal tümörler, malign mezenkimal tümörler 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Sıddıka Fındık Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Pediatrik tümörler I, II 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Sıddıka Fındık Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Tümöre karşı konak savunması, neoplazilerde klinik I 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Sıddıka Fındık Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Neoplaziye giriş 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Sıddıka Fındık Neoplazi benign ve malign olarak ikiye ayrılır. Neoplazi çok çeşitli etyolojik faktörler sonucu meydana gelip çok çeşitli klinik seyre neden olabilir.
Hücre zedelenmesi 2: Hücre İçi Birikimler ve Patolojik Kalsifikasyon 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Hacı Hasan Esen Hücre İçi Birikimler: Zedelenen hücrelerde bazen değişen miktarda madde birikir. Bu maddeler zararsız yada zararlı olabilir. Maddeler sitoplazmada (genelde organellerde ve sıklıkla lizozomlarda) yada nukleusta olabilir. Biriken madde ya dışardan gelir yada hücre kendisi üretir. Bu maddeler 3 şekilde hücrede birikir. 1. Bir madde normal yada artan oranda üretilir, fakat aynı oranda atılamaz. Örnek; Karaciğer yağlanması. 2. Normal yada anormal endojen bir maddenin, Bağlanmasında, Metabolizmasında, Taşınmasında yada Sekresyonunda bir genetik defekt oluşursa. Örnek; Depo Hastalıkları. 3. Anormal ekzojen madde hücre tarafından parçalanamaz ya da atılamaz ise; Örnek; Karbon (sigara ve kirli hava), silis (kum). İntraselüler birikimin kökeni ya da tipi ne olursa olsun hücre içinde depolanırlar. Eğer aşırı yüklenme bir sistemik bozukluğa bağlıysa ve kontrol altına alınabiliyorsa birikim reversibledır. Genetik depo hastalıklarında birikim ilerleyicidir ve hücreler o kadar aşırı yüklenirler ki ikincil zedelenme ve dokunun hatta hastanın ölümüne yol açabilir. Hücrede biriken başlıca endojen ürünler; Lipitler, Proteinler, Karbonhidratlar ve pigmetlerdir. Pigmetler endojen ya da eksojen kaynaklı olabilir. Yağlı değişiklikler en sık görülen form olup en fazla etkilenen organ karaciğerdir. Yağlı değişikilkleri ışık mikroskopunda tespit edebilmek için Sudan Black ve Oil-Red gibi tetiklerden yararlanılır. Patolojik Kalsifikasyon: Az miktarda demir, magnezyum ve diğer minerallerle birlikte kalsiyum (Ca) tuzlarının (kristallerinin) anormal depolanmısıdır. Çok çeşitli hastalıklarda sıklıkla görülür. İki formu vardır: 1.Distrofik kalsifikasyon: Ölü dokularda lokal birikimidir. Ca düzeyleri normaldir ve Ca metabolizması bozulmamıştır. 2.Metastatik kalsifikasyon: Ca vital dokularda birikir. Hemen her zaman hiperkalsemiye yol açan Ca metabolizmasında bozukluk vardır. Işık mikroskopunda bazofilik, amorf granüler yada tabakalar şekline görülürler. İntra, ekstraselüler ya da her iki yerleşimde bulunabilir. Organlarda fonksiyon bozukluğu yapar. Bazı tümörlerde görülen psammom bodyler de kalsifikasyon örneğidir. Dokuda kristal olarak adlandırılan maddeler kalsiyumdan başka; Kolesterol, Ürat kristalleri: Gut hastalığında hiperürisemi sonucu birikir. Kulak kartilajı ve eklem çevresi yumuşak dokularda birikir. Suda ve formalinde erir, % 100 alkol takibi gereklidir. Kalsiyum pirofosfat kristalleri: Eklem çevresinde birikerek makroskopik ve mikroskopik olarak gut kristallerini taklit ettiği için psödogut denir. Polarize ışık mikroskopi ve kırmızı filtre ile ayırtedilebilir.
Tümör epidemiyolojisi; Karsinogenez I 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Sıddıka Fındık Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Karsinogenez II: Kanserin moleküler temeli I 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Sıddıka Fındık Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Kanserin moleküler temeli II: Kanserde genetik lezyonlar I 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Sıddıka Fındık Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Kanserde Genetik Lezyonlar II, kanserin başlıca özellikleri I 100 Patoloji 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Sıddıka Fındık Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Radyasyon onkolojisinin tanımı ve biyolojik temelleri 1 Radyasyon Onkolojisi 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Radyasyon Onkolojisi (RONK) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Gül Kanyılmaz Radyoterapide kullanılan radyasyon tipleri ve doku üzerinde etkileri, hangi hastalıklarda radyoterapinin kullanıldığı ve etki mekanizmalarının kavratılması
Radyolojik vasküler anatomi 1 Radyoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Radyoloji (RDYO) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Osman Koç vasküler görüntülemede değişik radyolojik BT, MR, anjiografi gibi değişik radyolojik yöntemler kullanılmaktadır. Her bir modalitenin kendine göre avantajları ve dezavantajları vardır.
Kas iskelet sistemi hastalıkları radyolojisinde algoritma 1 Radyoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Radyoloji (RDYO) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Ülkü Kerimoğlu Kasiskelet sistemi hastalıklarında tercih edilmesi gereken tetkikler, kullanım öncelikleri, endikasyonları hakkında bilgi verilmektedir. Bunun yanısıra tetkiklerin avantajları ve limitasyonları örneklerle pekiştirilmektedir. Tetkiklerin fiziği hakkında yüzeyel bilgi verilmektedir. Mesela, USG'de kullanılan ses dalgalarının kemik dokuyla etkileşimi anlatılmaktadır. Kasiskelet sisteminde kemik lezyonları iöin ilk tercih edilmesi gereken tetkikin Direkt grafi olması gerektiği vurgulanmaktadır.
İyonlaştırıcı olan ve İyonlaştırıcı olmayan Radyasyon Markerları 1 Radyoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Radyoloji (RDYO) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. Bekir Turgut İyonlaştırıcı radyasyon, iyonlaşabilen atomlardan veya iyonlaşabilen moleküllerden elektron koparmak için yeterli enerji taşıyan kuantumlara sahip olan herhangi bir elektromanyetik radyasyon türüdür.
İyonlaştırıcı olan ve İyonlaştırıcı olmayan Radyasyon Markerları 100 Radyoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Radyoloji (RDYO) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Bekir Turgut İyonlaştırıcı radyasyon, iyonlaşabilen atomlardan veya iyonlaşabilen moleküllerden elektron koparmak için yeterli enerji taşıyan kuantumlara sahip olan herhangi bir elektromanyetik radyasyon türüdür.
Radyolojik vasküler anatomi 100 Radyoloji 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Radyoloji (RDYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Osman Koç vasküler görüntülemede değişik radyolojik BT, MR, anjiografi gibi değişik radyolojik yöntemler kullanılmaktadır. Her bir modalitenin kendine göre avantajları ve dezavantajları vardır.
Tiroid hastalıkları 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Mehmet Erikoğlu x
Karın duvarı fıtıkları 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Mehmet Aykut Yıldırım Fıtık; herhangi bir dokunun kendisini çevreleyen doku duvarlarından dışarıya doğru çıkmasıdır.Nüfusun %10 u hayatı boyunca herhangi bir çeşit fıtık problemini yaşamaktadır
Vasküler Sistem Radyolojisi, Olgu Örneği 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Osman Koç Vasküler sistem patolojileri; aterosklerotik duvar değişiklikleri, vaskülitler, anevrizmalar, travmatik yaralanmalar olarak sınıflayabiliriz. Tanıda BT ve MR anjiografi, Doppler ultrasonografi ve anjiografiyi kullanabiliriz.
Öksürükte hastaya yaklaşım 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 4 Dr. Öğr. Üy. Soner Demirbaş Öksürük, akciğerleri aspirasyondan koruyan fazla bronşiyal sekreyonların atılmasını sağlayan istemli veya istemsiz refleks yoldan oluşan ani patlayıcı ekspirasyon manevrasıdır.Solunum sisteminin bir savunma mekanizması olan öksürük, sağlıklı kişilerde nadiren görülür. Basit nedenlerle ortaya çıkan kısa süreli geçici öksürükler olabileceği gibi ciddi bir hastalığın belirtisi de olabilir. Öksürük, nadiren bir alışkanlık veya psikojenik faktörlerle ilgili de olabilir
Balgamlı hastaya yaklaşım 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 5 Dr. Öğr. Üy. Soner Demirbaş Solunum yollarından öksürük ile dışarı atılan mukus ve hücre artıklarından oluşan sekresyona balgam denir.Normal hava yolu sekresyonu24 saatte 10 mL sekresyondur. Sağlıklı insanlarda fark edilmeden yutulur .Balgam çıkaran hastada, balgamın günlük miktarı, balgamın niteliği (mukoid,mukopürülan,kanlı,siyah ,köpüklü ) balgamın kokusu, balgam tükürmenin pozisyonla ilişkisi sorgulanmalıdır.
Öksürüklü Hastaya Radyolojik Yaklaşım 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 6 Doç. Dr. Cengiz Kadıyoran öksürük bir çok nedene bağlı oalbilir. Akut yada kronik nedneleri vardır. Tüm bu edneleri bilip dışlayabilmek için radyolojik incelem yöntemlerini bilem, kontrast verilemsi gerektiğini bilmek ve doğru modalite tercihi hızlı ve doğru tanı için elzemdir.
Balgamlı Hastaya Radyolojik Yaklaşım 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 7 Doç. Dr. Pınar Diydem Yılmaz Kistik fibrozis hastalığının multisistem tutlumuna ait radyolojik bulguları olan OR bir hastalıktır.
Balgamlı Hastaya Radyolojik Yaklaşım 100 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Pınar Diydem Yılmaz Kistik fibrozis hastalığının multisistem tutlumuna ait radyolojik bulguları olan OR bir hastalıktır.
Öksürüklü Hastaya Radyolojik Yaklaşım 100 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Cengiz Kadıyoran öksürük bir çok nedene bağlı oalbilir. Akut yada kronik nedneleri vardır. Tüm bu edneleri bilip dışlayabilmek için radyolojik incelem yöntemlerini bilem, kontrast verilemsi gerektiğini bilmek ve doğru modalite tercihi hızlı ve doğru tanı için elzemdir.
Vasküler Sistem Radyolojisi, Olgu Örneği 100 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Osman Koç Vasküler sistem patolojileri; aterosklerotik duvar değişiklikleri, vaskülitler, anevrizmalar, travmatik yaralanmalar olarak sınıflayabiliriz. Tanıda BT ve MR anjiografi, Doppler ultrasonografi ve anjiografiyi kullanabiliriz.
Balgamlı hastaya yaklaşım 100 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. Soner Demirbaş Solunum yollarından öksürük ile dışarı atılan mukus ve hücre artıklarından oluşan sekresyona balgam denir.Normal hava yolu sekresyonu24 saatte 10 mL sekresyondur. Sağlıklı insanlarda fark edilmeden yutulur .Balgam çıkaran hastada, balgamın günlük miktarı, balgamın niteliği (mukoid,mukopürülan,kanlı,siyah ,köpüklü ) balgamın kokusu, balgam tükürmenin pozisyonla ilişkisi sorgulanmalıdır.
Öksürükte hastaya yaklaşım 100 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. Soner Demirbaş Öksürük, akciğerleri aspirasyondan koruyan fazla bronşiyal sekreyonların atılmasını sağlayan istemli veya istemsiz refleks yoldan oluşan ani patlayıcı ekspirasyon manevrasıdır.Solunum sisteminin bir savunma mekanizması olan öksürük, sağlıklı kişilerde nadiren görülür. Basit nedenlerle ortaya çıkan kısa süreli geçici öksürükler olabileceği gibi ciddi bir hastalığın belirtisi de olabilir. Öksürük, nadiren bir alışkanlık veya psikojenik faktörlerle ilgili de olabilir
Sualtı fizyolojisi, sualtı hastalıkları 2 Sualtı Hekimliği 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp (SUHK) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Abdullah Arslan x
Hiperbarik oksijen tedavisi, Hiperbarik oksijen tedavisi endikasyonları 2 Sualtı Hekimliği 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp (SUHK) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Abdullah Arslan x
Farmakogenetiğin temelleri 2 Tıbbi Genetik 3-1 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Mahmut Selman Yıldırım Farmakogenetiğin temelleri
Tıp Hukuku 3-1 I 2 Tıp Hukuku 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Çocuk Cerrahisi (COCR) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Müslim Yurtçu Tıbbi girişimler öncesinde, sırasında ve sonrasında hasta yakınlarının aydınlatılması, hasta ve hekim haklarının dikkate alınması,tıp biliminin genel kabul görmüş ikle ve kurallarına göre uygulanması
Tıp Hukuku 3-1 II 2 Tıp Hukuku 3-1 Cerrahi Tıp Bilimleri - Çocuk Cerrahisi (COCR) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Müslim Yurtçu Tıbbi girişimler öncesinde, sırasında ve sonrasında hasta yakınlarının aydınlatılması, hasta ve hekim haklarının dikkate alınması,tıp biliminin genel kabul görmüş ikle ve kurallarına göre uygulanması
Kanıta dayalı laboratuvar tıbbı 2 Biyokimya 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Doğru tanıyı koymayı zamana karşı yaparken kanıt biriktirmenin zorlukları anlatılır. Bu zorlukları aşarken güncel, bilimsel, sistematik ve tıbbi yaklaşımlar laboratuvar tıbbının yardımcı olacağı anlatılmalıdır.
Antimikrobiyal Kemoterapötiklerin Temel Özellikleri 2 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Ayşe Saide Şahin Vücuda zarar veren mikroorganizmaları yok etmeye yönelik tedavi şeklidir ve konakçıya zarar vermeden hastalık etkeninin ortadan kaldırılması hedeflenir. Antibakteriyel kemoterapötik ilaçlar etki mekanizması, etki spektrumu, kimyasal yapısı veya etki mekanizmalarına göre sınıflandırılabilir.Bu ilaçlar bakteriyostatik veya bakterisid etki oluştururlar. Direnç, patojen mikroorganizmanın kemoterapötik ilacın kullanılan doz aralığında ilaçdan etkilenmemesidir. Direnç gelişimini önlemek için antibakteriyel ilaçların mikroorganizmanın, hastanın, infeksiyon yerinin ve ilacın özellikleri dikkate alınarak kullanılması gerekir.
İmmünomodülatör ilaçlar I 2 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. İpek Duman İmmünomodülatör ilaçlar, immünosüpresyon, immünopotansiyalizasyon veya immünotoleransa yol açarak immün sistemle etkileşir. İmmünosüpresif ilaçlar, başta organ naklinde red reaksiyonlarını önleme ve otoimmün hastalıkların tedavisi olmak üzere önemli birçok endikasyonda kullanılırlar. Temel etki yerleri red reaksiyonunda temel rolü olan CD4+ tipi (indükleyici/yardım edici) T lenfositleridir. İmmünostimülan ilaçlar ise, immünite ile ilgili hücre ve sistemleri stimüle eden ya da pasif immünite sağlayan, immün yetmezlik durumlarının, bazı kanser türleri ve viral enfeksiyonların tedavisinde kullanılan ilaçlardır.
İmmünomodülatör ilaçlar II 2 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. İpek Duman İmmünomodülatör ilaçlar, immünosüpresyon, immünopotansiyalizasyon veya immünotoleransa yol açarak immün sistemle etkileşir. İmmünosüpresif ilaçlar, başta organ naklinde red reaksiyonlarını önleme ve otoimmün hastalıkların tedavisi olmak üzere önemli birçok endikasyonda kullanılırlar. Temel etki yerleri red reaksiyonunda temel rolü olan CD4+ tipi (indükleyici/yardım edici) T lenfositleridir. İmmünostimülan ilaçlar ise, immünite ile ilgili hücre ve sistemleri stimüle eden ya da pasif immünite sağlayan, immün yetmezlik durumlarının, bazı kanser türleri ve viral enfeksiyonların tedavisinde kullanılan ilaçlardır.
Penisilinler I 2 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 4 Doç. Dr. İpek Duman Penisilinler, Beta- Laktam Antibiyotikler grubunda, güçlü bakterisidal etkilerinin yanında görece düşük toksisiteye sahip antibiyotiklerdir. Sitoplazmik membran üzerine yerleşmiş olan Penisilin bağlayan protein (PBP)’leri inhibe ederler. Penisilinler antibakteriyel spektrumlarına göre başlıca dört grupta toplanırlar: 1. Doğal Penisilinler: Penisilin G, Penisilin V 2. Antistafilokokal (Penisilinaza dirençli) Penisilinler 3. Geniş Spektrumlu Penisilinler: Aminopenisilinler 4. Antipsödomonal Penisilinler: Karboksipenisilinler, Asilüreidopenisilinler. Üst solunum yolu, alt solunum yolu ve üriner sistem infeksiyonları, cilt ve yumuşak doku, santral sinir sistemi, kemik ve eklem infeksiyonları, gastrointestinal ve intraabdominal infeksiyonlar, cinsel yolla bulaşan hastalıklar gibi birçok infeksiyon türünde tercih edilen ilaçlardır.
Penisilinler II 2 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 5 Doç. Dr. İpek Duman Penisilinler, Beta- Laktam Antibiyotikler grubunda, güçlü bakterisidal etkilerinin yanında görece düşük toksisiteye sahip antibiyotiklerdir. Sitoplazmik membran üzerine yerleşmiş olan Penisilin bağlayan protein (PBP)’leri inhibe ederler. Penisilinler antibakteriyel spektrumlarına göre başlıca dört grupta toplanırlar: 1. Doğal Penisilinler: Penisilin G, Penisilin V 2. Antistafilokokal (Penisilinaza dirençli) Penisilinler 3. Geniş Spektrumlu Penisilinler: Aminopenisilinler 4. Antipsödomonal Penisilinler: Karboksipenisilinler, Asilüreidopenisilinler. Üst solunum yolu, alt solunum yolu ve üriner sistem infeksiyonları, cilt ve yumuşak doku, santral sinir sistemi, kemik ve eklem infeksiyonları, gastrointestinal ve intraabdominal infeksiyonlar, cinsel yolla bulaşan hastalıklar gibi birçok infeksiyon türünde tercih edilen ilaçlardır.
Sefalosporinler 2 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Kısmet Esra Nurullahoğlu Atalık Sefalosporinler, 7-ASA’ dan türetilen yarı-sentetik türevlerdir, kimyasal yapıları, etki mekanizmaları ve antibakteriyel spektrumları bakımından penisilinlere benzerler ve benzer klinik indikasyonlarda kullanılırlar.
Diğer Beta Laktam antibiyotikler 2 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Kısmet Esra Nurullahoğlu Atalık Aztreonam tedaviye ilk ve tek giren monobaktamdır. Gram-negatif bakterilerin ürettiği beta-laktamazların çoğuna karşı ileri derecede dayanıklıdır, dar spektrumludur. Karbapenemler, mevcut beta-laktam antibiyotiklerin en geniş spektrumlusudurlar. Parenteral kullanılırlar.
Antimalaryal ilaçlar 1 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 8 Doç. Dr. İpek Duman Sıtma (malarya), plasmodium türü protozoonlar tarafından oluşturulan ve nöbet şeklinde rekurrent ateş yükselmesi gösteren bir infeksiyon hastalığıdır. Antimalaryal ilaçlar sıtma türlerinin tedavisinde ve profilaksisinde kullanılırlar. Antimalaryal ilaçlar etki yerine göre sınıflanır: primakin gibi doku şizontosidleri karaciğerde oluşan şizontları yok eder; klorokin gibi kan şizontosidleri ise eritrosit içindeki şekillere etkilidir.
Antiseptik ve dezenfektanlar 1 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Kısmet Esra Nurullahoğlu Atalık Antiseptik ve dezenfektanlar arasındaki ana fark: uygulanma yerleridir. Antiseptikler, canlılar üzerine; cilt ve dışarı açılan boşlukların mukozasına, dıştan uygulanmak suretiyle kullanılırlar. Genel kural olarak antimikrobik spektrumları geniştir. Selektiflikleri düşüktür.
Antiamibik ve diğer Antiprotozoal İlaçlar 1 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 10 Doç. Dr. İpek Duman Amibiyazis, Entamoeba histolytica’nın yaptığı, dünyada yaygın görülen kolon iltihabıdır. Antiamibik ilaçlar dokuda veya lümende etki göstermelerine bağlı olarak amibiyazisin kolonik ve ekstrakolonik şekillerinin tedavisinde kullanılırlar. Trikomoniyazis, giardiyazis, toksoplazmozis, leyşmanyazis, P. carinii pnömonisi gibi diğer protozoon infeksiyonlarının tedavisinde ise infeksiyon etkenine spesifik olarak etkili çeşitli antiprotozoal ilaçlar kullanılır.
Antihelmintik ilaçlar 1 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 11 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Antihelmintik ilaçlar genel olarak helmintlerdeki mikrotübül sentezini inhibe ederek veya kolinesteraz inhibisyonu yaparak larvasidal veya ovisidal etki gösterirler.
Makrolid ve Linkozamidler 1 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 12 Prof. Dr. Kısmet Esra Nurullahoğlu Atalık MLS antibiyotikler, Gram pozitif bakterilerin çoğuna karşı etkili olmaları, toksisitelerinin düşük olması ve önemli bir takım patojenler ile aralarında rezistans sorununun bulunmaması nedenleriyle klinik olarak oldukça yararlı bir antibiyotik grubudur.
Aminoglikozidler 1 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 13 Prof. Dr. Ayşe Saide Şahin Aminoglikozid grubu ilaçlar (gentamisin, tobramisin, amikasin vb) bakteride protein sentezini inhibe ederler, bakterisid etki oluştururlar. Dar spektrumlu ilaçlardır, en duyarlı bakteri grubu Gram-negatif aerobik basillerdir. Sistemik etki oluşturmak için parenteral yolla uygulanırlar. Lokal etki oluşturmak amacıyla oral yoldaln kullanılabilirler. Fetal dolaşıma geçerler. Yağ dokusuna giremezler dozları ideal vücut ağırlığına göre hesaplanmalıdır. Terapötik indeksleri dardır, serum düzeylerinin izlenmesi gerekebilir.Nefrotoksik, ototoksik ve nörotoksik advers etkiler oluştururlar. Konsantrasyona bağımlı klinik etkinlik gösterirler.
Sülfonamidler 2 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 14 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Sülfonamid grubu antibiyotikler sınırlı sayıdaki enfeksiyonların tedavisi amacıyla kullanılan ilaçlar olup, etkilerini bakterilerdeki folik asid sentezinin inhibisyonu sonucu gösterirler.
Antifungal ilaçlar 2 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 15 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Antifungal ilaçlar sistemik veya mukokütanoz enfeksiyonlarda kullanılan ilaçlar olup, mantar hücresinde ergosterol sentezini veya hücre duvarı sentezini inhibe ederler. Etki mekanizmaları gruplar arasında farklılık gösterebilir. Sistemik veya topikal olarak kullanılırlar.
Tetrasiklinler ve kloromfenikol 2 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 16 Prof. Dr. Ayşe Saide Şahin Tetrasiklinler etki sürelerine göre 3 gruba ayrılır. Bakteride protein sentezini inhibe ederek bakteriyostatik etki oluştururlar. En geniş spektrumlu antibiyotiklerdir. Oral, parenteral ve lokal olarak uygulanabilirler. Doksisiklinin etki süresi uzundur ve bu grupta en sık kullanılan ilaçtır. Böbrek yetmezliği olanlarda da kullanılabilir Amfenikoller bakteride protein sentezini inhibe eder ve bakteriyostatik etki oluşturur. Geniş spektrumlu ilaçlardır.
Fluorakinolonlar 2 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 17 Prof. Dr. Ayşe Saide Şahin Lipofilik yapıda geniş spektrumlu ve hızlı bakterisid etkili ilaçlardır. Vücutta yaygın dağılım gösterirler. Oral yolla kullanılırlar. Siprofloksasin, ofloksasin ve levofloksasin parenteral yolla da verilebilir.
Antiviral ilaçlar 2 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 18 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Antiviral ilaçlar temel olarak virüsün farklı evrelerini inhibe ederek virüstatik veya virüsid etki gösterirler.
Antineoplastik ilaçlar 2 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 19 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Antineoplastik ilaçlar hücre siklusunda belirli bir döneme etki ederler. Bununla beraber platin analogları, alkilleyici ajanlar gibi döneme özgü olmayan kanser ilaçları da vardır.
Antineoplastik ilaçlar 100 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Antineoplastik ilaçlar hücre siklusunda belirli bir döneme etki ederler. Bununla beraber platin analogları, alkilleyici ajanlar gibi döneme özgü olmayan kanser ilaçları da vardır.
Antiviral ilaçlar 100 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Antiviral ilaçlar temel olarak virüsün farklı evrelerini inhibe ederek virüstatik veya virüsid etki gösterirler.
Antifungal ilaçlar 100 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Antifungal ilaçlar sistemik veya mukokütanoz enfeksiyonlarda kullanılan ilaçlar olup, mantar hücresinde ergosterol sentezini veya hücre duvarı sentezini inhibe ederler. Etki mekanizmaları gruplar arasında farklılık gösterebilir. Sistemik veya topikal olarak kullanılırlar.
Antihelmintik ilaçlar 100 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Antihelmintik ilaçlar genel olarak helmintlerdeki mikrotübül sentezini inhibe ederek veya kolinesteraz inhibisyonu yaparak larvasidal veya ovisidal etki gösterirler.
Sülfonamidler 100 Farmakoloji 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Sülfonamid grubu antibiyotikler sınırlı sayıdaki enfeksiyonların tedavisi amacıyla kullanılan ilaçlar olup, etkilerini bakterilerdeki folik asid sentezinin inhibisyonu sonucu gösterirler.
Yara iyileşmesi, cerrahi infeksiyonların belirtileri, dezenfeksiyonu, sterilizasyonu 2 Genel Cerrahi 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Mustafa Şentürk x
İmmünolojide genel bilgiler 2 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Fatma Esenkaya Taşbent İmmünite enfeksiyon hastalıklarına direnç olarak tanımlanır. Enfeksiyonlara karşı savunmayı sağlayan hücreler dokular ve moleküllerin toplamına immün sistem adı verilir. İmmün sistemin en önemli fizyolojik işlevi enfeksiyonları engellemek ve yerleşen enfeksiyonları ortadan kaldırmaktır. Ders saati içinde immün sistemde görevli hücre ve dokular; immün sistemde bu doku ve hücrelerin görevleri ve işleyiş mekanizmaları anlatılacaktır.
İnfeksiyon hastalıklarında patogenez, normal flora ve fırsatçı infeksiyonlar 2 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Mehmet Özdemir Mikroorganizmanın İnsan vücuduna girişi İlk basamak; Sindirim,solunum,travma, iğne batması,artropod ısırması,cinsel temas. Deri, mukoza, silialı epitel, antibakteriyal içeren sekresyonlar bakterinin vücut içine girmesini zorlaştırır. Derinin kalın ve nasır benzeri ölü hücrelerden oluşan dış katmanı koruyucudur. Ağız,burun,solunum yolu,kulak, göz,ürogenital sistem m.org vücuda giriş kapılarıdır
Hücresel ve humoral bağışıklık 1 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. Fatma Esenkaya Taşbent Kazanılmış bağışıklık, humoral ve hücresel immüniteden oluşur. Her iki immünite değişik hücreler ve moleküller aracılığı ile sırasıyla hücre dışı ve hücre içi mikroorganizmalara karşı savunmayı sağlarlar. Humoral immünitede başlıca sorumlu hücreler B lenfositlerken, hücresel immüniteden T lenfositler sorumludur.
Bağışık yanıt ve sonuçları 1 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu İdeal, aşırı, düzensiz ve yetrsiz bağışık yanıt biçimleri ve sonuçları, bu reaksiyonlarda rol alan hücresel ve salgısal unsurlara bağlı farklılıklar, antijen türüne göre gelişen tepkiler ve klinik sonuçlarını içerir.
Streptokoklar ve infeksiyonları 2 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Metin Doğan Streptokokların sınıflandırmasında çeşitli kriterler kullanılmaktadır. Bu bakteriler flora üyeleri olarak bulunabildiği halde çeşitli enfeksiyonların etkini olarak karşımıza çıkmaktadır. Bakterilerin çeşidine göre spesifik enfeksiyonlar da oluştırabilmekter. Streptokokların virülans faktörleri de çeşitlilik arzetmektedir. Virülan özelliklerine göre de klinik farklı seyredebilmektedir. Bu yüzden bakterilerin tür düzeyinde tanımlanması ve türe özgü etkilerinin bilinmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, bazı türleri, bir kısım antibiyotiklere dirençli olduğunduğundan antibiyotik tercihinde dikkatli olunmalıdır.
Anaerobik bakterilerin genel özellikleri, Corynebacterium infeksiyonları 2 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Metin Doğan Anaerobik bakterilerin genel özellikleri, Corynebacterium infeksiyonları
Maya Mantarları ve İnfeksiyonları, Subkutanöz ve Kutanöz Mantarlar 2 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu Endojen ve eksojen Maya mantarı etkenlerinine olşturdukları klinik tablo ve tanıyı içeirir, kaynaklar, cilt, cilt altı, mukoza, tırnak ve saçta enfeksiyon yapan fungal etkeneleri ve tanısını içerir.
Neisseria'lar ve infeksiyonları 1 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Mehmet Özdemir Neisserialar %5-10 CO2 , pH 7, ve 35- 36 °C deki nemli ortamda ürer. Kuruluğa ve ısıya çok duyarlıdırlar. Gün ışığı, ultraviyole ışınları ve antiseptikler öldürücü etki yapar. Beta laktam antibiyotiklere duyarlıdırlar. Biyokimyasal testlerden glikoz (+), maltoz (-), oksidaz (+), katalaz (+) dir.
Coccidian Parazitler, Sarcocystis ve Balantidium coli enfeksiyonları 2 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 9 Doç. Dr. Fatma Esenkaya Taşbent Coccidian parazitlerden Cryptosporodium spp., Cyclospora spp. ve Cystoisospora belli fırsatçı patojenler olup özellikle immün yetmezlikli hastalarda önemli gastroenterit etkenlerindendir. Balantidium coli enfeksiyonları amipli dizanteriye benzer klinik bulgularla seyreden enfeksiyonlardır. Domuz-insan yakınlığının olduğu yerlerde görülür.
Acinetobacter ve Moraxella infeksiyonları, Brucella ve infeksiyonları 2 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 10 Prof. Dr. Metin Doğan Acinetobacter, çeşitli ortamlarda yaşamını sürdürebilme kapasitesine sahip olup antibiyotiklere dirençli olmaları olmalarından dolayı özellikle hastane enfeksiyonlarından sorumlu tutulmaktadır. Moraxella ise ağız ve boğaz florasında bulunabilen başta solunum yolu olmak üzere çeşitli enfeksiyonların etkeni olabilmektedir. Brucella ise zoonozlar arasında yer almakta olup hücre içinde yaşayabilme kabiliyetinden dolayı kronik enfeksiyonlara neden olabilmektedir.
Aşılar ve serumlar 2 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 11 Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu Aşı türleri, antijen, Hapten, adjuvan tarifi. Hücresel ve salgısal tepkiler, bağışık hafıza, immunkompleksler el alınır.
Stafilokoklar ve infeksiyonları, Bordotella infeksiyonları 2 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 12 Prof. Dr. Metin Doğan Stafilokoklar Gram pozitif mikroorganizmalardır. İnsanda çeşitli enfeksiyonlara neden olur. Virülans faktörleri enfeksiyonun oluşmasında ve şiddetinde önem arzetmektedir. Özellikle toksinleri ile çeşitli etkiler oluşturmaktadır. Aynı zamanda antibiyotiklere karşı çeşitli yollarladirenç geliştirmektedir. Bu yolların bilinmesi tedavi planlamaları açısından önem arzetmektedir. Bordetalla ise özellikle solunum yolunda başlayan enfeksiyonlardan sorumludur. Güçlü toksinler salgılıyor olması ile çok ağır klinik tablolar ortaya çıkabilmektedir. Bu yüzden toksinleri ve etkileri iyi bilinmeli, bu etkilerle oluşan klinikle de mücadele edilmelidir.
Fırsatçı mikoz etkenleri 1 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 13 Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu Flora üyesi ve saprofit olanlar dahil tüm Fungal etkenlerin uygun predispoze faktörler varlığında oluşturabilceği lokal ve sitemik mikoz tablolarını ve laboratuvar tanısını içerir.
Yersinia ve infeksiyonları 1 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 14 Prof. Dr. Mehmet Özdemir Yersinia, Bubonik (hıyarcık) vebası-Pire ısırığı ile insana, Pnömonik veba-İnsandan insana (aerosol), Veba septisemisi-Bubonik ya da pnömonik vebadan sonra sekonder olarak görülür. Kuluçka süresi 1-2 gün (2-6 gün olabilir). El ve kolda ısırık varsa koltuk altı gangliyonları, Ayak ise kasık gangliyonlarında çoğalır.Yüksek ateş, baş ağrısı, titreme ve bilinç bulanıklığı, bulantı, kusma ve diyare sıktır
Sistemik mikoz etkenleri, Dermatofitoz etkenleri 2 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 15 Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu Gerçek, endemik sistemik mikoz etkeni olan dimorfik mantarların yolaçtığı klinik tablolar ve toplumsal olarak oldukça yaygın görülen Dermatofitoz tablolarının tanımlanması ve laboratuvar tanılarını içerir.
Shigella ve Salmonella ve infeksiyonları 2 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 16 Prof. Dr. Metin Doğan Her ikibakteri de gastroenterit etkenlerinden olupçeşitli mekanizmalrla klinik etki oluşturmaktadır. Şigella çok düşük sayıda bakteri ile enfeksiyon oluşturabilirken bu sayı salmonellalar için daha yüksektir. Salmonellalar GİS yolu ile sistemik dolaşıma geçip kan yolu ile yayılabilmektedir. Bu durumda tifo dediğimiz klinik tablo ortaya çıkmaktadır.Klinik durum ve tutuluma göre tedavi stratejileri oluşturulmaktadır.
Borelia ve leptospiracea Nocardia ve Aktinomiçes enfeksiyonları 2 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 17 Prof. Dr. Mehmet Özdemir Boreliaiar, 5-20 µm boyunda ve 0.1-0.5 µm çapında, çok ince yapılı, çok hareketli, sporsuz, kapsülsüz, Gram negatif hücre yapısına sahip, sarmal şekilli bakterilerdir. Bu takımın alt sınıflamasında iki aile olarak Spirochaetaceae ve Leptospiraceae,Bunların altında insan patojeni yada saprofit olabilen çeşitli cins ve türler bulunur.Doğada yaygındırlar.
Haemophiluslar ve İnfeksiyonları 1 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 18 Prof. Dr. Metin Doğan Haemophiluslar başta solunum yolu enfeksiyonları olmak üzere çeşitli enfeksiyonlardan sorumlu tutulmaktadır. Türlerine göre de spesifik enfeksiyonlar oluşturmaktadır. Haemophilus influenzae tip b (Hib) bakterisi birçok farklı, ciddi ve hatta ölümcül olabilen hastalıklara neden olur. Hib bakterisi menenjit gibi ağır hastalıklara neden olabilmektedir. Aşı ile önlenebilen hastalıklar arasındadır.
Viral patogenez ve immünolojisi 2 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 19 Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu Viral virulans, tropizm, konak reseptör ilişkisi, hücre/doku/sistem yayılımı, replikasyon stratejileri, latentlik, bağışık yanıttan kaçış mekanizmaları ve viral immünite arasındaki ilişkiyi irdeler.
E.coli ve infeksiyonları, Enterobacteriaceae'lar ve genel özellikleri 2 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 20 Prof. Dr. Metin Doğan Enterobacteriaceae,Salmonella ve Escherichia coli gibi ünlü hastalık etkenlerini de içeren büyük bir bakteri ailesidir. Bu familyanın içinde enfeksiyon hastalıklarına yol açan zararlı cinslere rastlandığı gibi gıda ve ilaç endüstrilerinde kullanılan yararlı cinsler de vardır.Bu ailenin üyeleri (septisemi, pnömoni, menenjit ve idrar yolu enfeksiyonları dahil) fırsatçı enfeksiyonların başlıca nedenleridirler. Fırsatçı enfeksiyonlara neden olan cinslerin örnekleri; Citrobacter, Enterobacter, Escherichia, Hafnia, Morganella, Providencia ve Serratia veilebilir. Antibiyotik tedavisinin seçimi organizmaların çeşitliliği nedeniyle karmaşıktır. Klebsiella pneumoniae sıklıkla solunum yolu enfeksiyonlarına neden olmaktadır. Organizmanın patojenikliğine yardım eden bir belirgin kapsülü vardır. Yaygın toplum kaynaklı idrar yolu enfeksiyonları E. coli kaynaklıdır. E. coli çeşitli enfeksiyonlara neden olmaktadır.
Viral Döküntülü Hastalık Etkenleri 1 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 21 Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu Kızamık, Kızamıkçık, Suçiçeği, Roseola İnfantum, Exantem Subitum gibi hastalıların etkenleri, hastalık mekanizması, enfeksiyon tanısı, komplikasyonlar, aşı ve tedavi seçenekleriyle ele alır.
Giardia ve Trichomonas enfeksiyonları 1 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 22 Doç. Dr. Fatma Esenkaya Taşbent Giardia intestinalis ve Trichomonas protozoonları kamçılı parazitlerdendir. G. intestinalis ince barsaklarda yaşar ve sık görülen intestinal protozoonlardan biridir. En sık kontamine suların içilmesi ile bulaşır ve epidemiler gelişir. Özellikle küçük yaşlardaki çocuklar Giardia enfeksiyonları açısından risk altındadırlar. Trichomonas vaginalis kadınlarda önemli vaginit etkenlerindendir, erkeklerde çoğunlukla asemptomatik olup üretrit ve prostatit de gelişebilir.
Pseudomonas ve infeksiyonları, Adeno, Papova Virüs İnfeksiyonları 2 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 23 Prof. Dr. Mehmet Özdemir Çoğu toprak, çürüyen organik maddeler, Sebzeler, su ve Hava, Hastane koşullarında nemli ortamda bulunur. Besinlerde, Çiçek vazoları, lavabolar, tuvalet, paspaslar, Solunum sistemi cihazları, Hatta dezenfektan solüsyonlarda bulunurlar. Glikozu oksidasyon yoluyla parçalayan fakat fermentasyon yapmayan insan patojeni bakterilerdir.
Kemoterapötikler: Kemoterapötikler ve direnç 2 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 24 Prof. Dr. Mehmet Özdemir Kimyasal yapıları belli veya yapay olarak elde edilen maddelere kemoterapötik, Doğal kaynaklı olanlara ise antibiyotik denmesine karşın, Günümüzde antibiyotiklerin çoğunun sentetik ya da semisentetik yöntemlerle elde edilmesi mümkün olduğundan Antibiyotik terimi tedavide kullanılan kemoterapötik ve antibiyotik niteliğindeki maddeler için genel bir ad olarak kullanılır. Kemoterapötiklere farklı mekanizmalar ile direnç gelişmektedir.
E. histolytica ve enfeksiyonları, Serbest yaşayan diğer amip enfeksiyonları 2 Mikrobiyoloji 3-2 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 25 Doç. Dr. Fatma Esenkaya Taşbent E. histolytica amipli dizanteri etkeni olup, bağırsak tutulumunun yanısıra bağırsak dışı yayılımla başta KC olmak üzere çeşitli iç organlarda amip abseleri oluşturabilmektedir. Serbest yaşayan amiplerden en sık görülenler Acantomoeba spp., Naegleria fowleri olup toprakta veya suda serbest yaşayabilen amiplerdir ve genellikle fırsatçı enfeksiyonlara yol açarlar.
Radyofarmosötikler, Nükleer Tıpta Enfeksiyon Görüntüleme 2 Nükleer Tıp 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Nükleer Tıp (NUKT) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Buğra Kaya x
Ağız ve tükrük bezi hastalıkları, Özofagus hastalıkları ve tümörleri 2 Patoloji 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Pembe Oltulu ağıziçinde lökoplazi ve mantar hastalığı olabilir en sık squamöz hücreli karsinommeydana gelir. Tükrükbezlerinin en sık tümörü pleomorfik adenom olup benign dir. Özofagusun ensıkmalign tümörü squamöz hücrelikarsinomdur. Barret metaplazisi kronik reflülerdeoluşabilir ve bu alanlardan adenokarsinom gelişir.Fonksiyon bozukluklarının en önelisi Akalazyadır.
Mide Hastalıkları ve tümörleri 2 Patoloji 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Pembe Oltulu İltihabi olayları yada tümörleri meydana gelebilir. anomalilerimevcuttur.En sık malign tümörü Adenokarsinomdur. Benign lezyonları poliplerdir. Gastritler en sık görülen hastalığıdır. Helikobakter plori ve oluşturduğu hastalıklar ile mide ülserleri görülebilir.
Safra kesesi hastalıkları 1 Patoloji 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Pembe Oltulu İltihabi olayları, safra kesesi taşları ve tümörleri meydana gelebilir. En sık malign tümörü Adenokarsinomdur. Benign lezyonları poliplerdir. kolelitiazis ve kolesistitler en sık görülen hastalıklarıdır.
Periton hastalıkları ve tümörleri 2 Patoloji 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Pembe Oltulu İltihabi olayları yada tümörleri meydana gelebilir. En sık malign tümörü malign mezotelyomadır. Metastazlar sıktır. Asitkarın içi sıvı birikimi olup metastazları ile peritonitiskarsinomatozameydana gelir
Akut iltihap 1, 2 2 Patoloji 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 3 Dr. Öğr. Üy. Fahriye Kılınç İltihap hasarlayıcı etkenlere, nekrotik dokulara karşı gelişen yanıttır, temel komponentleri vasküler yanıt, hücresel yanıt ve kimyasal mediatörlerdir. Başlıca aşamaları: zararlı etkenin tanınması, lökositlerin toplanması, etkenin ortadan kaldırılması, yanıtın düzenlenmesi ve rezolüsyon (onarım)dır. İltihabi yanıt sırasında lokal ve sistemik bulgular gelişir, başlıca lokal değişiklikler iltihabın kardinal bulgularıdır. İltihap aynı zamanda doku hasarına da yol açabilir.İltihap genel olarak akut iltihap ve kronik iltihap olarak ayrılabilir. Akut iltihap ilk ve ani gelişen savunma yanıtıdır. Kan dolaşımından gelen plazma ve lökositler ön plandadır. Vazodilatasyon, ekstravasküler alana sıvı geçişi ve lökosit göçü gerçekleşir. Hiperemi, eritem/rubor, sıcaklık artışı, ödem, ağrı ve fonksiyon kaybı bulguları ortaya çıkar.
Akut iltihap 3 1 Patoloji 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 4 Dr. Öğr. Üy. Fahriye Kılınç Lökositler hasarlı hücreleri, mikroorganizmaları tanıyarak fagositozla ortadan kaldırabilir. Aktive lökositler serbest radikaller ve granül enzimleri ile destrüksiyon oluşturur. Bu aşamalar sırasında normal dokular da zarar görebilir. Kemik iliği baskılanması, metabolik hastalıklar ve bazı kalıtımsal hastalıklar lökosit fonksiyon bozuklukları nedenleridir.
Kronik iltihap 1 (iltihabın morfolojik tipleri), 2 2 Patoloji 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 5 Dr. Öğr. Üy. Fahriye Kılınç x
Akut iltihap 4, ltihabın iyileşmesi ve onarılması 2 Patoloji 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 6 Dr. Öğr. Üy. Fahriye Kılınç x
Immünohistokimya 1 Patoloji 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 7 Dr. Öğr. Üy. Fahriye Kılınç x
HIV enfeksiyonu tıbbi patolojisi 1 Patoloji 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 8 Doç. Dr. Pembe Oltulu Klinik hastalığın ilerlemesinde esas proçes ilerlemiş HIV enfeksiyonunun karakteristiği olan ciddi immunosupresyona sebep olan, CD4 T len fositlerin fonksiyon anomalileri ve sayısal olarak azalmasıdır. Genci kabul gören bir görüş de HlV'in kendisinin patojenik olayın başlama ve ço ğalmasında esas rolü oynadığıdır. CD4 T lenfositler gittikçe azalırken bu sırada periferal kandaki monoküleer hücrelerde viral yükün son derece dü şük olması bulgusu HIV enfeksiyonuyla ilgili ilave immun düzensizlik mekanizmaları olduğu görüşünü ortaya çıkarmıştır.
Akut İltihap 5 1 Patoloji 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 9 Dr. Öğr. Üy. Fahriye Kılınç x
Bakteri infeksiyonları 1, 2 2 Patoloji 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 10 Dr. Öğr. Üy. Fahriye Kılınç Bakterilerin çoğu ekstrasellüler, bazıları zorunlu intrasellüler, bazıları fakültatif intrasellüler çoğalır. Bazıları epitel hücrelerini (Shigella, enteroinvaziv E. Coli gibi), bazıları makrofajları (mikobakteriler gibi), bazıları her ikisini (salmonella typhi gibi) enfekte edebilir. Hücre içinde çoğalarak immün yanıttan kaçabilir veya makrofajlarla vücudun diğer kısımlarına taşınabilirler. Stafilokoklar irin yapıcı mikroorganizmalardır, süpüratif inflamasyona neden olurlar, abseler oluştururlar, streptokoklar daha çok yayılım eğiliminde olan fakat doku yıkımının minimal olduğu nötrofilik inflamasyona neden olurlar, poststreptokokal sendromlara yol açarlar. Tüberküloz patogenezi tüberküler antijene karşı gelişen tip 4 aşırı duyarlılık reaksiyonudur, kazeifiye granülomlar ve kaviatasyon gibi bulgular bu duyarlılığa bağlıdır.
Bakteri infeksiyonları 3, 4 2 Patoloji 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 11 Dr. Öğr. Üy. Fahriye Kılınç Klostiridyum perfringens travmatik ve cerrahi yaraları invaze ederek selülit ve gazlı gangrene neden kas nekrozuna yol açar. Klostiridyum tetani toksin salgılayarak spastik paraliziye neden olur. Klostiridyum botulinumun üreyip toksin oluşturduğu besinlerin alınmasıyla botulismus tablosu gelişir. Klamidyalar nongonokokal üretritlerin önemli nedenidir, enfekte ettikleri hücrelerde intrasitoplazmik inklüzyonlar oluştururlar. Riketsiyalar vektörlerle taşınırlar, esas olarak nötrofilleri enfekte eder, endotel hücrelerine yerleşerek vaskülit oluşturur.
Mantar hastalıkları tıbbi patolojisi, Virüs enfeksiyonları tıbbi patolojisi 2 Patoloji 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 12 Dr. Öğr. Üy. Fahriye Kılınç Bazı mantar türleri deri ve mukozaları yüzeyel olarak tutarken bazıları yaygın destrüktif lezyonlar oluşturur, bazılarında mantara karşı gelişen aşırı duyarlılık sonucu doku hasarı gelişir. Mantarlara karşı başlıca üç tip doku cevabı gelişir: kronik iltihap, granülomatöz iltihap, akut süpüratif iltihap. Özellikle hücre aracılı savunmanın baskılandığı durumlarda daha çok yaygın hastalık gelişir. Virüsler konak metabolizmasına bağımlıdır. Bazı viral partiküller enfekte ettikleri hücre içinde birikerek inklüzyon cisimcikleri oluştururlar.
Sifiliz tıbbi patolojisi 1 Patoloji 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 13 Dr. Öğr. Üy. Fahriye Kılınç Sifiliz önemli komplikasyonları olabilen bir hastalıktır. Primer, sekonder ve tersiyer sifiliz olmak üzere üç evreye ayrılır. Tüm evrelerinde tipik bulgusu obliteratif endarterittir. Başlıca lezyonları; primer evrede şankr, sekonder evrede makülopapüler deri lezyonları, lenfadenopati, kondiloma latum, tersiyer evrede nörosifiliz, aortit, gomlardır. İntrauterin dönemdeki enfeksiyon konjenital sifilizle sonuçlanabilir.
Akut iltihap 4, 5 100 Patoloji 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. Fahriye Kılınç İltihabın kimyasal mediatörleri başlıca hücre kaynaklı ve plazma kaynaklıdır, iltihabi olayları başlatan ve düzenleyen maddelerdir. Vazoaktif aminler, sitokinler, prostaglandinler, lökotrienler, kinin sistemi, kompleman sistemi, koagulasyon sistemi başlıcalarıdır. İltihabi olaylar sırasında gelişen vazodilatasyon, vasküler geçirgenlik artışı, kemotaksi, lökosit toplanması ve aktivasyonu, ateş, ağrı, doku hasarı gibi olaylarda rol alırlar.
Akut iltihap 6, Kronik iltihap 1, 2 100 Patoloji 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. Fahriye Kılınç İltihapta belli dokulara özgü, spesifik nedene ve reaksiyonun şiddetine göre özel morfolojik paternler (seröz, fibrinöz, süpüratif vb) gelişebilir. Akut iltihap ya tam rezolüsyonla, ya fibrozisle ya da kronik iltihaba progresyonla sonuçlanır. Kronik iltihap başlangıç ve seyri akut iltihaptan uzun süreli, yıkım ve onarım aşamalarının baskın özellik olarak öne çıktığı iltihap formudur, mononükleer hücreler ön plandadır. Granülomatöz iltihap kronik iltihabın bir formudur.
İltihabın iyileşmesi ve onarım 100 Patoloji 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. Fahriye Kılınç Onarım iltihabın erken evrelerinde başlar. Başlıca iki olayı içerir: hücre rejenerasyonu ve bağ dokusu ile skarlaşma, fibrozis. Hasarlanan dokunun destekleyici komponentleri zarar görmüşse onarım skar (nedbe) dokusu oluşumuyla sonuçlanabilir. Kronik inflamasyon conrası organlarda yoğun kollajen birikimi fibrozis terimi ile açıklanır. Fibrozis eksuda ile dolu bir doku boşluğunda gelişirse organizasyon denir.
Immünohistokimya 100 Patoloji 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. Fahriye Kılınç İmmünohistokimya hücrelerin yapısal elemanlarını veya kimyasal reaksiyonlarını enzimatik yöntemle belirlemek için kullanılan immünolojiden yararlanılan yöntemdir. Tümörlerin tiplendirilmesi, köken aldığı dokunun, ürettiği normal veya anormal ürünlerin belirlenmesinde, tedaviye yönelikb belirteçlerin tespitinde, tümör gelişiminde rol alan bazı mutasyonların saptanmasında, klinik seyri belirleyecek bazı prognostik bilgilerin edinilmesinde, immünopatolojik hastalıkların tanınmasında, bazı enfeksiyon etkenlerinin tanınmasında kullanılmaktadır.
İmmün sistemin gelişimi ve fonksiyonu 1 Pediatri 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Sevgi Keleş İmmün sistemin gelişimi ve fonksiyonu
Pediatrik allerjik hastalıkların patogenezi 1 Pediatri 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Şükrü Nail Güner Alerjik hastalıklar, çocukluk çağının en sık görülen kronik hastalıklarındadır. Sıklığı toplumdan topluma değişmekle beraber %30'lara kadar yükselebilmektedir. Bağışıklık sistemi vücuda giren antijenik yapılara karşı tolerans oluşturamadığı taktirde hipersensitivite reaksiyonları geliştirir. Bu reaksiyonlar da alerjinin vücutta oluşturacağı patofizyolojiyi belirler. Tip 1 reaksiyonda IgE ve mast hücreleri üzerinden anafilaksi gelişirken, tip 4 reaksiyon ise T hücre aracılı astım ve egzama neden olabilir.
Sık enfeksiyon geçiren çocuğa yaklaşım 1 Pediatri 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. İsmail Reisli Sık enfeksiyon geçiren çocuğa yaklaşım
Yenidoğan Bebeğin Muayenesi I 1 Pediatri 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Hüseyin Altunhan Yenidoğan Bebeğin Muayenesi I
Yenidoğan Bebeğin Muayenesi II 1 Pediatri 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Hüseyin Altunhan Yenidoğan Bebeğin Muayenesi II
Çocuklarda sarılık ve bilirübin metabolizması 1 Pediatri 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Hüseyin Altunhan Yenidoğan sarılığı yenidoğan bebeklerin en sık hastaneye başvuru nedenidir. Bunun büyük çoğunluğunu da fizyolojik sarılık oluşturmaktadır. Bu kadar sık görülen bir sorunda bilinmesi gereken en öncelikli yaklaşım bunun fizyolojik bir sarılık mı yoksa patolojik bir sarılık mı olduğudur. Ayrıca özellikle kolestazı olan bir bebeğin tanısının erken konması, ayırıcı tanısının yapılması ve gerekli tedavi girişimlerinin bir an önce başlatılması bu bebeklerde oluşabilecek ciddi komplikasyonları azaltacaktır. Çünkü kolestazda önemli olan buna yol açan nedenin bilinmesidir.
Pediatride Baş-Boyun muayenesi 1 Pediatri 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 7 Doç. Dr. Abdullah Yazar Pediatride Baş-Boyun muayenesi
Pediatride deri muayenesi 1 Pediatri 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 8 Doç. Dr. Fatih Akın Deri muayenesi sistemik muayenenin bir parçasıdır. Bazı hastalıkların tanısı direkt deri bulgularından konulabileceği gibi diğer klinik bulgularla birleştirilerek de tanıya ulaşılabilir.
Pediatride Uygulamalar, Vital Bulgular 1 Pediatri 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 9 Doç. Dr. Abdullah Yazar Boy,Ağırlık,Baş çevresi,Vücut sıcaklığı,Nabız,Solunum, Kan basıncı ölçümleri vital bulguları oluşturur.
Pediatride Baş-Boyun muayenesi 2 Pediatri 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Abdullah Yazar Baş çevresi ölçümü, mikrosefali, makrosefali tanımları, fontanel değerlendirmesi,pupil değerlendirmesi,sendromik yüz görünümleri, boyun muayenesi dersin ana başlıklarıdır.
Sık enfeksiyon geçiren çocuğa yaklaşım 2 Pediatri 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. İsmail Reisli Sık enfeksiyon geçirme, hekimlere sık başvuru nedenidir. Allerjik hastalıklar, anatomik ve fonksiyonel bozukluklar, sekonder immün yetmezlikler ve primer immün yetmezliklere bağlı olarak görülebilir. Altta yatan neden araştırılmalı, ailenim endişesi giderilmeli ve altta yatan nedene yönelik klinik izlem planlanmalıdır.
Yenidoğan Bebeğin Muayenesi II 2 Pediatri 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Hüseyin Altunhan Yenidoğan bir bebeğin öykü ve fizik muayenesi ilkeleri çocuk hastalarla aynı olsa da tamamen bu yaş dönemine ait pek çok farklı özellikler de içerir. Gerek cilt gerekse nörolojik sistem bu dönemin tamamen geçici fizyolojik lezyon ve refleksleri iyi bilinmelidir. Bunun dışında bu yaş dönemine has patolojiler ve hastalıklarda iyi bilinmelidir. Ayrıca yenidoğan döneminin kendine özgü bir başka vasfıda bebeğin premature olmması ki, bu bebekler zamanında doğan diğer bebeklerden belirgin fizyolojik ve patolojik özellikler taşırlar.
Yenidoğan Bebeğin Muayenesi I 2 Pediatri 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Hüseyin Altunhan Yenidoğan bir bebeğin öykü ve fizik muayenesi ilkeleri çocuk hastalarla aynı olsa da tamamen bu yaş dönemine ait pek çok farklı özellikler de içerir. Gerek cilt gerekse nörolojik sistem bu dönemin tamamen geçici fizyolojik lezyon ve refleksleri iyi bilinmelidir. Bunun dışında bu yaş dönemine has patolojiler ve hastalıklarda iyi bilinmelidir. Ayrıca yenidoğan döneminin kendine özgü bir başka vasfıda bebeğin premature olmması ki, bu bebekler zamanında doğan diğer bebeklerden belirgin fizyolojik ve patolojik özellikler taşırlar.
İmmün sistemin gelişimi ve fonksiyonu 2 Pediatri 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Sevgi Keleş En basit yapılı canlılarda bile kendinden olanı tanıma, yabancıyı ayırt edebilme özelliği mevcuttur. En gelişmiş canlı olan insan kendi yapısına yabancı olan maddeleri (antijenleri) tanıyabilme ve onlarla baş edebilme özelliklerine sahiptir. Bu sayede konak organizma mikroplar, yabancı ve zararlı olabilecek maddelere karşı kendisini savunur.Genelde antijen olarak tanımladığımız bu maddelerin organizmaya girmesi ile başlayan ve birbiri ile ilişkili birçok biyolojik reaksiyonun meydana geldiği immun sistemde pek cok organ ve hücre görev alır.
Kist Hidatik Olgu,Radyolojjik yaklaşım 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Süleyman Bakdık hepatik ve ekstrahepatik hidatik kistler uygun evrede perkütan tedavi edilebilir.
Yenidoğan Sarılığı muayenesi 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Hüseyin Altunhan x
Akut apandisit 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Tevfik Küçükkartallar Akut apandisit
Rüptüre kist hidatik 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 4 Doç. Dr. Mehmet Aykut Yıldırım x
Radyolojik yaklaşım 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Osman Koç kolesistitte US, Renal kalkülde BT, Pankreatitte BT, Apandistte US-BT, Mesane taşında BT, Safra yollarını değerlendirmede MRCP, Over torsiyonunda Doppler US-BT kullanılır.
Kist Hidatik Olgu,Radyolojjik yaklaşım 100 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Süleyman Bakdık hepatik ve ekstrahepatik hidatik kistler uygun evrede perkütan tedavi edilebilir.
Rüptüre kist hidatik 100 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Mehmet Aykut Yıldırım Hidatik hastalık 2 formda bulunur. Alveolar ve hidatik kistik hastalık.
Yenidoğan Sarılığı muayenesi 100 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Hüseyin Altunhan Yenidoğan sarılığı yenidoğan bebeklerin en sık hastaneye başvuru nedenidir. Bunun büyük çoğunluğunu da fizyolojik sarılık oluşturmaktadır. Bu kadar sık görülen bir sorunda bilinmesi gereken en öncelikli yaklaşım bunun fizyolojik bir sarılık mı yoksa patolojik bir sarılık mı olduğudur. Ayrıca özellikle kolestazı olan bir bebeğin tanısının erken konması, ayırıcı tanısının yapılması ve gerekli tedavi girişimlerinin bir an önce başlatılması bu bebeklerde oluşabilecek ciddi komplikasyonları azaltacaktır. Çünkü kolestazda önemli olan buna yol açan nedenin bilinmesidir.
Radyolojik yaklaşım 100 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-2 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Osman Koç kolesistitte US, Renal kalkülde BT, Pankreatitte BT, Apandistte US-BT, Mesane taşında BT, Safra yollarını değerlendirmede MRCP, Over torsiyonunda Doppler US-BT kullanılır.
Tıp Hukuku 3-2 I 2 Tıp Hukuku 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Çocuk Cerrahisi (COCR) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Müslim Yurtçu Tıbbi girişimler öncesinde, sırasında ve sonrasında hasta yakınlarının aydınlatılması, hasta ve hekim haklarının dikkate alınması, tıp biliminin genel kabul görmüş ikle ve kurallarına göre uygulanması
Tıp Hukuku 3-2 II 2 Tıp Hukuku 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Çocuk Cerrahisi (COCR) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Müslim Yurtçu Tıbbi girişimler öncesinde, sırasında ve sonrasında hasta yakınlarının aydınlatılması, hasta ve hekim haklarının dikkate alınması,tıp biliminin genel kabul görmüş ikle ve kurallarına göre uygulanması
Tıp Hukuku 3-2 III 2 Tıp Hukuku 3-2 Cerrahi Tıp Bilimleri - Çocuk Cerrahisi (COCR) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Müslim Yurtçu Tıbbi girişimler öncesinde, sırasında ve sonrasında hasta yakınlarının aydınlatılması, hasta ve hekim haklarının dikkate alınması,tıp biliminin genel kabul görmüş ikle ve kurallarına göre uygulanması
Kardiyak Biyomarkerlar 2 Biyokimya 3-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Ali Muhtar Tiftik Kardiyak Biyomarkerlar
Ateroskleroz biyokimyası 2 Biyokimya 3-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Kalıtsal ve edinsel süreçte fiziksel, kimyasal ve biyolojik ajanların vasküler yapıda ateroskleroza yol açarken oluşan süreç anlatılır.
Kardiyak biyomarkerlar 2 Biyokimya 3-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Dolaşım sisteminde kan dokusunun kaliteli bir şekilde dolaşması için kalp çok önemlidir. Kalp aynı zamanda kendi fonksiyonları için kan dokusundan yararlanır. Fizyolojik veya patolojik etkilenmeler kan dokusuna karışarak bize kardiyak fonksiyonlar hakkında bilgi verir. Moleküler mekanizmalar ile kardiyak marker konusu anlatılır.
Hücre ölümü biyokimyası 2 Biyokimya 3-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Hücre ölümü farklı isimlerle ve farklı uygulayıcı moleküllerle ortaya çıkar. Hücre ölümü ve moleküler etkileşim yolaklarının vurgusu yapılır. Moleküler etkileşimler hücre ölüm tipleriyle ilişkili olarak anlatılır.
Antitussif ilaçlar, Ekspektoranlar, Mukolitik ve Surfaktanlar 1 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Kısmet Esra Nurullahoğlu Atalık Öksürük refleksini santral veya periferik etkileriyle inhibe eden ilaçlara antitüsif ilaçlar denir. Öksürüğü şiddet ve sıklık bakımından azaltırlar. Opioidler ve diğer ilaçlar ( nonopioidler) şeklinde iki gruba ayrılırlar. Ekspektoran ilaçlar, ağız yolundan uygulanan ve solunum yollarında birikmiş balgamı sulandırıp öksürükle dışarı atılmasını kolaylaştıran ilaçlardır; mukokinetik da denir. Mukolitikler, mukus içindeki mukoproteinlerin yapısını bozan, balgamın viskozitesini düşüren ve su haline getiren ilaçlardır. Surfaktan, preterm yenidoğanda respiratuar distres sendromu tedavisi için geliştirilmiş ilk spesifik ilaçtır. Halen standart tedaviyi oluşturmaktadır. Beraktant (BE), poraktant alfa (PA) ve kalfaktant sıklıkla kullanılan doğal surfaktanlardır.
Bronkodilatör ilaçlar 1 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. İpek Duman Bronkodilatör ilaçlar, bronş ve bronşiyollerin düz kaslarını gevşeterek hava yollarının hava akışına karşı direncini azaltırlar. Eğer bronkospazm varsa, bu ilaçların yaptığı bronkodilatasyon daha belirgin olur. En yaygın kullanılış yeri bronşial astım’dır. Diğer bir kullanım yeri kronik obstrüktif akciğer hastalıklarıdır. Bronkodilatör olarak kullanlan ilaçlar, β-adrenerjik Reseptör agonistleri (β-mimetikler) Kortikosteroidler, Muskarinik Reseptör Antagonistleri (Antikolinerjikler), Metilksantinler (Teofilin), Mast hücresi stabilizatörleri ve Lökotrien antagonistleri (Lipoksijenaz inhibitörleri ve sisteinil lökotrien reseptör blokörleri)’dir. .
Anti anginal ilaçlar 2 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Ayşe Saide Şahin Antianginal ilaçlar, organik nitratlar (nitrogliserin, izosorbit dinitrat vd.), beta-adrenerjik reseptör blokörleri, kalsiyum kanal blokörleri ve diğer ilaçlar olarak sınıflandırılır. Antianjinal etki mekanizmaları; koroner arterde ve damar yatağında vazodilatasyon, kalbin art-yükünün ve ön-yükünün azaltılması, kalbin hemodinamiğinin düzetilmesi ve kalp üzerindeki sempatik etkinin azaltılmasıdır. Nitratlara tolerans gelişebilir, ilaçların etkili olduğu en düşük dozda verilmesi, günlük veriliş sıklığının azaltılması ve intermitent uygulama yapılması tolerans gelişimini önleyebilir.
Antikoagulan ilaçlar 2 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Kısmet Esra Nurullahoğlu Atalık Antikoagülan faktör etkinliğini artırarak ve pıhtılaşma faktörlerinin etkinliğini veya sentezini bozarak pıhtılaşma olayını inhibe eden ve kanın koagülasyon yeteneğini azaltan ilaçlardır. Özellikle venöz trombusların oluşmasını önlerler. Etki mekanizmalarındaki farka göre heparin ve oral antikoagülanlar şeklinde ikiye ayrılırlar.
Antitrombotik,ve trombolitik ilaçlar 2 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Kısmet Esra Nurullahoğlu Atalık Antitrombotik ilaçlar, arterlerin ve venlerin çeperinde ve içinden kan dolaşan yapay yüzeylerde trombus oluşmasını ve gelişmesini inhibe eden (antikoagülanlar ve antitrombositikler gibi) ve oluşmuş pıhtıyı eriten ilaçlardır. Damar içinde oluşmuş trombusu eriterek damarı açan ilaçlara trombolitik veya fibrinolitik ilaçlar adı verilir.
Antihipertansif ilaçlar I 2 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçların temel ortak özellikleri total periferik damar direncini azaltmak olup bu etkilerini farklı mekanizmalar üzerinden gösterirler.
Antihipertansif ilaçlar II 2 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçların temel ortak özellikleri total periferik damar direncini azaltmak olup bu etkilerini farklı mekanizmalar üzerinden gösterirler.
Antihipertansif ilaçlar III 2 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçların temel ortak özellikleri total periferik damar direncini azaltmak olup bu etkilerini farklı mekanizmalar üzerinden gösterirler.
Kalp yetmezliğine karşı kullanılan ilaçlar 2 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Ayşe Saide Şahin KKY tedavisinde kullanılan ilaçlar; anjiotensin antagonistleri, vazodilatörler, inotropik etkili ilaçlar (kardiyotonik glikozidler ve diğerleri) ve beta adrenerjik reseptör blokörleridir. Anjiotensin antagonistleri Anjiotensin II oluşumunu azaltarak (ACE İNHİ:) ya da Anjiotensin AT1 reseptörlerini bloke ederek (ARB) arteriyolleri ve daha az derecede venülleri genişletirler; kalbin ön-yük ve son-yükünü azaltırlar. İndirekt diüretik ve natriüretik etkileri vardır. Böbrek kan akımını ve fonksiyonunu bozmazlar. Yetmezlikli hastada kalp debisini artırırlar. Diüretikler KKY'de hipervolemiyi azaltır. Digitaller pozitif inotrop etki oluştururlar, terapötik indeksleri düşüktür, başlangıçta yükleme dozunda verilebilirler. Dobutamin, dopeksamin, dopamin inotropik etkili sempatomimetiklerdir. Levosimendan kalsiyuma miyofibrillerin duyarlılığını artırarak inotropik etki oluşturur.
Antiaritmik ilaçlar I 2 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 10 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Antiaritmik ilaçlar kardiyak aksiyon potansiyelinin farklı evrelerine etki ederek kardiyak hücrelerin eksitabilitesinden sorumlu iyonlar veya reseptörler üzerinde etki oluştururlar.
Antiaritmik ilaçlar II 2 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 11 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Antiaritmik ilaçlar kardiyak aksiyon potansiyelinin farklı evrelerine etki ederek kardiyak hücrelerin eksitabilitesinden sorumlu iyonlar veya reseptörler üzerinde etki oluştururlar.
Antitüberküloz ilaçlar 2 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 12 Doç. Dr. İpek Duman İnhalasyon yoluyla vücuda giren Mycobacterium tuberculozis ve seyrek olarak diğer mikobakterilere bağlı, başta akciğer olmak üzere tüm organları tutabilen, bulaşıcı ve tedavi edilmezse ölümle sonuçlanabilen bir infeksiyon hastalığı olan tüberkülozun tedavisi 6-12 ay kadar süren uzun bir tedavidir. Tüberküloz tedavisinde tek ilaçla tedavi yapılmaz, ilk 2 ayda dörtlü olmak üzere iki veya daha fazla ilacın kombinasyonu gerekir. Tedavide birinci sıra (Majör) ilaçlar yanında, gerekirse ikinci sıra (Minör) ilaçlar kullanılır. Çoklu-rezistan (ÇİD/MDR) tüberküloz tedavisi, rezistan olmayan birinci sıra ilaç yanında ikinci sıra ilaç verilerek yapılır ve uzun sürer (2- 2,5 yıl). Uyunç sorunu nedeniyle tedavi rejimlerinden bazıları gözetimli rejimlerdir.
Hipolipidemik İlaçlar I 1 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 13 Doç. Dr. İpek Duman Ateroskleroz, gelişmiş ülkelerdeki en önemli mortalite ve morbidite nedenidir. Dislipidemi, aterosklerotik kalp hastalığının gelişiminde tedavi edilebilir risk faktörlerinin başında gelmektedir. Hipolipidemik İlaçlar primer etkilerine göre, Lipoprotein sentezini azaltanlar, Lipoprotein katabolizmasını arttıranlar ve Kolesterol absorpsiyonunu azaltanlar olarak gruplanmaktadır. Statinler LDL-Kolesterol yüksekliği ile seyreden tüm dislipidemilerde etkili olan ve ilk sırada tercih edilen ilaç grubudur. Hipolidemik tedavinin amacı ateroskleroz gelişimini durdurarak dislipidemilerin yol açtığı miyokard infarktüsü, anjina, periferik arter hastalığı, iskemik serebrovasküler olaylar gibi hastalıkların engellenmesidir.
Hipolipidemik İlaçlar II 1 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 14 Doç. Dr. İpek Duman Ateroskleroz, gelişmiş ülkelerdeki en önemli mortalite ve morbidite nedenidir. Dislipidemi, aterosklerotik kalp hastalığının gelişiminde tedavi edilebilir risk faktörlerinin başında gelmektedir. Hipolipidemik İlaçlar primer etkilerine göre, Lipoprotein sentezini azaltanlar, Lipoprotein katabolizmasını arttıranlar ve Kolesterol absorpsiyonunu azaltanlar olarak gruplanmaktadır. Statinler LDL-Kolesterol yüksekliği ile seyreden tüm dislipidemilerde etkili olan ve ilk sırada tercih edilen ilaç grubudur. Hipolidemik tedavinin amacı ateroskleroz gelişimini durdurarak dislipidemilerin yol açtığı miyokard infarktüsü, anjina, periferik arter hastalığı, iskemik serebrovasküler olaylar gibi hastalıkların engellenmesidir.
OSS hakkında genel bilgiler 2 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 15 Prof. Dr. Ayşe Saide Şahin Otonom sinir sistemi; sempatik (adrenerjik) ve parasempatik (kolinerjik) ve non-adrenerjik,non-kolinerjik (dopaminerjik, purinerjik, peptiderjik, ve nitrerjik sinirler) sistem olmak üzere 3 bölümden oluşmaktadır. Sempatik sistemin 2. sıra nöronları adrenerjik ( alfa ve beta rereptörler), parasempatik sistemde ise kolinerjiktir (muskarinik ve nikotinik reseptörler). Bu iki sistem bibirine zıt etkiler oluşturur. Otonom sinir sistemini etkileyen ilaçlar; asetilkoln veya noradrenalinnin sentez ya da metabolizmasını etkileyerek veya bu norotransmiterlerin reseptörlerini aktive ya da bloke ederek farmakolojik etkilerini oluşturur.
Parasempatomimetik ilaçlar 2 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 16 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Parasempatomimetik ilaçlar muskarinik veya nikotinik reseptörler üzerinden asetilkolin salgılanmasını artıran ilaçlardır.
Parasempatolitik ilaçlar 2 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 17 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Parasempatolitik ilaçlar muskarinik veya nikotinik reseptörler üzerinden asetilkolin salgılanmasını inhibe eden ilaçlardır. Parkinson hastalığı, astım ve KOAH tedavisinde de endikasyonları vardır.
Sempatomimetik ilaçlar 2 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 18 Prof. Dr. Kısmet Esra Nurullahoğlu Atalık Sempatik sistemin, sinirsel komponenti ve hormonal komponenti vardır. Bu nedenle sempatik sisteme sempatoadrenal sistem adı da verilir. Sempatik sistemin mediyatörü noradrenalin'dir. Semapatomimetik ilaçlar, efektör organları, adrenerjik reseptörler üzerinden direkt/indirekt olarak etkileyen ve sempatik sinir stimülasyonu sonucunda bu organlarda oluşan etkileri taklit eden ilaçlardır.
Sempatolitik ilaçlar 2 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 19 Prof. Dr. Kısmet Esra Nurullahoğlu Atalık Sempatolitik ilaçlar, adrenerjik reseptörleri veya nöronları bloke ederek efektör organlar üzerindeki sempatik tonusu azaltarak ve ortadan kaldırarak etki yapan ilaçlardır.
Periferik Vazodilatörler 1 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 20 Doç. Dr. İpek Duman Periferik vazodilatörler, periferik arter ve arteriollerin daralma ve tıkanmasına bağlı olan lokal dolaşım yetmezliklerinin tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Periferik vazodilatör ilaçlar, vazospastik hastalıkların tedavisinde spazmı çözerek iskemiyi ve ona bağlı belirtileri ortadan kaldırırlar. Periferik damar hastalıklarının vazodilatör ilaçlarla tedavisinde amaç, dolaşım yetmezliği olan damar yatağında kan akımının hızlanmasıdır. Direkt etkili vazodilatörler, Ca2+ kanal blokerleri, α-adrenerjik reseptör blokörleri, β-adrenerjik reseptör agonistleri, Adrenerjik nöron blokörleri ve Diğer periferik vazodilatörler gruplarındaki ilaçlar Periferik Vazodilatör olarak kullanılmaktadır.
Oksijen ve diğer tedavi gazları 1 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 21 Doç. Dr. İpek Duman nan
Antiaritmik ilaçlar I 100 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Antiaritmik ilaçlar kardiyak aksiyon potansiyelinin farklı evrelerine etki ederek kardiyak hücrelerin eksitabilitesinden sorumlu iyonlar veya reseptörler üzerinde etki oluştururlar.
Parasempatomimetik ilaçlar 100 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Parasempatomimetik ilaçlar muskarinik veya nikotinik reseptörler üzerinden asetilkolin salgılanmasını artıran ilaçlardır.
Antihipertansif ilaçlar II 100 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçların temel ortak özellikleri total periferik damar direncini azaltmak olup bu etkilerini farklı mekanizmalar üzerinden gösterirler.
Antihipertansif ilaçlar III 100 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçların temel ortak özellikleri total periferik damar direncini azaltmak olup bu etkilerini farklı mekanizmalar üzerinden gösterirler.
Antiaritmik ilaçlar II 100 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Antiaritmik ilaçlar kardiyak aksiyon potansiyelinin farklı evrelerine etki ederek kardiyak hücrelerin eksitabilitesinden sorumlu iyonlar veya reseptörler üzerinde etki oluştururlar.
Parasempatolitik ilaçlar 100 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Parasempatolitik ilaçlar muskarinik veya nikotinik reseptörler üzerinden asetilkolin salgılanmasını inhibe eden ilaçlardır. Parkinson hastalığı, astım ve KOAH tedavisinde de endikasyonları vardır.
Antihipertansif ilaçlar I 100 Farmakoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçların temel ortak özellikleri total periferik damar direncini azaltmak olup bu etkilerini farklı mekanizmalar üzerinden gösterirler.
Göğüs hastalıklarında tanısal incelemeler 2 Göğüs Hastalıkları 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Göğüs Hastalıkları (GOGS) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Şebnem Yosunkaya Non invaziv yöntemler olarak radyolojik tanı yöntemleri, solunum fonksiyon testleri, polisomnografi, balgam incelemeli, deri testleri, İnvaziv Tanı yöntemleri olarak arteryel kan gazları, bronkoskopi, torasentez ve plevra biyopsisi, torakoskopi, mediastinoskopi, açık akciğer biyopsisi, hemodinamik incelemeler anlatılmakta
Solunum Fonksiyon Testi 1 Göğüs Hastalıkları 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Göğüs Hastalıkları (GOGS) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Celalettin Korkmaz Solunum fonksiyon testleri (SFT): Solunum fonksiyonlarının değerlendirilmesinde kullanılan bir laboratuvar yöntemidir. Solunum sisteminin ventilasyon, diffüzyon ve mekanik özelliklerinin incelenmesinde kullanılır. Spirometre cihazı kullanılarak yapılır.
Solunum Sistemi Fizyolojisi 2 Göğüs Hastalıkları 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Göğüs Hastalıkları (GOGS) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. Hülya Vatansev Solunum organlarının görevleri inspirasyon, ekspirasyon mekanizması, akciğer yüzey gerilimi, solunum hacmi, kapasite ve tipleri akciğer ve alveolar ventilasyon ,oksijenin hemoglobinden ayrılmasına neden olan etkenler, hipoksi, siyanoz, dekompresyon hastalığı, asfiksi O2 ve CO2 ‘in taşınması , solunumun sinirsel kontrolüdür. Bu dersimizde solunum organlarının fizyolojik olarak mekanizmalarından bahsedilecektir.
Solunum Sistemi Fizik Muayenesi 2 Göğüs Hastalıkları 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Göğüs Hastalıkları (GOGS) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Turgut Teke Solunum sistemi fizik muayenesi sadece göğüs değil bütün vücudu kapsayan sistemli ve metodlu olmalıdır. Hasta yarı beline kadar soyularak mümkünse bir tabureye oturtarak yapılmalıdır. Toraks muayenesinde göğüs kafesinin inspeksiyonu, palpasyonu, perküsyonu ve oskültasyonu sırasıyla ve metoduna uygun bir şekilde yapılmalıdır.
Göğüs hastalıklarında tanısal incelemeler 100 Göğüs Hastalıkları 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Göğüs Hastalıkları (GOGS) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Şebnem Yosunkaya Non invaziv yöntemler olarak radyolojik tanı yöntemleri, solunum fonksiyon testleri, polisomnografi, balgam incelemeli, deri testleri, İnvaziv Tanı yöntemleri olarak arteryel kan gazları, bronkoskopi, torasentez ve plevra biyopsisi, torakoskopi, mediastinoskopi, açık akciğer biyopsisi, hemodinamik incelemeler anlatılmakta
Halk Sağlığına giriş 2 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Mehmet Uyar Halk sağlığı kavramı, halk sağlığının gelişimi, hekimliğin gelişimi tarihi
Üreme sağlığı/Cinsel sağlık I 2 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Yasemin Durduran Cinsel sağlık ve üreme sağlığı kavramının gelişimi- amacı, müdahale alanları, üreme hakları, sorunlar ve üreme sağlığına bütüncül yaklaşımın bilinmesi temel hedeflerdendir.
Hastalık, Sağlık ve Hekimliğin ilkesel gelişimi, halk sağlığı kavramları 2 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. Mehmet Uyar Hastalık ve sağlık kavramlarının içeriği. Hastalık ve sağlık kavramının belirleyicileri, sosyal, kültürel belirleyiciler
Toplumsal Kültürel Çeşitlilik, Hastalık ve Sağlık 2 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. Mehmet Uyar x
Sağlık yönetimi 1, Sağlık yönetimi 2 (Sağlık Hizmetlerinde TKY) 2 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 4 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir x
Öncelikli Dezavantajlı gruplar 1 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 5 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci Toplum içinde dezavantajlı grupların sağlığını daha iyi seviyelere yükseltmek ve toplum içinde kabul edilebilirliğini artırarak avantajlı konuma getirebilmek amacıyla yapılması ve alınması gereken önlemleri ifade etmek
Sağlıklılık durumları (Okul sağlığı) 1 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 6 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci x
Kazalar 1 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 7 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci x
Koruma kavramı, TSH ve HİS 21 1 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 8 Doç. Dr. Mehmet Uyar Koruma nedir? Primer, sekonder ve tersiyer koruma nedir? Temel sağlık hizmetleri nelerdir?
Dünyada ve Türkiye'de halk sağlığı sorunları 1 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 9 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci x
Üreme sağlığı/Cinsel sağlık III 1 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 10 Doç. Dr. Yasemin Durduran Aile planlaması danışmanlığı, mevzuatı, yöntemleri, anne ve bebek ölümlerinin önemi ve kamusal yaklaşım, bebek dostu ve anne dostu programları hakkında bilgi sahibi olmak.
Sağlıklılık durumları (Sağlık Taramaları) 1 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 11 Doç. Dr. Yasemin Durduran Taramalarda amaç, erken tanıdaki önemi, ülkemizde bebek-çocuk-kadın-yetişkin sağlığını iyileştirme adına yürütülen tarama ve programlar hakkında bilgi sahibi olunması temel hedeflerdendir.
Sağlık Yönetimi 3 (Sağlık Hizmetlerinde Örgütlenme), Sağlık Yönetimi 4 (Türkiye'de sağlık hizmetleri) 2 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 12 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir x
Sağlığın Geliştirilmesi (Sağlık Eğitimi) 2 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 13 Doç. Dr. Yasemin Durduran Sağlık eğitiminde temel odaklar, uygulamalar, pedagoji-androgoji arasındaki farklar, eğitim yönlendiricisinin rolü, yetişkinlerde öğrenme engelleri, yetişkinin öğrenme özellikleri ve sağlık eğitimi değerlendirilmesi hakkında bilgi sahibi olmak temel hedeflerdendir.
Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddet (Çalışan Sağlığı) 1 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 13 Doç. Dr. Yasemin Durduran Sağlık çalışanlarının sağlığı ve güvenliği konularındaki uygulamalar ve mevzuat hakkında bilgi sahibi olunması, beyaz kod uygulaması gibi konularda bilgi sahibi olunması temel hedeflerdendir.
Sağlık personeli görev, hak ve sorumlulukları, Sağlık mevzuatı 2 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 14 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir x
Çevre ve Sağlık Etkileşimi (Beslenme I) 2 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 15 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci Sağlığın korunması ve geliştirilmesi için beslenme durumunun özelikle toplumdaki duyarlı gruplarda (0-5 yaş grubu çocuklar, okul çağı çocuklar ve gençler, gebe ve emzikli kadınlar, doğurganlık çağındaki kadınlar, yaşlılar, işçiler) ve hasta olan bireylerde sürekli izlenmesi ve değerlendirilmesi.
Sağlıklılık Durumları (Bağışıklama) 1 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 16 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir Genişletilmiş bağışıklama programı ve erişkin aşılama programı derste işlenir. Soğuk zincir ve aşıların saklama,transfer koşulları hakkında bilgiler verilir
Toplumsal ve Kültürel Çeşitlilik (Sağlığın Belirleyicileri) 1 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 17 Doç. Dr. Mehmet Uyar Sağlığın tanımı, insan sağlığının sosyo- ekonomil ve kültürel belirleyicileri, Sağlığı açıklayıcı modeller
Sağlık Yönetimi (Sağlık Ekonomisi) 1 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 18 Doç. Dr. Mehmet Uyar sağlık ekonomisinin özellikleri, sağlık hizmetlerinde ekonomik finansman modelleri
Çevre ve Sağlık Etkileşimi (Beslenme II) 2 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 20 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci Beslenme durumunun saptanmasında kullanılan metodlar ve özellikli beslenme gerektiren gebe ve emzikli ile bebek beslenmesinin sağlığın geliştirilmesindeki rolüne değinmek.
Türkiye'de sağlık hizmetleri ve Sağlık Hizmetlerinde Örgütlenme 100 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir Derste koruyucu, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetleri anlatılmaktadır. Koruyucu sağlık hizmetleri sınıflaması yapılmaktadır. Türkiye 'de Sağlık Bakanlığının güncel merkez ve taşra teşkilatlanması anlatılmaktadır.
Sağlıklılık Durumları (Bağışıklama) 100 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir Genişletilmiş bağışıklama programı ve erişkin aşılama programı derste işlenir. Soğuk zincir ve aşıların saklama,transfer koşulları hakkında bilgiler verilir
Çevre ve Sağlık Etkileşimi (Beslenme II) 100 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci Beslenme durumunun saptanmasında kullanılan metodlar ve özellikli beslenme gerektiren gebe ve emzikli ile bebek beslenmesinin sağlığın geliştirilmesindeki rolüne değinmek.
Üreme sağlığı/Cinsel sağlık II 2 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Yasemin Durduran Güvenli annelik çatısı altındaki konuların incelenmesi ve hakkında bilgi sahibi olunması, Ülkemizde Sağlık Bakanlığı’na bağlı yürütülen başlıca kadın sağlığı programları hakkında bilgi sahibi olunması temel hedeflerdendir.
Çevre ve Sağlık Etkileşimi (Beslenme I) 100 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci Sağlığın korunması ve geliştirilmesi için beslenme durumunun özelikle toplumdaki duyarlı gruplarda (0-5 yaş grubu çocuklar, okul çağı çocuklar ve gençler, gebe ve emzikli kadınlar, doğurganlık çağındaki kadınlar, yaşlılar, işçiler) ve hasta olan bireylerde sürekli izlenmesi ve değerlendirilmesi.
Öncelikli Dezavantajlı gruplar 100 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci Toplum içinde dezavantajlı grupların sağlığını daha iyi seviyelere yükseltmek ve toplum içinde kabul edilebilirliğini artırarak avantajlı konuma getirebilmek amacıyla yapılması ve alınması gereken önlemleri ifade etmek
Sağlık mevzuatı 100 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir Sağlık ile ile ilgili temel kanun, yönetmelik ve yönergeler kısaca anlatılır
Üreme sağlığı/Cinsel sağlık I 2 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Yasemin Durduran Cinsel sağlık ve üreme sağlığı kavramının gelişimi- amacı, müdahale alanları, üreme hakları, sorunlar ve üreme sağlığına bütüncül yaklaşımın bilinmesi temel hedeflerdendir.
Sağlık personeli görev, hak ve sorumlulukları 100 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir Devlet memurları kanunu ve ilgili mevzuatlarca sağlık personelinin görev,hak ve sorumlulukları işlenir
Üreme sağlığı/Cinsel sağlık II 2 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Yasemin Durduran Güvenli annelik çatısı altındaki konuların incelenmesi ve hakkında bilgi sahibi olunması, Ülkemizde Sağlık Bakanlığı’na bağlı yürütülen başlıca kadın sağlığı programları hakkında bilgi sahibi olunması temel hedeflerdendir.
Sağlık yönetimi 100 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir Sağlık yönetimi ve yönetim süreçlerinden bahsedilir. Sağlık yöneticisinin bilmesi gerektiği durumlardan bahsedilir
Sağlık mevzuatı 100 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir Sağlık ile ile ilgili temel kanun, yönetmelik ve yönergeler kısaca anlatılır
Sağlık personeli görev, hak ve sorumlulukları 100 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir Devlet memurları kanunu ve ilgili mevzuatlarca sağlık personelinin görev,hak ve sorumlulukları işlenir
Türkiye'de Sağlık Hizmetleri ve Sağlık Hizmetlerinde Örgütlenme 100 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir Derste koruyucu, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetleri anlatılmaktadır. Koruyucu sağlık hizmetleri sınıflaması yapılmaktadır. Türkiye 'de Sağlık Bakanlığının güncel merkez ve taşra teşkilatlanması anlatılmaktadır.
Sağlık Yönetimi 100 Halk Sağlığı 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir Sağlık yönetimi ve yönetim süreçlerinden bahsedilir. Sağlık yöneticisinin bilmesi gerektiği durumlardan bahsedilir
Kardiyak Semptomları ve Fizik Muayene 1, 2 2 Kardiyoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Kardiyoloji (KRDY) Preklinik (Teorik) 1 Dr. Öğr. Üy. Ahmet Lütfü Sertdemir Kalp hastalıklarının tespitinde ve ayırıcı tanısında semptomlar ve fizik muayene önemli yer tutar. Göğüs ağrıs, nefes darlığı, çarpıntı, senkop ve ödem en önemli semptomlardır. Fizik muyanede inspeksiyon, palpasyon ve oskültasyon yapılır. Perküsyonun değeri diğer sistemik muayenelere kıyasla azdır.
Temel EKG 2 Kardiyoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Kardiyoloji (KRDY) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Alpay Arıbaş EKG'nin çalışma prensibi, dalgaların oluşması, normal görünüşleri ve ne anlama geldiği işlenmekte
Kardiyak Semptomlar ve Fizik Muayene 3 1 Kardiyoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Kardiyoloji (KRDY) Preklinik (Teorik) 3 Dr. Öğr. Üy. Ahmet Lütfü Sertdemir Kalp hastalıklarının tespitinde ve ayırıcı tanısında semptomlar ve fizik muayene önemli yer tutar. Göğüs ağrıs, nefes darlığı, çarpıntı, senkop ve ödem en önemli semptomlardır. Fizik muyanede inspeksiyon, palpasyon ve oskültasyon yapılır. Perküsyonun değeri diğer sistemik muayenelere kıyasla azdır.
Kalp yetersizliği 2 Kardiyoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Kardiyoloji (KRDY) Preklinik (Teorik) 4 Doç. Dr. Yakup Alsancak x
Akut Koroner Sendrom 2 Kardiyoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Kardiyoloji (KRDY) Preklinik (Teorik) 5 Doç. Dr. Ahmet Seyfeddin Gürbüz Göğüs ağrısı ile başvuran hastalarda olabilecek tüm tanıları ayırtedebilme, EKG'de akut koroner sendrom(AKS) düşündürecek patolojileri belirleme, AKS tanısı koyarak tedavi edebilmeyi ögrenmek.
Kronik Koroner Arter Hastalığı 1 Kardiyoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Kardiyoloji (KRDY) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Abdullah İçli Uzun süreçler sonunda çevresel ve genetik faktörlerle koroner arterlerde aterosklerotik plaklar meydana gelir. Aterosklerozun önlenmesinde hayat tarzı değişiklikleri ve medikal tedaviler önemli yer tutar. Kronik dönemde morbidite ve mortaliteyi azlatmak önemlidir.
Hipertansiyon 1 Kardiyoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Kardiyoloji (KRDY) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Hakan Akıllı x
Kalp kapak hastalıkları 2 Kardiyoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Kardiyoloji (KRDY) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Ahmet Soylu x
Kronik Koroner Arter Hastalığı 100 Kardiyoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Kardiyoloji (KRDY) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Abdullah İçli Uzun süreçler sonunda çevresel ve genetik faktörlerle koroner arterlerde aterosklerotik plaklar meydana gelir. Aterosklerozun önlenmesinde hayat tarzı değişiklikleri ve medikal tedaviler önemli yer tutar. Kronik dönemde morbidite ve mortaliteyi azlatmak önemlidir.
Nükleer Tıpta Solunum Sistemi Görüntülemeleri, Nükleer Tıpta Kardiyovasküler Sistem Görüntülemeleri 2 Nükleer Tıp 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Nükleer Tıp (NUKT) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Özlem Şahin x
Konjenital Kalp Hastalıkları 1 Patoloji 3-3 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Salim Güngör Konjenital kalp hastalıkları doğumda mevcut olan kalple veya büyük damarlarla ilgili anormallikleri açıklayan genel bir terimdir. Tüm doğum defektlerinin %20-30'unda, tüm canlı doğumların %1'inde görülür. Genetik ve çevresel faktörler etyolojide rol oynamaktadır. Konjenital kalp hastalıkları çeşitli şekillerde (kan akımının soldan sağa veya sağdan sola akımına izin veren şant durumuna göre ya da siyanotik veya asiyanotik klinik durumuna göre vb) sınıflandırılabilir. Sıklık sırasına göre en fazla insidansı olan ventriküler septal defekttir.
Kalp yetersizliği ve kor pulmonale, Myokard ve Perikard Hastalıkları 2 Patoloji 3-3 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Salim Güngör x
Hipertansif Kalp Hastalığı ve Kalp tümörleri, İskemik Kalp hastalıkları 2 Patoloji 3-3 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Salim Güngör x
Ven ve Lenf Damarı Hastalıkları, Damar Tümörleri 2 Patoloji 3-3 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Salim Güngör x
Mikobakteri Tıbbi Patolojisi, Plevral hastalıklar 2 Patoloji 3-3 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Lema Tavlı x
Obstrüktif Akciğer Hastalıkları, Akciğer ve Plevra Tümörler 2 Patoloji 3-3 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Lema Tavlı x
Pediatrik akciğer hastalıkları ve atelektazi, Restriktif akciğer hastalıkları 2 Patoloji 3-3 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Lema Tavlı x
Üst Solunum Yolu Tümörleri, Vasküler Akciğer Hastalıkları 2 Patoloji 3-3 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Lema Tavlı x
Ven ve Lenf Damarı Hastalıkları, Damar Tümörleri 100 Patoloji 3-3 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Güngör Varisler kronik intraluminal basınç artışı ve damar duvarının destek kaybıyla ortaya çıkan anormal şekilde dilate, kıvrıntılı venlerdir.Flebotromboz iltihap olmaksızın ven içerisinde pıhtı oluşmasıdır.Pulmoner emboli, DVT'nun sık görülen ve ciddi bir komplikasyonudur , venöz trombüsün parçalanması ya da damar duvarından ayrılması ile oluşur. Lenfanjİt:Lenfanjit, lenfatik damarların, bakteriyel enfeksiyonların yayılımı ile ortaya çıkan akut inflamasyonudur .Vasküler neoplaziler endotelden (örn. hemanjiom, lenfanjiom, anjiosarkom) ya da kan damarlarını destekleyen veya çevreleyen hücrelerden (örn. glomus tümörü, hemanjioperistoma) köken alabilirler.
Kalp yetersizliği ve kor pulmonale, Myokard ve Perikard Hastalıkları 100 Patoloji 3-3 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Güngör Konjestif kalp yetersizliği bozulmuş kardiyak atım (ileriye doğru yetersizlik) veya kanın venöz sistemde göllenmesi (geriye doğru yetersizlik) veya her ikisi ile karakterlidir. En sık nedeni iskemik kalp hastalığı ve hipertansiyondur. 5 majör mekanızmanın 1 veya daha fazlası ile kardiyovasküler disfonksiyon gelişir: pompalama yetersizliği, akışta tıkanma, akımın regürgitasyonu, iletim bozuklukları, dolaşım sisteminin devamlılığında bozulma. Korpulmonale akciğer hastalıkları veya akciğer damar hastalıkları sonucu pulmoner hipertansiyona sekonder sağ ventrikül hipertrofisi, dilatasyonu ve olasılıkla yetersizliğidir. Kardiyomyopatiler inflamatuar, immünolojik, metabolik, genetik, idiopatik ve toksik nedenlerle ve distrofilerde gelişebilir. Başlıca üç çeşit kardiyomyopati: dilate kardiyomyopati, hipertrofik kardiyomyopati ve restriktif kardiyomyopatidir. Dilate kardiyomyopatinin 3 temel nedeni: myokardit, alkol ve adriyamisindir. Perikardit etyoljiye göre seröz, fibrinöz, pürülan, hemorajik, kazeöz, kronik paternlerde oluşabilir.
Hipertansif Kalp Hastalığı ve Kalp tümörleri, İskemik Kalp hastalıkları 100 Patoloji 3-3 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Güngör Sistemik hipertansif kalp hastalığı sistemik hipertansiyona karşı kalbin hipertrofik adaptif cevabıdır, sonuçları: myokardiyal disfonksiyon, kardiyak dilatasyon, konjestif kalp yetersizliği ve ani ölüm olabilir. Morfolojisinde sol ventrikülde dilatasyon olmadan basınç artışı hipertrofisi görülür, zamanla sol atriumda dilatasyon gelişir. Pulmoner hipertansif kalp hastalığı korpulmonaledir, akut veya kronik olabilir. En sık primer kalp tümörü miksomadır. Kalp tümörlerinin büyük kısmı benign mezenkimal tümörlerdir. İskemik kalp hastalığı miyokard iskemisi ile ilişkili bir grup sendromun genel ismidir, klnik bulguları başlıca 4 sendroma ayrılabilir: anjina pektoris, myokard infarktüsü, konjestif kalp yetersizliği ile birlikte kronik iskemik kalp hastalığı, ani kardiyak ölüm. Myokard iskemisinin çoğu olguda nedeni aterosklerotik koroner arter obstrüksiyonudur. Stabil bir aterosklerotik plağın anstabil aterotrombotik lezyona dönüşmesi ile olaylar gerçekleşir.
KALP KAPAK HASTALIKLARI ve ENDOKARDİT 100 Patoloji 3-3 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Güngör Kalp kapaklarının hastalıkları, stenoz, kapak yetmezliği (regürjitasyon) ya da beraberce her ikisi ile sonlanır.Stenoz (darlık) bir kapağın tam olarak açılamaması ve ileri doğru geçen kan akışını kısmen ya da tamamen tıkamasıdır. Kapak yetersizliği bir kapağın tamamen kapanamaması ve kan akışının regürjitasyonuna (geri kaçmasına) izin vermesidir.Romatizmal Kapak Hastalıkları:Romatizmal ateş, akut, bağışıklık sisteminin aracılık ettiği, A grubu ß-hemolitik streptokok enfeksiyonları (genellikle farenjit, seyrek olarak ateş, deri enfeksiyonu gibi diğer enfeksiyonlar) sonrası gelişen ve çok sayıda sistemi tutan, inflamatuar bir hastalıktır. Enfektif Endokardit:Kalp kapaklarının veya mural endokardın mikroplar tarafından çoğu zaman alttaki kalp dokularının tahrip olmasıyla birlikte istilâ edilmesi karakteristik olarak; nekrotik debristen, trombüsten ve organizmalardan oluşan, kitleli, kolayca zedelenebilen vejetasyonların gelişmesiyle sonuçlanır.
Çocukta üriner enfeksiyon 1 Pediatri 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 1 Öğr. Üyeleri Pediatri Üriner sistemin herhangibir yerinde oluşan enfeksiyon. Küçük çocuklarda böbrek hasarı gelişebilir.
Pediatride Dolaşım Sistemi Muayenesi 2 Pediatri 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Mehmet Burhan Oflaz Pediatride Dolaşım Sistemi Muayenesi
Pediatride Çocukluk Çağı Hastalıklarına Yaklaşım 1 Pediatri 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Ahmet Osman Kılıç Pediatride Çocukluk Çağı Hastalıklarına Yaklaşım
Pediatride Siyanoz, Pediatride Fetal Dolaşım 2 Pediatri 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Fatih Şap Pediatride Siyanoz, Pediatride Fetal Dolaşım
Pediatride Solunum Sistemi Muayenesi 2 Pediatri 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Sevgi Pekcan Pediatride Solunum Sistemi Muayenesi
Çarpıntı, Kalpte Üfürüm 2 Pediatri 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Tamer Baysal Çarpıntı, Kalpte Üfürüm
Çarpıntı, Kalpte Üfürüm 2 Pediatri 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Tamer Baysal Çarpıntı kalp normalden hızlı attığı zaman hissedilen bir bulgudur. Taşikardi nedenleri ve ayırıcı tanı ile tetkiklerden bahsedilmelidir. Üfürümlerin çeşitleri ve tanımlamaları yapıldıktan sonra ayırıcı tanı yöntemleri anlatılmalıdır.
Pediatride Çocukluk Çağı Hastalıklarına Yaklaşım 2 Pediatri 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Ahmet Osman Kılıç Çocukluk çağı hastalıkları çocukluk yaş dönemine göre farklılıklar göstermektedir. Her yaş grubu için sık karşılaşılan hastalık gruplarını tanımak hastalara yaklaşım açısından önem arz etmektedir.
Pediatride Siyanoz, Pediatride Fetal Dolaşım 2 Pediatri 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Fatih Şap Siyanoz; Cilt ve mukozalarda mavimsi renk değişikliğine verilen isimdir. Siyanoz cilt venlerinde indirgenmiş (redükte) hemoglobinin (Hb) 5 g/dl’nin üzerine çıktığı durumlarda görülür. İndirgenmiş Hb kaynağı; ya arteriyel desaturasyondur (Santral Siyanoz) ya da perifer dokular tarafından oksijenin artmış ayrışmasıdır (Periferik Siyanoz). Bir de 3. bir siyanoz çeşidi olan diferansiye siyanoz (asimetrik siyanoz) tanımlanabilir. Siyanozu, deri ve mukoza pigmentasyonundan ayırmak gerekir. Esmer ciltte; cilde rengi veren indirgenmiş hemoglobin değil, artmış melanin pigmentidir. Santral siyanoz dil, ağız ve konjuktiva mukozası gibi yerlerle birlikte tüm ciltte (parmaklar, tırnak yatakları, dudaklar, kulaklar ve burun) görülür. Periferik siyanozda ise distal ekstremitelerde (elde, el ve ayak parmak uçlarında, nadiren ağız ve göz çevresinde) siyanoz görülürken mukozalarda görülmez. Santral siyanoz yapan nedenler genelde ciddi (Siyanotik konjenital kalp hastalıkları, Akciğer hastalıkları veya Santral sinir sistemi depresyonu) hastalıklardır. Santral siyanozunun kaynağının araştırılmasında Hiperoksi test kullanılır, böylece kaynağın kalp veya akciğer kökenli olduğunun ayırımı yapılabilmektedir. Fetal dolaşım; Fetal dolaşımda önemli şant ve yapılar [Plasenta, Göbek kordonu (2 umbilikal arter ve 1 umbilikal ven), Duktus Venozus, Foramen Ovale ve Duktus Arteriyozus] bulunmaktadır. İntrauterin dönemde fetüs göbek kordonuyla plasentaya bağlanır. Besleyici maddelerin ve oksijenin tranferinde plasenta önemli rol oynar. İntrauterin dönemde akciğerler sıvı ile ile dolu olduğu için fetüste gaz değişimi plasentada yapılır. İntrauterin dönemde, sağ ve sol venrikül paralel bir dolaşım içerisindedirler. Atriyal ve büyük damar seviyelerinde çeşitli şantlarla kan karışımı olmaktadır. Plasentadan besin ve oksijenden zengin kan göbek kordonunun içindeki 1 umbilikal ven aracılığı ile bebeğe gelir ve duktus venozus ile inferior vena kavaya (IVC) açılır. IVC den sağ atriyuma gelen görece oksijenden zenginın kanın bir bölümü foramen ovale ile sol atriyuma açılır, ve böylece kalp ve beyin gibi hayati organlar oksijenli kanla perfüze olur. Fetüste akciğerler kapalı olduğu için kalbin sağ tarafının kanı büyük oranda pulmoner arterden duktus arteriyozus yoluyla inen aortaya geçer. Fetüsün kirlenmiş kanı iki umbilikal arter yoluyla göbek kordonu içinde plasentaya gitmektedir. Bu sayede fetüs intauterin yaşamını sürdürebilmektedir.
Dolaşım sistemi muayenesi x 2 Pediatri 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Mehmet Burhan Oflaz Doğuştan ya da edinsel kalp hastalıkları çocuklarda sık görülen patolojilerdir. Multifaktöryel etyolojiye sahip olan bu hastalıklarda iyi alınmış bir anamnez ve bu anamnezdeki kardiyovasküler sistem özelliklerini de kapsayanayrıntılı fizik muayene ile kalp hastalıkları ön tanısı ve ayırıcı tanısı yapılabilir. Pediatrik hastalardaki emmeme, takipne, siyanoz, taşikardi, dispne, senkop, göğüs ağrısı, çarpıntı ve üfürüm duyulması gibi semptom ve bulgular ayrıntılı olarak ele alınmakta ve inspeksiyon, palpasyon, perküsyon ve oskültasyon ile muayene özellikleri anlatılmaktadır.
Akciğer kanserlerinde Radyoterapi 1 Radyasyon Onkolojisi 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Radyasyon Onkolojisi (RONK) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Gül Kanyılmaz Akciğer anatomisi, Akciğer kanseri epidemiyolojisis, Akciğer kanseri tipleri, akciğer kanserinde tanı ve tedavi yöntemleri kanseri ve tedavide radyoterapinin rolü
Akciğer kanserlerinde Radyoterapi 100 Radyasyon Onkolojisi 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Radyasyon Onkolojisi (RONK) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Gül Kanyılmaz Akciğer anatomisi, Akciğer kanseri epidemiyolojisis, Akciğer kanseri tipleri, akciğer kanserinde tanı ve tedavi yöntemleri kanseri ve tedavide radyoterapinin rolü
Mediastinal yapıların radyolojik değerlendirilmesi 1 Radyoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Radyoloji (RDYO) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Pınar Diydem Yılmaz Mediasten, toraks içerisinde akciğerleri saran plevra yaprakları arasındaki boşluktur. Vital fonksiyonlar için gerekli hayati yapıları içermektedir. Sınırlarını; torasik inlet- diafragma Sternum- Vertebral kolon/kotlar oluşturur.
Solunum Sistemi Hastalıklarında radyolojik algoritma 1 Radyoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Radyoloji (RDYO) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Necdet Poyraz Radyolojik görüntüleme yöntemleri farklı fizik prensiplerle çalışır. Her yöntemin tanısal üstünlükleri yanında bazı avantaj ve dezavantajları vardır. Kullanım amaçları ve yerleri farklıdır. Yöntem seçiminde bunların bilinmesi, hasta için en uygun görüntüleme yönteminin seçimi çok önemlidir. Radyolojik yöntemlerin zararlı etkilerinden hasta ve hasta yakınlarını korumak ve alınması gereken güvenlik önlemleri konusunda bilgi sahibi olmak gerekir.
Solunum Sistemi Hastalıklarında Algoritma ve Olgu Örnekleri 1 Radyoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Radyoloji (RDYO) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. Necdet Poyraz Normal toraks radyolojik anatominin bilinmesi ve patoloji süreçlerde ortaya çıkan değişikliklerin görüntüye nasıl yansıdığının anlaşılması gerekir. Örneğin akciğer grafisinde hava siyah görülürken, havalanması kaybolmuş bir pnömonik konsolidasyon beyaz görülür. Bu basitçe X ışını geçirgenliğiyle açıklanır. Aynı mantıkla, X ışını geçirgenliği artmış pnömotoraks alanı, grafide normal akciğere göre daha siyah görülecektir. Her görüntüleme yönteminin görüntü oluşumunda farklı fizik prensipler geçerlidir.
Kafa travmasında radyolojik yaklaşım 1 Radyoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Radyoloji (RDYO) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Saim Açıkgözoğlu Kafa travmasında kemikte kırık, beyinde kontüzyon, kanama, akson yaralanması, subdural, epidural, subaraknoid kanama radyolojik tanılarının ve bulgularının neler olduğu öğrenilecektir.
Akut Karın Sendromu radyolojik yaklaşım 1 Radyoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Radyoloji (RDYO) Preklinik (Teorik) 5 Doç. Dr. Cengiz Kadıyoran Akut karında radyolojik algoritma doğrultusunda direkt grafi ilk terich sebebidir. Akut karın olşuturan patolojiyi sıklıkla ortaya çıakrmak için ulltrasonografi incelemesi en çok tercih edilen inceleme yöntemidir.
Kafa travmasında radyolojik yaklaşım 100 Radyoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Radyoloji (RDYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Saim Açıkgözoğlu Kafa travmasında kemikte kırık, beyinde kontüzyon, kanama, akson yaralanması, subdural, epidural, subaraknoid kanama radyolojik tanılarının ve bulgularının neler olduğu öğrenilecektir.
Akut Karın Sendromu radyolojik yaklaşım 100 Radyoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Radyoloji (RDYO) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Cengiz Kadıyoran Akut karında radyolojik algoritma doğrultusunda direkt grafi ilk terich sebebidir. Akut karın olşuturan patolojiyi sıklıkla ortaya çıakrmak için ulltrasonografi incelemesi en çok tercih edilen inceleme yöntemidir.
Mediastinal yapıların radyolojik değerlendirilmesi 100 Radyoloji 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Radyoloji (RDYO) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Pınar Diydem Yılmaz Mediasten, toraks içerisinde akciğerleri saran plevra yaprakları arasındaki boşluktur. Vital fonksiyonlar için gerekli hayati yapıları içermektedir. Sınırlarını; torasik inlet- diafragma Sternum- Vertebral kolon/kotlar oluşturur.
Göğüs ağrısı olan hastaya yaklaşım 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Hakan Akıllı x
Öksürükte tanıya yaklaşım, Balgamlı hastaya yaklaşım 2 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 2 Dr. Öğr. Üy. Soner Demirbaş Solunum yollarından öksürük ile dışarı atılan mukus ve hücre artıklarından oluşan sekresyona balgam denir.Normal hava yolu sekresyonu24 saatte 10 mL sekresyondur. Sağlıklı insanlarda fark edilmeden yutulur .Balgam çıkaran hastada, balgamın günlük miktarı, balgamın niteliği (mukoid,mukopürülan,kanlı,siyah ,köpüklü ) balgamın kokusu, balgam tükürmenin pozisyonla ilişkisi sorgulanmalıdır.Öksürük, akciğerleri aspirasyondan koruyan fazla bronşiyal sekreyonların atılmasını sağlayan istemli veya istemsiz refleks yoldan oluşan ani patlayıcı ekspirasyon manevrasıdır.Solunum sisteminin bir savunma mekanizması olan öksürük, sağlıklı kişilerde nadiren görülür. Basit nedenlerle ortaya çıkan kısa süreli geçici öksürükler olabileceği gibi ciddi bir hastalığın belirtisi de olabilir. Öksürük, nadiren bir alışkanlık veya psikojenik faktörlerle ilgili de olabilir
Radyolojik yaklaşım (SAT 3-3) 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. Necdet Poyraz Düşük radyasyon ve maliyet yanında kolay ulaşılabilir olması dolayısıyla solunum sistemi radyolojisinde başlangıç görüntüleme yöntemi akciğer grafisidir. Genellikle posteroanterior akciğer grafisine lateral grafi eklenerek 3. boyut elde edilmiş olur. Pnömoni gibi hastalıkların takibinde akciğer grafisi tercih edilir. Semptomları düzelmeyen akciğer grafisinde sebat eden lezyonlar olduğunda altta yatan başka bir patoloji varlığı BT ile araştırılabilir. Pulmoner emboli gibi akut dispne, takipne ve taşikardi yapan bir hastalıkta, diğer olası nedenleri (pnömoni, pnömotoraks vb.) ekarte etmek için akciğer grafisi çekilebilir.
Nefes darlığında kardiyolojik yaklaşım 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Hakan Akıllı x
Nefes darlığında pulmoner yaklaşım 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Şebnem Yosunkaya Solunum sisteminde Dispneyi doğuran faktörler irdelenerek dispnesi olan hastaya yaklaşım anlatılmaktadır:dispnenin başlangıç şekline göre:akut-kronik, niteliğine göre ve kronik dispnede dispne derecesinin değerlendirilmesi,
Kanlı balgamlı hastaya yaklaşım 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 6 Doç. Dr. Celalettin Korkmaz Hemoptizi; trakeabronşiyal sistem veya akciğer kaynaklı kan ekspekterasyonudur. Hemoptizilerin %3-10'u masif olur. Masif hemoptizide uygun tedavi edilmeyen olgularda, mortalite %50 civarındadır. Bu nedenle erken tanı ve uygun tedavi çok önemlidir. Elli civarında hemoptizi nedeni vardır. Tanıya giden yolda en önemli basamak ayrıntılı bir anamnez almak olup fizik muayene, laboratuavar, görüntüleme yöntemleriyle kesin tanıya gidilir. Hastanın klinik durumuna göre medikal, girişimsel yada cerrahi tedavi yöntemleri uygulanır.
Nefes Darlığı olan Hastaya Radyolojik Yaklaşım 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 7 Doç. Dr. Cengiz Kadıyoran Nefes darlığı olan hastanın iyi bir fizik muayenesini takiben ilk olarak algortima da göz önünde bulundurulduğunda Direkt grafi tercih edilmelidir. Nefes darlığını noalsı birr çok nedeni göz önünde bulundurlduğunda akciğer yada kalp kaynaklı nednelere yönelik öncelikle BT ve tercihe kontrastlı tetkik faydalı bilgiler sağlar.
Nefes darlığında pulmoner yaklaşım 100 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Şebnem Yosunkaya Solunum sisteminde Dispneyi doğuran faktörler irdelenerek dispnesi olan hastaya yaklaşım anlatılmaktadır:dispnenin başlangıç şekline göre:akut-kronik, niteliğine göre ve kronik dispnede dispne derecesinin değerlendirilmesi,
Nefes Darlığı olan Hastaya Radyolojik Yaklaşım 100 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Cengiz Kadıyoran Nefes darlığı olan hastanın iyi bir fizik muayenesini takiben ilk olarak algortima da göz önünde bulundurulduğunda Direkt grafi tercih edilmelidir. Nefes darlığını noalsı birr çok nedeni göz önünde bulundurlduğunda akciğer yada kalp kaynaklı nednelere yönelik öncelikle BT ve tercihe kontrastlı tetkik faydalı bilgiler sağlar.
Öksürükte tanıya yaklaşım, Balgamlı hastaya yaklaşım 100 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. Soner Demirbaş Solunum yollarından öksürük ile dışarı atılan mukus ve hücre artıklarından oluşan sekresyona balgam denir.Normal hava yolu sekresyonu24 saatte 10 mL sekresyondur. Sağlıklı insanlarda fark edilmeden yutulur .Balgam çıkaran hastada, balgamın günlük miktarı, balgamın niteliği (mukoid,mukopürülan,kanlı,siyah ,köpüklü ) balgamın kokusu, balgam tükürmenin pozisyonla ilişkisi sorgulanmalıdır.Öksürük, akciğerleri aspirasyondan koruyan fazla bronşiyal sekreyonların atılmasını sağlayan istemli veya istemsiz refleks yoldan oluşan ani patlayıcı ekspirasyon manevrasıdır.Solunum sisteminin bir savunma mekanizması olan öksürük, sağlıklı kişilerde nadiren görülür. Basit nedenlerle ortaya çıkan kısa süreli geçici öksürükler olabileceği gibi ciddi bir hastalığın belirtisi de olabilir. Öksürük, nadiren bir alışkanlık veya psikojenik faktörlerle ilgili de olabilir
Kanlı balgamlı hastaya yaklaşım 100 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Celalettin Korkmaz Hemoptizi; trakeabronşiyal sistem veya akciğer kaynaklı kan ekspekterasyonudur. Hemoptizilerin %3-10'u masif olur. Masif hemoptizide uygun tedavi edilmeyen olgularda, mortalite %50 civarındadır. Bu nedenle erken tanı ve uygun tedavi çok önemlidir. Elli civarında hemoptizi nedeni vardır. Tanıya giden yolda en önemli basamak ayrıntılı bir anamnez almak olup fizik muayene, laboratuavar, görüntüleme yöntemleriyle kesin tanıya gidilir. Hastanın klinik durumuna göre medikal, girişimsel yada cerrahi tedavi yöntemleri uygulanır.
Fiziksel Aktivite ve Sağlık, Sağlıklı Bireylerde Egzersiz Reçetelendirmesi (Çocuk, erişkin, gebe, yaşlı) 2 Spor Hekimliği 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Spor Hekimliği (SPHK) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Fiziksel Aktivite ve Sağlık, Sağlıklı Bireylerde Egzersiz Reçetelendirmesi (Çocuk, erişkin, gebe, yaşlı)
Solunum Sistemi Hastalıkları Genetiği 1 Tıbbi Genetik 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Ayşe Gül Zamani Alfa-1 antitripsin eksikliği, kistik fibrozis ve akciğer kanseri örnek olarak seçilen hastalıklardır. Bu hastalıkların genetik tanısı ve takip deki genetiğin rolüanlatılacaktır. Genetik temelli "genterapi, ekzon skipping ve kişiye özel tedavi ve gen editing tedavilerinden kısaca bahsedilecektir.
Kardiyovasküler hastalıkların genetiği 1 Tıbbi Genetik 3-3 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Ayşe Gül Zamani Konjenital kalp hastalıkları giderek artan bir oranla görülmekte ve bunun sebeplerinin genetik etmenler olduğu düşünülmektedir. Bu irdelenecektir. Bir çok kromozomal ve genetik sendromda konjenital kalp hastalıkları izlenmektedir. Bu sendromlar irdelenecektir.İletim tipi kalp hastalıkları ve kalıtsal kardiyomiyopatiklere değinilerek. Bu hastalıklarda yapılması gereken genetik testler ve yeterlilikleri anlatılacakatır.
Mycobacterium ve Enfeksiyonları 2 Tıbbi Mikrobiyoloji 3-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu Tuberküloz/Verem, Lepra gibi hastalıkların etkenlerinin yapıları, klinik seyirleri, laboratuvar tanısı, tedavisi ve korunma yollarını sistematik olarak ele alır.
İnfluenza Enfeksiyonu 2 Tıbbi Mikrobiyoloji 3-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Mehmet Özdemir Tüm yaş gruplarında geniş yayılım gösteren influenza virusları, epidemi ve pandemiler oluşturma ve sonucu ölüme yol açabilme gibi özellikleri nedeniyle diğer solunum sistemi viruslarından daha büyük önem taşımaktadır. Ortomiksoviridae ailesindeki zarflı segmentli negatif polariteli RNA genomu içerir.Bu ailedeki virusler influenza etkenidir.İnsanları, atları, domuzları, kanatlıları infekte ederler. İnfluenza A, B, C,D olmak üzere 4 tipe ayrılır
Güncel viral patojenler ve koronavirüsler 2 Tıbbi Mikrobiyoloji 3-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu Tarihsel süreçle beraber hastalık etkenlerini ele alır, yeni ortaya çıkan Covid-19 gibi etkeneleri, muhtemel mekanizmaları, rezervuar hayvan çevre ve insan ilşkisini irdeler
Treponema pallidium ve infeksiyonları (Diğer Treponemalar) 1 Tıbbi Mikrobiyoloji 3-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Metin Doğan Treponema pallidum, treponemal hastalıklar denilen frengi, benek hastalığı gibi hastalıklara neden olan spiroket türü bir bakteridir. Treponemalar bir sitoplazmik ve bir dış membrana sahiptirler. Işık mikroskobu kullanılarak Gram boyama ile görülmez, sadece karanlık alan mikroskopisi yöntemiyle görüntülenebilirler, Tanıda, seroloji yöntemler tercih edilir,  nontreponemal testlerden VDRL, rapid plasma reagin (RPR) ve treponemal antikor testlerinden (FTA-ABS), T. pallidum immobilizasyon reaksiyonu ve sifiliz TPHA testi tanı amacıyla kullanılmaktadır. Treponema pallidum pallidum, sifiliz etkeni, T. p. endemicum, endemik sifiliz etkeni, T. p. carateum, benek hastalığı (pinta) etkeni, T. p. pertenue, ekvator frengisi etkenidir.
Arboviruslar, Paramyxoviruslar 2 Tıbbi Mikrobiyoloji 3-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu Eklembacaklılar ile bulaşan viral etkeneler, ilişkili vektörler, endemik durumlar, epidemiyolojisi, morbidite faktörleri, laboratuvar tanısı, tedavi ve korunma mekanizmaları ele alınır.
Legionella ve Enfeksiyonları 1 Tıbbi Mikrobiyoloji 3-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Mehmet Özdemir Zor üreyen non fermentatif bir bakteridir. Enerjiyi aa metabolizmasından elde eder.Aerobik olup demir ve L-sistein ile zenginleştirilmiş besiyerinde ürerler, kanlı agarda üremezler.Legionella’lar tamponlanmış kömürlü maya özlü (buffered charcoal yeast extract)- BCYE agarda en iyi ürerler.
Listeria ve Erysipelothrix infeksiyonları, Rhabdovirüsler 2 Tıbbi Mikrobiyoloji 3-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Mehmet Özdemir İnsan ve hayvanlarda değişik infeksiyonlar meydana getiren, Doğada yaygın olarak bulunan, dallanma oluşturmayan hareketli, Gram pozitif basil görünümünde geniş bir ısı aralığında (1-45 C) ve yüksek tuz konsantrasyonunda üreyebilen fakültatif anaerop bir bakteridir. Kısa çomaklar yalnız çift halinde yada kısa zincirler halinde bulunur.
HIV Enfeksiyonları 2 Tıbbi Mikrobiyoloji 3-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu HIV yapısı replikasyonu, patogenezi, immünitesini, hastalık dönemsel seyrini, laboratuvar tanısını, korunma yollarını ve tedavi süreçlerini sistematik olarak ele alır.
Clostridium tetani ve infeksiyonları, Diğer Clostridium infeksiyonları 2 Tıbbi Mikrobiyoloji 3-3 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Metin Doğan Clostridium, gram pozitif, çoğu hareketli, zorunlu anaerob, katalaz negatif, fermentatif, endospor üreten çubuk şeklinde bir bakteri cinsidir. Clostridium cinsine ait türler tabiatta çok yaygındır. Suda, insan ve hayvanların bağırsaklarında bulunabilirler.  Clostridium perfringens özellikle et ürünleriyle, Clostridium botulinum ise düşük asitli konserve besinlerde gelişerek besin zehirlenmelerine neden olmaktadır. Clostridium perfringens kirli yaralarda gelişerek gazlı gangren oluşturmaktadır.  Clostridium tetani de insanlarda tetanoz hastalığının etkenidir cinsine ait türler tabiatta çok yaygındır. Suda, insan ve hayvanların bağırsaklarında bulunabilirler.
Tıp Hukuku 3-3 I 2 Tıp Hukuku 3-3 Cerrahi Tıp Bilimleri - Çocuk Cerrahisi (COCR) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Müslim Yurtçu Tıbbi girişimler öncesinde, sırasında ve sonrasında hasta yakınlarının aydınlatılması, hasta ve hekim haklarının dikkate alınması, tıp biliminin genel kabul görmüş ikle ve kurallarına göre uygulanması
Tıp Hukuku 3-3 II 2 Tıp Hukuku 3-3 Cerrahi Tıp Bilimleri - Çocuk Cerrahisi (COCR) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Müslim Yurtçu Tıbbi girişimler öncesinde, sırasında ve sonrasında hasta yakınlarının aydınlatılması, hasta ve hekim haklarının dikkate alınması, tıp biliminin genel kabul görmüş ikle ve kurallarına göre uygulanması
Yabancı cisim ilişkili problemler 1 Acil Tıp 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Acil Tıp (ACIL) Preklinik (Teorik) 1 Dr. Öğr. Üy. Mustafa Kürşat Ayrancı Havayoluna kaçan yabancı cisimler hayatı tehdit edebilmekte ve acil kurtarıcı manevralar gerekebilmektedir, hasta hızlıca değerlendirilip kısmi ve tam tıkanma belirtileri ayırt edilmelidir. Kulak, burun ve gözdeki yabancı cisimlerde ise gerek müdahale gerekse ilgili birime sevk edilmelidir.
Travma ve yaralanmalar, Çoklu travma hastasının değerlendirilmesi 2 Acil Tıp 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Acil Tıp (ACIL) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Sedat Koçak Travma hastasında hastane öncesi dönemde, iki önemli nokta kişisel ve çevresel güvenliği sağlamak ve acil tıp sistemini erkenden haberdar etmektir. Gerek sahada gerekse hastane ortamında hayati tehlike oluşturacak patolojileri zamanında tespit edebilmek için yapılandırılmış sistematik bir yaklaşım sergilemek gerekir. AcBCDE olarak özetlenen bu yaklaşımda ilk bakıda hızlı bir şekilde havayolu , servikal spinal yaralanma, solunum ve dolaşım değerlendirmesi yapmak ve bunlara ilişkin bir patoloji tespit edilirse önceliği bunların stabilizasyonuna vermek önemlidir. Sonrasında yine hızlı bir nörolojik değerlendirme ve hastanın tamamen soyularak tüm vücut değerlendirmesi yapılmalıdır. İkincil bakı ise, yaralanma mekanizmasından hastanın özgeçmiş bilgilerine ve ileri tetkik ve görüntüleme planlarına kadar uzanan ayrıntılı değerlendirmeyi içerir.
Senkop, Ateş 2 Acil Tıp 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Acil Tıp (ACIL) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Abdullah Sadık Girişgin Senkop ile gelen hastanın anemnez, muayene bulguları ve semptomlardan faydalanarak tanıyabilme. Acil ve ölümcül durumları ayırt edebilme amaçlanır. Ateş ile gelen hastanın ateş nedenleri sıklıkla acilde karşılaşılacak durumlar, tanı ve tedavi yöntemleri.
Acil serviste hasta monitörizasyonu 1 Acil Tıp 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Acil Tıp (ACIL) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Sedat Koçak Kritik hasta izleminde kullanılan invaziv ne noninvaziv pekçok yöntem mevcuttur. Kullanacağımız yöntem olabildiğince noninvaziv olmalıdır. Hastanın fizyolojik ve psikolojik ortamını bozmamalıdır. Kolay elde edilebilmeli, uygulanabilmeli, yorumlanabilmeli, tekrarlanabilmelidir. Yüksek duyarlılığı ve özgüllüğü olmalı, elde ettiğimiz fayda göze aldığımız riskten yüksek olmalıdır. Hasta için ilave riskler oluşturmamalı, maliyet – etkin olmalıdır. Ancak şu nokta unutulmamalıdır ki, hiçbir elektronik sistem, hekim ve hemşirenin klinik gözlemi kadar etkin ve güvenilir değildir.
Acil olgu sunumları 2 Acil Tıp 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Acil Tıp (ACIL) Preklinik (Teorik) 5 Doç. Dr. Kadir Küçükceran Öğrencilerin interaktif katılımı ile beraber seçilmiş değişik acil olgularının değerlendirilmesi.
Yanıklar ve donmalar, sokmalar/ısırıklar ve zehirlenmeler 2 Acil Tıp 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Acil Tıp (ACIL) Preklinik (Teorik) 6 Dr. Öğr. Üy. Mustafa Kürşat Ayrancı Birçok sebeple meydana gelebilen soğuk ve sıcağa bağlı yaralanmalar; lokal durumlardan uzuv kaybı hatta yaşamı tehdit edecek kadar geniş bir perspektifte durumlara sebep olabilen çevresel yaralanmalardır. Hayvan sokma-ısırık ve bunlara bağlı zehirlenmeler; yine lokal basit semptomlardan, ciddi nitelendirebilecek bir kanama diatezi, şok ve mortalite sebebi olabilmektedir.
Olağandışı durumlar/afetler 2 Acil Tıp 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Acil Tıp (ACIL) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Abdullah Sadık Girişgin Afetlerde normal sağlık sisteminin işlemeyeceği bilinmelidir. Afet durumlarında amaç herkese bireysel olarak iyiylik sağlamak yerine topluluğun bütünü düşünülür. Resüstatif işlemler ikinci plana atılabilir ve bazı durumlarda zaman kaybı gibi görülüp diğer afetzedelerin müdahalesini geciktirebilir. Ayrıca afet durumlarında uygulanan diğer bazı işlletme protokolleride değişebilir.
Nöbet geçirme 1 Acil Tıp 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Acil Tıp (ACIL) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Zerrin Defne Dündar Nöbet nöronların uygunsuz elektriksel aktivitesi nedeniyle ortaya çıkan anormal nörolojik fonksiyon atağıdır. Acil serviste en sık görülen nöbet tipleri jeneralize tonik-klonik ve parsiyel nöbetlerdir. Acil servis takibinde en önemli unsur hastanın aktif nöbetinin olup olmadığıdır. Aktif nöbeti olan hastalarda basamaklı nöbet tedavisi verilmelidir.
Temel Yaşam Desteği 100 Acil Tıp 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Acil Tıp (ACIL) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Zerrin Defne Dündar Solunumu ve/veya kalbi durmuş olan bir kişinin solunumu ve kalp atımları geri dönene kadar yapılan hayat kurtarıcı işlemler serisine temel yaşam desteği denir. Eğitimini almış herkes tarafından uygulanabilir. Göğüs basısı ve soluk döngüsünden oluşur.
İleri yaşam desteği 100 Acil Tıp 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Acil Tıp (ACIL) Preklinik (Teorik) 10 Prof. Dr. Zerrin Defne Dündar Solunumu ve/veya kalbi durmuş olan bir kişinin solunumu ve kalp atımları geri dönene kadar sağlık çalışanları tarafından yapılan, ilaç ve ileri havayolu uygulamalarını da içeren hayat kurtarıcı işlemler serisine ileri yaşam desteği denir. Müdahaleler şoklanabilir ve şoklanmaz ritimler ile ilgili iki ayrı algoritma üzerinden yapılır.
Aile hekimliği tanımı, tarihçesi, amacı ve önemi 1 Aile Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Nazan Karaoğlu Aile hekimi: Kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamakta teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yaş, cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın, her kişiye kapsamlı ve devamlı olarak belirli bir mekânda vermekle yükümlü, gerektiği ölçüde gezici sağlık hizmeti veren ve tam gün esasına göre çalışan aile hekimliği uzmanı veya Kurumun öngördüğü eğitimleri alan uzman tabip veya tabiplerdir. Öğrencilerin, aile hekimliği disiplinini ve çalışma alanlarını bilmeleri, aile hekimliği ilkelerini mesleki uygulamalarında benimsemeleri ve yaşama geçirmeleri anlatılmaktadır.
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği 1 Aile Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Nazan Karaoğlu Bir üniversite öğrencisi ve geleceğin hekimi olarak toplumsal cinsiyet kavramını bilmek önemlidir.Toplumsal cinsiyet rollerindeki dengelerin değişmesi, eşitsizliğin artması sağlık hizmetine ulaşılmasını da etkiliyebilmektedir.Hekimlerde cinsiyet farkındalığının oluşması ve sağlıkta cinsiyet eşitsizliğinin önüne geçilmesi önemlidir.
Aile hekimliğinde periyodik sağlık muayeneleri 1 Aile Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Ruhuşen Kutlu Sağlıklı kişilerin (henüz hastalık belirtisi yok!), Muayene,tarama testleri,bağışıklama, danışmanlık ve sağlık eğitimi yoluyla, Sağlıklarının korunmasına yönelik, Risk faktörlerine göre biçimlendirilmiş, Kanıta dayalı yapılandırılmış, Spesifik, etkin, uygulanabilir ve kabul edilebilir bir izlem programıdır.
Aile hekimliğinde çocuk sağlığı hizmetleri 1 Aile Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Ruhuşen Kutlu Sağlam çocuk izlemi, birinci basamak çocuk sağlığı ve hastalıkları hizmetlerinin temelini oluşturmaktadır. Sağlam çocuk izlemi, sadece sağlıklı çocuklara verilmesi gereken bir hizmet değil, tüm çocukların; 1)Büyüme ve gelişmelerinin izlendiği, 2)Sağlıklı olup olmadığının değerlendirildiği, 3)Aşı ve sağlık eğitimi gibi koruyucu hekimlik uygulamalarının sunulduğu bir çocuk sağlığı izlemi hizmetidir.
1.Basamakta Obeziteye yaklaşım ve sağlıklı yaşam 1 Aile Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 5 Dr. Öğr. Üy. Hatice Küçükceran x
Çocuk/Erişkin İmmünizasyon 1 Aile Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Ruhuşen Kutlu Aşılama sağlığının iyileştirilmesi açısından insanlık tarihinin en önemli koruyucu tıbbi uygulamalarından biridir.Bir hekimin insan sağlığına yapacağı en büyük katkıdır. Aşılamanın amacı; Sadece aşılanan kişiyi hastalıklardan korumakla kalmayıp, aynı zamanda o hastalığın toplumda kontrol altına alınması, eliminasyonu ve mümkünse eradikasyonunu sağlamaktır.
Yaşlı Sağlığının Geliştirilmesi 1 Aile Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 7 Dr. Öğr. Üy. Hatice Küçükceran x
Aile hekimliğinde poliklinik yönetimi ve hasta kayıtları 1 Aile Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 8 Dr. Öğr. Üy. Nur Demirbaş Bu derste Aile hekimliğinin çekirdek yeterliliklerinden biri olan birinci basamak yönetiminin özellikleri anlatılmaktadır. Bu özellikler 1.Hastalarla ilk teması yönetme ve seçilmemiş sorunlarla baş etme 2.Tüm sağlık durumlarını kapsayabilme 3.Birinci basamaktaki diğer sağlık çalışanlarının ve diğer disiplin uzmanlarının sunduğu sağlık hizmetini koordine edebilme 4.Etkin ve amacına uygun sağlık bakımı sunumunu ve sağlık hizmeti kullanımını sağlayabilme 5. Hastanın sağlık sistemi içindeki uygun hizmetlerden yararlanmasını sağlama 6.Hastanın savunuculuğunu yapma
Birinci basamakta ergen sağlığı 1 Aile Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Fatma Gökşin Cihan Ergenlerin sağlık sistemine başvuru sıklıkları diğer yaş gruplarına göre oldukça azdır. Ergenlik döneminde karşılaşılan sağlık problemlerinin medikal olmaktan daha çok sosyal etkenlerle bağlantılı olduğu ve özellikle erken ergenlik dönemlerinde yapılacak sağlıkla ilgili girişimlerin mortalite ve morbidite oranlarında azalma yarattığı da gösterilmiştir.Birinci basamakta adolesanın, gelişim özellikleri, riskli davranışlar, beslenme ve obezite, uyum problemleri, madde bağımlılığı, istismar, cinsel problemler, gebelikten korunma, sporcu sağlığı, meme ve jinekolojik problemler gibi pek çok sorunuyla karşılaşılır. Bu nedenle ergenlerin karşılaştıkları sorunların ve gereksinimlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Ergenlik çağına gelmiş çocukların herhangi bir sağlık problemi olmasa da kontrol amacıyla doktora başvurmasının sağlanması, bir problem saptanması durumunda ise bu konuda uzman bir hekime yönlendirilmesi sağlıklı yetişkinliğe giden yolda en önemli adımlardan biridir.
Tütün bağımlılığına yaklaşım 1 Aile Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 10 Prof. Dr. Fatma Gökşin Cihan Tütün bağımlılığı önlenebilir bir mortalite ve morbidite sebebi olması nedeniyle farkındalık önemlidir. Hekimlerin kendilerinin kullanmayarak rol model olmalarının yanı sıra gördükleri her hastaya tütün ürünleri kullanımını sorması, bırakmalarını önermesi, bırakmak isteyenlere ise kılavuzluk etmesi ve izlemesi gerekmektedir. Bırakmayı düşünen hastalara nikotin yoksunluğu ile baş etmeleri ve davranış değişikliği açısından destek olacak uygulamaların doğru kullanımı açısından eğitim verebilmelidir.
Tütün bağımlılığına yaklaşım 100 Aile Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Fatma Gökşin Cihan Tütün bağımlılığı önlenebilir bir mortalite ve morbidite sebebi olması nedeniyle farkındalık önemlidir. Hekimlerin kendilerinin kullanmayarak rol model olmalarının yanı sıra gördükleri her hastaya tütün ürünleri kullanımını sorması, bırakmalarını önermesi, bırakmak isteyenlere ise kılavuzluk etmesi ve izlemesi gerekmektedir. Bırakmayı düşünen hastalara nikotin yoksunluğu ile baş etmeleri ve davranış değişikliği açısından destek olacak uygulamaların doğru kullanımı açısından eğitim verebilmelidir.
Birinci basamakta ergen sağlığı 100 Aile Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Fatma Gökşin Cihan Ergenlerin sağlık sistemine başvuru sıklıkları diğer yaş gruplarına göre oldukça azdır. Ergenlik döneminde karşılaşılan sağlık problemlerinin medikal olmaktan daha çok sosyal etkenlerle bağlantılı olduğu ve özellikle erken ergenlik dönemlerinde yapılacak sağlıkla ilgili girişimlerin mortalite ve morbidite oranlarında azalma yarattığı da gösterilmiştir.Birinci basamakta adolesanın, gelişim özellikleri, riskli davranışlar, beslenme ve obezite, uyum problemleri, madde bağımlılığı, istismar, cinsel problemler, gebelikten korunma, sporcu sağlığı, meme ve jinekolojik problemler gibi pek çok sorunuyla karşılaşılır. Bu nedenle ergenlerin karşılaştıkları sorunların ve gereksinimlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Ergenlik çağına gelmiş çocukların herhangi bir sağlık problemi olmasa da kontrol amacıyla doktora başvurmasının sağlanması, bir problem saptanması durumunda ise bu konuda uzman bir hekime yönlendirilmesi sağlıklı yetişkinliğe giden yolda en önemli adımlardan biridir.
Aile hekimliği tanımı, tarihçesi, amacı ve önemi 100 Aile Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Nazan Karaoğlu Aile hekimi: Kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamakta teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yaş, cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın, her kişiye kapsamlı ve devamlı olarak belirli bir mekânda vermekle yükümlü, gerektiği ölçüde gezici sağlık hizmeti veren ve tam gün esasına göre çalışan aile hekimliği uzmanı veya Kurumun öngördüğü eğitimleri alan uzman tabip veya tabiplerdir. Öğrencilerin, aile hekimliği disiplinini ve çalışma alanlarını bilmeleri, aile hekimliği ilkelerini mesleki uygulamalarında benimsemeleri ve yaşama geçirmeleri anlatılmaktadır.
Çocuk/Erişkin İmmünizasyon 100 Aile Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Ruhuşen Kutlu Aşılama sağlığının iyileştirilmesi açısından insanlık tarihinin en önemli koruyucu tıbbi uygulamalarından biridir.Bir hekimin insan sağlığına yapacağı en büyük katkıdır. Aşılamanın amacı; Sadece aşılanan kişiyi hastalıklardan korumakla kalmayıp, aynı zamanda o hastalığın toplumda kontrol altına alınması, eliminasyonu ve mümkünse eradikasyonunu sağlamaktır.
Aile hekimliğinde poliklinik yönetimi ve hasta kayıtları 100 Aile Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. Nur Demirbaş Bu derste Aile hekimliğinin çekirdek yeterliliklerinden biri olan birinci basamak yönetiminin özellikleri anlatılmaktadır. Bu özellikler 1.Hastalarla ilk teması yönetme ve seçilmemiş sorunlarla baş etme 2.Tüm sağlık durumlarını kapsayabilme 3.Birinci basamaktaki diğer sağlık çalışanlarının ve diğer disiplin uzmanlarının sunduğu sağlık hizmetini koordine edebilme 4.Etkin ve amacına uygun sağlık bakımı sunumunu ve sağlık hizmeti kullanımını sağlayabilme 5. Hastanın sağlık sistemi içindeki uygun hizmetlerden yararlanmasını sağlama 6.Hastanın savunuculuğunu yapma
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği 100 Aile Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Nazan Karaoğlu Bir üniversite öğrencisi ve geleceğin hekimi olarak toplumsal cinsiyet kavramını bilmek önemlidir.Toplumsal cinsiyet rollerindeki dengelerin değişmesi, eşitsizliğin artması sağlık hizmetine ulaşılmasını da etkiliyebilmektedir.Hekimlerde cinsiyet farkındalığının oluşması ve sağlıkta cinsiyet eşitsizliğinin önüne geçilmesi önemlidir.
Aile hekimliğinde çocuk sağlığı hizmetleri 100 Aile Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Ruhuşen Kutlu Sağlam çocuk izlemi, birinci basamak çocuk sağlığı ve hastalıkları hizmetlerinin temelini oluşturmaktadır. Sağlam çocuk izlemi, sadece sağlıklı çocuklara verilmesi gereken bir hizmet değil, tüm çocukların; 1)Büyüme ve gelişmelerinin izlendiği, 2)Sağlıklı olup olmadığının değerlendirildiği, 3)Aşı ve sağlık eğitimi gibi koruyucu hekimlik uygulamalarının sunulduğu bir çocuk sağlığı izlemi hizmetidir.
Aile hekimliğinde periyodik sağlık muayeneleri 100 Aile Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Ruhuşen Kutlu Sağlıklı kişilerin (henüz hastalık belirtisi yok!), Muayene,tarama testleri,bağışıklama, danışmanlık ve sağlık eğitimi yoluyla, Sağlıklarının korunmasına yönelik, Risk faktörlerine göre biçimlendirilmiş, Kanıta dayalı yapılandırılmış, Spesifik, etkin, uygulanabilir ve kabul edilebilir bir izlem programıdır.
Yaşlı sağlığının geliştirilmesi 100 Aile Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. Hatice Küçükceran Yaşlı sağlığının geliştirilmesi, hastayı bir bütün olarak ele alarak hem koruyucu hizmet vermek hem de ayrışmamış semptomları önceden tespit ederek tedavi edebilmek gerektiğinde sevk edebilme becerisi kazandırmak.
Birinci basamakta obeziteye yaklaşım ve sağlıklı yaşam 100 Aile Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. Hatice Küçükceran Obezitenin prevalansı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de artmaktadır. Obezite modern yaşantının doğal bir sonucu olarak görünmekte ve kardiyovasküler hastalıklar, metabolik sendrom, Tip 2 Diyabetes Mellitus gibi hastalıklarla bağlantılıdır. Bu nedenle obezite ve obeziteyle ilişkili hastalıkların önlenmesinde birinci basamak sağlık hizmetleri çok önemlidir.
Bilimin nitelikleri, tıp ve araştırma ile ilişkisi I 2 Akademik Okuryazarlık 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Nazan Karaoğlu Dönem III öğrencilerinin, bilimin farkında olarak ve bilgiyi kavrayarak hayatında kullanabilmesi, karşılaştığı problemlere bilimsel pencereden bakabilmesi, çözüm üretebilmesi ve elde ettiği bilimsel bilgiyi en etkili şekilde aktarabilmesi için gereken bilgilerin verilmesi amaçlanmıştır.
Bilimin nitelikleri, tıp ve araştırma ile ilişkisi II 2 Akademik Okuryazarlık 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Nazan Karaoğlu Dönem III öğrencilerinin, bilimin farkında olarak ve bilgiyi kavrayarak hayatında kullanabilmesi, karşılaştığı problemlere bilimsel pencereden bakabilmesi, çözüm üretebilmesi ve elde ettiği bilimsel bilgiyi en etkili şekilde aktarabilmesi için gereken bilgilerin verilmesi amaçlanmıştır.
Bilimin nitelikleri, tıp ve araştırma ile ilişkisi I 100 Akademik Okuryazarlık 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Nazan Karaoğlu Dönem III öğrencilerinin, bilimin farkında olarak ve bilgiyi kavrayarak hayatında kullanabilmesi, karşılaştığı problemlere bilimsel pencereden bakabilmesi, çözüm üretebilmesi ve elde ettiği bilimsel bilgiyi en etkili şekilde aktarabilmesi için gereken bilgilerin verilmesi amaçlanmıştır.
Bilimin nitelikleri, tıp ve araştırma ile ilişkisi II 100 Akademik Okuryazarlık 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Nazan Karaoğlu Dönem III öğrencilerinin, bilimin farkında olarak ve bilgiyi kavrayarak hayatında kullanabilmesi, karşılaştığı problemlere bilimsel pencereden bakabilmesi, çözüm üretebilmesi ve elde ettiği bilimsel bilgiyi en etkili şekilde aktarabilmesi için gereken bilgilerin verilmesi amaçlanmıştır.
(Hematoloji) Periferik yayma değerlendirmesi 2 Dahiliye 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Atakan Tekinalp Periferik kan yayması ile eritrosit, trombosit ve lökosit morfolojileri hakkında fikir sahibi olunabilir. Bu kan hücrelerinin sayısal ve yapısal bozuklukları ile seyreden hastalıklarında çeşitli periferik yayma bulguları ortaya çıkabilir. Tanı koyma sürecinde kan hücrelerinin morfolojik özellikleri, klinik ve diğer laboratuvar bulguları ile birlikte değerlendirilir. Bazı hastalıklarda periferik kan yayması acil müdahale gerekliliği konusunda fikir vericidir. Bazı hastalıklarda da klinik takibin bir parçasıdır.
(Hematoloji) Sitopenili hastaya yaklaşım, Lökositozlu hastaya yaklaşım 2 Dahiliye 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Sinan Demircioğlu Sitopeni Periferik kanda ki şekilli elemanların azlığı veya yokluğu olarak tanımlanır. Anemi, lökopeni veya trombositopeni tek başına veya birlikte görülebilir. Lökosit sayısının >11.000/ μL olması lökositoz olarak tanımlanır. Lökositoz sıklıkla inflamasyon veya infeksiyona normal kemik iliği yanıtını gösterir.Bazen lösemi ve miyeloproliferatif hastalıklar neden olabilir.
(Hematoloji) Kemik iliği yapı ve işlevi, Hematopoez 1 Dahiliye 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. Atakan Tekinalp Kemik iliği hematopoetik kök hücre ve kök hücreden oluşacak olgun kan hücrelerinin gelişimini sağlayacak kemik ilişiği nişinden meydana gelir. Kök hücre farkı büyüme faktörlerinin etkisiyle çoğalır ve farklılaşır. Hücre kolonileri ve sonuçta olgun kan hücreleri oluşur. Kemik iliği aspirasyon yayması ve biyopsisi farklılaşma ve gelişim basamakları morfolojik olarak gözlenebilir. Hematopoetik kök hüre nakli amacıyla, kök hücreler çoğaltılıp, periferik kana geçmesi ve buradan toplanması sağlanabilir.
(Hematoloji) Hemolitik anemi tanısı, Kronik hastalık anemisi 2 Dahiliye 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Özcan Çeneli Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
(Hematoloji) Kan hastalıklarında anamnez ve fizik muayene 2 Dahiliye 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 5 Doç. Dr. Atakan Tekinalp Kan hastalıklarının ateş ve kanama gibi acil ve tanıya yönlendirici belirtileri vardır. Belirtilerin detaylandırılması ve muayene ile aciliyet saptanabilir. Ayrıntılı bir anamnez, genel durum değerlendirmesi, retiküloendoteliyal sistemi de kapsayan ayrıntılı bir fizik muayene ile laboratuvar tetkik planı yapılabilir. Bazı kan hastalıklarının tedavi yanıtları semptom ve muayene takip edilebilir.
(Hematoloji) Splenomegaliler ve hipersplenism, Hemoglobinopatiler 2 Dahiliye 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 6 Doç. Dr. Sinan Demircioğlu Splenomegali dalağın büyümesi olarak tanımlanır. Dalak uzunluğu 5-13 cm arasında değişir Normalde palpe edilmez. Konjesyona, malignitelere, enfeksiyonlara, inflamasyonlara ve infiltrasyonalara bağlı büyüyebilir. Hemoglobinopatiler, hemoglobin yapısında ki globin zincirinin hatalı ve ya eksik yapılması sonucu ortaya çıkar.
(Hematoloji) Kan ve kan ürünleri, Hiperkoagülabilite 2 Dahiliye 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Özcan Çeneli Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
(Allerji Immünoloji) Alerjik hastalıklarda etyoloji ve patogenez 2 Dahiliye 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Şevket Arslan Tam anamnez, fizik muayene ve tanılama çalışmalarından elde edilen bulguları fizyopatoloji ve klinik bilim bilgisi ile ilişkilendirerek ayırıcı tanı yapar.
(Hematoloji) Lenfadenopatili hastaya yaklaşım 1 Dahiliye 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 9 Doç. Dr. Sinan Demircioğlu Lenf nodları lenfatik sistemin ikincil organlarından olup damar sistemi boyunca vücudun değişik birçok bölgesine dağılmış durumdadır. Lenf nodlarının büyümeleri için “lenfadenomegali”, Lenf nodlarının çap, sayı ve kıvam dikkate alınarak anormal bulunmasına lenfadenopati terimleri kullanılır. İnfeksiyonlar, İmmün sistem hastalıkları , Diğer habis hastalıklar , Depo hastalıkları, Endokrin hastalıklara bağlı olarak lenf nodları büyüyebilirler.
(Hematoloji) Hemostaz 1 Dahiliye 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 10 Prof. Dr. Özcan Çeneli Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
(Hematoloji) Periferik yayma değerlendirmesi 100 Dahiliye 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Atakan Tekinalp Periferik kan yayması ile eritrosit, trombosit ve lökosit morfolojileri hakkında fikir sahibi olunabilir. Bu kan hücrelerinin sayısal ve yapısal bozuklukları ile seyreden hastalıklarında çeşitli periferik yayma bulguları ortaya çıkabilir. Tanı koyma sürecinde kan hücrelerinin morfolojik özellikleri, klinik ve diğer laboratuvar bulguları ile birlikte değerlendirilir. Bazı hastalıklarda periferik kan yayması acil müdahale gerekliliği konusunda fikir vericidir. Bazı hastalıklarda da klinik takibin bir parçasıdır.
(Hematoloji) Sitopenili hastaya yaklaşım, Lökositozlu hastaya yaklaşım 100 Dahiliye 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Sinan Demircioğlu Sitopeni Periferik kanda ki şekilli elemanların azlığı veya yokluğu olarak tanımlanır. Anemi, lökopeni veya trombositopeni tek başına veya birlikte görülebilir. Lökosit sayısının >11.000/ μL olması lökositoz olarak tanımlanır. Lökositoz sıklıkla inflamasyon veya infeksiyona normal kemik iliği yanıtını gösterir.Bazen lösemi ve miyeloproliferatif hastalıklar neden olabilir.
(Hematoloji) Lenfadenopatili hastaya yaklaşım 100 Dahiliye 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Sinan Demircioğlu Lenf nodları lenfatik sistemin ikincil organlarından olup damar sistemi boyunca vücudun değişik birçok bölgesine dağılmış durumdadır. Lenf nodlarının büyümeleri için “lenfadenomegali”, Lenf nodlarının çap, sayı ve kıvam dikkate alınarak anormal bulunmasına lenfadenopati terimleri kullanılır. İnfeksiyonlar, İmmün sistem hastalıkları , Diğer habis hastalıklar , Depo hastalıkları, Endokrin hastalıklara bağlı olarak lenf nodları büyüyebilirler.
(Hematoloji) Kan ve kan ürünleri, Hiperkoagülabilite 100 Dahiliye 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Özcan Çeneli Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
(Hematoloji) Kemik iliği yapı ve işlevi, Hematopoez 100 Dahiliye 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Atakan Tekinalp Kemik iliği hematopoetik kök hücre ve kök hücreden oluşacak olgun kan hücrelerinin gelişimini sağlayacak kemik ilişiği nişinden meydana gelir. Kök hücre farkı büyüme faktörlerinin etkisiyle çoğalır ve farklılaşır. Hücre kolonileri ve sonuçta olgun kan hücreleri oluşur. Kemik iliği aspirasyon yayması ve biyopsisi farklılaşma ve gelişim basamakları morfolojik olarak gözlenebilir. Hematopoetik kök hüre nakli amacıyla, kök hücreler çoğaltılıp, periferik kana geçmesi ve buradan toplanması sağlanabilir.
Epidemiyolojiye giriş, Epidemiyolojinin kullanım alanları 2 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Tahir Kemal Şahin x
Çalışma ve Sağlık Etkileşimi (İşyeri sağlık hizmetleri,riskleri ve azaltıcı önlemler) 2 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Mehmet Uyar iş yerlerinde bulunan sağlığı olumsuz etkileyebilecek fiziksel,kimyasal, biyolojik, psikososyal ve ergonomik risk faktörleri nelerdir. Bu riskler nasıl azaltılabilir
Çevre ve sağlık etkileşimi 1 (Pestisitler ve vektörler), Çevre ve sağlık etkileşimi 2 (Katı, sıvı ve tıbbi atıklar) 2 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir x
Çalışma ve sağlık etkileşimi (Meslek hastalıklar ve kanserler ) 2 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 4 Doç. Dr. Mehmet Uyar iş yerlerinde bulunan sağlığı olumsuz etkileyecek risk faktörleri nedeniyle ortaya çıkan meslek hastalıklar ve kanserleri anlatılmaktadır
İş yeri sağlık risklerini azaltıcı önlemler 1 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 6 Doç. Dr. Mehmet Uyar İş yeri sağlık risklerini azaltıcı önlemler
Erken tanı ve önemi, Sağlıklılık durumları (psikolojik ve sosyal iyilik hali) 2 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 7 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci Sosyal ve psikoljik iyi hali yakalmak adına erken tanı metodlarından faydalanmak ve uygulamak kunuları hakkında bilgilendirmek
Sağlıklılık durumları (seyahat sağlığı), Çevre ve sağlık etkileşimi 3 (Ekoloji kavramı) 2 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 9 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir x
Kanser Epidemiyolojisi 1 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 11 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci Epidemiyolojik olarak kanserin etkileri ve önlenebilir kanserlerde erken tanı metodları hakkında farkındalığı artırmak.
Çalışma ve sağlık etkileşimi 6 (İş sağlığı mevzuatı), Çalışma ve sağlık etkileşimi 7 (İş kazaları) 2 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 12 Doç. Dr. Mehmet Uyar Çalışma ve sağlık etkileşimi 6 (İş sağlığı mevzuatı), Çalışma ve sağlık etkileşimi 7 (İş kazaları)
Kronik bulaşıcı olmayan hastalıklar 2 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 13 Doç. Dr. Yasemin Durduran Bulaşıcı olmayan krınik ve sık görülen hastalıklar ile korunma önlemleri anlatılmaktadır
Çevre ve sağlık etkileşimi 5 (Yeni ve yeniden görülen enfeksiyonlar), Çalışma ve sağlık etkileşimi 8 (Mesleksel kanserler) 2 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 14 Doç. Dr. Yasemin Durduran x
Çalışma ve sağlık etkileşimi 9, 10 (Meslek hastalıkları 1, 2) 2 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 15 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci x
Suların arıtılması ve dezenfeksiyonu 1 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 16 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir x
Çevre ve sağlık etkileşimi 6 (Bulaşıcı hastalıklar epidemiyolojisi), Çevre ve sağlık etkileşimi 7 (Salgın yönetimi) 2 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 17 Doç. Dr. Yasemin Durduran x
Yaşlılık 1 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 18 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci x
Olağandışı durumlar ve afetler 1 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 19 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci x
Çevre ve sağlık etkileşimi 8 (İş sağlığı ve ergonomi) 1 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 20 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci Ergonomi ve iş fizyolojisi konusunda temel kavramları bilmek ve işyerinde ergonomik düzenlemeler ve çalışma ortamı tasarımları hakkında bilgi sahibi olmak
Çevre ve sağlık etkileşimi 9, 10 (Hava Kirliliği 1, 2) 2 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 21 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir x
Çevre ve sağlık etkileşimi (Yeni görülen enfeksiyonlar/Bulaşıcı hastalıklar epidemiyolojisi) 2 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Yasemin Durduran Yeni ve yeniden görülen enfeksiyon hastalıkları, bu hastalıkların epidemiyolojisi ve bu hastalıklardan korunma konularında bilgi sahibi olunması temel hedeflerdendir.
Çalışma ve Sağlık Etkileşimi (Sağlık Gözetimi) 2 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Mehmet Uyar Çalışma ortamının gözetimi nasıl yapılır, çalışanın sağlık nedir, nasıl yapılır?
Epidemiyolojide kullanılan araştırma yöntemleri-I 2 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Tahir Kemal Şahin Toplumdaki sağlık sorunlarının nedenlerini saptamak ve bu nedenlere yönelik çözümler üretmek epidemiyoloji biliminin temel hedefidir. Elde edilen verilerin güvenilir ve kullanılabilir olması ancak bu verilerin bilimsel temellere ve kanıta dayalı olarak elde edilmesine bağlıdır. Epidemiyoloji, kanıta dayalı veri üretmenin yöntemlerini de geliştiren bir bilimdir. Araştırma yöntemleri olarak bilinen bu yöntemler gözlemsel, deneysel ve metodolojik yöntemler olarak sınıflandırılabilir.
Erken tanı ve önemi, Sağlıklılık durumları (psikolojik ve sosyal iyilik hali) 100 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci Sosyal ve psikoljik iyi hali yakalmak adına erken tanı metodlarından faydalanmak ve uygulamak kunuları hakkında bilgilendirmek
Çevre ve sağlık etkileşimi 8 (İş sağlığı ve ergonomi) 100 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci Ergonomi ve iş fizyolojisi konusunda temel kavramları bilmek ve işyerinde ergonomik düzenlemeler ve çalışma ortamı tasarımları hakkında bilgi sahibi olmak
Epidemiyolojiye giriş ve epidemiyolojinin kullanım alanları 2 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Tahir Kemal Şahin Epidemiyoloji bilimi, hastalıkların ve diğer sağlık sorunlarının nedenlerini ortaya koymaya ve bu nedenlere yönelik çözümler geliştirmeye çalışan bir disiplindir. Tarih boyunca hastalık nedenleri epidemiyolojik olarak araştırılırken birtakım araştırma yöntemleri de geliştirilmiştir. Bu yönüyle epidemiyoloji bir yöntembilimdir de denebilir. Epidemiyoloji günümüzde toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesi bağlamında birçok kullanım alanı bulmuştur.
Çevre ve sağlık etkileşimi 7 (Salgın yönetimi) 2 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Yasemin Durduran Bulaşıcı hastalıklarla ilgili kavramlar, epidemiyolojisi, mevzuatı, bildirimi ve bulaşıcı hastalıklarla mücadele aşamaları, salgın türleri, salgın inceleme ve kontrol basamakları, salgını tanımlama, salgında yapılması gerekenler hakkında bilgi sahibi olmak temel hedeflerdendir.
Çalışma ve Sağlık Etkileşimi (Sağlık Gözetimi) 100 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Mehmet Uyar Çalışma ortamının gözetimi nasıl yapılır, çalışanın sağlık nedir, nasıl yapılır?
Toplumsal tanıda sık kullanılan epidemiyolojik ölçütler 2 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Tahir Kemal Şahin Klinikte hastaya çeşitli tanı yöntemleri ile hastalık tanısı konulmaya çalışıldığı gibi, toplumun sağlık sorunlarını ortaya koymak üzere de epidemiyolojik tanı yöntemleri kullanılmaktadır. Bunlar, epidemiyolojik yöntemlerle elde edilen sağlık düzeyi ölçütleridir. Bu ölçütler; doğurganlık (fertilite) ölçütleri, hastalık (morbidite) ölçütleri, ölüm (mortalite) ölçütleri ve diğer ölçütler olarak sınıflandırılabilir.
Sağlıklılık durumları (Seyahat sağlığı) 100 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir Seyahat sağlığında dikkat edilmesi ve uyulması gerekenler bahsedilir. Seyahat halinde bağışıklama ve kemoproflaksi konularında genel bilgiler sunulur
Çevre ve sağlık etkileşimi (Zoonozlar Epidemiyolojisi) 2 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Yasemin Durduran Sık görülen kronik hastalıklar, önemi, epidemiyolojisi, korunmada yapılabilecekler hakkında bilgi sahibi olmak temel hedeflerdendir. Sık görülen zoonotik hastalıklar ve epidemiyolojisi, zoonotik hastalıklarla mücadele konularında bilgi sahibi olunması temel hedeflerdendir.
Çalışma ve sağlık etkileşimi (İş Kazaları) 100 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Mehmet Uyar iş kazasının tanımı, iş kazalarının epişdemiyolojisi, iş kazalarını önleyici tedbirler
Çalışma ve sağlık etkileşimi (İş sağlığı mevzuatı) 100 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Mehmet Uyar iş sağlığı ile alakalı kanun, yönetmelik, yönergelerin temel düzeyde anlatımı yapılmaktadır
Çevre ve sağlık etkileşimi (Hava Kirliliği) 100 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir Hava kirliliğine sebep olan etmenler ve sağlık etkileri hakkında bilgiler sunulur.
Epidemiyolojide kullanılan araştırma yöntemleri-II 2 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Tahir Kemal Şahin Toplumdaki sağlık sorunlarının nedenlerini saptamak ve bu nedenlere yönelik çözümler üretmek epidemiyoloji biliminin temel hedefidir. Elde edilen verilerin güvenilir ve kullanılabilir olması ancak bu verilerin bilimsel temellere ve kanıta dayalı olarak elde edilmesine bağlıdır. Epidemiyoloji, kanıta dayalı veri üretmenin yöntemlerini de geliştiren bir bilimdir. Araştırma yöntemleri olarak bilinen bu yöntemler gözlemsel, deneysel ve metodolojik yöntemler olarak sınıflandırılabilir.
Çevre ve sağlık etkileşimi (Çevre sağlığına giriş,Ekoloji Kavramı ve pestisitler) 100 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir Çevre sağlık etkileşimi kapsamında çevre sağlığı genel tanımlamaları, ekoloji kavramından bahsedilir. Pestisitler hakkında bilgi verilir
Çevre ve sağlık etkileşimi (Katı, sıvı ve tıbbi atıklar) 100 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir Katı, sıvı atıklar ile bilgiler veriler. Katı ve sıvı atık bertarafı ders kapsamında bahsedilir. Tıbbi ve tehlikeli atıklar hakkında bilgiler verilir
Su kirliliği,Suların arıtılması ve dezenfeksiyonu 100 Halk Sağlığı 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Halk Sağlığı (HLKS) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Lütfi Saltuk Demir Su kirliliği ve sağlık etkileri anlatılır. İçme kullanma sularının arıtılması hakkında temel bilgiler aktarılır. Su dezenfeksiyonunda kullanılan maddeler hakkında bilgi verilir.
Sıtma, Toksoplasmosis 2 Mikrobiyoloji 3-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Fatma Esenkaya Taşbent Sıtma Plasmodium türleri tarafından oluşturulan bir parazitozdur. Anofel cinsi dişi sivrisinekler ve insan (omurgalı canlı) arasında tamamlanan yaşam döngüsü vardır. Sivrisinekte seksüel döngü, insanda aseksüel döngü gösterir. Enfeksiyonlarında hepatosit evresi ve sonrasında eritrositer evre görülür. Toksoplasma gondii kesin konağı kedigiller olan, insan dahil geniş bir arakonak yelpazesine sahip bir parazitozdur. Enfeksiyonları genellikle asemptomatik seyirli iken; immün yetmezlikli hastalar latent enfeksiyonların reaktivasyonu açısından, gebe hastalar ise konjenital enfeksiyon açısından risk altındadır.
Kan kamçılı parazitleri 2 Mikrobiyoloji 3-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Fatma Esenkaya Taşbent Kanda ve dokularda yaşayan kamçılılar ailesi içinde Leishmania ve Trypanosoma cinsleri insanda enfeksiyon oluşturabilir. Leishmania enfeksiyonlarında Phlebotomuslar vektör olarak rol oynarlar.Leishmaniaların oluşturdukları hastalık visseral, kutanöz ve mukokukanöz olmak üzere üç grupta incelenirler.
Viral hemorajik ateş etkenleri 1 Mikrobiyoloji 3-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu Viral hemorajik ateş etkenleri, ilişkili vektörler, endemik durumlar, epidemiyolojisi, morbidite faktörleri, laboratuvar tanısı, tedavi ve korunma mekanizmaları ele alınır.
Sterilizasyon ve dezenfeksiyon 1 Mikrobiyoloji 3-4 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Metin Doğan Enfeksiyon hastalıklarından korunmada sterlizasyon ve dezenfeksiyonun önemi büyüktür. Bunun için çeşitli metodlar uygulanmaktadır. Özellikle invazif müdahalelerde uygun sterilizasyon metotları ile işlem görmüş materyallerin kullanılması gerekmektedir. Hangi materyal için hangi metodun kullanılacağı önemlidir. Bu metodların avantaj ve dez avanytajları bilinmelidir. Dezenfeksiyon, asepsi ve antisepsi kurallarının bilinmesi ve uygulama prosedürlerinin benimsenmesi özellikle hastane enfeksiyonlarının önlenmesi bakımından önem arzetmektedir.
Radyasyonun Biyolojik Etkileri, Radyasyon Ölçümü ve Korunma 1 Nükleer Tıp 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Nükleer Tıp (NUKT) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Buğra Kaya x
Nükleer tıpta onkolojik görüntülemeler 1 Nükleer Tıp 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Nükleer Tıp (NUKT) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Buğra Kaya x
Çevresel hastalıkların Tıbbi Patolojik sonuçları 2 Patoloji 3-4 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 1 Dr. Öğr. Üy. Fahriye Kılınç x
Lösemiler, myeloproliferatif hastalıklar, Lenfoproliferatif hastalıklar 2 Patoloji 3-4 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 2 Dr. Öğr. Üy. Fahriye Kılınç x
Çevresel hastalıkların Tıbbi Patolojik sonuçları 100 Patoloji 3-4 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. Fahriye Kılınç Ortamda, çalışma alanında kimyasal ve fiziksel maruz kalınan durumlar, besin kaynaklı hastalıklar çevresel hastalıkların kapsamındadır. Tedavi edici, veya keyfi ilaç kullanımları, tütün kullanımı, alkol alımı, diyet gibi durumlar kişisel çevre ile ilgili faktörlerdir. Zararlı maddeler solunum, sindirim yoluyla ve deri teması ile vücuda alınır, ya atılır ya da yağ dokusu, kemik, beyin ve diğer dokularda birikir.
Lösemiler, myeloproliferatif hastalıklar, Lenfoproliferatif hastalıklar 100 Patoloji 3-4 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. Fahriye Kılınç Lösemi; kemik iliğinin yaygın tutulumu ile ortaya çıkan genellikle periferik kanda çok sayıda tümör hücresinin bulunduğu hematopoietik hücre orjinli neoplastik gelişimdir. Başlıca akut ve kronik formda olmasına, myeloid ve lenfoid hücre orjinine göre gruplandırılır. Myeloproliferatif hastalıklar kök hücrelerin klonal neoplastik proliferasyonundan kaynaklanan kronik seyirli hastalıklardır. Lenfoma belirgin doku kitleleri ile ortaya çıkan lenfoid neoplastik proliferasyonlardır.
Kan uyuşmazlıkları, Anemik hastaların değerlendirilmesi 2 Pediatri 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. İsmail Reisli Kan uyuşmazlıkları, Anemik hastaların değerlendirilmesi
Eritrosit antijenleri ve ilgili hematolojik testler 2 Pediatri 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. İsmail Reisli Eritrosit antijenleri ve ilgili hematolojik testler
Kanama Bozuklukları 2 Pediatri 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. İsmail Reisli Kanama Bozuklukları
Koagülasyon mekanizması 2 Pediatri 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. İsmail Reisli Koagülasyon mekanizması
Lenfomalarda Radyoterapi 1 Radyasyon Onkolojisi 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Radyasyon Onkolojisi (RONK) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Gül Kanyılmaz Hodgkin ve hodgkin dışı lenfomaların tipleri,evreye göre tedavisi ve radyoterapinin hangi tip ve evrede etkin olduğunun anlatılması
Üst ve alt gastrointestinal kanama 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 1 Dr. Öğr. Üy. Mustafa Kürşat Ayrancı Gastrointestinal sistemin herhangi bir yerinde gizli veya aşikar kanama şeklinde olabilir. Aşikar kanamalar; hematemez, melena veya hematokezya şeklinde karşımıza çıkar. Alt ve üst GIS kanamalarına medikal veya cerrahi yaklaşım gerekebilmektedir.
Radyolojik yaklaşım (SAT 3-4) 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Süleyman Bakdık semptomlara göre ayırıcı tanıya yardımcı görüntüleme yöntemleri seçilebilmelidir. Sarılığı olan hastada safra yollarına yönelik MRCP non invaziv bir yöntemken,perkuatan transhepatik kolanjiografi tanı yanındatedavi edebilme imkanları sunar.
Hepatosellüler karsinom 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Tevfik Küçükkartallar Hepatosellüler karsinom
Pelvik Ağrı sendromu 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 4 Doç. Dr. Bekir Turgut Pelvik ağrı sendromu olan hastalarda jinekolojik ve ürolojik sistemde bulunan karşılıklarının öğrenilmesi; pelvik konjesyon sendromu, üriner sistem kalkül, akut batın tabloları,over kist ve malignite olasılıklarının öğrenilmesi semptomdan tanıya yöneltilerek değerlendirildi.
Pulmoner emboli 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 5 Doç. Dr. Kadir Küçükceran Pulmoner Emboli hastalığının epidemiyolojisi, tanısı ve tedavisinden bahsedildi.
Radyolojik yaklaşım (SAT 3-4) 100 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Süleyman Bakdık semptomlara göre ayırıcı tanıya yardımcı görüntüleme yöntemleri seçilebilmelidir. Sarılığı olan hastada safra yollarına yönelik MRCP non invaziv bir yöntemken,perkuatan transhepatik kolanjiografi tanı yanındatedavi edebilme imkanları sunar.
Pelvik Ağrı sendromu 100 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Bekir Turgut Pelvik ağrı sendromu olan hastalarda jinekolojik ve ürolojik sistemde bulunan karşılıklarının öğrenilmesi; pelvik konjesyon sendromu, üriner sistem kalkül, akut batın tabloları,over kist ve malignite olasılıklarının öğrenilmesi semptomdan tanıya yöneltilerek değerlendirildi.
Kronik Hastalıklarda Egzersiz Reçetelendirmesi 1 Spor Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Spor Hekimliği (SPHK) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Hatice Uğurlu Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Fazla Kullanıma Bağlı Spor Yaralanmaları ve Tedavi Yaklaşımı 1 Spor Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Spor Hekimliği (SPHK) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Zülfikare Işık Solak Görmüş Fazla Kullanıma Bağlı Spor Yaralanmaları ve Tedavi Yaklaşımı
Kronik Hastalıklarda Egzersiz Reçetelendirmesi 100 Spor Hekimliği 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Spor Hekimliği (SPHK) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Hatice Uğurlu Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Gelişimsel genetik 2 Tıbbi Genetik 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Mahmut Selman Yıldırım Gelişimsel genetik
Genetik hastalıklarda dismorfoloji klinik yaklaşım I 2 Tıbbi Genetik 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 2 Dr. Öğr. Üy. Emine Göktaş Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Genetik hastalıklarda dismorfoloji klinik yaklaşım II 2 Tıbbi Genetik 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 3 Dr. Öğr. Üy. Emine Göktaş Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Genetik Danışma ilkeleri 2 Tıbbi Genetik 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 4 Dr. Öğr. Üy. Emine Göktaş Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Teratojenite 2 Tıbbi Genetik 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 5 Dr. Öğr. Üy. Emine Göktaş Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Genetik Danışma ilkeleri 2 Tıbbi Genetik 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. Emine Göktaş Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Genetik hastalıklarda dismorfoloji klinik yaklaşım I 2 Tıbbi Genetik 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. Emine Göktaş Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Genetik hastalıklarda dismorfoloji klinik yaklaşım II 2 Tıbbi Genetik 3-4 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Genetik (GNTK) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. Emine Göktaş Burayı silerek dersin ÖZETİ ni (tercihen üç beş cümle) giriniz.
Bilimsel Araştırma Süreci, Bilimsel Proje Hazırlama Basamakları 1 Akademik Okuryazarlık 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Ruhuşen Kutlu Bilimsel Proje çalışması merak ve gözlem ile başlar. Çevremizi merak ederek, sorgulayarak, değişiklikleri araştırma isteğini içimizde uyandırarak bu yola çıkarız. Sonra merak ettiğimiz konularla ilgili gözlemler yapmaya başlarız ve kendimizi bilimsel proje hazırlarken buluruz. Fakat yaptığımız çalışmanın bilimsel proje niteliğinde olması için uygulamamız gereken basamaklar var.
Bilimsel Araştırma Süreci, Bilimsel Proje Hazırlama Basamakları 2 1 Akademik Okuryazarlık 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Ruhuşen Kutlu Bilimsel Proje çalışması merak ve gözlem ile başlar. Çevremizi merak ederek, sorgulayarak, değişiklikleri araştırma isteğini içimizde uyandırarak bu yola çıkarız. Sonra merak ettiğimiz konularla ilgili gözlemler yapmaya başlarız ve kendimizi bilimsel proje hazırlarken buluruz. Fakat yaptığımız çalışmanın bilimsel proje niteliğinde olması için uygulamamız gereken basamaklar var.
Bilimsel bilgiye ulaşma yolları x 2 Akademik Okuryazarlık 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 3 Dr. Öğr. Üy. Hatice Küçükceran x
Makale tarama/Amaca uygun makale seçimi 2 Akademik Okuryazarlık 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Fatma Gökşin Cihan Hekimlerin güncel bilimsel makaleleri takip etmesi ve uygulamalarında kanıta dayalı olmaları kaliteli hizmet ve olumsuz sonuçların önlenmesi açısından önemlidir. Makaleye ulaşma yolları, ulaştıkları makalelerin kalitesini ve değerini ayırt edebilmeleri ve araştırmalarına en uygun cevapları veren makaleye ulaşmak için yapılması gerekenler anlatılmaktadır.
Bilimsel Araştırma Süreci, Bilimsel Proje Hazırlama Basamakları 2 100 Akademik Okuryazarlık 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Ruhuşen Kutlu Bilimsel Proje çalışması merak ve gözlem ile başlar. Çevremizi merak ederek, sorgulayarak, değişiklikleri araştırma isteğini içimizde uyandırarak bu yola çıkarız. Sonra merak ettiğimiz konularla ilgili gözlemler yapmaya başlarız ve kendimizi bilimsel proje hazırlarken buluruz. Fakat yaptığımız çalışmanın bilimsel proje niteliğinde olması için uygulamamız gereken basamaklar var.
Bilimsel Araştırma Süreci, Bilimsel Proje Hazırlama Basamakları 100 Akademik Okuryazarlık 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Ruhuşen Kutlu Bilimsel Proje çalışması merak ve gözlem ile başlar. Çevremizi merak ederek, sorgulayarak, değişiklikleri araştırma isteğini içimizde uyandırarak bu yola çıkarız. Sonra merak ettiğimiz konularla ilgili gözlemler yapmaya başlarız ve kendimizi bilimsel proje hazırlarken buluruz. Fakat yaptığımız çalışmanın bilimsel proje niteliğinde olması için uygulamamız gereken basamaklar var.
Makale tarama/Amaca uygun makale seçimi 100 Akademik Okuryazarlık 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. Hatice Küçükceran Hekimlerin güncel bilimsel makaleleri takip etmesi ve uygulamalarında kanıta dayalı olmaları kaliteli hizmet ve olumsuz sonuçların önlenmesi açısından önemlidir. Makaleye ulaşma yolları, ulaştıkları makalelerin kalitesini ve değerini ayırt edebilmeleri ve araştırmalarına en uygun cevapları veren makaleye ulaşmak için yapılması gerekenler anlatılmaktadır.
Mide, safra ve pankreas sıvıları Tıbbi Biyokimyası 2 Biyokimya 3-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Mehmet Gürbilek Sindirime ait kimyasal değişiklikler sindirim kanalı enzimleri yardımı ile yapılır. Bu enzimler proteinleri aminoasitlere , nişastayı monosakkaritlere ,yağları gliserol ve yağ asitlerine hidrolize eder.Mide suyu kompozisyonu, safranın bileşimi ve pankreatik sıvı enzimleri.
Karaciğer fonksiyon testleri 2 Biyokimya 3-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Ali Muhtar Tiftik Karaciğer fonksiyon testleri
Metabolik Sendrom 2 Biyokimya 3-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Sevil Kurban Metabolik sendrom, insülin direnciyle başlayan abdominal obezite, glukoz intoleransı veya diabetes mellitus, dislipidemi, hipertansiyon ve koroner arter hastalığı (KAH) gibi sistemik bozuklukların birbirine eklendiği ölümcül bir endokrinopatidir. Türkiye Endokrinoloji Metabolizma Derneği Metabolik Sendrom Çalışma Grubu; metabolik sendrom tanı kriterleri arasında insülin direncinin yer alması gerektiğini savunur. Bu gerekçeyle; insülin direncini de içeren 1999-WHO Metabolik sendrom tanı kriterleriyle, insülin direncini içermeyen fakat daha sıkı metabolik eşik değerler hedefleyen yeni bir tanı kılavuzunu önerir. Buna göre, diabetes mellitus, bozulmuş glukoz toleransı veya insülin direncinden en az biri ve hipertansiyon, disl,pidemi, abdominal obesiteden en az ikisi metabolik sendrom tanısı koymak için gerklidir. Metabolik sendromun temel nedeni halen çok net olarak ortaya konamamış olsa da birbiri ile ilişkili sebepler arasında insülin direnci ve anormal abdominal yağ dağılımı potansiyel belirleyici olmuştur. Insülin rezistansı, insülin etkisinde defekte bağlı gelişen hiperglisemi olarak tanımlanabilir. Görünüşte birbiri ile ilişkisiz önemli sayıda biyolojik olayın anlaşılmasına bir bakış açısı sağlar. Dolaşıma fazla miktarda zararlı serbest yağ asiti (FFA) ve adipokin salgılayan ve endokrin organ gibi çalışan abdominal adipoz doku ile açıklanabilir. Ayrıca obesite anjiyotensin II seviyelerini arttırmaktadır. Bozulmuş açlık glukozu tanımlamasında açlık glukoz seviyelerinin 110 ile 126 mg/dl arasında olması kabul edilirken, yakın zamanda alt sınır daha da aşağıya çekilerek 100 ile 126 mg/dl arası olması kabul edilmektedir.Bozulmuş glukoz toleransı ise, OGTT’nin 2. saat değerlerinin 140 ile 200 mg/dl arasında bulunmasıdır. Normal bireylerde HOMA değeri 2.7’den düşük olmalıdır. 2.7’nin üzeri ise değişik derecelerde insülin direncini yansıtır. HOMA: aclık insulini (μu/ml) x aclık plazma glukozu (mg/dl) / 405)]
Diyabetes mellitus biyokimyası 2 Biyokimya 3-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 4 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Moleküler mekanizmalar ile diyabet arasındaki etkileşim anlatılır. Diyabetin; tanısı, takibi, komplikasyonların yönetilmesi ve tedavisinde laboratuvarın önemi anlatılır.
Karaciğer fonksiyon testleri 2 Biyokimya 3-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Biyokimya (BYKM) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. İbrahim Kılınç Hücresel çeşitliliği ile karaciğer fiziksel, kimyasal ve biyolojik etkileşimde çok önemli bir organdır. Aminoasit-protein,monosakkarit-karbonhidrat, yağ asitleri, kolesterol ve lipit, ilaç metabolizması ve etkisizleştirme açısından karaciğer fonksiyonları anlatılır.
(Gastro) Gastrointestinal Sistem Endoskopisi 1 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Mehmet Asıl Gastroenterolojide kullanılan endoskopik uygulamalar Üst GIS endoskopi, Fleksibl rektosigmoidoskopi, Kolonoskopi, Anoskopi, Enteroskopi, Kapsül endoskopi, Endoskopik Ultrasonografi (EUS) ve Endoskopik retrograd kolanjiyopankreatografi (ERCP)'dir. Bu derste bu endoskopik uygulamaların kulanım alanları, endikasyonlarını ve komplikasyonları, işlemlere ait gerçek görüntüler eşliğinde tartışılmıştır.
(Gastro) Karın ağrısı 1 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Muharrem Keskin Karın ağrısı yakınması hem acil hem de poliklinik başvuralarında önemli bir paya sahiptir. Acil müdahale gerektiren veya elektif şartlarda ileri inceleme gerektiren durumların aıyrıcı tanısı ve sonrasında kesin tanısı hem tedavi hem de komorbidite yönetimi bakımından yeterli bilgi donanımı gerektirmektedir.
(Gastro) Bulantı ve kusmalar 1 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Murat Bıyık Bulantı epigastriyum veya boğazda kusma olacağı hissi veren hoş olmayan bir durumdur.Kusma: Mide içeriğinin kuvvetli bir refleks (somato-visseral refleks) ile özofagus ve ağız yoluyla dışarı atılmasıdır. İç kulak, SSS ve gastrointestinal sistemden gelen uyarılar ile kusma merkezi uyarılarak kusma eylemi başlar. Kusma şikayeti olan bir hastada, kusmuğun içeriği, oluş zamanı, kokusu, eşlik eden semptomları mutlaka sorgulanmalıdır.
(Gastro) Özofagus Hastalıkları 2 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Hüseyin Ataseven x
(Gastro) Hepatosplenomegaliler 1 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Ali Demir x
(Gastro) İshal-kabızlık 1 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 6 Doç. Dr. Mehmet Asıl Kabızlık ve ishal gastrointestinal yaygın görülen gastrointestinal semptomlardır, birçok farklı hastalıkla ilişkili olarak ortaya çıkarlar. Kabızlık primer yada sekonder olabilir. Sekonder kabızlığın birçok nedeni mevcuttur. İshaller akut ve kronik olarak sınıflanabilir. Akut ishaller genellikle enfeksiyöz nedenlerle ortaya çıkarlar. Kronik ishallerin çok farklı nedenleri olabilir. Bu derste kabızlık ve akut-kronik ishallerin nedenleri, tanısal yaklaşım ve tedavileri anlatılmıştır.
(Gastro) Dispepsi, Gastritler 2 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Ali Demir x
(Gastro) Asit, Siroz 2 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Murat Bıyık Periton boşluğunda sıvı bulunmasına asit denir. Çoğunlukla karaciğer sirozunda karşımıza gelir. Siroz bir çok kronik karaciğer hastalığının (kr viral hepatitler, alkol, otoimmun hepatitler, steatohepatit vb) son evresidir.
(Endokrinoloji) Diabetes mellitus fizyoTıbbi Patolojisi ve sınıflandırması 1 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Mustafa Kulaksızoğlu Diyabet, insülin eksikliği ya da insülin etkisindeki defektler nedeniyle organizmanın karbonhidrat (KH), yağ ve proteinlerden yeterince yararlanamadığı, sürekli tıbbi bakım gerektiren, kronik, geniş spektrumlu bir metabolizma bozukluğudur.
(Gastro) Malabsorbsiyon testleri ve bozuklukları 2 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 10 Doç. Dr. Muharrem Keskin Malabsorbsiyon sendromları, yetişkinlerde ishal, karın ağrısı ve sistemik bulgularla karakterize organik kökenli hastalıklara bağlıdır. Çölyak hastalığı, kronik pankreatite bağlı ekzokrin yetmezlik, Crohn hastalığı bunların en sık görülen tipleridir.Ayrıcı tanıda çoğunlukla laboratuvar testleri yeterli olurken endoskopik ve radyolojik incelemeler de gerekmektedir. Tedavi etiyolojiye spesifiktir.
(Gastro) Karın muayenesi 1 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 11 Doç. Dr. Muharrem Keskin Karın muayenesi hem medikal patolojilerin hem de cerrahi gerektirecek akut patolojilerin tespiti ve ayırıcı tanısı için en önemli tıbbi enstrumandır. Yeterli ve detaylı tıbbi anamnez sonrası fizik muayennin en önemli bileşenlerinden biri karın muayenesidir. Özellikle Gastroenteroloji pratiğinde, karın muayenesi en önemli tanı araçlarından biridir.
(Endokrinoloji) Diabetes mellitus tanısı ve kliniği 1 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 12 Prof. Dr. Mustafa Kulaksızoğlu Tip 1 ve tip 2 diyabet, klinik başlangıç şekilleri ve ilerleme süreçleri itibarıyla heterojen hastalıklardır. Geleneksel olarak tip 1 diyabetin, çocuk ve gençlerde akut hiperglisemi veya diyabetik ketoasidoz (DKA) ile başladığı, buna karşılık tip 2 diyabetin erişkinlerde hafif ve nispeten yavaş seyirli olarak başladığı kabul edilse de tanı sırasında bazı olgular bu ayırıma uymaz, bu yüzden kesin tiplemenin yapılması başlangıçta zordur. Genel olarak hastalar poliüri, poldipsi, ağız kuruluğu gibi klasik semptomlarla gelerek, biyokimyasal tetkikler yapılarak tanı alırlar. Diyabetes mellitusu hem akut hemde kronik olmak üzere komplikasyonları vardır.
(Gastro) Kronik hepatitler 1, 2 2 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 13 Prof. Dr. Hakkı Polat x
(Endokrinoloji) Otoimmun poliglandüler sendromlar 1 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 14 Prof. Dr. Feridun Karakurt OPS tip 1 ve OPS tip 2 klinik olarak ayrılabilmekle birlikte patogenez ve genetik geçişe bağlı ileride ortaya çıkabilecek hastalıkların önlenmesi noktasında çok az bilgi edinilebilmiştir. OPS tip 1 bebeklik çağında görülen ve otozomal resesif kalıtım göstermesine karşın; OPS tip 2, 20-40 yaşlarında görülür ve poligenik bir kalıtıma sahiptir. OPS TİP 1'de; addison, hipoparatiroidi, primer gonadal yetmezlik, kronik mukokütanöz kandidiyazis sıklıkla görülürken; OPS tip 2'de: addison, otoimmun tiroid hastalığı, tip 1 diyabet sıklıkla görülür.
(Endokrinoloji) Ca ve D vitamini metabolizması 1 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 15 Prof. Dr. Mustafa Kulaksızoğlu Kalsiyumun belli bir aralıkta tutulabilmesinde bazı hormonlar görevlidir. Bunlar parathormon, D vitamini ve kalsitonindir. Etkilerini kemik, böbrek ve ince bağırsak üzerinde gösterirler.
(Endokrinoloji) Lipoprotein metabolizması bozuklukları 1 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 16 Doç. Dr. Melia Karaköse Lipoprotein metabolizması bozukluklarının klinik önemi,lipoproteinlerin aterogenezdeki önemli rolü ve bununla ilişkili koroner ve periferik vasküler hastalık risklerinden kaynaklanmaktadır.Serum lipidleri total kolestrol, LDL kolestrol ,HDL kolestrol, trigliserid ,Apo B şekllinde sınıflandırılmaktadır.Lipoprotein metabolizması bozuklarının bir kısmı monogenetik ve poligenetik mutasyonlardan kaynaklanıp ,ailesel olabilir.Ailesel dislipidemiler Fredericson sınıflamasına göre 5'e ayrılır.
(Endokrinoloji) Tirotoksikoz 1 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 17 Prof. Dr. Mustafa Kulaksızoğlu Tirotoksikoz, kaynağı ne olursa olsun tiroid hormon fazlalığını ifade eden genel bir terimdir. Hipertiroidi ise tiroid bezinden artmış hormon sentezinden kaynaklanan tiroid hormon fazlalığını ifade eder. Subklinik hipertiroidide baskılanmış TSH (<0,4 mU/mL) ile birlikte normal sT3 ve sT4, aşikâr (klinik) hipertiroidide ise baskılanmış TSH, yüksek sT4 ve/veya sT3 vardır.
(Endokrinoloji) Adrenal korteks hastalıkları 1 1 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 18 Prof. Dr. Feridun Karakurt Adrenal korteks zona glomerulosa, zona fasikülata, zona retikülaris olmak üzere dıştan içe 3 tabakadan oluşur. Bu tabakalardan kaynaklı fazla hormon salgılanması veya bu tabakaların çalışmamasına bağlı hormon salgılanmamasına bağlı olarak geniş bir yelpazede adrenal korteks hastalıkları görebilmekteyiz.
(Endokrinoloji) Adrenal korteks hastalıkları 2 1 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 19 Prof. Dr. Feridun Karakurt Adrenal korteks zona glomerulosa, zona fasikülata, zona retikülaris olmak üzere dıştan içe 3 tabakadan oluşur. Bu tabakalardan kaynaklı fazla hormon salgılanması veya bu tabakaların çalışmamasına bağlı hormon salgılanmamasına bağlı olarak geniş bir yelpazede adrenal korteks hastalıkları görebilmekteyiz.
(Endokrinoloji) Hipoglisemiler 1 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 20 Doç. Dr. Melia Karaköse Hipoglisemi tanısı için diyabetik olmayan bireylerde Whipple triadı (kan şekeri <50 mg /dl bulunması, düşük glisemi ile uyumlu semptomlar ve bu semptomların glisemi düşüklüğünü ortandan kaldıran tedaviyle geçmesi ) bulunması yeterlidir.Akut hipoglisemi semptomları adrenerjik ve nöroglukopenik olmak üzere ikiye ayrılır.Hİpoglisemi ilaçları bağlı, otoimmun kaynaklı (insülin reseptör otoantikorları ) ,pankreas ve pankreas dışı tümörlere bağlı, alkol kullanımı gibi nedenlere bağlı görülebilir.
(Endokrinoloji) Paratiroid hastalıkları, Hipotiroidi 2 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 21 Doç. Dr. Melia Karaköse Hipotiroidi doku düzeyinde tiroid hormonu yetersizliği veya nadiren etkisizliği sonucu ortaya çıkan ,metabolik yavaşlama ile giden bir hastalıktır.Primer ,sekonder ,tersiyer hipotiroidi olarak sınıflandırılır.Paratiroid bez hastalıkları paratiroid bezinin çok ve ya az çalışmasına bağlı olarak hiperparatiroidi ve hipoparatiroidi olarak sınıflandırılır.
(Endokrinoloji) Yetişkinde ön hipofiz hastalıkları 2 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 22 Prof. Dr. Mustafa Kulaksızoğlu Hipofiz hastalıkları ön hipofiz hormon eksikliklerine bağlı hipofiz yetmezliği, fonksiyonlu (prolaktinoma, akromegali, cushing hastalığı, tshoma gibi) ve fonsiyonsuz adenomlar, hipofiz apopleksisi, hipofizit gibi hastalıklırdan oluşur.
(Gastro) Kronik hepatitler 3 1 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 23 Prof. Dr. Hakkı Polat x
(Endokrinoloji) Hipertansiyona neden olan endokrin hastalıklar 2 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 24 Prof. Dr. Feridun Karakurt Hipertansiyon vakalarının çoğu esansiyel olmakla birlikte yaklaşık %15'i sekonder bir nedene bağlıdır. Endokrin kaynaklı hipertansiyon tanısı klinisyene cerrahi olarak kür şansı vermekle birlikte hedefe yönelik farmakolajik tedaviye olanak tanımaktadır. Başlıca endokrin hipertansiyon nedenleri: feokromasitoma, primer hiperaldosteronizm, cushing sendromu, cushing hastalığı, hipotiroidi, hipertiroidi, akromegali, hiperdeoksikortikosteronizm (konjenital adrenal hiperplazi, deoksikortikosteron üreten tm, primer kortizol direnci), aşikar mineralokortikoid fazlalığı-11 hidroksisteroid dehidrojenaz eksikliği olarak sayılabilir.
(Endokrinoloji) İyot Yetersizliği Diabetes Mellitus ve Kronik Komplikasyonları 2 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 25 Doç. Dr. Melia Karaköse Diyabet, insülin eksikliği ya da insülin etkisindeki defektler nedeniyle organizmanın karbonhidrat, yağ ve proteinlerden yeterince yararlanamadığı, sürekli tıbbi bakım gerektiren, kronik, geniş spektrumlu bir metabolizma bozukluğudur.Diyabet tanısı açlık kan şekeri , HbA1c değeri, herhangi bir anda bakılan kan şekeri ölçümü , oral glukoz tolerans test sonuçlarına göre koyulmaktadır.Tip 1 DM, Tip 2 DM ,gestasyonel DM ve diğer spesifik diyabet tipleri olarak sınıflandırılmaktadır. Hastalığın komplikasyonları akut ve kronik komplikasyonlar olarak sınıflandırılmaktadır.İyot tiroid hormon üretimi için esansiyel bir elementtir.İyot eksikliği hormon üretim ekiskliğine sebep olarak çeşitli iyot eksikliği hastalıklarına sebep olur.
(Gastro) Karın ağrısı 100 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Muharrem Keskin Karın ağrısı yakınması hem acil hem de poliklinik başvuralarında önemli bir paya sahiptir. Acil müdahale gerektiren veya elektif şartlarda ileri inceleme gerektiren durumların aıyrıcı tanısı ve sonrasında kesin tanısı hem tedavi hem de komorbidite yönetimi bakımından yeterli bilgi donanımı gerektirmektedir.
(Endokrinoloji) Diabetes mellitus tanısı ve kliniği 100 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Mustafa Kulaksızoğlu Tip 1 ve tip 2 diyabet, klinik başlangıç şekilleri ve ilerleme süreçleri itibarıyla heterojen hastalıklardır. Geleneksel olarak tip 1 diyabetin, çocuk ve gençlerde akut hiperglisemi veya diyabetik ketoasidoz (DKA) ile başladığı, buna karşılık tip 2 diyabetin erişkinlerde hafif ve nispeten yavaş seyirli olarak başladığı kabul edilse de tanı sırasında bazı olgular bu ayırıma uymaz, bu yüzden kesin tiplemenin yapılması başlangıçta zordur. Genel olarak hastalar poliüri, poldipsi, ağız kuruluğu gibi klasik semptomlarla gelerek, biyokimyasal tetkikler yapılarak tanı alırlar. Diyabetes mellitusu hem akut hemde kronik olmak üzere komplikasyonları vardır.
(Endokrinoloji) İyot Yetersizliği Diabetes Mellitus ve Kronik Komplikasyonları 100 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Melia Karaköse Diyabet, insülin eksikliği ya da insülin etkisindeki defektler nedeniyle organizmanın karbonhidrat, yağ ve proteinlerden yeterince yararlanamadığı, sürekli tıbbi bakım gerektiren, kronik, geniş spektrumlu bir metabolizma bozukluğudur.Diyabet tanısı açlık kan şekeri , HbA1c değeri, herhangi bir anda bakılan kan şekeri ölçümü , oral glukoz tolerans test sonuçlarına göre koyulmaktadır.Tip 1 DM, Tip 2 DM ,gestasyonel DM ve diğer spesifik diyabet tipleri olarak sınıflandırılmaktadır. Hastalığın komplikasyonları akut ve kronik komplikasyonlar olarak sınıflandırılmaktadır.İyot tiroid hormon üretimi için esansiyel bir elementtir.İyot eksikliği hormon üretim ekiskliğine sebep olarak çeşitli iyot eksikliği hastalıklarına sebep olur.
(Endokrinoloji) Otoimmun poliglandüler sendromlar 100 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Feridun Karakurt OPS tip 1 ve OPS tip 2 klinik olarak ayrılabilmekle birlikte patogenez ve genetik geçişe bağlı ileride ortaya çıkabilecek hastalıkların önlenmesi noktasında çok az bilgi edinilebilmiştir. OPS tip 1 bebeklik çağında görülen ve otozomal resesif kalıtım göstermesine karşın; OPS tip 2, 20-40 yaşlarında görülür ve poligenik bir kalıtıma sahiptir. OPS TİP 1'de; addison, hipoparatiroidi, primer gonadal yetmezlik, kronik mukokütanöz kandidiyazis sıklıkla görülürken; OPS tip 2'de: addison, otoimmun tiroid hastalığı, tip 1 diyabet sıklıkla görülür.
(Gastro) İshal-kabızlık 100 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Mehmet Asıl Kabızlık ve ishal gastrointestinal yaygın görülen gastrointestinal semptomlardır, birçok farklı hastalıkla ilişkili olarak ortaya çıkarlar. Kabızlık primer yada sekonder olabilir. Sekonder kabızlığın birçok nedeni mevcuttur. İshaller akut ve kronik olarak sınıflanabilir. Akut ishaller genellikle enfeksiyöz nedenlerle ortaya çıkarlar. Kronik ishallerin çok farklı nedenleri olabilir. Bu derste kabızlık ve akut-kronik ishallerin nedenleri, tanısal yaklaşım ve tedavileri anlatılmıştır.
(Endokrinoloji) Yetişkinde ön hipofiz hastalıkları 100 Dahiliye 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - İç Hastalıkları (ICHA) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Mustafa Kulaksızoğlu Hipofiz hastalıkları ön hipofiz hormon eksikliklerine bağlı hipofiz yetmezliği, fonksiyonlu (prolaktinoma, akromegali, cushing hastalığı, tshoma gibi) ve fonsiyonsuz adenomlar, hipofiz apopleksisi, hipofizit gibi hastalıklırdan oluşur.
Peptik ülser ilaçları 2 Farmakoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Ayşe Saide Şahin Peptik ülser tedavisinde kullanılan ilaçlar;Asid salgılanmasını azaltan ilaçlar, Antiasidler, Mukozada koruyucu tabaka oluşturan ilaçlar, Sitoprotektif etkili ilaçlar ve H.pylori eradikasyonu yapan ilaçlar olarak sınıflandırılır.
Hormonların tıbbi farmakolojik ve farmakokinetik yönleri 1 Farmakoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. İpek Duman Hormonlar endokrin bezlerden kana salınan, uzak hedef hücrelerde kendine özgü reseptörleri aktive ederek etki oluşturan endojen aktif maddelerdir. Hormonal ileti, endokrin fonksiyon yanında parakrin fonksiyon, otokrin fonksiyon, nöromediyatör fonksiyon gibi çeşitli şekillerde oluşabilir. Hormonlar fizikokimyasal özelliklerine göre Peptid Hormonlar, Steroid Hormonlar ve Amino Asit Hormonlar olarak gruplandırılırlar; Biyosentezleri, metabolizmaları ve eliminasyonları fizikokimyasal özelliklerine göre değişen süreçlerle olur. Bazı endokrin hastalıklar, hormon reseptörünün yıkılmasına, reseptör yapımının azalmasına veya reseptöre karşı antikor oluşumuna (immünolojik bozukluğa) bağlıdır. Hormonlar hastalıkların tedavisinde, yerine koyma, tanı testi aracı olarak, hormon sentezini inhibe eden ilaçların veya hormon reseptör antagonistlerinin verilmesi şeklinde kullanılabilir.
Kalsiyotropik ilaçlar 1 Farmakoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Kemiklerin majör mineralleri olan kalsiyum aynı zamanda hücre fonksiyonları için de son derece önemlidir. Kalsiyum analogları (kalsimimetikler), paratiroid hormon, vitamin D vücuttaki kalsiyum dengesini düzenlerler.
Tiroid hormonları ve antitiroid ilaçlar 1 Farmakoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Tiroid hormonları tiroid hormon replasmanı ve supresyonu için, antitiroid ilaçlar ise tiroid aktivitesi ve hormonların etkilerini azaltmak için kullanılan ilaçlardır.
Laksatif ve purgatifler 1 Farmakoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Laksatif ilaçlar feçesi yumuşatan ve kolay atılmasını sağlayan, pürgatif ilaçlar ise feçesin sulu halde istem dışı atılmasını sağlayan ilaçlardır.
Antidiyareikler ve sindirim sistemini etkileyen diğer ilaçlar 1 Farmakoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 6 Doç. Dr. İpek Duman Mikroorganizmalar (Bakteri, virüs, protozoon vb.), toksinler, ilaçlar ve diğer kimyasal etkenler, barsakta sindirim enzimlerinin azalması veya safra asitlerinin artışı diyare oluşmasına neden olabilir. Akut enfeksiyöz diyarelerde mukoza invazyonu, sitotoksinler ve enterotoksinler, kolonda sıvı reabsorbsiyonunun bozulması, enflamasyona bağlı prostaglandinler ve kinin peptidler gibi mediyatörlerin ve sekresyonun artışı diyare oluşumuna yol açar. Opiyatlar ve diğer opioidler, parasempatolitik ilaçlar, adsorban ve kitle oluşturan ilaçlar, diyarenin özgül tedavisi için kullanılan ilaçlar ve oral rehidratasyon sıvısı (ORS) antidiyareik olarak kullanılan ilaç gruplarıdır. Sindirim sistemini etkileyen diğer hastalıklarda, dijestanlar, koleretik ilaçlar, kolagog ilaçlar, safra taşını eritebilen ilaçlar ve diğer ilaçlar tedavide kullanılırlar.
Androjenler, anabolik steroidler ve antiandrojenik ilaçlar 1 Farmakoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Kısmet Esra Nurullahoğlu Atalık Testosteron erkeklerde temel androjenik hormondur, testisin leidig hücreleri tarafından luteinleyici hormonun kontrolü altında kolesterolden sentez edilip salgılanır. Kullanılan androjenik ilaçların büyük bir kısmı testosteron ve esterleridir.Androjenlerin en önemli endikasyonları; erkeklerdeki hipogonadizm ve hipopitüvitarizmin tedavisidir. Androjenik etkinliğine oranla anabolik etkinliği fazla olan androjenlere anabolik steroidler denir. Yapıca testosteron türevi ilaçlardır. Antiandrojenler ya reseptör antagonistik etkileri ile ya da T ve/veya DHT sentezini etkileyerek etki gösteren bileşiklerdir.
Kortikosteroidler 2 Farmakoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Ayşe Saide Şahin Adrenal kortekste sentezlenen hormonlar glukokortikoidler (kortizol vd.) , mineralokortikoidler (aldosteron vd.) ve androjenlerdir (DHEA). Glukokortikoid etkili ilaçların antiinflamatuvar, immunosupresif ve antialerjik etkileri vardır.
Kortikosteroid antagonistleri ve ACTH 2 Farmakoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Ayşe Saide Şahin Aldosteron böbrekleri etkileyerek su, sodyum tutulumunu ve potasyum ve proton kaybını sağlar; sadece mineralokortikoid etkinlik gösterdiği için adrenal korteks yetmezliğinde kullanılmaz( mineralokortikoid ve glukokortikoid etkinliği olan fludrokortizon asetat kullanılır). Spiranolakton, eplerenon vb. aldosteron antagonistidir.Diüretik ve primer hiperaldosteronizm teşhis ve tedavisinde kullanılırlar.
İnsülin 2 Farmakoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 10 Prof. Dr. Kısmet Esra Nurullahoğlu Atalık İnsülin, Langerhans adacıkları β hücrelerinde sentezlenir. Glukoz, aminoasidler ve lipidlerin hücrelere alınıp depo edilmesini ve homeostazını sağlar. Anabolik, antikatabolik ve antiketojenik etkilidir. Tip I diyabetik hastaların tümü ve Tip II diyabetik hastaların da birçoğunda diyabet tedavisinin temelini oluşturur.
Oral antidiyabetik ilaçlar ve glukagon 2 Farmakoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 11 Prof. Dr. Kısmet Esra Nurullahoğlu Atalık Tip II diyabet tedavisinde ise hastanın durumuna göre insülin ya da oral antidiyabetik ilaçlar (OAİ) kullanılır; Sulfonilüreler, OAİler içerisinde en yaygın kullanılanlardır. Pankreasın β-hücrelerindeki veziküllerde depo edilmiş insülinin salıverilmesini artırarak antidiyabetik etki gösterirler.Yalnızca birinci faz (erken) insülin salgısına etkilidirler. Meglitinidler de insülin salgılatıcılardır. İnsüline duyarlılaştırıcılar, inkretin mimetikler de bu grupta yer alır.Alfa glikozidaz inhibitörleri ve amilin analogları diğer antidiyabetik ilaçlardır. Glukagon, pankreasın langerhans adacıklarının alfa hücrelerinde sentezlenip salgılanan peptid yapılı bir hormondur. İnsülinin fizyolojik antagonisti; diyabetojenik bir hormondur. Ayrıca en önemli ketojenik hormondur.
Hipofiz ve hipotalamus hormonları I 2 Farmakoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 12 Prof. Dr. Kısmet Esra Nurullahoğlu Atalık Ön hipofizden en az on hormon salgılandığı saptanmıştır. Bunların çoğu diğer endokrin bezlerin salgısını artıran tropik hormonlardır. Bu hormonlarının salgılanması, hipotalamusta üretilen salgılatıcı veya inhibe edici faktörler adı verilen küçük peptidler (hormonlar) aracılığıyla kontrol edilir. Hipotalamustan salgılanan ve nörohipofizde depolanan iki hormon antidiüretik hormon (ADH, vazopresin) ve oksitosin’dir.
Hipofiz ve hipotalamus hormonları II 2 Farmakoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 13 Prof. Dr. Kısmet Esra Nurullahoğlu Atalık Ön hipofizden en az on hormon salgılandığı saptanmıştır. Bunların çoğu diğer endokrin bezlerin salgısını artıran tropik hormonlardır. Bu hormonlarının salgılanması, hipotalamusta üretilen salgılatıcı veya inhibe edici faktörler adı verilen küçük peptidler (hormonlar) aracılığıyla kontrol edilir. Hipotalamustan salgılanan ve nörohipofizde depolanan iki hormon antidiüretik hormon (ADH, vazopresin) ve oksitosin’dir.
Östrojenler ve projestinler ve antagonistleri 2 Farmakoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 14 Doç. Dr. İpek Duman Vücutta sentez edilen doğal östrojenler, östron (E1), östradiol (E2) ve östrioldür (E3); doğal olarak bulunan progestajen hormon ise progesterondur. Kadınlarda östrojenik etkinlikten sorumlu ana östrojen hormon östradiol (östradiol 17β)’ dür. Östrojen ve progesteron overlerden siklik bir şekilde salgılanır ve salgılama fonksiyonu ön hipofizden salgılanan gonadotropinler (FSH ve LH) tarafından düzenlenir. Progestin, progesteron benzeri etki yapan sentetik steroidal ilaçlar için genel ad olarak kullanılır (progestojenler). Östradiol ve diğer doğal östrojenler, steroid ve steroid-olmayan sentetik östrojenler, kombine östrojen ve progestin preparatları, natürel ve sentetik progestinler; Antagonist olarak ise antiöstrojenik ilaçlar (reseptör antagonistleri, aromataz inhibitörleri vd) ve antiprogesteronlar (reseptör antagonistleri) uygun endikasyonlarda tedavide kullanılmaktadır.
Kontraseptiflerin Tıbbi Farmakolojik yönü 2 Farmakoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 15 Doç. Dr. İpek Duman Hormonal kontrasepsiyon, halen doğum kontrol amacıyla kullanılan yöntemler arasında sterilizasyondan sonra en etkili yöntemdir. Temel etki mekanizmaları menstrüel siklusun ortasında LH (luteinleyici hormon) ve FSH (follikül stimüle edici hormon) yükselmesini inhibe etmeleridir. En çok kullanılan ve en etkili hormonal kontraseptifler, bir östrojen ve bir progestin içeren kombine preparatlardır. Östrojen gonadotropin salgılanmasını inhibe ederek ovulasyonu baskılarken, progestin endometriyuma implantasyonu engeller, servikal mukusu spermin giremeyeceği bir bariyer hâline getirir. Kontrasepsiyon amacıyla kombine oral kontraseptifler (OKS), mini haplar, postkoital kontraseptif haplar, parenteral (enjekte edilen) kontraseptifler, deri altı implantları, progesteron içeren rahim içi araçlar (RİA), transdermal kombine kontraseptifler, vajinal kombine kontraseptifler (vajinal halkalar) yanında, hormonal olmayan diğer kontrasepsiyon yöntemleri de kullanılmaktadır.
Tiroid hormonları ve antitiroid ilaçlar 100 Farmakoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Tiroid hormonları tiroid hormon replasmanı ve supresyonu için, antitiroid ilaçlar ise tiroid aktivitesi ve hormonların etkilerini azaltmak için kullanılan ilaçlardır.
Kalsiyotropik ilaçlar 100 Farmakoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Tıbbi Farmakoloji (FRMA) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Salim Yalçın İnan Kemiklerin majör mineralleri olan kalsiyum aynı zamanda hücre fonksiyonları için de son derece önemlidir. Kalsiyum analogları (kalsimimetikler), paratiroid hormon, vitamin D vücuttaki kalsiyum dengesini düzenlerler.
Karın muayenesi 1 Genel Cerrahi 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 1 Prof. Dr. Süleyman Şakir Tavlı x
Karın ağrısı 1 Genel Cerrahi 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Mustafa Şentürk x
Safra kesesi ve yolları hastalıkları cerrahi semiyolojisi 1 Genel Cerrahi 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Tevfik Küçükkartallar Safra kesesi ve yolları hastalıkları cerrahi semiyolojisi
Özefagus, mide ve duedonum hastalıkları cerrahi semiyolojisi 1 Genel Cerrahi 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 4 Doç. Dr. Mehmet Aykut Yıldırım x
Travmalı hastaya yaklaşım 1 Genel Cerrahi 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 5 Prof. Dr. Murat Çakır Travma tüm dünyada insanlarda (40 yaşın altında) en sık ölüm nedenidir. Travmalı hastaya yaklaşım olay yerinden başlar ve hastane acil servisi ve ilgili kliniklerde devam eder. Hastanın aciliyetinin sınıflandırılması yaralanma derecesine göre yapılır. Bu hastanın değerlendirilmesinde harcanacak süreyi belirler.
Sıvı ve elektrolit denge bozukluğunda tanı yöntemleri 1 Genel Cerrahi 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Mehmet Erikoğlu x
Preoperatif değerlendirme ve postoperatif bakım 1 Genel Cerrahi 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 7 Doç. Dr. Mustafa Şentürk x
Tiroid hastalıkları semiyolojisi 1 Genel Cerrahi 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Mehmet Erikoğlu x
GIS kanamaları 1 Genel Cerrahi 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Murat Çakır Gastrointestinal kanamalı hastanın derlendirilmesi. Tanısının konması. Kliniğine göre hastanın acil yaklaşımının sağlanması.
Karın ön duvarı ve kasık fıtıklarının semiyolojisi 1 Genel Cerrahi 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 10 Doç. Dr. Mehmet Aykut Yıldırım x
Karaciğer hastalıklarının cerrahi semiyolojisi 1 Genel Cerrahi 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 11 Prof. Dr. Tevfik Küçükkartallar Karaciğer hastalıklarının cerrahi semiyolojisi
Sindirim sistemi endoskopisi 1 Genel Cerrahi 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 12 Prof. Dr. Mehmet Metin Belviranlı x
Pankreas hastalıklarının cerrahi semiyolojisi 1 Genel Cerrahi 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 13 Prof. Dr. Tevfik Küçükkartallar Pankreas hastalıklarının cerrahi semiyolojisi
Barsak tıkanmalarının semiyolojisi 1 Genel Cerrahi 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 14 Prof. Dr. Murat Çakır İntestinal obstrüksiyon, intestinal içeriğin gastrointestinal sistem içinde distale doğru olan geçişinin, parsiyel yada tam olarak engellenmesidir. Sınıflandırılması ve tanısının konması. Tedavisinin planlanması.
Kolon ve rektum hastalıkları semiyolojisi, perianal bölge hastalıkları 1 Genel Cerrahi 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 15 Prof. Dr. Celalettin Vatansev x
Akut apandisit x 1 Genel Cerrahi 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 16 Prof. Dr. Süleyman Şakir Tavlı x
Meme hastalıkları semiyolojisi 1 Genel Cerrahi 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 17 Prof. Dr. Mehmet Metin Belviranlı x
Özefagus, mide ve duedonum hastalıkları cerrahi semiyolojisi 100 Genel Cerrahi 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Mehmet Aykut Yıldırım Disfaji Odinofaji Heartburn(pirozis) Non kardiyak Göğüs ağrısı Kusma(proksimal tıkanıklığa bağlı) Kanama (hematemez), melena ,kilo kaybı gibi semptomlar özofagus mide hastalıklarında sıklıkla görülür.
Karın ön duvarı ve kasık fıtıklarının semiyolojisi 100 Genel Cerrahi 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Mehmet Aykut Yıldırım Karın duvarı fıtıkları en sık yapılan cerrahi operasyonların başında gelir. Karın duvarı fıtıkları elektif ve acil cerrahi gerektirebilir.
Travmalı hastaya yaklaşım 100 Genel Cerrahi 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Genel Cerrahi (GNCR) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Murat Çakır Travma tüm dünyada insanlarda (40 yaşın altında) en sık ölüm nedenidir. Travmalı hastaya yaklaşım olay yerinden başlar ve hastane acil servisi ve ilgili kliniklerde devam eder. Hastanın aciliyetinin sınıflandırılması yaralanma derecesine göre yapılır. Bu hastanın değerlendirilmesinde harcanacak süreyi belirler.
Kadın genital anatomisi 1 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 1 Dr. Öğr. Üy. Fatma Kılıç kadın pelvis tipleri,pelvik kemiklerin yapısı,pelvik bölge damarları,sinir yapıları,iç ve dış genital organlar ,ve bunların beslenmesini sağlayan damarlar,sinir innervasyonları
Adelösan Jinekoloji ve Puberte 1 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 2 Dr. Öğr. Üy. Hasan Energin x
Jinekolojik aciller, Pelvik ağrı 2 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. Jule Eriç Horasanlı Jinekolojil acillere neden olan parolojiler,Rüptüre Hemorajik Kist adneksial torsiyon, ektopik gebelik, septik şok,septik abortus,rüptüre tubo-ovarian abse,ektopik Gebelik, Pelvik İnflamatuvar Hastalık,Adneksiyel Torsiyon, Uterus Perforasyonu, Ovulasyon Ağrısı (Mittelschmerz), Dismenore olarak sayılabilir.Akut pelvik ağrı da benzer etiyolojilerden kaynaklanabilir.Ektopik gebelik ve over kistleri, over torsiyonu suılklıla rastlanan nedenlerdir.Obstrüktif genital patolojilere bağlı da acil jinekolojik durum oluşabilir. İmperfore hymen ve septum transvers buna bir örnektir.
Postpartum kanamalar 1 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 4 Dr. Öğr. Üy. Hasan Energin PPK vajinal doğum sonrası 500, sezaryen sonrası 1000, sezaryen histerektomi sonrası 1500 ml den fazla kanama ■ Erken PPK doğumdan sonraki 24 saat içinde olan ■ Geç PPK 24 saat ile 6. hafta arasında olan kanama ■ Geç PKK sebepleri daha çok 1. Kalan plasenta parçaları 2. Enfeksiyon 3. Plasental yatağın involusyonunda azalma ■ Erken PKK nın sebepleri 1. Uterin atoni (en sık neden) 2. Uterin, servikal, vajinal laserasyonlar 3. Koagulopati (ablasyo, previa, sepsis, amnion embolisi) 4. Konjenital koagulopati 5. Plasenta akreta 6. Uterin inversiyon 7. Uterin rüptür 8. Histerotomi sakarında açılma 9. Histerotomi insizyonunun kötü hemostazı
Adneksiyal kitleler 1 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 5 Dr. Öğr. Üy. Emine Türen Demir over, tuba,etraf vasküler-lenfatik doku ve bağ dokudan köken alan kitleler adneksiyal kitleleri oluşturmaktadır. Benign malign olabilirler. Akut batın tablosu ile gelebilirler.
Yüksek riskli gebelikler 1 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Hüseyin Görkemli x
Postmenopozal kanamalar 1 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 7 Prof. Dr. Mehmet Cengiz Çolakoğlu menapoz sonrası kanama çeşitli organik veya iyatrojenik durumlara bağlı olabilir.Kanama şikayeti ile gelen hasta detaylı anamnez sonrası olası jinekolojik maligniteler açısından ultrason ile değerlendirmeli ve gerektiğinde biyopsi yapılmalıdır.
Preeklampsi-eklampsi 1 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 8 Dr. Öğr. Üy. Hasan Energin Preeklampsi ve eklampsi maternal ve fetal mortalite ve morbiditenin önemli bir sebebidir. Anne ölümü nedenleri arasında 2. sırada gelmektedir. 20. gebelik haftasından sonra 140/90 • 24 saatlik idrarda >300 mg protein yada spot idrar + yada idrarda protein/ kreatinin >0.3 olması
Jinekolojide anamnez ve muayene usülleri 1 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Kazım Gezginç Jinekolojik muayene; her kadının hiçbir şikayeti olmasa dahi düzenli aralıklarla yaptırması gereken muayenelerden biridir. Öncesinde hastanın mevcut hastalıkları, medikal, gebelik-doğum öyküleri, menstrüriasyon periyodu gibi tüm özellikleri kayıt altına alınır ve varsa şikayetine yönelik muayenesi ile tamamlanır.
Obstetrik aciller 1 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 10 Doç. Dr. Jule Eriç Horasanlı Obsterik aciller , abortuslar, erken gebelik kanamaları , geç gebelik kanamaları , Gestasyonel trofoblastik
Menstrual siklus ve üreme hücre gelişimi 1 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 11 Prof. Dr. Mehmet Cengiz Çolakoğlu Germ hücresi intrauterin hayatın 5. ayına kadar mitosis ile çoğalır. Çoğalma durduktan sonra hacimce büyümeye başlarlar ve primer oosit oluşur.intrauterin 7. ayda oogoniumların hemen hepsi primer oosit adını almışlardır. Primer oositlerin etrafını gonadların yüzeyini örten epitelden farklanan yassı bir epitel sarar. Bu oluşuma primer folikül denir. Primer oositlerler puberteye kadar istirahat dönemine girerler.Puberte ile beraber her ay pek çok primer oosit büyümeye başlar.
Amenore 1 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 12 Dr. Öğr. Üy. Emine Türen Demir Amenore menstrüel periodların yokluğunu tariflemekte olup, hipotalamus, hipofiz, over, uterus veya vajende olan bir problemden kaynaklanan geçici, aralıklı veya kalıcı bir durum olabilir.
Anormal uterin kanamalar 1 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 13 Prof. Dr. Hüseyin Görkemli normal menstruel siklus dışında olan kanamalar anormal uterin kanama olarak tanımlanır. Kanamanın zamanı, miktarında farklılıklar olabilir. Figo tarafından palm coein olarak sınıflandırılmoştır. Her yaş grubundaki etyolojik faktörler değişiklik göstermektedir.
Geç gebelik kanamaları 2 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 14 Prof. Dr. Kazım Gezginç x
Normal doğum eylemi 2 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 15 Prof. Dr. Ali Acar x
Menopoz Endometriyoziste fizyoTıbbi Patoloji 2 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 16 Prof. Dr. Mehmet Cengiz Çolakoğlu overlerin fonksiyon kaybı olarak tanımlanan menopoz son 1 yıldır adet görmeme durumudur.Endometrial gland ve stromanın endometrium dışına yerleşimi olarak tanımlanan endometriozis ise kronik pelvik ağrıya neden olan bir hastalıktır.
Normal gebelikler 1 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 17 Dr. Öğr. Üy. Hasan Energin Gebe kadınlarda, fiziksel ve metabolik gereklilikleri dengede için çeşitli hormonal, anatomik ve fizyolojik değişimler görülmektedir
Overlerin değerlendirilmesi 1 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 18 Prof. Dr. Hüseyin Görkemli x
Intrauterin enfeksiyonlar, Obstetride anamnez ve muayene usuller 2 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 19 Prof. Dr. Ali Acar Gebelikte görülen bazı enfeksiyonlar fetusta konjenital anomalilere yol açabilmektedir ve tedavi ile bu durum engellenebilmektedir. Gebelikte sık görülen enfeksiyon ajanlarna yönelik tarama ilk muayenede yapılmalı şüpheli durumlarda fetal geçiş için amniosentez yapılmalı ve uygun tedavi başlanmalıdır. bazı enfeksiyonlar teratojen olması nedeni ile termine edilebilirken bazı enfeksiyonlarda erken doğum söz konusu olabilmektedir.
Geç gebelik kanamaları 100 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Kazım Gezginç Geç gebelik kanamaları; gebeliğin üçüncü trimesterinde ortaya çıkan, maternal ya da fetal kaynaklı olabilen kanamalardır. Uygun muayene yöntemleri ile tanısı ve tedavisi konulabilmektedir. Bazı durumlarda maternal ve fetal açıdan acil müdehaleler gerektiği unutulmamalıdır.
Overlerin değerlendirilmesi 100 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Hüseyin Görkemli overyan yetmezlik özellikle infertilitede önemli bir durumdur. İnfertil kadınlarda mutlaka değerlendirilmelidir. Over rezervi değerlendirilirken bazal folikül sayısına, hormon değerlerine, over volümüne bakılır.
Normal doğum eylemi 100 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Ali Acar Doğum eylemi sonuçda serviks dilatasyonuna neden olan ve giderek sıklaşarak şiddeti artan kontraksiyonlarla beraber fetus ve eklerinin dışarı atılması ile karakterize bir klinik süreçtir. Üç fazdan oluşur. Doğumun gerçekleşmesi için efektif bir itici güç ve uygun doğum yolu ile fetus olması gerekmektedir.
Adelösan Jinekoloji ve Puberte 100 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 100 Dr. Öğr. Üy. Hasan Energin 13-19 yaş arasında.Puberte, çocukluk ve maturite arasındaki geçiş dönemi.Bilişsel, psikososyal, biyolojik değişim. Biyolojik değişiklikler puberte olarak tanımlanır.Prepubertal dönemde peptid hormon seviyleri oldukça düşüktür. Puberte yaklaştıkça çocukluk dönemindeki endokrinolojik durgunluk (gonadostat) değişiklikler gösterir.
Yüksek riskli gebelikler 100 Kadın Doğum 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Kadın Hastalıkları ve Doğum (JINE) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Hüseyin Görkemli gebelikte kötü maternal fetal sonuçlara neden olabilecek hipertansiyon, plasenta yerleşim anomalisi gibi durumlar yüksek riskli gebelik kategorisinde yer almaktadır. Yakın takip gerektirmektedir.
İntestinal Nematodlar 2 Mikrobiyoloji 3-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Fatma Esenkaya Taşbent Bu ders saati içinde Enterobius vermicularis, Ascaris lumbricoides, çengelli solucanlar, Strongyloides stercoralis, Trichuris trichiura gibi insan bağırsaklarında yerleşen paraziter enfeksiyonlar anlatılacaktır
Doku Nematodları, Filaryal Nematodlar 2 Mikrobiyoloji 3-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Fatma Esenkaya Taşbent Kesin konağı insan olmayan nematod larvalarının insanda çeşitli dokulara ve cilde yerleşmesiyle oluşan enfeksiyonlara sırasıyla visseral larva migrans ve kutanöz larva migrans denir. Trichinella spiralis ve dracunculus medinensis dokulara yerleşen diğer nematodlardır. Filarial nematodlaarartropod vektörlerle bulaştırılan ip şeklinde parazitlerdir.
Taenia saginata ve T. soleum, Hymenolepis nana, D. latum 2 Mikrobiyoloji 3-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 3 Doç. Dr. Fatma Esenkaya Taşbent Şeritler olarak da bilinen sestodların erişkinleri ince barsakta yerleşir. Oluşturdukları enfeksiyonlar genellikle asemptomatik geçirilir veya iyi tolere edilir. Larvaları barsak dışı dokularda yerleştiğinde ciddi semptomlar oluşturabilir. Bu durumda gelişen kistin büyüklüğü, sayısı ve yerleşimine göre klinik belirtiler değişir.
Gebelik ve TORCH inf 2 Mikrobiyoloji 3-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Mehmet Özdemir Kongenital enfeksiyon bulguları, İntrauterin gelişme geriliği,Prematürite, Mental/motor gelişme geriliği, Hepatosplenomegali, sarılık, Döküntü (makülopapüler, purpurik, veziküler, büllöz),Anemi, Mikrosefali, hidrosefali, intrakraniyal kalsifikasyonlar, Koryoretinit, katarakt, glokom, Pnömoni, Sağırlıktır.
Trematodlar 2 Mikrobiyoloji 3-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 5 Doç. Dr. Fatma Esenkaya Taşbent Trematod enfeksiyonları sestod ve nematod enfeksiyonlarına göre çoğunlukla daha ciddidir. Trematodlar insanda barsak, safra yolları, karaciğer, akciğerveya damarlarda parazitlenebilir. Genellikle vücuda yerleştikleri yere göre sınıflandırılırlar.
Viral hepatit 2 Mikrobiyoloji 3-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu Hepatit virüslerinin yapıları, klinik seyirleri, laboratuvar tanısı, tedavisi ve korunma yollarını sistematik olarak ele alır.
Kist Hidatik 1 Mikrobiyoloji 3-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 7 Doç. Dr. Fatma Esenkaya Taşbent Echinococcus granulosis, kist hidatik de denilen kistik ekinokokkozis etkenidir. Sestodlardan olan Echinococcus granulosis erişkini köpeklerin ince bağırsaklarında yerleşmekte olup, larval formları ara konak olan insan ve otçulların çeşitli dokularında yerleşmektedir. Karaciğer başta olmak üzere tüm organ ve dokularda Echinococcus granulosis larvaları yerleşerek kistik lezyonlar oluşturabilmektedir.
Spirillum ve Campylobacter ve helicobakteri 2 Mikrobiyoloji 3-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Mehmet Özdemir Spirillum ve Campylobacter ve helicobakteri
Gastroenteritler, Vibrio ve infeksiyonları 2 Mikrobiyoloji 3-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 9 Prof. Dr. Metin Doğan Akut gastroenterit, mide ve bağırsakların iltihabıdır (enflamasyonudur). Bu hastalıkta ishal ana bulgu olup, ishale bulantı, kusma, ateş ve karın ağrısı eşlik edebilir. Akut gastroenterit genellikle bir virus veya bakteri, daha nadir olarak da bir parazitin vücuda alınmasıyla meydana gelir. Gastroenterit etkeni olan bakteriler arasında Shigella spp., Salmonella spp., Yersinia enterocolitica, Campylobacter jejuni, Aeromonas spp., Vibrio cholerae ve E. coli suşları yer almaktadır.
Toksemiler 1 Mikrobiyoloji 3-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 10 Prof. Dr. Metin Doğan Toksinler çeşitli sınıflandırmlara tabii tutulmaktadır. Bakteriel toksinler endotoksinler ve ekzotoksinler olmak üzere başlıca iki gruba ayrılırlar. Ekzotoksinler, protein karakterinde, genellikle, ısıya duyarlı ve eriyebilir maddelerdir. Ekzotoksinler, in vivo ve in vitro koşullarda salgılanabilirler. Ekzotoksin sentezleyebilen bir çok bakteri ve mantarlar bulunmaktadır. B. anthracis, E. coli, C. diphtheriae, S. dysenteriae, S. aureus, V. cholerae, C. botulinum, C. tetani, C. perfringens, A. flavus vs. bunlardan bazılarıdır. Ekzotoksinler ve endotoksinler canlılarda toksemik infeksiyonlara (intoksikasyon, toksemi) neden olurlar. Endotoksinler genel etki gösterirken ekzotoksinler genellikle hedefe yönelik etki gösterirler.
Besin zehirlenmesi 1 Mikrobiyoloji 3-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 11 Prof. Dr. Metin Doğan Besin zehirlenmeleri, bakteri, virüs ya da parazitler veya onların toksinleriyle bozulmuş gıdaları tüketmek yoluyla oluşan bir hastalıktır. Bu mikropla bulaşmış kirli sular, iyi pişirilmemiş et, yumurta, pastörize olmamış ya da çiğ süt ve süt ürünleri, çiğ sebze, meyve, vb gıdaların tüketilmesi ile besin zehirlenmeleri oluşabilir. Halsizlik, karın ağrısı, kramplar, bulantı, kusma, iştah kaybı, ishal gibi klinik tablolar ortaya çıkmaktadır.
Viral Gastroenterit etkenleri 1 Mikrobiyoloji 3-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 12 Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu Gastroenterit virüslerinin yapıları, klinik seyirleri, laboratuvar tanısı, tedavisi ve korunma yollarını sistematik olarak ele alır.
Helicobacter ve Campylobacter 2 Mikrobiyoloji 3-5 Temel Tıp Bilimleri - Tıbbi Mikrobiyoloji (MKRB) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Mehmet Özdemir Gram negatif, mikroaerofil, spiral şeklinde bir mikroorganizmadır. Bu mikroorganizma akut ve kronik gastrit, peptik ülser ve mide kanseri patogenezinde rol oynar.İlk kez 1982 yılında Campylobacter’e benzeyen bu bakteriye Campylobacter pylori adı verildi.Sonradan Helicobacter genusunda yer aldı
Nükleer Tıpta Gastrointestinal Sistem Görüntülemeleri 1 Nükleer Tıp 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Nükleer Tıp (NUKT) Preklinik (Teorik) 1 Dr. Öğr. Üy. Güngör Taştekin Nükleer Tıpta Gastrointestinal Sistem Görüntülemeleri
Nükleer Tıpta Endokrin Sistem Görüntülemeleri, Nükleer Tıpta Tedavi 2 Nükleer Tıp 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Nükleer Tıp (NUKT) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Özlem Şahin x
Kalın bağırsak hastalıkları ve tümörleri 2 Patoloji 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 5 Doç. Dr. Pembe Oltulu İltihabi olayları,benign ve malignı ve tümörleri meydana gelebilir. En sık malign tümörü Adenokarsinomdur. Benign lezyonları poliplerdir. Kronik iltihabihastalıklardan chron ve ülseratif kolitönemlidir.hisprung hastalığında ganglion hücreleri yoktur ve megakolon gelişebilir.parsaknekrozlarıve volvuluslar meydna grlrilir.
Tiroid, paratiroid hast.ve tümörleri 2 Patoloji 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Lema Tavlı x
Pankreas hastalıkları ve tümörleri 2 Patoloji 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 7 Doç. Dr. Pembe Oltulu Pankreas sindirimde ve insülin metabolizmasında elzemdir. İltihabi olayları, anomalileri ve tümörleri meydana gelebilir. En sık malign tümörü duktal adenokarsinomdur. Kanallara aittümörler ve endokrin kısmı olan adacıklardan kayanklana nöroendokrin tümörleri vardır.
Endokrin, pankreas hastalıkları ve tümörleri 1 Patoloji 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 8 Prof. Dr. Lema Tavlı x
Karaciğer hastalıkları ve tümörleri 2 Patoloji 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 9 Doç. Dr. Pembe Oltulu İltihabi olayları, metabolik birikimler yada tümörleri meydana gelebilir. En sık malign tümörü Hepatoselüler karsinomdur. Benign lezyonları adenomlar ve nodüler hiperplazilerdir. hepatitler ve bazımetabolik hastalıklar sonucu karaciğer bağ doku artışı olan siroz meydana gelebilir. özellikle kolon olmak üzere vücut organları malignitelerinden sık olarakmetastaz alır.
Hipofiz, hipotalamus hastalıkları ve tümörleri 1 Patoloji 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 10 Prof. Dr. Lema Tavlı x
Karaciğer hastalıkları ve tümörleri, Dalak Hastalıkları 2 Patoloji 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 11 Doç. Dr. Pembe Oltulu İltihabi olayları, metabolik birikimler yada tümörleri meydana gelebilir. En sık malign tümörü Hepatoselüler karsinomdur. Benign lezyonları adenomlar ve nodüler hiperplazilerdir. hepatitler ve bazımetabolik hastalıklar sonucu karaciğer bağ doku artışı olan siroz meydana gelebilir. özellikle kolon olmak üzere vücut organları malignitelerinden sık olarakmetastaz alır.
Uterus hastalıkları ve tümörleri, Vulva vagina hastalıkları ve tümörleri 2 Patoloji 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 12 Prof. Dr. Lema Tavlı x
Tuba uterina over hastalıkları ve tümörleri, Plesenta hastalıkları ve tümörleri 2 Patoloji 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 13 Prof. Dr. Lema Tavlı x
Meme hastalıkları ve tümörleri 1 Patoloji 3-5 Cerrahi Tıp Bilimleri - Tıbbi Patoloji (PATO) Preklinik (Teorik) 14 Prof. Dr. Lema Tavlı x
Kronik karın ağrısı, Çocukta fonksiyonel kabızlık ve enkoprezis 2 Pediatri 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Aylin Yücel Kronik karın ağrısı, Çocukta fonksiyonel kabızlık ve enkoprezis
Normal puberte fizyolojisi ve hastalıkları 1 Pediatri 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Beray Selver Eklioğlu Normal pubertal gelişim dönemi takip edilmesi gereken bir dönemdir. Sekonder seks karakterlerinin gelişimi ile başlayan bu süreç uzun bir dönemi kapsamaktadır. Döneme özgühastalıkları bulunmaktadır. Erken puberte, gecikmiş puberte, jinekomasti gibi sorunların tanınması ve yönetimi, tedavisinin öğrenilmesi hedeflenmektedir.
Tip I Diabetes mellitusun patogenezi, Hipoglisemi 2 Pediatri 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Beray Selver Eklioğlu İnsülin yokluğunda, göreceli eksikliğinde yada insüline doku düzeyinde dirence bağlı gelişen hiperglisemi, glikozüri, osmotik diürez gözlenen bazen ciddi vakalarda ketoasidoz ile prezente olabilen kliniktir.
Kusması olan çocuğun değerlendirilmesi 1 Pediatri 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 4 Doç. Dr. Fatih Akın Kusması olan çocuğun değerlendirilmesi
Gastroözafageal reflü 2 Pediatri 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 5 Doç. Dr. Aylin Yücel Gastroözafageal reflü
Genital ve endokrin sistem değerlendirmesi 1 Pediatri 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 6 Prof. Dr. Beray Selver Eklioğlu Yenidoğan döneminden erişkinliğe geçiş olan ergenlik dönemine kadar genital muayene ve cinsiyet tayini oldukça önemlidir. Özellikle yenidoğan döneminde ambigus genitale ile değerlendirilen hastanın yaşamı tehdit edebilecek tuz kaybı bulgularını iyi değerlendirmek gerekmektedir. Genital muayene endokrin sistem muayenesinin bir parçası olmakla birlikte, çocukluk çağında antropometrik ölçümler, tiroid muayenesi ve puberte muayeneside endokrin sistem muayenesinin vazgeçilmez parçalarıdır.
Kronik karın ağrısı, Çocukta fonksiyonel kabızlık ve enkoprezis 2 Pediatri 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Aylin Yücel Kronik karın ağrısı; en az 3 ay süreyle, en az 3 epizod, günlük aktiveti bozacak kadar şiddetli karın ağrısı atağıdır. Konstipasyon sert kıvamda ve az sıklıkla dışkılama (haftada 2 veya daha az sayıda – Roma-IV), dışkılama sırasında zorlanarak ıkınma, sert kıvamda dışkılama sırasında oluşan acı hissidir. Fonksiyonel kabızlık; en az 1 aydır, aşağıdakilerden en az ikisinin olması durumudur; *Haftada 2 kez veya daha az dışkılama *Ağrılı, zor dışkılama *Gayta tutma postürü öyküsü *Geniş çapta dışkılama *Rektal tuşede rektumda büyük fekal kitle varlığı
Kusması olan çocuğun değerlendirilmesi 2 Pediatri 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Fatih Akın Kusma önemli bir semptomdur. Çok basit nedenlerle olabileceği gibi, hayatı tehdit eden durumlarda da kusma görülebilir. Kusması olan çocuk iyi değerlendirilmeli ve tanısı netleşmeden gönderilmemelidir.
Gastroözafageal reflü 2 Pediatri 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (PEDI) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Aylin Yücel Fizyolojik reflü sağlıklı bebeklerin %40-65’inde 1-4 ay arasında görülmektedir. İki yaş içinde kendiliğinden düzelir. Beslenmesi ve kilo alımı iyidir. Alarm belirtileri yoktur. Alarm belirtiler; Safralı kusma, hematemez, hayatın 6. ayından sonra başlayan kusma, büyüme gelişme geriliği, ishal, kabızlık, ateş, letarji,hepatosplenomegali, kabarık fontanel, makro/mikrosefali, nöbetler, karında hassasiyet veya şişkinlik
Gastrointestinal sistem kanserlerinde radyoterapi 1 Radyasyon Onkolojisi 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Radyasyon Onkolojisi (RONK) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Meryem Aktan Gastrointestinal sistem kanserlerinden rutin pratikte en çok karşılaşılan mide ve rektum kanseri üzerinde durulmuştur.
Meme kanserinde radyoterapi 1 Radyasyon Onkolojisi 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Radyasyon Onkolojisi (RONK) Preklinik (Teorik) 2 Doç. Dr. Meryem Aktan meme kanseri şüphesiyle gelen hastada anatomiye uygun fizik muayenin yapılması, kitle akıntı kızarıklık renk ve ısı değişikliği gibi semptomlar varlığında ileri görüntüleme ve tanı yöntemleri kullanılarak tanının konlması ve uygun tedavi basamakalarıve hastaların takibi hakkında bilgi verilmiştir.
Hepatobiliyer sistem hastalıkları algoritma ve olgu örnekleri 1 Radyoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Radyoloji (RDYO) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Süleyman Bakdık Normal anatomi ve normal bulgular, hepatobiliyer sistemde radyolojik görüntüleme yöntemleri, bu yöntemlerin avantaj ve dezavantajları, uygulama alanları, klinik şikayete göre seçilecek görüntüleme yöntemleri ve hepatobiliyer sistemin sık görülen patolojilerinde temel radyolojik bulgular anlatılmıştır.
Gastrointestinal sistem hastalıkları algoritma ve olgu örnekleri 1 Radyoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Radyoloji (RDYO) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Ülkü Kerimoğlu Gastrointestinal sistem patolojilerinde USG, BT ve MRG endikasyonları örneklerle vurgulanmaktadır. USG ile bağırsak duvar kalınlaşması yalancı böbrek olarak adlandırılmaktadır. BT ve MRG'de duvar katmanlarındaki kontrastlanma paterni ve çevre yumuşak doku değişiklikleri enfeksiyöz-inflamatuar ve malign etyolojiyi ayırt etmede yardımcı olmaktadır.
Jinekolojik ve obstetrik hastalıklar algoritma ve olgu örnekleri 1 Radyoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Radyoloji (RDYO) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Serdar Karaköse Semptomlar ile radyolojik görüntüler arasında nasıl korelasyon sağlanabileceği örneklerle sunulur. Hangi inceleme yöntemlerinin tanıda daha etkin olabileceği belirtilir.
Meme hastalıklarında hastalık algoritma ve olgu örnekleri 1 Radyoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Radyoloji (RDYO) Preklinik (Teorik) 4 Prof. Dr. Ganime Dilek Emlik Semptomatik meme hastasına yaklaşım,Meme kanserinde tarama ve erken tanı,BI-RADS Sınıflaması
Jinekolojik ve obstetrik hastalıklar algoritma ve olgu örnekleri 100 Radyoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Radyoloji (RDYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Serdar Karaköse Semptomlar ile radyolojik görüntüler arasında nasıl korelasyon sağlanabileceği örneklerle sunulur. Hangi inceleme yöntemlerinin tanıda daha etkin olabileceği belirtilir.
Gastrointestinal sistem hastalıkları algoritma ve olgu örnekleri 100 Radyoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Radyoloji (RDYO) Preklinik (Teorik) 100 Prof. Dr. Ülkü Kerimoğlu Gastrointestinal sistem patolojilerinde USG, BT ve MRG endikasyonları örneklerle vurgulanmaktadır. USG ile bağırsak duvar kalınlaşması yalancı böbrek olarak adlandırılmaktadır. BT ve MRG'de duvar katmanlarındaki kontrastlanma paterni ve çevre yumuşak doku değişiklikleri enfeksiyöz-inflamatuar ve malign etyolojiyi ayırt etmede yardımcı olmaktadır.
Hepatobiliyer sistem hastalıkları algoritma ve olgu örnekleri 100 Radyoloji 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Radyoloji (RDYO) Preklinik (Teorik) 100 Doç. Dr. Süleyman Bakdık Normal anatomi ve normal bulgular, hepatobiliyer sistemde radyolojik görüntüleme yöntemleri, bu yöntemlerin avantaj ve dezavantajları, uygulama alanları, klinik şikayete göre seçilecek görüntüleme yöntemleri ve hepatobiliyer sistemin sık görülen patolojilerinde temel radyolojik bulgular anlatılmıştır.
Kusmalı hastaya yaklaşım (pilor stenozu) 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 1 Doç. Dr. Mustafa Şentürk x
Radyolojik yaklaşım ''meme ağrısı'' 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 2 Prof. Dr. Ganime Dilek Emlik memede ağrısı olan hastaya radyolojik yaklaşım ve tanıda kullanılan yöntemler ve takip
Vajinal kanama (disfonksiyonel uterin) 1 Semptomdan Ayırıcı Tanıya 3-5 Dahili Tıp Bilimleri - Aile Hekimliği (AILE) Preklinik (Teorik) 3 Prof. Dr. Kazım Gezginç Disfonksiyonel uterin kanamalar normal menstüriasyon periyodu dışında kalan vajinal kanamalardır. Bunların birçok sebebi olabilir. Tedavi etyolojiye yönelik olmalıdır.